1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. BAZI KAFELERDE FUHUŞ İÇİN ÇOCUKLAR SATILIYOR
BAZI KAFELERDE FUHUŞ İÇİN ÇOCUKLAR SATILIYOR

BAZI KAFELERDE FUHUŞ İÇİN ÇOCUKLAR SATILIYOR

Lefkoşa Surlariçinde..

A+A-

CMIRS’in hazırladığı “Kıbrıs’ın Kuzeyinde Sosyal Risk ve Sorunlar” başlıklı makalede, Lefkoşa Surlariçi işaret edilerek tüyler ürpertici bir iddia ortaya atıldı:
 
Ergül ERNUR

Göç, Kimlik ve Hak Çalışmaları Merkezi (CMIRS) “Kıbrıs’ın Kuzeyinde Sosyal Risk ve Sorunlar” başlıklı bir makale hazırladı.

Çok yönlü araştırmalar ve anketlerden derlenen bilgiler sonucu hazırlanan makalede, Lefkoşa Surlariçi'nde bazı internet kafelerde çocukların satıldığı öne sürüldü.

Makalede, mülakatlarda özellikle Lefkoşa Surlariçi bölgesinde bazı internet kafelerin kız ve erkek çocukları, fuhuş amacıyla satıldıkları yerler olduğunun görüldüğü bilgisi yer aldı.

Makale, 2015 yılı içerisinde sosyal hizmet uzmanları, öğretmenler, polisler, sağlık görevlileri, psikologlar ve bölgelerde muhtarlar ve diğer ilgili yetkililerle gerçekleştirilen mülakatlara ek olarak mevcut anket çalışmalarının ilgili bölümlerinden alıntılanmış verilerle hazırlandı.

Bu çalışma, acilen detaylı olarak ülke genelinde riskli ve sorunlu bölgelerin tespit edilip haritalandırılması gerektiğini ortaya koydu.

Sosyal risklerin soruna dönüşmeden önlenebilmesi için politikalar geliştirilmesi gerektiğinin vurgulandığı makalede, en büyük risk alanları da tespit edildi.

Uyuşturucu kullanımı patlama yapacak

Uyuşturucu kullanımının önümüzdeki yıllarda patlama yapmasının beklendiği ifade edilen makalede, yüksek uyuşturucu kullanımının hem kullanıcı yaşı, hem de satıcı ve kullanıcı profilinin, alınması gereken fakat alınmayan önlemlerden dolayı değiştiğinden söz edildi.

Güzelyurt bölgesinin uyuşturucu trafiğinde sorunlu bir bölge olduğunun ortaya çıkarıldığı makalede, uyuşturucu kullanımı-satışının ortaokul seviyesine kadar düştüğü ve daha da düşmekte olduğunun uzmanlar tarafından ortaya konduğu ifade edildi.

Makalede, özellikle belirli okullarda ve bölgelerde bu sorunun çok daha yoğun şekilde yaşandığından söz edilerek çok sınırlı personel ve bütçeyle, bu sorunlarla mücadele eden kurumların daha etkin ve donanımlı hale getirilmesi gerektiğinin ortaya çıktığı belirtildi.

12-14 yaş grubundaki kızlar evden kaçmaya meyilli

CMIRS Direktörü Mine Yücel, 12/13/14 yaş grubundaki kızlarla ilgili uzmanlar ve bölgelerde yaptıkları mülakatlar sonucunda özellikle bu yaş grubundaki genç kızların, aile ve toplum baskısından dolayı evden kaçma ve mağdur olmaya daha açık hale gelme gibi riskle karşı karşıya olduğunu belirtti.

Yücel, bu noktada, aile içi şiddet yanında ailelerin çocuk ve ergen psikolojisi, kadının toplumdaki yeri ve geleneksel aile yapıları ve bunun getirdiği baskıların bu grup üzerindeki etkilerinin incelenmesi gerektiğini söyledi.

Çocuklarımıza bağırıyoruz, hafif de olsa tokat atıyoruz

Ülkede sosyal risk ve sorunların temelinde, aile-çocuk yetiştirme tarzı yattığını ifade eden Yücel, anketlerin çocuğa yönelik şiddet, istismar ve ihmalin geleneksel çocuk yetiştirme tarzının bir boyutunu oluşturduğu şeklinde algılandığını gösterdiğini söyledi.

Yücel, ankete katılanların yüzde 30’unun çocuğa bağırmayı kabul edilemez bulduğunu ifade ederek yüzde 70’inin bunu ender de olsa yaptığını ortaya koyduğunu belirtti.

Yücel, “Çocuğa hafif de olsa tokat atmayı” ankete katılan herkesin, nadiren de olsa yapılması kabul edilen bir şey olarak gördüğünü, çocuğun cezalandırılması amacıyla harçlığından kesinti yapılmasının ise kabul edilmez bulunduğunu belirtti.

Sosyal riskleri artıran en büyük faktörlerden biri

Mine Yücel, çocuğun şımartılması, her istediğinin maddi olarak yerine getirilmesinin ergenlik çağında tatminsizlik sorunlarına ve uyuşturucu kullanımına daha açık hale gelmesine yol açtığını ifade etti.

Çocuklar arasında sosyal riskleri artıran en büyük faktörlerden birinin, anne veya babanın bazen evden uzak olması olduğunu belirten Yücel, kırsal alanlarda yüksek işsizlik oranlarından dolayı bu sorunun daha yaygın şekilde gözlemlendiğini söyledi.

Çocukların enerjisini yönlendirebileceği faaliyet eksikliği var

Mine Yücel, çocuklarla ilgili sorun alanlarını şöyle sıraladı:

“Çocuk ihmali: Bu bir yaşam şekline dönüşmüştür.

Aile sıcaklığı giderek daha da eksilmektedir: Geçim sıkıntısı nedeniyle çocuklar bunun eksikliğini yaşamaktadır.

Çocuk yetiştirmede bilgi eksikliği de, çocuk haklarının ihlal edilmesinde bir etkendir. Çocuklarda değersizlik duygularının yerleşmesine sebep olan birçok faktör, aile tarafından yetiştirme döneminde ‘ekilen tohumlardır’.

Çocukların enerjisini yönlendirebileceği faaliyet eksikliği de sorun yaratmakta ve çocukların riskli aktivitelere yönelmelerine sebep olmaktadır.

Bazı bölgelerde çocuklarda çeteleşme var

Özellikle yurtdışından ülkemize gelmiş ebeveynlerin burada doğmuş çocuklarının kimlik bunalımı ve toplum içerisinde kendilerine tam olarak bir yer edinememe sorunu ile karşı karşıya kalmalarından dolayı suça itildikleri ve çeteleştikleri bazı bölgeler olduğu da gözlemlenmiştir.

Vatandaş olmayanların engelli çocukları hiçbir hizmet alamamaktadırlar.”

Sosyal risk grupları

Yücel, sosyal risklerin en yaygın olarak görüldüğü gruplardan da bahsetti:

“Gurbetler; kaçak işçiler ve onların çocukları; vatandaşlığını alamamış ve/fakat burada doğmuş çocukları; çocuk/genç çeteleri; mülteciler; mevsimlik işçilerin çocukları; kırsal bölgelerde ekonomik sorunları bulunan aileler; aile içi şiddetin gözlemlendiği aileler; engelli ebeveynlerin çocukları; çalıştırılan çocuklar; okula gönderilmeyen çocuklar; boşanmış aile çocukları; bakımsız, ilgisiz beslenme eksikliği bulunan çocuklar; fiziksel istismar gören çocuklar; enerjisi yüksek bulunup da uyuşturucu/yatıştırıcı ilaçla tedavi edilen çocuklar; öğretmenler arasında da bilinç eksikliği olduğundan ve sorunlu çocuğu okulda görmek istemeyen okul idarelerinden dolayı okuldan uzaklaştırılan çocuklar.

Fakat sayılan gruplar kesinlikle sosyal risklerin bunlarla sınırlı kaldığı anlamına gelmemektedir.”

İnternet kafelerde çocuklar satılıyor iddiası

Mine Yücel, bu çalışmada ortaya çıkan en büyük sorunları şöyle sıraladı:

“İnsan ticareti; işçi sağlığı ve güvenliği; internet kafelerde çocukların satılması. Gerçekleştirdiğimiz mülakatlarda özellikle Lefkoşa Surlariçi bölgesinde bazı internet kafelerin kız ve erkek çocukların fuhuş amacı ile satıldıkları yerler oldukları bilgisi ortaya atılmıştır; mevsimlik işçiler- işçi istismarı ve yeni kölelik; aile içi şiddet; sokakta çalışan, sokakta yatan ve sisteme dahil olmayan çocuklar en büyük risk taşıyan gruplardır.”

Suç işlemiş çocukların cezaevine gönderilmesi

Yücel, ülkemizde sadece çocuklarla ilgilenen polisin olmaması ve çocuk ıslah evinin bulunmamasının önemli bir sorun olduğunu söyledi.

Suç işlemiş çocukların cezaevine gönderildiğini belirten Yücel, bu durumun çocukların daha büyük suçları öğrenip de daha sofistike suçlular olması için bir adım olduğunu ifade etti. Yücel, cezaevine gönderilerek suçlu damgası yiyen bir çocuğun, toplumumuzda sosyal olarak sağlıklı bir gelecek kurabilmesinin kolay olmadığını vurguladı.

Yücel, “Bu da onu suça daha açık hale getirmektedir. Cezaevinde edindiği bağlantılar ile çocuk suç dünyasına devlet eli ile teslim edilmektedir” dedi.

Üniversiteler ve ülkemizdeki yatırım modeli sosyal sorunları artırıyor

Üniversiteler ve ülkemizde yatırım modelinin de sosyal sorunların artmasına sebep olduğunu ifade eden Yücel,

sınırların daha iyi kontrol edilmesi ve ülke nüfusunun kontrol altına alınmasının sosyal sorunların ve suçların giderilmesi adına önemli olduğunu vurguladı.

Yücel, “Toplamda 80 ile 85 bin arasında olduğu söylenen yüksek öğretim öğrencilerinin, ülkedeki üniversitelerde devamlılık aranmaksızın kayıt edilip, denetiminin yapılmaması, özellikle insan ticareti ve/veya organ ticareti olasılıklarını gündeme getirmektedir. Kamu sağlığı ve sosyal sorunlar açısından da risk alanları oluşturan bu konunun sosyal etki analizinin detaylı şekilde yapılması gerekmektedir” dedi.

Ülke olarak belli bir kalkınma modelimiz olmadığını belirten Yücel, casino, gece kulüpleri, üniversite, eko/turizm, yaşlı/sağlık turizmi gibi farklı alanlarda yatırımların teşvik edilmeye çalışılırken, yeterli olmayan sağlık, trafik, elektrik ve su altyapımızdan dolayı artan nüfusun getirdiği sorunlarla boğuşulduğunu söyledi.

Yücel, hayat kalitemizden bu kadar ödün vererek artan sağlık sorunları ile boğuşarak ekonomiye çekilmeye çalışılan unsurların hayatımıza ne kattığını ve aynı zamanda neleri alıp götürdüğünün daha iyi anlaşılması gerektiğini ifade etti.

“Sosyal etki değerlendirme çalışmaları zorunlu olmalı”

   Mine Yücel, ülkemizde çok daha detaylı şekilde sosyal risklerin ortaya çıkarılması ve gereken önlemlerin alınması gerektiğini belirtti.

Ülke politikalarının belirlenmesinde mutlaka sosyal etki değerlendirme çalışmalarının zorunlu hale getirilmesi gerektiğini vurgulayan Yücel, alınan tüm kararların ilgili sosyal gruplar üzerindeki olası etkilerinin gözden geçirilmesi ve olası olumsuz etkilerinin önlenmesi gerektiğini söyledi.

 

Sosyal etki değerlendirme nedir, neleri kapsar?

Yücel, sosyal etki değerlendirmesinin, alınan kararların (ekonomik, siyasi, mimari, planlama vs) toplumun etkilenecek kesimleri üzerindeki etkilerini ölçmeye yarayan bir değerlendirme çalışması olduğunu belirtti.

Bu çalışmanın tahmin üretme değil, bilimsel yaklaşımla atılacak adımların olası etkilerini önceden belirleyip, önlem alma veya kararları bu durumlar göz önünde bulundurularak tasarlandığını ifade eden Yücel, bu değerlendirmenin çevre etki değerlendirme çalışmalarıyla benzeştiğini belirtti.

Yücel, “Yapılacak yatırımların çevre, sağlık, sosyal yaşam, kültür, toplumsal cinsiyet gibi birçok farklı alanda ne gibi etkileri olacağını önceden belirleyip, uygulayıcı kurumların bu yönde bilinçlendirilmesini sağlar. Olası riskleri önceden belirleyip önlem alma yanında uygulayıcıların da teknik donanım olarak daha hazır bir şekilde programlarını yürütmesi ve daha etkin ve katılımcı programlar tasarlanmasına yardımcı olur” dedi.

Sosyal etki çalışmaları yanında insan hakları etki çalışmalarının da insan hakları yaklaşımına önem veren kurum/ülke/örgütler tarafından benimsendiğini ifade eden Yücel, birçok ülkede, sosyal etki değerlendirme çalışmalarının yapılması planlanan yatırımlar için zorunlu kılındığını söyledi.

Yücel, insan hakları etki çalışmalarının ise henüz bu denli yaygın olarak kullanılmadığını ifade etti.

Kıbrıs Gazetesi

 

Bu haber toplam 3763 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.