1. HABERLER

  2. MAGAZİN

  3. Babamın Ölümü Şüpheli!
Babamın Ölümü Şüpheli!

Babamın Ölümü Şüpheli!

Ünlü iş adamının kızından şok açıklamalar...

A+A-

Halis Ağa’nın kızından ‘Babamın ölümü şüpheli’ başvurusu

Geçtiğimiz ocak ayı başında hayatını kaybeden Halis Toprak’ın ölümü ile ilgili savcılığa dikkat çekici bir başvurunun yapıldığı ortaya çıktı. Başvuruyu yapan isim Toprak’ın kızı Aysel Duruk. Şüpheli konumda ise Toprak’ın oğlu Ahmet Toprak ve bakıcısı Emine Ü. yer aldı. Savcılık talebiyle, Adli Tıp Kurumu, Toprak için otopsi raporu düzenledi. Suçlanan isim Ahmet Toprak ise "Tamamı asılsız iddialar. Kayda değer birşey varsa savcı davayı açar" dedi.

Toprak Holding’in kurucusu Halis Toprak geçtiğimiz 3 Ocak günü 78 yaşında, Fransa’nın Nice kentinde kaldığı evde yaşamını yitirdi. Toprak’ın vefatı sonrası savcılığa kritik bir başvurunun yapıldığı oraya çıktı. Toprak’ın kızı Aysel Duruk, babasının vefatından hemen sonra Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı’na ‘şüpheli ölüm’ iddiasıyla başvuruda bulundu. Savcı Bülent Bozkurt’un 2016/375 numaralı dosyasında dikkat çekici ayrıntılar yer aldı.

YURTDIŞI ÇIKIŞ YASAĞI KONULSUN
Duruk’un avukatı Yaşar Ağsu’nun hazırladığı savcılık başvuru dosyasında, Ahmet Toprak, ‘olası kastla adam öldürme’, Fransa’daki evde Toprak'a hizmet eden Emine Ü. ise bu suça ‘iştirak’le suçlandı. İkili hakkında yurtdışına çıkış yasağı konulması istendi. Savcılığa yapılan başvuruda özetle şu iddialara yer verildi: Halis Toprak demans (bunama) hastasıydı. Bu hastalık 3. evresine gelmiş durumdaydı. Bu durumu, hem Adli Tıp Kurumu’nun verdiği raporlar hem Nice Üniversitesi Hastanesi’nin 31 Aralık 2015 tarihli raporu ortaya koyuyor.

KONSOLOSLUK PERSONELİ DE TANIK
Ancak, durum böyleyken, Halis Toprak, İstanbul’da açılan vasi atanması davası sonrası telaşla Fransa’ya kaçırıldı. İstanbul Sulh Hukuk Mahkemesi, kızı Aysel Duruk’u vasi olarak atadı. Ancak Duruk, babasının kaldığı eve gittiğinde, hizmetçi Emine Ü., Ahmet Toprak’ın talimatı sonrası kendisini eve almadı. Kızı, eve kadar gitmesine karşın babasını görmeden kapıdan döndü. Bu duruma, Fransa’daki Türk Konsolosluk çalışanı Mari Colobert de tanık. Oysa Aysel Duruk’un amacı, babasını İstanbul’a getirip tedavi ettirmekti.

YANINA KİMSE YAKLAŞTIRILMADI
İstanbul’daki mahkemenin verdiği kararın, Fransa’da da tanınması için bu ülkede açılan davada kararın çıkmasına günler kala meydana gelen bu ölüm şüphelidir. Halis Toprak’ın ölümüyle vasi ataması davası da kapandı. Halis Toprak, Nice’deki evde adeta zorla tutuldu. Tam teşekküllü bir hastanede tedavi altına alınması gereken Toprak’ın kaldığı evde bir tek, yemek ve temizlik işleri yapan Emine Ü. vardı. Üstelik hizmetçi Ü. tek kelime Fransızca da bilmiyordu. Yer ve zaman idraki dahi yapamayan Toprak’ı, oğlu Ahmet Toprak, Fransa’daki evde tek başına bıraktı; kimseleri yanına yaklaştırmadı.

56f7de3467b0a95968209b09.jpg

ÖLÜME TERK EDİLDİ
Halis Toprak bile-bile ölüme terk edildi. Bu şekilde bakımsızlığa mahkûm edilen bir babanın bir süre sonra ilaç tedavisine de tepki vermeyeceğini düşünmek gerekir. Bu eylem, Ahmet Toprak bakımından olası kast ile adam öldürme, Emine Ü. bakımından ise suça iştiraktır.”

SAVCI İSTEDİ ATK RAPOR HAZIRLADI
Başvuruda, savcılığın talebi sonrası Adli Tıp Kurumu (ATK) Morg İhtisas Dairesi’nin hazırladığı 23 Şubat tarihli rapora da yer verildi. Rapora göre, karaciğerde iltihap görüldüğü, demans ile ilgili tespitlerin yapıldığı kaydedildi. Toprak’ın kan ve idrarında çıkan kimyasalların da, demans hastalığı için kullanılan ilaçlardan kaynaklandığı kaydedildi. ATK raporunun sonuç kısmında, ‘ATK Birinci Adli Tıp İhtisas Kurulundan görüş alınması uygun olur’ denildi.

BU SEVİYELER NORMAL
Otopsi raporunda, Toprak’ın kan ve idrarında yer alan baryum, kadminyum, arsenik ve krom gibi maddelerin yer aldığı kaydedildi. Raporu Hürriyet Dünyası için yorumlayan İstanbul Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nevzat Alkan, söz konusu kimyasalların normal seviyede olduğunu belirtti. Prof. Dr. Alkan “Cenazenin (Halis Toprak) kanında, çeşitli organların ve idrarında çok sayıda ilaç ve diğer elemenler tespit edilmiş. Ama bunların miktarın baktığımızda ölüme sebebiyet verecek seviyede olmadıkları görülüyor. Yapılan miktar analizler her insan vücudunda bulunabilecek seviyelere denk gelmektedir” dedi.

Bu haber toplam 1627 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.