1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. “1 HAFTA TOMA KONUŞTUK, ŞİMDİ GANCELLİ…”
“1 HAFTA TOMA KONUŞTUK, ŞİMDİ GANCELLİ…”

“1 HAFTA TOMA KONUŞTUK, ŞİMDİ GANCELLİ…”

Toparlanıyoruz Hareketi Başkanı Özersay, hükümetin en başarılı olduğu konunun gündem değiştirmek olduğunu savundu

A+A-

Siyasette geçtiğimiz dönem büyük bir deprem yaşandığını belirten Toparlanıyoruz Hareketi Başkanı Doç. Dr. Kudret Özersay, KKTC Meclisi üzerinde de toplumsal kamuoyu tarafından ciddi baskılar olduğunu söyledi. Hükümetin en başarılı olduğu konunun gündemi değiştirmek olduğunu savunan Özersay, “Hükümet kendine çekidüzen vermeli. Bakanlar Kurulu bir karar alıyor ve o karara kendi uymuyorsa vatandaşın bu ülkedeki kurallara uymasını nasıl bekler” dedi. ADA TV’de yayımlanan Gündeme Bakış Programı’na konuk olan Toparlanıyoruz Hareketi Başkanı Doç. Dr. Kudret Özersay, Kıbrıs sorunundan iç siyasete kadar birçok değerlendirmelerde bulundu. İşte Özersay’ın çarpıcı açıklamalarından öne çıkan detaylar…
 

‘MECLİS ÜZERİNDE BASKI VAR’

“Geçtiğimiz yıl siyasette bir deprem yaşandı.Mecliste bir takım sıkıntılar devam ediyor. Üretim için bir miktar bir devinim vardır. Bu tek bir kişiden değil, kamuoyundaki farkındalıktan kaynaklanıyor. Meclis’in üzerinde bir baskı oluşmuştur. Bir şeyi izah etme çabası içerisindedir Meclis. Geçtiğimiz yıl siyasette yaşanan depremin ortaya çıkmasıyla bu baskı artmıştır. Siyasi partilerin liderliklerinde değişim ve parti içi sallanmalar olmuştur. Parti liderleri de kendi tutum ve davranışlarında değişiklikler yapmıştır. Biz seçim döneminde çok çaba sarfettik, şimdi de çaba sarfediyoruz. Yurttaşlar olarak çok daha ciddi bir şekilde yüklenmemiz gerekir. Bu devinim dışadönük olarak hükümetleri, belediye başkanlarını ve yönetimdeki birçok kişiyi göreve geçirecek. Toparlanıyoruz Hareketi halkın hareketidir.

‘VİZYON ŞART’

Cumhurbaşkanı’nın bir vizyon geliştirmesi gerekir. Cumhurbaşkanlığı’nda ağırlıklı olarak Cumhurbaşkanlığı pozisyonu sadece Kıbrıs müzakereleri üzerinden kuruluyor. Böyle bir şey olamaz. Yani siz Almanya’ya gittiğinizde, Moskova’ya, Belçika’ya gittiğinizde sadece müzakereleri konuşmamanız gerekiyor. O zaman siz tutsak olarak gözükürsünüz. O zaman Kıbrıslı Türkler müzakerelerden sonuç çıkarsa bir statü kazanır, çıkmazsa kazanmaz gibi bir şey lanse edilir. Kıbrıs Türkü’nün saygınlığa sahip olabilmesi için sadece müzakereler değil bölgesel vizyona da sahip olmanız gerekir. Kaynaklar her iki topluma da aittir deniliyorsa bunun kapsamlı çözüm içerisinde değerlendirilmesine biz hazırız. Ancak kapsamlı çözüm yoksa tüm bunların Rum tarafının alıp götürmesine razı değiliz. Biz inisiyatif alan olmadık. İç politika ile oyalanmayı tercih ettik.

KIBRIS SORUNU

Rum Meclis Başkanı, Kıbrıs’ta kabul edilebilir bir çözüm yanlısı değildir. AP içerisinde görüştüğüm sosyalist grubu yetkililerinden de buna benzer analizler duydum. Bir taraftan sosyalist olup da bir taraftan çözümle ilgili milliyetçi davranmak dikkat çekici. Omiru’ya baktığınız zaman değişimi görebiliyoruz. Hristofyas döneminde ağırlıklı söylem Kıbrıslı süreç Kıbrıslı çözüm buna çok fazla vurgu yapılmıştı ve 2004’ün ertesinde BM’nin dahil oluşuyla Rum tarafı tüm bu aktörleri devre dışı bırakmaya çalışan bir müzakere süreci istiyordu. Süreç içerisinde 2 yıl boyunca biz Kıbrıs Rum tarafını bütün ilgili tarafların katılacağı uluslararası bir konferansa ikna etmeye çalıştık. O dönemde bir uluslararası toplantı yapılmasına Rum tarafı sıcak bakmadı. Hristofyas sürekli olarak son noktaya gelmemizi engellemeye çalıştı. Kıbrıs sorununda son noktayı koyabilmek için bütün ilgili tarafların bir masaya gelmesi gerekiyor. Omiru’nun siyasi olarak Kıbrıs’taki iki taraf için de ilişkilere zarar veren bir politik duruşu olduğunu düşünüyorum.
***

‘GÜNDEM DEĞİŞTİRMEDE HÜKÜMET ÇOK BAŞARILI’

Toplumda bir değişimi başlatmak için zor olanı seçtik. Bu toplumun gündeminde yolsuzluk ve hukuksuzluk, şeffaf olmayan kararlar çok daha fazladır. Toplumun gerçek gündemini önceden gizliyorlardı. Yürütmenin başında bulunan Başbakan’dan vekillerine kadar birçok yönetici Toparlanıyoruz Hareketi’ni izliyorlar. Yaptığımız eleştiriler çerçevesinde ya adım atıyorlar ya da adım atıyorlarmış gibi yapıyorlar. Elektrik konusunda tepki koyduk sebepleriyle izah ettik buna rağmen geri adım atmadılar çünkü hiçbir hazırlıkları yoktu. Haksızlığa karşı direnç göstermek gerekiyor. Ben faturamı ödemedim ödemeyeceğimi de belirttim. Siz ilk adımda böyle bir konuda birlik olup tepki koyabiliyor musunuz? Kitleleri harekete geçirebiliyor musunuz? Gereğini yerine getiriyor musunuz? Bunu yapanların sayısını çoğaltmak için toplumsal bir uğraş vermek gerekiyor.

“1 HAFTA TOMA KONUŞTUK, ŞİMDİ GANCELLİ…”

1 hafta TOMA konuştuk, sonra istihdam konuşuldu,şimdi hükümet gancellilerle ilgili kahramanlık yapar…Sürekli gündemi değiştiriyor hükümet. Bakanlar Kurulu bir karar alıyor ve o karara kendi uymuyorsa vatandaşın bu ülkedeki kurallara uymasını nasıl bekler? Benim en büyük hayal kırıklığım, elektrikte. Önce bir geçiş dönemi hükümeti vardı bu hükümette DP de vardı CTP de vardı. O zamandan beri elektrik kurumu borcunun durumunun ne olduğunu herkes biliyordu, EL-SEN rakamları da açıklamıştı tüm bunlar bilinirken tüm partiler seçime elektrikle ilgili hazırlıksız olarak girdiler.

Hiçbir alternatif çözümleri olmadı. Türkiye Cumhuriyeti ile bu konuda müzakere edilse bile kurumun özelleştirilmesi için değil özerkleştirilmesi konuşulacaksa yine de alternatif bir proje olması gerekiyordu. Göreve gelenler 3 maddelik sözde proje açıkladılar. Onu da sağdan soldan toparladılar. Onun sadece bir maddesi uygulandı o da vatandaşın sırtına binen zam oldu.”

Star Kıbrıs

Bu haber toplam 511 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.