1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. “BAKKALLAR BELEŞ EKMEK VERMİYOR”
“BAKKALLAR BELEŞ EKMEK VERMİYOR”

“BAKKALLAR BELEŞ EKMEK VERMİYOR”

Benli: "Partide tedbirler alınacak"

A+A-

Kıbrıs Postası’nın haberine göre, Gönyeli Belediye Başkanı Benli, daha önce de Genel Başkanlığa aday olan milletvekili Akansoy’un CTP kurultayı ile ilgili “Talat aday olursa desteklerim. Olmazsa aday olurum” açıklaması için, “Demokrasimizde genel bir sarsıntı var. Partimizde de bunlar yaşandığı için iç bütünselliğini güçlendirecek bir dizi yeni tedbirlere ihtiyacımız var. Ama şimdi kamuoyuyla paylaşma zamanı değildir” şeklinde konuştu.

Ahmet Benli, partisi CTP ile askıya aldığı ilişkilerine dair “sorunların çözüleceğine dair taahhüt ve işaretler vardır” diyerek buzların eridiğine dair sinyal verdi…

Benli, “İlişkilerimi askıya alma sebeplerinden olan belediyelerin sıkıntılarının çözüleceğine dair taahhütler ve işaretler var. Ben taleplerimizin sağ salim bir limana varılması için bu çıkışı yaptım ve varacağına dair inancım var. Başbakanın bu konunun çözümüyle ilgili verdiği bir de tarih var” dedi.

Kıbrıs Postası’na konuşan Benli, “yerel bir yönetici olarak ismimim çok siyasi anılmasından mutlu olmuyorum ama insanların bilmek hakkıdır ve bunu yineliyorum, ben CTP’den ayrılmadım, eğer bu çözülmezse ve ben devam etmeyeceksem siyasetten ayrılacağım” ifadelerini kullandı.

önemli açıklamalardan bulunan Belediyeler Birliği Başkanı ve Gönyeli Belediyesi Başkanı Ahmet Benli, Türkiye’den gelecek suyu, belediyelerin batmasını, partisi ile ilişkilerini askıya almasını ve seçimi değerlendirdi. Belediyelerin bugünkü batık durumunu değerlendiren Benli, şunları söyledi, “Yanlış yönetilen belediyeler, vergi toplamadan harcayan belediye başkanlarının belediyeleri batırdığı gibi. Merkezi hükümetlerinde yıllar içinde aldığı birçok kararlarla belediye bütçeleri batırılmıştır. Bunun çıkış yolu ise hiç tartışmasız vergilerin toparlanması, belediye başkanlarının gelir ve giderlerini kontrol altına almasıdır. Ama bu kayıpların ortadan kalkması içinde merkezi hükümetle birlikte belediyeler çalışmalı ve merkezi hükümet gerekli desteği belediyelere vermelidir” dedi.

“Bakkallar beleş ekmek vermiyor”

Belediyeler Birliği Başkanı ve Gönyeli Belediyesi Başkanı Ahmet Benli, Belediyelerin bütçelerinin denk olmak zorunda olduğunu söyleyerek, “Gelirlerinin giderlerini karşılamalıdır, eğer karşılamazsa ortaya batık belediyeler çıkar. Bu denklik de gelirlerinizi artırıp giderlerinizi kısarsanız şeklinde basit bir formüller sağlanabilmektedir. Belediyeler tüm devlet kurumlarında olduğu gibi kendi topladıkları gelirleriyle, vergileriyle ve harçlarıyla ayakta dururlar. Dolayısıyla belediye başkanları yerel gelirlerini popülist politikanın dışına çıkıp sağlamak zorundadırlar. Bakkallar beleş ekmek vermiyor. Belediyeleri batıran, beleş hizmet veren belediye başkanlarıdır. Tabi ki başkanların harcamaları da kazandıkları kadar yapmalıdırlar. Kısacası beleş ekmek olmayacağına göre hizmetin kalitesini de vergi oranları ve bunu engelleyen popülist istihdamlar belirler. Maalesef birçok belediyede belediyeleri batık duruma getiren başkanlarımız olmuştur ve belediyelerin de bugünkü duruma gelmesinin temel sebebi budur. Esas itibariyle tahsilâtların yeterince yapılamaması ve harcamaların özellikle personel giderleri ayağında kontrolsüz yapılması belediyelerin batmasının önemli sebeplerinden bir tanesidir ama tek sebep bu değildir” dedi.

“Belediyelerin en önemli gelir kaynağı erimiştir”

Benli, hükümetlerin aldığı kararların hayatın gerçeğine uymaması halinde sorun yaratacağını belirterek, “Bugüne kadar gelmiş geçmiş ve renkleri değişmiş hükümetlerin merkezi otoriteyi kendi bütçesini denkleştirmek için yaptığı değişiklikler arasında belediyelerin ödediği KDV oranını bir günde yüzde 5’ten yüzde 16’ya çıkardı. Örneğin; Gönyeli Belediyesinde ortalama yıllık yaratacağı 1 veya 1 bucuk milyon kaybın nerden karşılanacağını sormadan bu hareketi yapması belediyeleri batıran diğer bir noktadır. Belediyelerin batmasındaki diğer etkenlerden biri olan emlak vergileri, belediyelerin yerel gelirlerinin en önemli ayaklarından biri olmasına rağmen, yöneticisi Maliye Bakanlığıdır. Kısaca Maliye Bakanlığı yönetir geliri belediyelere kalır. Buna rağmen Emlak bilgileri en son 2006’da güncellenmişti, 2006’dan 2015’e kadar 9 sene geçmesine rağmen sabit kalan rakam erimiş bir rakam değimlidir. Belediyelerin en önemli gelir kaynağı erimiştir” şeklinde konuştu.

“Hükümetlerin kararlarları belediye batırılmıştır”

Benli, sözlerine şu şekilde devam etti; “Yanlış yönetilen belediyeler, vergi toplamadan harcayan belediye başkanlarının belediyeleri batırdığı gibi. Merkezi hükümetlerinde yıllar içinde aldığı birçok kararlarla belediye bütçeleri batırılmıştır. Bunun çıkış yolu ise hiç tartışmasız vergilerin toparlanması, belediye başkanlarının gelir ve giderlerini kontrol altına almasıdır. Ama bu kayıpların ortadan kalkması içinde merkezi hükümetle birlikte belediyeler çalışmalı ve merkezi hükümet gerekli desteği belediyelere vermelidir.”

“Belediyelerin sayısını azaltmak lazımdır”

Amerika’yı yeniden keşfetmeye gerek olmadığını söyleyen Benli, “Dünyada yenilenen yerel yönetim trendi tartışması vardır. İnsan hayatının kalitesini artırmakla ilgili incelemelerde bulunulduğunda yeniden yönetimin güçlendirilmesi gerçeği ortaya çıktı ve bu bağlamda dünya ve Türkiye bu gerçeği uygulamaya başladı. Buraya geldiğinizde de yerel yönetimler reformu değişikliklerinin yapılması lazımdır. Bunun birinci ayağı köylerin belediyelere bağlanmasıydı, bu tamamlandı ve tamamlanırken de siyasi bedellerini hükümet ödedi. 2’inci adım ise belediyelerin sayısını azaltılarak daha kurumsal daha verimli hale getirilmesi lazımdır. Yani imkânların daha etkili kullanılması, populizim batağından daha çok uzaklaştırılması gerekmektedir. Avrupa Konseyinde son Yunanistan raporunda 5 bin kusur sayıdaki belediye sayısı birinci etapta bin 500’e indirilirken, ardından 800 kusura indirdiler. Bunu Türkiye’de, Almanlar da, İngilizler de yaptı” şeklinde konuştu.

“Türkiye teşekkür ediyor ve hiç de yüksünmüyorum”

Su konusuna değinen Benli, Ülkemizde suyun acilen çözülmesi gereken, hayati, temel meselelerinden biri olduğuna dikkat çekerek, “1 bucuk milyar dolar gibi bir para Türkiye Cumhuriyeti tarafından harcanıyor. Bu Kıbrıslı Türklerin hayati öneme haiz sorunu çözmeye yönelik olarak bu adım bizim için çok önemli ve acildir. Ayrıca yatırım büyüklüğüne baktığımızda hem bu projeyi hayata geçiren, hem de yatıranlara Kıbrıs Türklerinin bir teşekkür borcu vardır. Ben kendi adıma Türkiye Cumhuriyeti Devletine teşekkür ediyorum ve hiç de yüksünmüyorum. Bunun yanında bu suyun nasıl yöneteceği konusunda çeşitli tartışmalar vardır, hatta zaman zaman siz yönetemezsiniz gibi onurumuzu rencide eden laflarda vardır. Ancak bu ne temenna edici ne de karşı gelici bir yaklaşımdır. Önemli olan bu suyun doğru yönetilmesidir. Bize göre doğru yönetmek bu su hizmetini halkımızın en kaliteli alması ve mümkün olan en uygun fiyata alması hedeflerden bir tanesidir. Doğru yönetilmenin yanında bu suyu yönetirken zaten sıkıntı yaşayan belediyelerimizi daha fazla batırmamakta önemli olan diğer bir noktadır. Son olarak ise su piyasasında dönen paranın rakamları büyüktür dolayısıyla bu paranın yurtdışına gitmemesi lazımdır eğer bu para yurt dışına giderse başta merkezi hükümetin bütçesi çökecek ve ülke fakirleşecek” dedi.

“Görevimiz sayın başbakanın eline dosya sunmaktır”

Belediyeler Birliği olarak hazırladıkları su projeyle başkalarının projesini ötekileştirmediklerine dikkat çeken Benli, “Hazırladığımız projeyle katkı koymaya ve temel sorumlulardan biri olarak ve iktidardaki bir partinin mensubu olarak çare üretmeye çalışıyoruz. Bu çalışmayı Belediyeler Birliğince yürüterek, çalışmamızı sonlandırmış bulunmaktayız. Ardından bu projeyi tartışmaya açmayı planlıyoruz, eğer alternatif varsa ki daha çok somut bir alternatif görmedim o zaman alternatiflerle mukayeseye, belki onlarla birleştirmeye, ya da rekabete açığız. 17 Mayıs günü projenin belediye başkanlarıyla ilgili kısımları onların bilgisine getirecek ve kalıbı geliştireceğiz. Son olarak da toplumun ve tarafların tartışmasına açacağız. Başbakanın su konusunda eğer elinde dosyası yoksa önüne konanı kabul eder, benim ve bizim görevimiz sayın başbakanın eline dosya sunmaktır ve bu bizim sorumluluğumuzdur. Dolayısıyla başbakanla çatışma değil, ona yardımcı olup olmama meselesi vardır. Meseleye çatışma kültürü olarak bakmamak, üretmeme olarak bakmamız lazımdır” diye konuştu.

“Başbakanın çözümle ilgili tarih verdi”

Gönyeli Belediyesi Başkanı Ahmet Benli, partisiyle ilişkilerini askıya almasının sebepleri olduğunu vurgulayarak, “Bu ülkenin belediyelerinin bazı sıkıntılarını aşması gerekiyordu. O günden bu güne duruşumuzda herhangi bir değişme yoktur. Ama partimle ilişkilerimi askıya alırım sözünün altındaki sebeplerin toplam sonucu şudur; Belediyelerin talepleri yerine getirilinceye kadar ve bu anlayış değişinceye kadar iki net ifadem vardır. Yani askıya alma durumu halen değişmemiştir. Ama bunların yapılacağına dair taahhütler ve işaretler vardır. Dolayısıyla o çıkışın bir olumlu etkisi vardır diye düşünüyorum. Ben bir yerel yönetici olarak ismimim çok siyasi anılmasından mutlu olmuyorum ama insanların bilmek hakkıdır ve bunu yineliyorum, ben CTP’den ayrılmadım, eğer bu çözülmezse ve ben devam etmeyeceksem siyasetten ayrılacağım. Şunu da belirtmek isterim ki benim partimle ilişkilerimi askıya almamın Cumhurbaşkanlığı seçimleriyle alakası yoktur, ben Sibel Hanımı net olarak destekliyorum. Ben taleplerimizin sağ salim bir limana varılması için yaptım ve varacağına dair inancım ve beklentim vardır. Başbakanın bu konunun çözümüyle ilgili verdiği bir tarih vardır” dedi.

“Sibel Hanım Cumhurbaşkanı olacak”

Cumhurbaşkanlığı seçimlerine de değinen Benli, elinden geldiğince Sibel Siber’e destek ve yardımcı olmaya çalıştığını belirterek, “İşimin yoğunluğundan ne kadar vakıfım bilmiyorum ama çevremden elime gelen istatistikî bilgilerden seçimin 2’inci tura kalacağını görüyorum ve 2’nci turda ise Sibel Hanımın Cumhurbaşkanı olacağını düşünüyorum” şeklinde konuştu.

“Konuşmak için erken”

Akansoy’un daha önce yaptığı CTP kurultayı ile ilgili “Talat aday olursa desteklerim olmazsa ben aday cıkarım” açıklamalarını sorduğunuz Benli ise şu cevabı verdi; “Konuşmak için erken olduğunu ve genelde ülke demokrasisine katkı koyan ve önde duran partiler başta olmak üzere partilerin kendi içlerinde yıpranmışlığı var. Daha önceki kurultaylarda ve seçimlerde yaşananlarda gördüğümüz gibi. Kıbrıs Türk Demokrasisinde bir sarsıntı var, partimizde de bunlar yaşandığı için partin kendi iç bütünselliğini güçlendirecek bir dizi yeni tedbirlere ihtiyacımız var diye düşünmekteyim. Benim buradaki teklifim iç huzuru ve bütünlüğü sağlayacak tedbirler varsa buna yönelik çalışmalar olmalıdır. Ama şimdi kamuoyuyla paylaşma zamanı değildir. Günü gelince paylaşırız.”

 

Bu haber toplam 362 defa okunmuştur
Etiketler : ,
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.