1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. “ATATÜRK’Ü DE SİYASETİNE ALET ETMİŞ”
“ATATÜRK’Ü DE SİYASETİNE ALET ETMİŞ”

“ATATÜRK’Ü DE SİYASETİNE ALET ETMİŞ”

Sert tepki...

A+A-

 

Birikim Özgür’ün sözlerine sert eleştiriler:

Ülke gündeminde öne çıkan konular, Cuma geceleri ADA TV de yayınlanan “SÖZ SİZDE” programında tartışıldı. Erçin Şahmaran’ın hazırladığı programa bu hafta, sivil toplum örgütü temsilcileri Hatice Özler Şahin, Seval Oyaltan ve Emine Gözügüzelli konuk oldu. Hatice Özler Şahin’den, 29 Ekim törenleriyle ilgili olarak CTP Milletvekili Birikim Özgür’ün sözlerine sert eleştiriler geldi. Programa katılan Hatice Özler Şahin Birikim Özgür’ün milli bayramlar konusundaki açıklamalarını eleştirerek, “bazılarınca cesur bir adım” olarak nitelenen bu sözlerin, kasıtlı, Türkiye karşıtı, iktidarlarının başarısızlığını örtme çabası olarak gördüğünü söyledi. Özgür’ü, “Atatürk’ü siyasetine alet etmek”le suçlayan Şahin, “Cumhuriyet bayramı ile ilgili bazı şeylerin söylenmesini ben bilinçli bir saldırı olarak görüyorum” dedi.
Seval Oyaltan, Birikim Özgür’ün tören yapılmasın demediğini, bu tartışmaları kasıtlı bulduğunu söylerken, EmeteGözügüzelli ise ““29 Ekim bizim için çok önemli ve bu ülkede kesinlikle kutlanması gereken bir gün. Ateşkes ortamının olduğu bir ülke burası. Güneyde Rumlar boy göstere göstere törenlerini yapıyorlar. Toplarını, tüfeklerini sergiliyorlar. Biz pasif kalamayız. Birikim Özgürün açıklamalarını hayretle izliyorum” şeklinde konuştu.

HATİCE ÖZLER ŞAHİN: “ATATÜRK’Ü DE SİYASETİNE ALET ETMİŞ”
“Türkiye Cumhuriyetinin 91. Kuruluş yıldönümünü bir kez daha kutluyorum. Ülkemizde de törenler yapıldı. Bu konuda bazı eleştiriler var. Mesela trafikle ilgili söylemler. Tören yapılacağı ve yolların kapatılacağı önceden söyleniyor. Cumhuriyet bayramı ile ilgili bazı şeylerin söylenmesini ben bilinçli bir saldırı olarak görüyorum. 29 Ekim Cumhuriyet bayramı, 1974 öncesinde de kutlanıyordu. Bu eleştirileri kasıtlı buluyorum. Sayın Birikim Özgür’ün bu yöndeki söylemlerini, başka amaçlar aramak diye yorumluyorum. Milletin vekilidirler, bir başka tören alanı düzenleyebilirler. Cesurca bir adım görülebilir ama ben kasıtlı, Türkiye karşıtı, iktidarlarının başarısızlığını örtme çabası olarak görüyorum. Atatürk’ü de siyasetine alet etmiş.

“KKTC TANINABİLİR”
Annan planı döneminde verilen sözler tutulmadı. Bugün aynı şartlarda bir referandum yapılsa, kuzey Kıbrıs’tan bana göre evet çıkmaz. O dönemki şartlar bugün yoktur. Halk kandırıldığını gördü. Bugün güneyde enerji kaynakları var. Kuzey Kıbrıs’a da su gelecek. Artık stratejik bir savaş vardır ortada. Çok önemli ve kritik adımların ortasındayız. Rusya doğal gaz ile Avrupa’yı idare ediyor. Aynı şekilde Türkiye de bölgede su ile güçlenecek. Beklide bunu gördükleri için ortamı karıştırıyorlar. Artık başka bir yola doğru gidiliyor. Barış mı olacak, savaş mı? Başka kararlar da üretilebilir. KKTC’nin tanınması bile gündeme gelebilir.

“BİZDE DEMOKRASİ YOK”
Ülkede herkes öncelikle demokrasiyi benimsemeli. Bizde demokrasi yerine, parti demokrasisi var. Parti başkanları istemezse, aday olamaz, seçim kazanamazsınız. En başta siyasi partiler, demokrasi ile yöneticilerini seçmeli. Dünyanın başka yerinde istifa eden, yargılanan siyasileri görüyoruz. Bizim ülkemizde yok. İstifa mekanizması çalışmıyor. İnsanlar bir örnek arıyor. Bir umut bulmak istiyor. Siyasiler iyi örnekler olmalı.” 

SEVAL OYALTAN: “TÖRENLER, TRAFİKTE CİDDİ SIKINTI YARATIYOR”
“Sayın Birikim Özgür tören yapılmasın demedi. Aslında söylenmek istenen, bu kadar çok tatil olmaması gerektiği. Törenler trafikte ciddi sıkıntı yaratıyor. Bu bir gerçek. Ve şekil olarak da bu törenler tartışılmalı, konuşulmalı. Topla, tüfekle, kutlama yapmak artık dünyanın hiçbir yerinde kalmadı. Türkiye Cumhuriyetinin bayramı elbette kutlanmalı. Ama yeri ve süresi tartışılmalı. Yani gerçekten tatil olmalı mı bugünler, bunları konuşmak gerek. Kapalı bir alanda günün önemini anlatan organizasyonlarla daha güzel kutlamalar düzenlenebilir. Ben Birikim Özgür’ün 29 Ekim’le ilgili olarak kötü niyetli, kasıtlı ve başka amaçlarla açıklamalar yaptığına inanmıyorum.

“BİZİM STATÜMÜZ BELLİ DEĞİL”
Rumlar Annan planına hayır dediler. Bugün AB üyesidirler. Bizimle paylaşmak istemiyorlar. Bugün ortaya çıkan enerji kaynaklarını paylaşmak istemedikleri için masadan kalktılar. Bizler çözüm istiyoruz. Bizim statümüz belli değildir. Belirsizlik var. Elbette olsunda, nasıl olursa olsun diye de bir çözüm peşinde değiliz. Ama çözümsüzlüğün en büyük sıkıntısını bizler yaşıyoruz. Bugün süreç tıkandı. Son aşamaya, al-ver sürecine gelindi. Rumlar samimi mi, değil mi, bu süreçte belli olacaktı. Bugün çözüm istemeyenin güney yönetimi olduğu anlaşıldı. Buradaki çatışma, kaynakların kullanımı ve bu bölgede etkin güç olma kavgasıdır. Masaya getirilmeyen kaynakların, paylaşımı bahane edilerek masadan kalkıyor Rum yönetimi. Bu bir çelişkidir.

“KKTC ASLA TANINMAYACAK”
Kıbrıs daha önce Türk ve Rumların sorunuydu. Ama artık başka ülkelerinde sorunu. KKTC asla tanınmayacak. Ortada BM Güvenlik kurulunun kararları var. Bu mümkün değil. Kırk yıldır bu halk KKTC tanınacak diye kandırıldı. Bu şekilde bir kırk yıl daha oyalanamayız. Barış güçlerinin artık ortaya çıkması ve ortak hareket etmesi gerekiyor. KKTC tanınacak söylemi boş bir söylemdir. Uluslararası baskı, Rum yönetimini masaya getirecektir. Çözüm şarttır. Çözümle birlikte haklarımızı alacağız. Çözümü gerçekten isteyen bir Cumhurbaşkanı seçerek süreç yeniden canlandırılıp, sürüklenmeli.” 

EMETE GÖZÜGÜZELLİ: “NEDEN TÖRENLERE DİL UZATIYORLAR?”
“29 Ekim bizim için çok önemli ve bu ülkede kesinlikle kutlanması gereken bir gün. Ateşkes ortamının olduğu bir ülke burası. Güneyde Rumlar boy göstere göstere törenlerini yapıyorlar. Toplarını, tüfeklerini sergiliyorlar. Biz pasif kalamayız. Birikim Özgürün açıklamalarını hayretle izliyorum. Milletvekili olarak seçilenler ülkenin milli değerlerine sahip çıkmalılar. Rumlar da, Yunanistan’ın özel günlerini kutluyorlar. Bu güç vermektir, topluma moral aşılamaktır. Neden törenlere dil uzatıyorlar? Bir vekilin söylediği sözleri önceden düşünmesi gerek. Artık Türkiye Cumhuriyetinin kuruluş bayramını kutlamayalım düşüncesini kasıtlı olarak değerlendiriyorum. Cadılar bayramına kimse bir şey söylemiyor, 29 Ekim tartışılıyor. Biz egemenliğimizi ve kimliğimizi korumak zorundayız. Buda ancak Türkiye ile beraber hareket etmekle mümkündür. 

“KARPAZ BÖLGESİNDE PKK’YA DESTEK VEREN OLUŞUMLAR VAR”
Karpaz bölgesinde bir olay yaşandı. Türk bayrağı indirildi ve Atatürk büstüne sarıldı. Bu bölgede çok farklı bir ortam var. İsraillilerin oralarda yatırımları var. Bölgede PKK’ya destek veren bazı oluşumlar var. Bu tür olaylarla toplumsal tepkiyi ölçmeye çalışıyorlar. Bence bu olay bunun göstergesi. Bu olayı küçümsememek gerek, ciddiye almak lazım. Bunlar Türkiye’de gelişen olaylara göre ortaya çıkıyor. Buradaki bazı yapılanmalar ciddi şekilde çalışıyor. Dikkatli olmak lazım, bölge insanı ilgisiz bırakıldı. Yığınla sorunları var.

“KKTC TANINACAK DİYE BİR POLİTİKA ÜRETİLMEDİ”
ABD, “evet” çıksın diye ANNAN planı döneminde buraya yığınla para yardımı yaptı. Türklerin “evet” Rumların “hayır” diyeceğini biliyorlardı. KKTC’nin tanınması imkânsız deniyor. BM Güvenlik Konseyi üyeleri kendi çıkarlarına göre kararlar alıyorlar. Bunlar değişebilir. Bizde de çok hata yapıldı. KKTC’nin ilanında yaşanan coşkunun sonrası maalesef gelmedi. Bundan sonra neler olabilir? Türkiye’nin son olarak iki devletli çıkışı var. Bu sadece Türkiye’nin düşüncesi değil, İngiltere de bu yönde düşünüyor ve Türkiye ile perde arkasında bunu destekliyor. KKTC tanınacak diye bir politika bugüne kadar üretilmedi. Gelinen aşamada bu gündeme gelebilir. Görünüyor ki Rumlar çözüm istemiyor. Kırk yıl oyalanıyoruz diyoruz ama unutulmasın 1974 öncesi de var.”

Star Kıbrıs

 

Bu haber toplam 764 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.