1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. "AKINCI KKTC'YE, RUM LİDERİN KC'YE SAHİP ÇIKTIĞI GİBİ SAHİP ÇIKSIN"
"AKINCI KKTC'YE, RUM LİDERİN KC'YE SAHİP ÇIKTIĞI GİBİ SAHİP ÇIKSIN"

"AKINCI KKTC'YE, RUM LİDERİN KC'YE SAHİP ÇIKTIĞI GİBİ SAHİP ÇIKSIN"

"Akıncı KKTC'ye, Rum liderin KC'ye sahip çıktığı gibi sahip çıksın"

A+A-

Ana muhalefet partisi DP-UG Genel Başkanı Serdar Denktaş, Kıbrıs konusu ve müzakere süreci ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Denktaş, Rum lider Anastasiadis’in Kıbrıs Cumhuriyeti’ne ne kadar sahip çıkarak hareket ediyorsa, Akıncı’nın da KKTC’ye o oranda sahip çıkarak hareket etmesini beklediklerini belirtti.

Ana muhalefet partisi DP-UG Genel Başkanı Serdar Denktaş, sosyal medya hesabından, Kıbrıs konusu ve müzakere süreci ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

Denktaş’ın paylaşımı şöyle:

“Cumhurbaşkanı Sn Akıncı'nın bir antlaşma ile ortaya çıkacak oluşumda " Kurucu devlet KKTC’nin dönüşmesiyle oluşacak olan bir kurucu devlet olacak” açıklaması, Rum tarafının tavır ve yaklaşımları ile birlikte ele aldığımızda son derecede önemlidir

Güven Artırıcı Önlemler konusunda bile siyasi onay vermekten kaçınan Anastasiadis ve Rum yönetimi Kıbrıs Cumhuriyeti'ne ne kadar sahip çıkarak hareket ediyorsa,Sn Cumhurbaşkanımızdan beklentimiz kendisinin de KKTC'ye o oranda sahip çıkan bir yaklaşımla görüşmeleri sürdürmesidir.

Rum tarafı anlamalıdır ki,1960 yılında iki ortak olarak kurduğumuz ancak 1963'ten beridir işgal altında tuttukları Kıbrıs Cumhuriyeti yeni Federal Kıbrısın kurucu devletlerinden biri haline dönüşecekse ancak o zaman KKTC'de bu yeni devletin Kurucu devletlerinden biri haline dönüşebilir.

“Yapılan açıklamalardan anlaşılmaktadır ki Kıbrıs Cumhuriyeti isim değişkiliği yaparak yeni kurulacak devletin bir parçasını oluşturacaktır. “Kıbrıs Cumhuriyetinin” BM ve AB üyeliği ise yeni isim altında devam edecektir.
Açıklamalardan, yeni kurulacak devletin BM’ye üyeliğinin yeni bir giriş, yani “accession” değil ama bir yerine geçme yani “succession” olacağı anlaşılmaktadır. Halkımız için hayati önem taşıyan bu konuda Sayın Akıncı’nın açıklama yapmasını beklemekteyiz.
11 Şubat Ortak Açıklamasında “Birleşik Kıbrıs, Birleşmiş Milletlerin ve Avrupa Birliğinin bir üyesi olarak tek uluslararası hukuk kişiliğine ve BM Şartı çerçevesinde tüm Birleşmiş Milletler üyelerince yararlanılan egemenlik şeklinde tanımlanmış tek egemenliğe sahip olacak ve (bu egemenlik) Kıbrıslı Rumlar ve Kıbrıslı Türklerden eşit olarak neşet edecektir” şeklinde ifadede yer alan egemenlik ve BM üyelik durumu netleştirilmelidir.

Yeni kurulacak federal devletin egemenliği iki toplumdan eşit olarak kaynaklanacaksa, ortaklığın 1963’de olduğu gibi bozulması durumunda, yeni federal devletin egemenliği ne olacaktır? Bu devletin BM’deki pozisyonu ne olacaktır?
1963 olayları sonucunda Kıbrıs Cumhuriyetinin Rumlar tarafından işgali sonucunda mağdur olan halkımız bir kez daha benzeri bir tehlikeyle karşı karşıya bırakılmamalıdır.

Yine 11 Şubat Ortak Açıklamasında “Federal Anayasa birleşik Kıbrıs federasyonunun eşit statüde iki kurucu devletten oluşacağını saptayacaktır” şeklindeki ifadeyi yapılacak her açıklama ile güçlendirmemiz ve yeni kurulacak devlette hiçbir tarafın “diğeri üzerinde otorite ve hukuki selahiyet iddiasında” bulunamayacağı sürekli vurgulanmalıdır.

Tüm vatandaşlarımız bilmelidir ki, Annan planında ve şimdiki planda da İngilizce olarak "Founding state"veya "Constutional state" olarak yer bulan ifadeler esas olarak eyaletlerdir.

Kıbrıs Cumhuriyeti Federal Kıbrıs Cumhuriyetine dönüşüp KKTC'de dönüştürülerek bu devletin bir eyaleti olarak bu anlaşma sonuçlanırsa kimse ne siyasi eşitlikten ne de eşit egemenlikten bahsedemez. Bu durumla karşı karşıya kalmamak için yıllardan beridir üstünde durulan tezimiz yeni yapıların kurulması, yeni bir devletin ortaya çıkması şeklinde olmuştur. Sayın Akıncı’nın bundan geri adım atmayacağını umuyoruz.

Geçmişe hapsolarak çözümsüzlüğü savunanlardan değiliz. Tam aksine geçmişten ders çıkartarak güvenli bir geleceği oluşturmak arzusundayız. Siyasi eşitliğe ve eşit egemenliğe sıkı sıkıya sarılma ve yeni bir Kıbrıs’ın yaratılması istencimizin temel nedeni budur.

Bu nedenle, Cumhurbaşkanımız Sn Akıncı ve ekibinden beklentimiz siyasi eşitliğimizin ve oluşacak yeni bir düzende eşit egemenliğimizin simgesi durumunda olan KKTC'ye, en az Kıbrıslı Rumların Kıbrıs Cumhuriyetine sahip çıktığı kadar sahip çıkarak görüşmeleri yürütmesidir.

Halkımızın her kesiminin hassasiyetlerini dikkate alan bir sonuç yaratılmaması halinde çözüm ihtimalinin ortadan kalkabileceğini tüm taraflar görmelidirler.

Son söz olarak görüşmeci heyetimiz hızlandırılan bu süreçte öncelikle BM temsilcilerinin ve AB temsilcilerin dikkatine önemli bir noktayı getirmek durumundadır.

2004 Referandumunda halkımızın tek taraflı kararı dünya tarafından hak ettiği karşılığı tam anlamıyla görmemiş ancak hayır diyen taraf ödüllendirilmiştir.

Şimdi bir kez daha referandum ile karşı karşıya geleceksek halkımızın vereceği karara tüm dünyanın saygı göstermesini beklemek hakkımızdır.

Rum tarafından ortaya çıkacak sonuç ne olursa olsun, halkımızın demokratik iradesinin uluslararası toplumda olumlu karşılık bulacağı mutlaka kayıt altına alınmalıdır.

Halkımız bir kez daha sandığa gidip bir kez daha eli boş dönmemelidir.

Referandum sonucu ne olursa olsun halkımızın tüm kesimleri ve bizimle birlikte dünya da vereceğimiz kararın sonuçlarını kabullenerek bu kararın karşılığını Kıbrıs Türk Halkına teslim etmelidir.”

SERDAR R. DENKTAŞ
Genel Başkan

serdar-d.gif

 

Bu haber toplam 473 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.