1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. AKINCI: “YALANA DOLANA SARILIYORLAR”
AKINCI: “YALANA DOLANA SARILIYORLAR”

AKINCI: “YALANA DOLANA SARILIYORLAR”

O iddialar için konuştu...

A+A-

“İNSAN, SAĞLIĞINI KAYBEDERSE YAŞAYAMAZ, DEVLET DE HUKUKUNU ADALETİNİ KAYBEDERSE ÇÜRÜR MAHVOLUR GİDER”

 Bağımsız Cumhurbaşkanı adayı Mustafa Akıncı, ‘Bu memlekette hepimiz, yeni bembeyaz bir sayfa açacağız, buna ihtiyacımız var. Bu yeni sayfa içinde elbette Kıbrıs’ta çözümü ve barışı istiyoruz, uluslararası hukuk içerisinde yer almak istiyoruz. Bu ülkede kesinlikle ikinci sınıf vatandaş olarak yaşamak istemiyoruz” dedi.

Akıncı, dün, önce Güzelyurt açık pazarını gezdi, ardından da Güzelyurt bölgesi muhtarlarıyla bir araya geldi. Akşam ise Yenierenköy’de düzenlenen toplantıda bölge halkıyla bir araya gelerek ‘Dört Boyutlu Siyaset’in ayrıntılarını açıkladı, yurttaşların sorularını yanıtladı.

Basın Bürosundan verilen bilgiye göre, Akıncı Yenierenköy’de yaptığı konuşmada, Karpaz-Yenierenköy bölgesine verdiği önemin altını çizdi.

Başbakan Yardımcısı Turizm Bakanlığı görevindeyken bölgeye yapılan hizmetleri anımsatan Akıncı, hükümetten ayrılmalarının ardından yapılan hizmetlerin devam etmediğini, hatta Kumyalı’daki Turizm okulu ile Çayırova’da kadınların el işlerinin değerlendirmeleri için restore edilerek tahsis edilen binanın da kapandığını vurguladı. Akıncı, Dipkarpaz’a gittiğinde bölge halkının kendisine, ‘senin bize yaptığın hizmetleri hatırlatmana gerek yok, biz bunları hatırlıyoruz ama senden sonra buralara devlet eli değmedi’ dediklerini ifade etti.

Akıncı, “On beş yıl önce devlet elini bizim değdirdiğimiz ve bizden sonra unutulan bu yöreye cumhurbaşkanı olarak seçildiğim günden sonra yine aynı duygular, aynı hizmet aşkıyla yaklaşacağız” diye konuştu.

“YALANA DOLANA SARILIYORLAR”

Akıncı konuşmasında son günlerde kendine yönelik gerçek dışı iddialara da değindiği konuşmasında, “40 yıldır Türkiye’den buraya yerleşen insanları gemilere koyup gönderecek’ diyorlar. Çok net söylüyorum ki; Buraları vatan belleyip alın teri döken insanlarımızla birlikte bu memleketin geleceğini şekillendireceğiz.

Telaştan sizleri benden nasıl koparabileceklerinin yolunu arıyorlar ama bulamıyorlar. Çünkü farkındadırlar ki kökenimiz ne olursa olsun, bir adayın etrafında buluşmaktayız ve o aday da Mustafa Akıncıdır” dedi.

Türkiye’den buraya yıllar önce gelip yerleşmiş, bu toprakları vatan bilmiş insanlara asla karşı olmadığının altını çizen Akıncı, “Bir noktaya da açıklık getirmek istiyorum. Bir günde 1516 kişi vatandaş ve seçmen yapılırsa ve bu insanlardan bir kısmının adresi diye şimdi Cumhurbaşkanı olan Sayın Eroğlu Başbakanken, Müsteşarının evini adres gösterirseniz, buna nasıl karşı çıkmam? Ben bunlara karşı çıktım, bugün yapılırsa yine karşı çıkarım” şeklinde konuştu.

Akıncı, “Sizlerin takdiriyle bu göreve gelmem durumunda, Cumhurbaşkanlığımız, döneminde, Herkes fikri neyse, görüşü inancı neyse, özgürce ifade edebilecek. Hepimiz insanız ve insan haklarını korumak cumhurbaşkanının en doğal görevidir. Kadın erkek fark etmez. Eşit olacağız. Toplumsal cinsiyet eşitliğini bu ülkede geçerli kılacağız. Biz erkeklerin zaman zaman yaptığı yanlışlar var. Bunları bilip kavrayacak ve toplumda cinsiyet eşitliğinin kâğıt üzerinde kalmaması için kadın erkek hep birlikte hareket edeceğiz” dedi.

“DEMİRÖREN GELDİĞİNDE, EROĞLU’NUN YERİNDE OLSAYDIM, ‘ÖNCE FEDERASYONA GİT DERDİM”

Açılacak olan yeni sayfada elbette Kıbrıs’ta çözümü ve barışı sağlayarak, uluslararası hukuk içerisinde yer almak istediklerini de vurgulayan Akıncı, “uluslararası hukuk dışında kalmanın bize nelere mal olduğunu görüyoruz” diyerek şöyle konuştu:

“Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı FİFA’ya mektup yazıyor ve Kıbrıs’ın kuzeyinde şube açmak için izin istiyor. Bizim federasyonun bundan haberi yok. Federasyon Başkanımızı haberdar etme gereği duymuyor. Buraya geliyor bizim federasyonun kapısını çalmaya tenezzül etmeyip cumhurbaşkanına gidiyor. Cumhurbaşkanının yerinde olsaydım kendisine, ‘önce federasyona git Federasyon Başkanımızla konuş, anlaş, sonra gel çay içeriz’ derdim. Oysa o, seçim zamanı bir şeyler hallettiğini göstermek isterken kendi federasyonunu nasıl çiğnediğini, ayaklar altına aldığını düşünmedi. Böyle bir şeyi kabul etmemiz mümkün değil, onun için de kurumlarımıza önce biz sahip çıkacağız.”

“PARTİZANLIĞIN KÖKÜ KAZINMALI”

Konuşmasında partizanca yaklaşımlar ve istihdamların topluma zararlar verdiğini savunan Akıncı, partizanca yapılan istihdamların artık kökünün kazınması gerektiğini vurguladı. Akıncı, “Elektrik kurumuna 150 kişilik istihdam olayını iki parti ülkede kendileri dışında başka insanlar yokmuş gibi, fırsat ve imkân eşitliği yaratmadan, liyakat, bilgi ve beceri kaidelerini dikkate almadan kendi arasında parselleyecek. Bu adalet değil, hak değil, hukuk değil. İnsan için sağlık neyse, devlet için hukuk adalet odur. İnsan sağlığını kaybederse yaşayamaz, devlet de hukukunu adaletini kaybederse çürür mahvolur gider. Yaşamakta olduğumuz budur. Onun için tam da bu yüzden bu çürümüşlük içerisinde, Kamu Hizmeti Komisyonu gibi önemli bir yerde imza taklit eden komisyon üyeleri tayin edilir. Onu için tam da bu yüzden bu memlekette kredi diye on milyon sterlin alınır, üç milyonunun hesabı hala verilmez. Hala Lefkoşa Belediyesi’ndeki yolsuzluklarla ilgili Sayıştay raporu yıllardır çıkmaz” diye konuştu.

“DEMOKRATİK, ÇOĞULCU BİR KAMU HİZMETİ KOMİSYONU’NU BİZDEN BAŞKA ÖNEREN YOK”

Bağımsız Cumhurbaşkanı adayı Mustafa Akıncı, Cumhurbaşkanın bağımsız ve tarafsız olması, partilerin değil, toplumun iç işleriyle ilgilenmesi gerektiğinin altını bir kez daha çizerek, şöyle konuştu:

“Bizde bunun tam tersi oluyor. Sayın Eroğlu toplumun içi ile değil, partilerin içiyle ilgilenmekte. Çünkü ipleri elinde tutmak istiyor. Ama bu, bumerang etkisi yaptı, ters tepti. Bunun ne kadar yanlış olduğunu herkes görüp anlamalı. Bir beldede kimin belediye başkanı olacağı da cumhurbaşkanının işi değildir. O, halkın karar vereceği bir şeydir.

Cumhurbaşkanları Kamu Hizmeti Komisyonu’nun tayininde tek yetkilidirler. Bu güne kadar cumhurbaşkanları Kamu Hizmeti Komisyonu’na hep kendi yakınlarını tayin etti. Sonunda Sayın Eroğlu, Sayın İrsen Küçük kavgasında Kamu Hizmeti Komisyonu’nun başına eski müsteşarını tayin etti ve öyle bir durum yarattı ki imza taklitleri yaşandı ve ilk defa bu ülkede Kamu Hizmeti Komisyonu bağlamında, hapislikler gündeme geldi. Oysa Kamu Hizmeti Komisyonu’nun ülkeye ve kamu yönetimine örnek olması gerekir.

Üçlü kararnameler yüzünden bu yıl müşavirlere 18 milyon TL ödenecek ve bu para halkın cebinden çıkacak. Biz 15 yıl önce yasa teklifi hazırladık. 5 kişilik KHK sadece Cumhurbaşkanı’nın iki dudağı arasından tayin edilmesin, kamu yönetimini düzene koyacak insanlar arasından Cumhurbaşkanı, Cumhuriyet Meclisi, hukuk camiası, akademi dünyasından, kamuda görev yapan sendikalardan birer kişi önerilsin, demokratik çoğulcu yapıyı kuralım. Üçlü kararname sisteminin de değiştirilmesi ve daraltılması gerekir. Teknik daire müdürleri bu şekilde demokratikleştirilmiş bir Kamu Hizmeti Komisyonu tarafından tayin edilmelidir. Ama cumhurbaşkanından bu güne kadar benim yapığım öneri gibi bir şey duymadım.

Çünkü bu işlerin bu işlerin baş sorumlusu odur da ondan. Bu yanlışları, üçlü kararname belalarını bu memleketin başına kendi açtığı için şimdiki cumhurbaşkanı bundan hiç söz etmez. Ama biz konuşuruz, çünkü iki buçuk yıllık Başbakan Yardımcılığı ve Turizm Bakanlığındaki görevim süresinde, partimizden gelen tepkilere rağmen, teknik daire müdürlerini değiştirmedim. Bu konuda da sicilimiz temizdir. Temiz siyaset, siyasi yaşamımızın vazgeçilmez unsurudur.”

GÜZELYURT BÖLGESİ MUHTARLARIYLA BULUŞMA

Bağımsız Cumhurbaşkanı adayı Mustafa Akıncı dün sabah Güzelyurt açık pazarını gezdi; Güzelyurt bölgesi muhtarlarıyla bir araya geldi.

Muhtarlarla yaptığı toplantılara büyük önem verdiğini de kaydeden Akıncı, Belediye Başkalığı yapmış biri olarak yerel yönetimlerle yakından ilgili birisi olduğunu ifade etti ve “yerel yönetim geçmişinden gelen bir kişi olarak yerel yönetimi ve muhtarlık nedir, sorunları nelerdir çok iyi bilirim. Cumhurbaşkanlığı görevine gelirsem hem belediyelerimiz hem muhtarlıklarımızla daha iyi ilişkiler geliştireceğiz, çünkü biz, partilerin iç işleriyle değil, memleket işleriyle ilgilenmek kararlılığındayız” diye konuştu.

Akıncı, muhtarların işinin önemli olduğunun altını çizerek, “muhtarlıklar ve belediyelerde ne kadar çok sorun çözülürse, merkezin omuzlarındaki yük de o kadar azalır” dedi.

Muhtarlara “Dört Boyutlu Siyaseti’ni” de özetleyen Akıncı, göreve gelmesi durumunda bağımsız ve tarafsız bir Cumhurbaşkanı olacağını da ifade ederek özetle şöyle konuştu:

“Bağımsızlık tüm partilere eşit mesafede durmayı başarmaktır. Parti rozetine bakmadan, kapımızı çalana ‘kimdir’ diye değil, ‘derdi nedir’ diye yaklaşmayı gerektirir…

Tüm imkânları seferber ederek sizlerle birlikte iyiye doğru yol alabileceğimize inanıyorum. Hükümette her kim olursa olsun. Makamlar arası işbirliği ve koordinasyonu sağlamak da cumhurbaşkanının görevidir.”

Akıncı, konuşmasının ardından muhtarların sorularını yanıtlayarak sohbet etti.

TAK

Bu haber toplam 473 defa okunmuştur
Etiketler : ,
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.