1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. ''AŞAĞILANDIK''
''AŞAĞILANDIK''

''AŞAĞILANDIK''

ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden görüşmesinde eşit davranmadı...

A+A-

2. Cumhurbaşkanı Talat, ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden’ın görüşmesinde eşit davranmadığını savundu

2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden’ın adaya gelişini değerlendirdi. Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’nun, uluslararası bir görüşmede Dışişleri Bakanı Özdil Nami’yi davet etmemesini eleştiren Talat, “Cumhurbaşkanı her zaman işlediği günahı yine işledi” dedi. Biden’ın ziyaretinde eşitlik beklemenin yanlış olacağını söyleyen Talat, Rum medyasının Kıbrıs Türk tarafını aşağıladığını ve hedeflerinin de bu yönde olduğunu aktardı.

Biden’ın “Biz sadece Kıbrıs Cumhuriyeti’ni tanıyoruz” açıklamasına tepki gösteren 2. Cumhurbaşkanı, “Ve bundan dolayı rahatsızız. Bundan dolayı öfkeliyiz, bundan dolayı onurumuz ve gururumuz kırılmıştır” dedi.

‘EŞİT BİR GÖRÜŞME OLMADI’
ADA TV’de ErçinŞahmaran’ın sorularını yanıtlayan Talat, sözlerinin devamında şunları kaydetti; “Biden biraz fazla abartıldı ama önemliydi. ABD Başkan Yardımcısı’nın 1962’den sonra ilk ziyaretiydi. 400 refakatçisi ile geldi. Hem bir güç gösterisinde bulundu hem de müzakere sürecine katkıda bulunmaya çalıştı. Bu yaklaşımında Biden’den eşitlik beklemek yanlış bir şey olurdu. Eşit davranmadı. Çünkü zaten Kıbrıs Cumhuriyeti’nin resmi davetlisi olarak eşiyle geldi. Her zaman olduğu gibi eşine ve belki kendisine de sınır bölgeleri gezdirildi. Türkiye’nin işgaliyle nasıl adanın bölündüğü anlatıldı.

Bayan Biden’a özel program yapıldı ve Kuzey’e hiç geçirilmedi. Kuzey’de Rum basınının çıkardığı tantana ile bir anlamda Kıbrıs Türk tarafının aşağılanması sağlandı. Maksat oydu zaten ve bu başarıldı. Biden ayrılırken bir açıklama yapmadı Cumhurbaşkanlığı’ndan. HalbukiAnastasiadis ile görüştükten sonra açıklama yaptı, bizde yapmadı. Cumhurbaşkanımız ile birlikte fotoğraf vermekten kaçındı. Çok daha az görüşme yaptı bizimle. Bizim eksikliğimiz olduğunu sanmıyorum. Bunu bilinçli olarak yaptılar”

‘EROĞLU, HÜKÜMETİ DIŞLIYOR’
“Cumhurbaşkanı her zaman işlediği günahı işledi yine Dışişleri Bakanı’nı yanına almadı. Bu bizim eksikliğimiz. Bu Eroğlu’nun tavrıdır. Böylece hükümeti dışlıyor. Hükümet de onu dışlasın. Eğer öyle davranırsa bir Cumhurbaşkanı, hükümet de ona göre davranır. Buna bir ihtiyaç duymuyor. Eğer Davutoğlu, Özdil Bey’in dengi olmasaydı Cumhurbaşkanlığındaki yemekte yine çağırmayacaktı onu. Ama çaresizdi çünkü zaten Davutoğlu’nu Özdil bey karşılıyordu. Türkiye’ye gidiyor ve çağırmıyor. Böyle olunca elbette sizi çok dikkate almazlar. Sözde de hükümetin bir ortağı Eroğlu’nun destekçisi buna rağmen hükümetle mesafesi var Eroğlu’nun, bu olacak iş değil. Biden’ın da Kuzey’de daha az zaman harcamasına da imkan sağlandı bu şekilde. Öyle bir durumda sen görmüyorsun mademki benim parti başkanlarımı ve Dışişleri Bakanı’mı, eğer onları dışlıyorsan ben onları çağırırım der heyetime katardım. Büyük bir dengesizlik var aslında. Buna bizimkiler nasıl bir tepki koydu veya tepki koymaya çalıştı mı bilmiyorum. Geçmişte biz BM yetkilileri buraya görüşmeye geldiğinde sorardık, kimlerle görüşüyorsunuz diye. Muadilleriyle burada da görüşün derdik. Kabul etmediklerinde biz de ona göre davranırdık. Dışişleri Bakanı ile görüşmesini istediğimde bir BM yetkilisinin, buna eğer zamanı yok vesaire gibi bir gerekçe ortaya koyarsa ben Dışişleri Bakanımı yanıma alırdım. Dışişleri Bakanı’nı görmeyi reddeden bir üst düzey yetkiliye, Dışişleri Bakanı’nı da toplantıya çağırarak tanıştırdım. Sonuçta bunları yaparsınız, ama iyi niyetliyseniz. KKTC’nin gerçekten çıkarlarını korumaksa maksadınız bunu yaparsınız. Değilse düşünce olarak o zaman bu yapılmaz.

‘ONURUMUZ KIRILDI, ÖFKELİYİZ’
Biden 1974 öncesini bilmiyor demek ki. Süper gücün Başkan Yardımcısı, Amerika’nın hoyratlığı da biliniyor, o çerçevede yaklaşıyor olaya doğal olarak. Birinci yaklaşım çok çirkin biz sadece Kıbrıs Cumhuriyeti’ni tanıyoruz diye bunu tekrarlamasının bir anlamı yok. Bunu biliyoruz. Ve bundan dolayı rahatsızız.

Bundan dolayı öfkeliyiz, bundan dolayı onurumuz ve gururumuz kırılmıştır. Ben bunu defalarca kendilerine ilettim ve uyardım. Lütfen dedim bunu yapmayın. Bir de Washington’da sıkça Dışişleri Bakanlığı sözcüsü çıkar ve brifing verir. Dışişleri Bakanlığının gündemiyle ilgili olarak. Oraya akredite bir de Kıbrıslı Rum gazeteci var, her çıktığında bir konuyu bahane ederek Kıbrıs’ı nasıl bilirsiniz diye sorar. Sözcü de zaman zaman bizim tanıdığımız tek devlet Kıbrıs Cumhuriyeti’dir der ve bunu tanımış olur. Ben Amerikalıları defalarca uyardım. Çocuk gibi sürekli tekrarlıyorsunuz bunu dedim. Koskoca Cumhurbaşkanı Yardımcısı geldi aynı şeyi tekrarladı.

Amerikalıların bu yaklaşımı onları küçültür. Kıbrıslı Türkleri, Kıbrıs Türk yönetimini aşağılamış oluyorlar bunu yapınca. Ben bundan rahatsızlık duyarım. Güney Kıbrıs, AB’ye girmek için müracaat ettiğinde o günden beri Rum basını, böyle bir rol üstlendi. Her aşamada, Kıbrıs’a gelen her Avrupalıya istisnasız bu soruyu sordular, Kıbrıs AB’ye girebilecek mi diye. Sürekli Kıbrıs’ın AB süreciyle ilgili taahhüt alırlardı. Son zanlarda bu taahhütleri daha da ileri boyuta taşıdılar. Türkiye kabul etmezse durumuna getirdiler, hep yabancıları sürüklediler. Bunu yaparlar orkestra gibi hareket ederler. Biz tamamen dağınığız. Kimin hangi konuda ne düşündüğü belli değil. İki kişi aynı şeyi düşünmez nerdeyse.

Star Kıbrıs

 

Bu haber toplam 658 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.