1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. 3 AY MEMLEKETE...
3 AY MEMLEKETE...

3 AY MEMLEKETE...

Çalışma izniyle adada bulunanların üç yılı doldurunca 90 günlüğüne memleketlerine gönderilmesi kararı...

A+A-

Çalışma izniyle adada bulunanların üç yılı doldurunca 90 günlüğüne memleketlerine gönderilmesi kararının özel sektöre büyük darbe vuracağı belirtildi

Delibaş: “Vatandaş yapmak istemedikleri için böyle bir uygulama yapılması planlanıyor. Belli bir süre çalışma izninde kaldığı zaman yurt dışına çıktığında orada 3 aydan daha az bir süre kalması gerekiyor”

Kızıldoğan: “Aldığı bir personeli eğitim vermesi ve onun artık verim üretebilme süresi zaten uzun bir zaman dilimidir. Bu nedenle bu durum sektörü ciddi bir sekmeye uğratır”

Rüstem: “Aldığımız personelle beraber giden kişi geldiğinde ne olacak? İşletmenin de belli bir hafızası vardır. Devamlılığı sağlamak gerekir”

Zeki: “Bugüne kadar ciddi bir hükümet kurulmuş olsaydı bu gibi tedbirlerin hiçbirine ihtiyaç duyulmazdı”

Üç yıl çalışma izniyle adada bulunan kişilerin 90 gün yurtdışında kaldıktan sonra tekrar adaya girişine izin verileceği şeklindeki düzenleme özel sektörde bomba etkisi yarattı. Üç yılı dolduran kişinin kalifiye eleman sayıldığını ifade eden özel sektör yöneticileri, bunun ekonomiye büyük darbe vuracağını belirtti. Kişilerin vatandaşlık haklarını sekteye uğratmak adına böyle bir plan yapıldığını savunan vatandaşlar, işin ekonomik boyutunun düşünülmediğini ifade etti.


“Bu kişiler yurtdışında kaldıkları sürece sosyal yatırımlarını kim karşılayacak” diye soran vatandaşlar, bir işyerinin üç aylığına birini işten durdurmasının mümkün olamayacağını, dolayısıyla bu kişilerin yerine birilerinin ikame edilmesi mecburiyetinin doğacağını, ancak KKTC’de bunun mümkün olmadığını vurguladı.
Hükümetin yabancılara yönelik genel politikası ile ilgili yasal düzenleme çalışmaları devam ediyor. Yasa Tasarısı’nda en çok gündeme gelen ve iş dünyasını endişelendiren madde ise üç yıl kesintisiz çalışma izni süresini dolduran yabancı uyruklu çalışanlara 3 ay gibi bir süre yurtdışında kalma zorunluluğu getirilme konusu oldu. Haberal Kıbrıslı gazetesine değerlendirmede bulunan vatandaşlar 3 ay yurt dışında kalma süresinin iş yerlerini olumsuz etkileyeceğini ve personel sıkıntısı yaşayacaklarını vurguladı. 

Abidin Delibaş (İşyeri Sorumlusu): “Vatandaş yapmamak için alınan bir karar…”

 “Ülkeye vatandaş yapmak istemedikleri için böyle bir uygulama yapılması planlanıyor. Belli bir süre çalışma izninde kaldığı zaman yurt dışına çıktığında orada 3 aydan daha az bir süre kalması gerekiyor. Bu yasa tasarısını sadece vatandaş olma konusuna engel olarak görüyorum.  Vatandaş yapmamak için ellerinden geleni yapıyorlar. Bu durum bence insan haklarına aykırı bir durumdur.”

Yaşar Kızıldoğan (İşyeri Sorumlusu): “Sektörü ciddi bir sekteye uğratır”

 “Buraya çalışmaya gelecek olan insanları vatandaş yapmamak için yapılan bir uygulamadır. Durum böyle olunca işveren de mağdur duruma gelecektir. Aldığı bir personeli eğitim vermesi ve ondan verim alabilme süresi zaten uzun bir zaman dilimine mal olur. Bu nedenle bu durum sektörü ciddi bir sekteye uğratır. Genelde özel sektörde çalışanların çoğu yabancı uyruklu olduğu ve olacağı için hiçbir işveren böyle bir durum karşısında yabancı uyrukluya iş vermez.”

Ali Rüstem (İşyeri Sahibi): “10 kişiyi gönderdikten sonra nasıl tekrar eleman alacağız”

“Almış olduğum eleman 3 yıl burada çalışıyorsa, işe yarıyor ve bana katkı sağlıyor demektir. 3 aylık bir süre bir işletme için çok büyük bir zaman dilimidir. Bu durumun yaşanması işyerindeki verimliliği düşürür. Örneğin 5-10 personel aldım, hepsinin 3 yıldan sonra gitmesi işletme için kötü bir durum olur. 10 kişiyi gönderdikten sonra nasıl tekrar eleman alacağız? Aldığımız personelle beraber giden kişi geldiğinde ne olacak? Bu kişilerin sosyal yatırımlarını üç ay kim ödeyecek? İşletmenin de belli bir hafızası vardır. Devamlılığı sağlamak gerekir.”

Metin Kaymaz (İşyeri Sorumlusu): “Daha seçici olacağız”

“Öncelikle personel alırken daha seçici bir hale gelmiş olacağız. Bununla beraber işe alınan elemanlar konusunda işyeri zor bir duruma düşüyor. Personelin zaten belli bir alışma ve verim süresi vardır. Tam verim almaya başlarken 3 aylık bir zaman dilimi süresince gitmesi demek, her şeye sıfırdan başlamak gibi bir şey oluyor. Bu durum işverenleri olumsuz etkileyecektir”

İsmail Aksu (İşyeri Sorumlusu): “Yabancılara karşı alınan bir tavır…”

 “Bu yasa tasarısını yabancılara karşı alınan bir tavır olarak görüyorum. Böyle bir durum işverenler açısından da, çalışanlar açısından da riskli. İşe alınacak olan personel eksi yüzde 20 dezavantajla girmiş oluyor. Hali hazırda bu konu açısından sıkıntı yaşamayan varken neden ben giden bir personeli almak isteyeyim? O zaman işverenleri bu durum olumsuz etkileyecektir ve kalifiye eleman bulma sıkıntımız artacaktır”

Ali Saygın (İşyeri Sahibi): “Bir personeli eğitmek ve işe yarar hale getirmek için 2 sene uğraşıyorum”

 “3 yıl boyunca işe devam eden personel neye dayanarak yurt dışına gidiyor ve orada kalma zorunluluğu yaşıyor? Neye dayanarak çıkardıklarına anlam veremiyorum. Bir personeli eğitmek ve işe yarar hale getirmek için 2 sene uğraşıyorum. Tam verim alacağım zaman ise gitmek zorunda kalıyor. 3 aylık süre boyunca aldığım personeli neden dışarı çıkarmak zorunda kalıyorum? Bu konuda mantıklı bir açıklama yapılmasını istiyoruz”

Özkan Zeki (İşyeri Sorumlusu): “Namusuyla çalışan kişilere daima yerimiz vardır”

“Bugüne kadar ciddi bir hükümet kurulmuş olsaydı bu gibi tedbirlerin hiçbirine ihtiyaç duyulmazdı. Bir söylem vardır gelen Türk giden Türk diye, bunu yanlış bir düşünce olarak görüyorum. Buraya gelerek iş güç kuran ve namusuyla çalışan kişilere daima yerimiz vardır. Onlar için hiçbir şikâyetimiz yoktur. Bunun gibi ülkeye fayda sağlayacak olan kişilerin taraftarı her zaman olmuşuzdur.”

Yusuf Üner (İşyeri Sahibi): “Üç ay işin başına ben mi geçeceğim”

“Özellikle restoranlarda ustanın lezzeti ve güler yüzlü personele çok fazla ihtiyaç duyulur. Personelin 3 ay olmaması demek, iş yerinin 3 boyunca müşteri kaybetmesi demektir. Aşçım 3 yıl çalıştıktan sonra 3 aylık bir zaman zarfında işyerinden gidiyorsa ne yapacağım? İşin başına ben mi geçeceğim? Benim servisim, çıkacak olan yemeklerim ne olacak? İşveren yeni eleman sorunu nedeniyle geçici değil, kalifiye bir elemanla çalışmak ister. Günü birlik kimse iş alımı yapmak istemez…”

 

Arif Salih Kırdağ: “Kuzey Kıbrıs Hong Kong’a döndü”

“Biraz geç olmasına rağmen bundan sonrakilere keyfiyet bildirdikten sonra bu sınıfa girenlerin böyle bir uygulamaya girmesini kabul etmeleri üzerinde kabul edilebilir. Mevcut Kıbrıslı Türklerin arasına gelen dış uyruklu sayısının bir oranın üzerine geçmemesi için yapılan bir çalışma olduğunu düşünüyorum. Bu konu çerçevesinde adaya bu durumu kabul ederek adaya gelecekleri için bu durumun şikâyet konusu olacağını sanmıyorum. İşverenler açısından kalifiye elemanların bulunmaması dezavantaj olacaktır. Fakat bu durum burada yaşayan Kıbrıslı Türkler için bir kâr olduğunu düşünüyorum. Bu durumu da kötünün iyisi olarak yorumluyorum. Kuzey Kıbrıs Hong Kong’a döndü. Utanmadan söylüyorlar. Çok uluslu bir yapının olacağını söylüyorlar fakat nasıl oluyorsa iki etnik köken burada kalamıyor. Bana göre amaç Kıbrıs’ı kimseye yer etmemektir…”

Saffet Soykal: “Kıbrıslı Türkler iş bulamaz hale geldi”

 “Bu konu çok karmaşık bir konudur. İlk olarak burada kalanlar ve çalışanlar zaten işverenlerin tercih ettiği asgari ücretle çalışan, sosyal sigorta veya ihtiyat sandığı gibi yatırımları istemeyen sınıftır. Durum böyle olunca Kıbrıslı Türkler iş bulamaz hale geldiler. Yabancı uyruklu çalışanlar geliyor 3 yıl çalışıyor ve 3 ay gibi bir zaman diliminde yurt dışına gitmek zorunda kalıyor. Böyle olunca bu sefer farklı kesimlerden insanlar buraya çalışmaya gelecek. Mümkün olduğu kadar yerli nüfusun iş bulmasının tercih edilmesi gerekiyor. Oğlum, kızım ve büyük torunum hepsi şu anda işsiz durumdadır. Bizim evlatlarımız ve soydaşlarımız işsiz kalırken yabancı çalıştırmak bence ihanettir.”
 
Haberal Kıbrıslı
 
 
Bu haber toplam 2082 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.