1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. “46 YILDIR SÜREN ÇÖZÜM ÇABALARI ARTIK SONUÇLANMALI”
“46 YILDIR SÜREN ÇÖZÜM ÇABALARI ARTIK SONUÇLANMALI”

“46 YILDIR SÜREN ÇÖZÜM ÇABALARI ARTIK SONUÇLANMALI”

46 yıldır devam eden Kıbrıs sorununa çözüm bulma

A+A-

EROĞLU: “46 YILDIR SÜREN ÇÖZÜM ÇABALARI ARTIK SONUÇLANMALI”

“5 ADIMLIK YOL HARİTASI SUNDUK… ORTAK AÇIKLAMAYA BAĞLIYIZ… RUM KOMŞULARIMIZIN 46 YIL DAHA UCU AÇIK MÜZAKERELERLE BİZİ VE DÜNYAYI KANDIRMASINA İZİN VERMEMİZ MÜMKÜN DEĞİL”

“YAPACAK, YAPILACAK ÇOK ŞEY VARDIR, AMA GELDİĞİMİZ NOKTADAN GURUR DUYMAMAMIZ İÇİN HİÇ BİR NEDEN YOKTUR”

“20 TEMMUZ 1974 ÖNCESİ ZİFİRİ KARANLIKTI”

“TÜRKİYE CUMHURBAŞKANI GÜL’ÜN İLK VE SON RESMİ ZİYARETİNİ KKTC’YE YAPMASI DÜNYAYA ÇOK ÖNEMLİ BİR MESAJDIR, ANLAMI BÜYÜKTÜR”

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, 46 yıldır devam eden Kıbrıs sorununa çözüm bulma çabalarının artık sonuçlanmasını istediklerini vurgulayarak, bu amaçla 5 adımdan oluşan bir yol haritası sunduklarını ve 11 Şubat’taki “Ortak Açıklama”ya bağlı olduklarını söyledi.

Eroğlu “Rum komşularımızın 46 yıl daha ucu açık müzakerelerle bizi ve Dünyayı barış isterlermiş gibi yaparak kandırmasına izin vermemiz mümkün değildir” dedi.

Kıbrıs’ta varılacak bir anlaşmanın, ateş çemberi halindeki Ortadoğu’da yeni umutlar yeşermesine ve Dünya barışına ciddi katkı sağlayacağına işaret eden Cumhurbaşkanı Eroğlu, yol haritasına Rum komşuların da olumlu yaklaşması ve meselenin bir antlaşmayla sonuçlandırılması gerektiğini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, bugünü doğru analiz etmeden yarınlara emin adımlarla ilerlenemeyeceğine dikkat çekerek “Yapacak, yapılacak çok şey vardır, ama geldiğimiz noktadan gurur duymamamız için hiç bir neden yoktur” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, sağlık, eğitim ve adalet alanlarında var olan sorunlarının ivedi olarak aşılmasına özel bir ilgi ve önem verilmesi gerektiğine işaret ederek bu üç konudaki sıkıntıların aşılmasının halkı oldukça rahatlatacağını, huzur ve mutluluğunu artıracağını ve diğer sorunların üstesinden gelinmesine de yardımcı olacağını söyledi.

BAYRAMI AÇIŞ KONUŞMASI

20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı’nın 40’ıncı yıldönümü resmi kutlamaları, Cumhurbaşkanı Eroğlu’nun BRT’den yaptığı açış konuşmasıyla başladı.

Cumhurbaşkanı Eroğlu, Barış Harekatı’nın üzerinden tam 40 yıl geçtiğini ve bu önemli yıldönümünü, gururla, coşkuyla kutladıklarını belirterek, halkın bayramını kutladı.

“NE MUTLU Kİ ÖZGÜRÜZ, GÜVENDEYİZ, KENDİ DEVLET ÇATIMIZ ALTINDA GELECEĞE UMUTLA BAKIYORUZ”

“Ne mutlu ki özgürüz, güvendeyiz, kendi Devlet çatımız altında geleceğe umutla bakıyoruz. Ne mutlu ki Anavatan Türkiye ile birlikte yarınlara doğru emin adımlarla yolumuza devam ediyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Eroğlu, Ramazan ayının da tüm İslam alemine ve millete hayırlı olmasını; sonsuza dek bayramların sağlık içinde kutlanmaya devam edilmesini diledi.

“40 yıl önce neredeydik, bugün neredeyiz? Neler değişti? 20 Temmuz 1974 Mutlu Barış Harekatı olmasaydı halimiz ne olurdu? 40 yılda ne yaptık, ne yapamadık?” sorularını yönelterek değerlendirmeler yapan Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, bayram coşkusunu hissederken, 20 Temmuz Barış Harekatı olgusunun da tüm yönleriyle doğru irdelenmesini istedi.

“GÜNEŞ BALÇIKLA SIVANAMAZ”

Eroğlu, Kıbrıs Türk Barış Harekatı’nın Kıbrıs Türk halkı için taşıdığı yaşamsal önemi çarpıtmaya, karalamaya, başka yönlere çekmeye çalışmak için çok gayret gösterenler olduğunu kaydederek “Ama nafile… Güneş balçıkla sıvanamaz” dedi.

“20 TEMMUZ 1974 ÖNCESİ ZİFİRİ KARANLIKTI”

Kıbrıs Türkleri için 20 Temmuz 1974 öncesinin zifiri karanlık olduğunu, önlerini göremediklerini ifade eden Eroğlu, 15 Temmuz 1974’te gerçekleştirilen Rum-Yunan askeri darbesiyle Kıbrıs’ın adım adım Yunanlaştırılmaya götürülmek; adanın Yunanistan’ın tam tahakkümü altına sokularak Megalo İdea’nın gerçekleştirilmek istendiğini ama bunu isteyenlerin başaramadıklarını anlattı.

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, 20 Temmuz sabahı doğan güneşle birlikte aydınlığa, güvenliğe, kavuştuklarını belirterek, şöyle konuştu:

“Adım, adım, insancıl, barışçı yaklaşımlarla konuya yaklaştık, ama olmadı. Kıbrıs’taki EOKA-B Örgütü, Yunan Cuntası ile birlikte 21 Aralık 1963’te yapılamayanı başarmak ve Kıbrıs’ı Yunan egemenliği altına sokmakta ısrarlı idi.

Anavatan Türkiye’nin diğer Garantör ülke İngiltere’den destek alamayacağı, Amerika Birleşik Devletleri’nin ise tıpkı 1964’teki gibi Kıbrıs’a bir Türk müdahalesine engel olacağı düşüncesi içinde hareket ettiler. Türk İstiklal Harbi’nde olduğu gibi, hep yabancı güçleri yanlarına alarak yayılımcı emellerini gerçekleştirebileceklerini sandılar.

Ama bu kez karşılarında Rum-Yunan ikilisine boyun eğmemekte kararlı, hazırlığını geçmişten de dersler çıkararak yapmış bir Anavatan Türkiye vardı.

Kıbrıs Türk liderliği ve halkımız ısrarla bu kez müdahale edilmesinin şart olduğunu vurguluyor ve herkes gözünü Kuzey’e, gökyüzüne çevirmiş bekliyordu.

İngiltere, Garantör ülke olmasına, gerçekleri bilmesine rağmen üzerine düşenleri yapmadı. Bana dokunmayan yılan bin yaşasın misali, Üslerine zarar gelmediği sürece olayları sadece seyretmekle yetindi.

İngilizler, EOKA-B ile Yunan Cuntası’nın ENOSİS için binlerce Rum’u öldürecek, Rum lider Başpiskopos Makarios’u öldürmeye teşebbüs edecek kadar gözü kara olduklarını görmesine bilmesine rağmen, ortak müdahaleden kaçındı.

Diğer büyük güçler de, sorunu giderecek, Kıbrıs Türk halkının güven duyacağı bir tavır ortaya koyamadı.

Ve Anavatan Türkiye, Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Hükümeti, milletin sesine kulak vererek tam bir beraberlik içinde Kıbrıs Barış Harekatı için karar aldı.

Bu, Kurtuluş Savaşı sonrası Türk tarihinin en onurlu, en doğru kararlarından biridir.”

“DÜNYA TARİHİNE DERS KİTAPLARINDA OKUTULACAK ÖRNEK BİR HAREKAT”

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, askeri açıdan, Kıbrıs Türk Barış Harekatı’nın, dünya tarihine ders kitaplarında okutulacak örnek bir harekat olarak geçtiğini ifade ederek, siyasi tarihe ise, Kıbrıs’ta kalıcı barışın temellerini atan bir harekat olarak geçeceğini söyledi.

Anavatan Türkiye’nin, Kıbrıs Türk halkının talebine uyarak bir askeri harekat kararı verirken kendisine umut bağlayan kardeşlerini asla yalnız bırakmayacağını ortaya koyduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Eroğlu, Türkiye Kıbrıs’a çıkarma yapma kararı vererek bölgedeki diğer aktörlere “burada ben de varım. Beni yok sayarak bir adım atmanıza asla izin vermem” dediğini belirtti.

TEŞEKKÜR

Eroğlu, o dönemdeki kararı veren Türk milletine, TBMM’ye, dönemin Hükümetine, Başbakan Rahmetli Bülent Ecevit’e, Başbakan Yardımcısı Rahmetli Necmettin Erbakan’a, harekatı gerçekleştiren kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri ve Barış Harekatı komutanlarıyla onlarla omuz omuza çarpışan kahraman Mücahitlere, Anavatan Türkiye’nin söz konusu kararı alması için olağanüstü bir çaba gösteren Kurucu Cumhurbaşkanı, dönemin Kıbrıs Türk Yönetimi Başkanı Rahmetli Rauf Denktaş’a, o dönemin Cemaat Meclisi üyeleri ile Kıbrıs Türk Yönetimi üyelerine, diğer tüm yetkili ve ilgililere” Kıbrıs Türk halkı adına teşekkür etti.

Şehit ve gazilere şükranlarını sunan Cumhurbaşkanı Eroğlu, güven ve huzur içinde yaşamayı onlara borçlu olduklarını vurguladı.

“20 TEMMUZ KIBRIS’A, YUNANİSTAN VE TÜRKİYE’YE NE SAĞLADI?”

“Peki 20 Temmuz Barış Harekatı, Kıbrıs Adası’na, Kıbrıs Türk Halkı’na, Yunanistan’a, Türkiye’ye ne sağladı?” diye soran Cumhurbaşkanı Eroğlu, “Kıbrıs Adası ve Rumların EOKA-B terör örgütünden kurtulduğunu”, “Yunan Cuntası’nın sona erdiğini ve Yunanistan’a demokrasi geldiğini”, “Kıbrıs Türk halkının da 20 Temmuz Barış Harekatı’yla üzerinde devlet kurduğu bir toprak parçasında egemenliğini sağladığını ve hükmetmeye başladığını” anlattı.

Ekonomik yokluktan, ekonomik gelişme dönemine geçtiklerini ifade eden Eroğlu, “Bölgenin ve Dünya’nın gıpta ettiği,  bizim daha da geliştirme arzusunda olduğumuz demokratik, parlamenter, kuvvetler ayrımı ve hukukun üstünlüğüne dayalı, insan haklarına saygılı, çağdaş bir yapı oluşturduk” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Eroğlu, barış arayışlarından kopmadan adım adım ilerleyerek kendi kaderlerini tayin hakkını kullanarak kendi devletlerini kurduklarını kaydederek, Anavatan Türkiye’nin gerçek dostunu, düşmanını bir kez daha anladığını, Kıbrıs Türk Barış Harekatı sayesinde Ortadoğu’da ve tüm dünyada barış ve istikrardan söz edilebilmesi için kendisinin de hesaba katılması gerektiğini gözler önüne serdiğini söyledi.

“GELDİĞİMİZ NOKTADAN GURUR DUYMAMAMIZ İÇİN HİÇBİR NEDEN YOK”

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, bugünü doğru analiz etmeden yarınlara emin adımlarla ilerlenemeyeceğine dikkat çekerek “Yapacak, yapılacak çok şey vardır, ama geldiğimiz noktadan gurur duymamamız için hiç bir neden yoktur” dedi.

“Sabah akşam olumsuz enerji yaymaya, Kıbrıs Türk halkının başardıklarını küçümsemeye, Anavatan Türkiye’nin bizlere katkılarını çarpıtmaya çalışmanın halka bir fayda sağlamadığını” belirten Eroğlu, eleştirilerin olacağını ama her şeyi simsiyah göstermenin halka yapılan en büyük kötülük olduğunu kaydetti; yapıcı eleştiriler yapılmasını istedi.

8 ÜNİVERSİTE, 90 ÜLKEDEN ÖĞRENCİ

Eroğlu, KKTC’de bugün 8 üniversite bulunduğuna işaret ederek 90’ın üzerinde ülkeden gençlerin eğitim görüp diploma aldığını, halen 60 binin üzerinde öğrencinin okuduğunu vurguladı. “Nüfusumuz göz önünde tutulduğunda Dünya’da böyle bir başarı elde etmiş başka bir ülke yoktur” diyen Eroğlu, hedeflerinin üniversitelerdeki öğrenci sayısını kısa sürede 100 bine çıkarmak olduğunu söyledi.

60 BİN YATAK KAPASİTESİ… 2 MİLYON TURİST

Turizmde hızla 60 bin yatak kapasitesine ve yılda 2 milyon turiste doğru ilerlediklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Eroğlu, ekonomik büyümede de belirli bir istikrar yakalanması çalışmalarının sürdüğünü belirterek “İnşallah istihdam sorunu, büyümenin kaçınılmaz gerekliliği de dikkate alınarak, Anavatan Türkiye’nin de desteği ile aşılacaktır. Buna güven ve inancım tamdır. Yeter ki doğrular yapılsın ve geç kalınmadan sorunların üstüne kararlılıkla gidilsin” dedi.

“SAĞLIK, EĞİTİM VE ADALETTEKİ SORUNLARIN AŞILMASINA ÖZEL ÖNEM VERİLMELİ”

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, sağlık, eğitim ve adalet alanlarında var olan sorunlarının ivedi olarak aşılmasına özel bir ilgi ve önem verilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Hep birlikte, halk olarak, devlet olarak özellikle bu üç konudaki sorunları en kısa zamanda aşmanın yollarını bulmalıyız. Bu üç konudaki sıkıntıların aşılması bizi oldukça rahatlatacak, huzur ve mutluluğumuzu artıracak, diğer sorunlarımızın üstesinden gelinmesine de yardımcı olacaktır” diye konuştu.

Kıbrıs Türk Barış Harekatı’ndan bu yana tam 40 yıl geçtiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Eroğlu, bunun kısa bir süre olmadığını; 40 yıldır Kıbrıs meselesi denilen konunun masalarında, gündemlerinde durduğunu çünkü Rum komşularının 20 Temmuz 1974 Barış Harekatı’nın tüm sonuçlarını ters çevirme, tarihin akışını ters-yüz etme uğraşı içinde olduğunu söyledi.

5 ADIMLI YOL HARİTASI

Eroğlu, 46 yıldır devam eden Kıbrıs sorununa çözüm bulma çabalarının artık bir sonuca ulaşmasını istediklerini vurgulayarak “Rum komşularımızın 46 yıl daha ucu açık müzakerelerle bizi ve Dünyayı barış isterlermiş gibi yaparak kandırmasına izin vermemiz mümkün değildir. Beş adımdan oluşan bir yol haritasını ortaya koyduk” dedi.

Bu yol haritasına Rum komşuların da olumlu yaklaşması ve artık her yönü tartışılmış olan, iki tarafın da bir diğerinin tutumunu çok iyi bildiği Kıbrıs meselesinin bir antlaşmayla sonuçlandırmaları gerektiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Eroğlu, Rum lideriyle 11 Şubat’ta yaptıkları Ortak Açıklamaya bağlı olduklarını yineledi.

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Kıbrıs’ta iki eşit halk bulunduğuna işaret ederek “Bu iki halk yeni bir ortaklık Devleti çatısı altında Ada’da var olan gerçekleri de dikkate alarak bir araya gelebilir. Böylesi bir antlaşma, ateş çemberi halindeki Ortadoğu’da yeni umutlar yeşermesine ve Dünya barışına ciddi katkı sağlar. Böylesi bir antlaşma,  iki Anavatanı, Türkiye ve Yunanistan’ı daha da güçlendirir ve bir birine yaklaştırır” şeklinde konuştu.

“BARIŞ VE KARDEŞLİK İÇİNDE BİR DÜNYA İSTİYORUZ”

“Biz barış ve kardeşlik içinde bir Dünya istiyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Eroğlu, ülkelerin, halkların, insanların bu çağda artık silaha, şiddete başvurmadan, konuşarak, anlaşarak meselelerini çözmelerinin şart olduğunu vurguladı ve Rum komşulara da şu mesajı verdi:

“Rum komşularımız artık barış ve uzlaşı yaklaşımı içinde olmalı, Kıbrıs’ı kendi egemenlikleri altına almaları gereken bir Ada olarak görmekten vazgeçmelidir.  Bizim bunları görebilecek vizyonumuz vardır, ancak sadece bizim istencimizle bir yere varamayız.”

GÜL’ÜN İLK VE SON ZİYARETİ KKTC’YE

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı nedeniyle BRT’den yaptığı konuşmada, Kıbrıs Türk halkının bugün de dostları ve misafirleriyle beraber olduğuna işaret ederek, Anavatan Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün, beraberinde bir heyetle Barış ve Özgürlük Bayramı’nı onurlandırdığını hatırlattı ve Gül’ün göreve başlarken ilk resmi ziyaretini ve bu sıfatla son devlet ziyaretini KKTC’ye yaptığını vurguladı.

Eroğlu, bunun dünyaya çok önemli bir mesaj olduğuna ve büyük anlam taşıdığına işaret ederek, “Anavatan Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti kardeşçe, el ele ve gönül gönüle yaşamaya, yücelmeye devam edecektir” dedi.

Cumhurbaşkanı Eroğlu, konuşmasının sonunda halkın bayramını kutladı; şehitleri rahmetle, gazileri minnet ve şükranla andı.

 

Bu haber toplam 436 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.