1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. AMCA: “ÇİN’DEN BAKAN MI GETİRELİM?”
AMCA: “ÇİN’DEN BAKAN MI GETİRELİM?”

AMCA: “ÇİN’DEN BAKAN MI GETİRELİM?”

Mesela bir polis müdürü var. Kaportacılık yapıyor....

A+A-

“Söz Sizde” programına bu hafta İnşaat Taşeronları Birliği’nin üyeleri konuk oldu. Birlik Başkanı Osman Amca, üye Kazım Denizci ve Mehmet Benli özellikle kayıt dışılığa dikkat çekerek, devletin önlem almamasını eleştirdi. “Mesela bir polis müdürü var. Kaportacılık yapıyor. Polisin arabalarını kendi işyerine yönlendiriyor. Bizden üyelik istedi. Biz bildirdik, hiçbir şey değişmedi. Veteriner var.

Daireye gidip imza atıyor, sonra köyü Vadili’ye, müteahhitliğine gidiyor. Böyle bir düzen dünyanın hiçbir yerinde yoktur. Her şeyi, herkesi, her siyasi partiyi denedik. Sonuç aynı” diyen Amca, “Çin’den hediyelik eşya, cam eşyası getiriyoruz. Çin’den milletvekili, Bakanda mı getirelim?” diye sordu.

Birlik Üyesi Mehmet Benli ise ülkede otorite boşluğu olduğunu, inşaat patlamasının yaşandığı 2004 dönemindeki hükümetin de, ona muhalefet edenlerin de, sınıfta kaldığını söyledi.

Birliğin sözcüsü Kazım Denizci de Lefkoşa sanayi bölgesinde çalışanların yüzde 80’inin kaçak olduğunu savunarak, “Vietnam, Nijerya başka üçüncü ülkelerden insanlar var. Anadolu’dan gelen insan sayısı artık çok az. Türkiye de yaşam koşulları iyileştiği için insanlar gelmiyor” dedi.

ADA TV de Cuma akşamları yayınlanan ve Erçin Şahmaran’ın hazırladığı programda inşaat sektörünün sorunları masaya yatırıldı.

KIBRIS TÜRK İNŞAAT TAŞERONLARI BİRLİĞİ BAŞKANI OSMAN AMCA “KAYIT DIŞILIK YÜZDE 60”

“Bizim en önemli görevimiz, ülkedeki dağınıklığı toplamak. Özellikle işe inşaat sektöründen başlamak. Ülkenin en büyük sorunu kayıt dışılık. Ticaret odası, Sanayi odası, çok büyük paralar harcayarak bugünün çalışma bakanını, maliye bakanını ve Mustafa Besim isimli ekonomist arkadaşımızı görevlendirerek, kayıt dışılıkla ilgili bir rapor hazırlattı. Bu rapor uygulansa bugün bu sorun oldukça azalacak. Bu ülkede %60 kayıt dışılık var. Bu raporu hazırlayanlar, bugün ülke yönetiminde söz sahibiler. Ama yapmıyorlar.”

“HERKES İNŞAATÇI OLDU”

“Bizler emeği ve sermayesi ile inşaat sektöründe çalışanlar olarak, bu birlikte herkese eşit mesafede ülkeye hizmet veriyoruz. 28 meslekten üyemiz var. Üyelerimizin sorunları yanında ülke sorunları içinde çalışıyoruz. 2004 yılında ANNAN planı döneminde arz talep olayından dolayı işi bilen, bilmeyen, parası olan, olmayan, borçlanan, bu furya içinde inşaatçı oldu. Bazıları zengin oldu, bu durumdan nemalandı. Ama işi bilmeyenlerin çoğu da ciddi şekilde sarsıldı, ayakta duramadı. Arabasına inşaat müteahhidi yazan, meslekten oldu. Bugün yaşanan mazbata sorunları o dönemlerden geldi. Bu durumu hükümetler iyi planlasaydı, organize etseydi, fonlar ayırsaydı, bugün en azından bu kadar inşaat atıl durumda kalmayacaktı.”

“KAPORTACI POLİS MÜDÜRÜ VAR”

Ülkede denetçi sayısı 17, tüm kuzey Kıbrıs’ta. Biz partizanlık yapın, denetçi istihdam edin ya da fazla personel olan yerlerden aktarın diyoruz. Denetimler şimdi daha ciddi yapılıyor. Artık cezalar silinmiyor. Ama yeterli değil. Mesela bir polis müdürü var. Kaportacılık yapıyor. Polisin arabalarını kendi işyerine yönlendiriyor. Bizden üyelik istedi. Biz bildirdik, hiçbir şey değişmedi. Veteriner var. Daireye gidip imza atıyor, sonra köyü Vadili’ye, müteahhitliğine gidiyor. Böyle bir düzen dünyanın hiçbir yerinde yoktur. Her şeyi, herkesi, her siyasi partiyi denedik. Sonuç aynı. Peki, ne yapalım? Çin’den hediyelik eşya, cam eşyası getiriyoruz. Çin’den milletvekili, Bakanda mı getirelim? Siyasilerin tek düşüncesi, kendi öncelikleri ve koltukta kalmak.”

BİRLİK ÜYESİ VE EĞİTİM SEKRETERİ MEHMET BENLİ “DEVLET SINIFTA KALDI”

“Otorite boşluğu var. Bundan dolayı da inşaat sektöründe ve bu sektörde çalışanların ciddi sorunları var. İnşaat patlamasının yaşandığı 2004 dönemindeki hükümet de, ona muhalefet edenler de, bu ülkeyi yönetenler de, Meclis te sınıfta kaldı. O dönem iyi yönetilmedi. Dıştan gelen inşaatçılar oldu. Her sektörden binlerce insan geldi. Kayıtlı olanlarda vardı, kayıtsız olanlar da vardı. O furya bitti, buraya gelen insanlar burada kaldı. Bunu da iyi yönetemedi yöneticiler. Ve haksız rekabet oluştu, kayıt dışı ekonomi oluştu. Her hükümete bunları anlatmaya çalıştık, dinletemedik.

“DEVLET BİZİ KAYIT DIŞILIĞA TEŞVİK EDİYOR”

Kayıt dışılık, kayıtsız çalışandan başlıyor. Kayıtlı olan yüzde 40 daha fazla maliyetle çalışmak zorunda. Bu da yapılan işin fiyatına yansıyor. Haksız bir rekabet oluşuyor. Bunu herkes biliyor ama değiştiren yok. En büyük sorun söylediğimiz gibi denetimsizlik. Belediyeler mesela, müthiş bütçeleri var. Kimse denetlemiyor, sormuyor.

Bu kaynakları partizanlık için kullanıyorlar. Bizim isteğimiz denetim ve öncelikle esnaftan, bizlerden, inşaat taşeronlarından başlasınlar. Bu gidişle bizde kayıtsızlık yapmaya başlayacağız. Çünkü devlet bizi teşvik ediyor. Günde on dört saat çalışıyoruz. Eğitim yok, sağlık yok. Hep özel. Bizim sabit gelirimiz yok. Nasıl başa çıkacağız, çocuklarımız ne olacak? Biz işimizi bırakıp çıraklar, ara elemanlar yetiştiriyoruz. Sonra siyasiler seçim zamanı, kurultay zamanı bu insanları koltukta oturmak için istihdam ediyorlar. En büyük rakibimiz devlet. Böyle bir politika ile nasıl kayıt dışılığı önleyip, kayıt dışı ekonomiye kontrol edeceğiz?”

BİRLİK ÜYESİ VE BASIN SÖZCÜSÜ KAZIM DENİZCİ “TEMBEL DEĞİLİZ”

“1974 sonra oluşan düzen ganimet üzerine kuruldu. Ben Sanayi Holding de çalıştım. 1500 kişi üretiyordu orada. Bizler tembel değiliz. Çalışıyoruz ama karşılığını alamıyoruz. Bizim görevimiz uyuyan halkımızı uyandırmak. Hükümetten istediğimiz, kendi aralarında ki kavgaları bırakıp, hükümet programını uygulamaları. Biz halktan yanayız. ANNAN planı sürecinden önce inşaat sektöründe daha az iş vardı ama daha mutluyduk, daha çok para kazanıyorduk. Bu gün ise bu sektör can çekişiyor. Yarım kalan inşaatlar mutlaka ekonomiye kazandırılmalı, milli bir kayıptır yaşanan. Sorunlar ortada. Kral çıplak, görmek isteyen görür, görmek istemeyen de görmez. Öncelikle sorgulamalıyız.”

“DEVLETİN KAYBI BÜYÜK”

Kimsenin iyi niyetinden şüphem yok. Ama neden çözümlüyor bazı sorunlar? Çünkü dokunamazlar elleri yanar. Kayıt dışılığın elbette sebepleri var. Bahane çok. Bir rapor hazırlandığını söyledik az önce. Yalnız inşaat sektöründe devletin kaybı, 200 milyon TL. Genel olarak kayıt dışılığın getirdiği zarar bir milyar TL’ye yakın. Bağımsız bir devlet olsak, iradeli yöneticiler olsa, işini yapan kurumlar olsa bunlar yaşanmayacak mı? Hiç olmazsa minimuma inecek, çözülecek.

“BİR UBP MİLLETVEKİLİNİN YASA DIŞI İNŞAATI VAR”

Belediyeler, vergi dairesi, çalışma bakanlığı denetimleri yapabilir. Şuanda Ulusal Birlik Partisi’nden milletvekili olan bir kişi yasadışı inşaat sahibidir. Hukuk dışı bir inşaat izni almıştır, yasayı çiğnemiştir.

Sıradan bir vatandaş yapsa anında o inşaat yıkılır. Bunların yanında önemli bir başka sorun. İş kazalarının önlenmesi için ne yapılıyor var mı denetim? Maalesef yok. Bizde kötü niyet yok. Eleştirilerimiz yanlışların düzeltilmesi için. Başka ülkelerde denetimleri özel sektörden şirketler var. Tarafsız ve siyasi kaygı olmadan. Lefkoşa sanayi bölgesinde çalışanların yüzde 80 kayıt dışı ve kaçaktır. Vietnam, Nijerya başka üçüncü ülkelerden insanlar var. Anadolu’dan gelen insan sayısı artık çok az.

Türkiye de yaşam koşulları iyileştiği için insanlar gelmiyor. Burada bir de vicdan sorunu var. Çok büyük bir otele gittik. 165 kaçak çalışan, pasaportları alınmış, üç aylık maaş alacakları var. Esir kampı gibi adeta. Bir hafta sonra ölümlü kaza oldu orada. Çünkü hiçbir tedbir alınmadı. Yazık. Kazalar oluyor, insanlar güvencesiz, ölüyor, sakat kalıyor. Biz bu kadar aciz miyiz?”

Star Kıbrıs

Bu haber toplam 794 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.