1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. BEKTAŞ: "TAKVİME RİÂYET EDİN, GECİKMEYİN"
BEKTAŞ: "TAKVİME RİÂYET EDİN, GECİKMEYİN"

BEKTAŞ: "TAKVİME RİÂYET EDİN, GECİKMEYİN"

Bektaş: "Takvime riâyet edin, gecikmeyin"

A+A-

 

Pek çok tespit, teşhis ve vaat barındıran hükümet programında yer alan “çevre” konularını, Çevre Mühendisleri Odası (ÇMO) Başkanı Nilden Bektaş değerlendirdi ve hükümete özellikle takvimleme konusunda uyarılarda bulundu…

Hükümetin takvimleme konusunda verdiği sözleri yerine getirebilmesi için geç kalmak üzere olduğunu ifade eden Bektaş, yıllardır güdülen yanlış politikaları, yasa tanımaz icraatları, ekonomik kaygılarla verilen yanlış kararları, günü kurtarmaya yönelik yapılan hataları hatırlattı ve çevre örgütlerinin elektrik santrallerinin yarattığı sağlık sorunları gibi bazı konularda özellikle sabrının tükendiğini söyledi.

Nilden Bektaş, “programda taahhüt edilen konuların yerine getirilmesi için ayrı ayrı birçok kuruma görev düşüyor. Hükümet başarılı bir dönem geçirmek istiyorsa tüm kurumların uyum içinde çalışmasını sağlamak zorunda” diyerek uyardı.

“Bildiğimizi söylemeye, denetlemeye ve üzerimize düşen her görevi yapmaya devam edeceğiz” diyerek Kıbrıs Postası’na değerlendiren Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Bektaş’a göre hükümet programında yer alan ve gerçekleştirileceği ifade edilen konuların ön çalışmalarının bir an önce başlaması gerekiyor…

Öte yandan bazı belediyeler, ‘özerklik’ diyerek yasa tanımamaya ısrarla devam ediyor…

Hükümet programında yer alan vaatleri tematik olarak tarayıp ilgililerden görüş alarak okuyucuya aktarmaya devam ediyor...

Hükümet programında özellikle “çevre” konularında paragraflar dikkat çekiyor.

Pek çok tespit, teşhis ve vaat barındıran hükümet programında yer alan “çevre” konularını, Kıbrıs Postası için Çevre Mühendisleri Odası (ÇMO) Başkanı Nilden Bektaş değerlendirdi.

Bektaş, hükümet programında yer alan maddelerin geçmişe kıyasla oldukça zenginleştirildiğini ancak takvimleme konusunda verilen sözlerin yerine getirilmesi için geç kalınmak üzere olduğunu söyledi.

Örnek olarak programın bu kategoride ilk maddesini hatırlatan Oda Başkanı Bektaş, “İlgili sivil toplum kuruluşları, çevre örgütleri ve odalardan oluşturulacak Çevre Danışma Kurulu da söz verildiği üzere bir an önce oluşturulmalıdır” dedi.

Yıllardır güdülen yanlış politikaları, yasa tanımaz icraatları, ekonomik kaygılarla verilen yanlış kararları, günü kurtarmaya yönelik yapılan hataları hatırlatan Bektaş, ülkemiz çevre örgütlerinin özellikle Elektrik santrallerinin yarattığı sağlık sorunları gibi bazı konularda sabırlarının tükendiğini ifade etti.

Öte yandan Bektaş, “programda taahhüt edilen konuların yerine getirilmesi için ayrı ayrı birçok kuruma görev düştüğü görülmektedir. Hükümet başarılı bir dönem geçirmek istiyorsa tüm kurumların uyum içinde çalışmasını sağlamak zorundadır” diye uyardı…

Takvimlenmeye alınan işlerin yapılması için geç kalınıyor”

Kıbrıs Postası için CTP-BG-UBP Hükümet programında yer alan çevre ile ilgili vaatleri değerlendiren Nilden Bektaş şöyle dedi; “Programda, Çevre hakkında yazılan maddelere baktığımız zaman, geçmiş yıllara oranla çok daha zengin olduğunu görmekteyiz. Çevrenin birçok bileşenine yer verilmiş olması ve Ülkedeki kronikleşen birçok sorunun çözümü için yapılacak çalışmaların takvimlemeye koyulması gibi detaylar da programı zenginleştirmektedir. Hal böyle iken elbette ki beklentimiz de oldukça yüksek olmakta, süreç hızla işlemekte, takvimlenmeye alınan işlerin yapılması için verilen sözlerin yerine getirilmesini için geç kalınmaktadır.

Size olumlu ve olumsuz gördüğüm bir kaç örnek verebilirim; CTP BG-UBP Hükümetinin kurulmasının üzerinde henüz kısa bir zaman geçmiştir ancak yerine getirilmesi gereken bazı çalışmaların henüz başlamadığını görmekteyiz. Programda taahhüt edilen birçok husus için çalışmalara bir an başlanmalıdır. Örneğin, programın ilk maddesi olan Çevre Politikası’nın hayata geçirilmesi ile ilgili somut adımlar görmek istiyoruz. Hükümet’in bu politika çerçevesinde icraatlarına sürdürmesi büyük önem arz etmektedir.”

Elektrik santrallerinin yarattığı sağlık sorunları… “Sabrımız kalmadı”

“İlgili sivil toplum kuruluşları, çevre örgütleri ve odalardan oluşturulacak Çevre Danışma Kurulu da söz verildiği üzere bir an önce oluşturulmalıdır. Kurulun, sorunların dile getirilmesi ve ortak akla uygun hareket edilmesi konusunda büyük getirileri olacaktır. Ancak, Bakanlıktan henüz böyle bir çağrı almamamız ve çalışmaya ilişkin herhangi bir bilgilendirmenin olmaması tarafımızdan olumsuz karşılanmıştır. Kurulun bir an önce oluşturulması ve hatta söz verildiği üzere yasal bir zemine oturtulması için çalışmaların bir an önce başlaması gerekmektedir. Yine bir başka konu ise, Hükümetin icraatlarına başlar başlamaz Teknecik ve Kalecik Aksa elektrik santrallerinde kaliteli yakıta geçiş konusunda erteleme kararı alması hayal kırıklığı yaratmıştır. Söz konusu santrallerin içler acısı durumunu bir nebze olsun iyileştirecek olan kaliteli yakıta geçiş çalışması öncelikli konular arasında yer almalıydı. Başta bölge halkı olmak üzere tüm Kıbrıs’ı olumsuz etkileyen elektrik santrallerinin yarattığı sağlık sorunları artık bekletilmeye tahammülü olmayan bir konudur. Hükümet bu konuda Ocak 2016’yı hedef belirlemiştir, bu hususta şartnamelerin hazırlık aşamasında olduğu bilgimizdedir. Ancak hedef tarihe ulaşılabilmesi için bu çalışmaların hızlandırılması gerekmektedir. Aksi halde hedef gösterilen tarih geldiğinde elektrik kurumunun içinde bulunduğu ekonomik çıkmaz, kurumun sorunları vb. gibi konuların öne sürülerek bu çalışmanın yine ertelenmesi kaçınılmaz olacaktır. Çevre örgütleri olarak artık sabırlar tükenmiştir, bu nedenle bu çalışmanın önemini bir kez daha hatırlatmakta fayda görüyorum…”

Ön çalışma başlamalı…

“Programda yer alan ve yapılacak - edilecek denilen konuların ön çalışmalarının bir an önce başlaması gerekmektedir. Örneğin, katı atık verilerinin toplanmaya başlanmasına bir önce geçilmelidir. Programda yer alan ve Güngör için seçilecek bertaraf yöntemine karar verilmeden önce en az 12 ay izlenmesi gereken veriler vardır. Tüm bölgelerde eş zamanlı olarak başlaması gereken çalışmalar vardır. Bu hususun da gözden kaçmaması ve bir an önce çalışmaya başlanması gerekmektedir.”

Devletin kendi projelerine ÇED raporu istemesi olumlu bir gelişme”

Nilden Bektaş, devletin kendi projeleri için de ÇED raporu istemeye başlamasının oldukça olumlu olduğuna işaret ederek sözlerini şöyle devam etti; “Toprak kirliliği, atık su kirliliği, deniz kirliliği, taş ocakları gibi diğer sorunların da çözümüne yönelik atılması gereken adımların çalışmalarının bir an önce başlaması gerekmektedir. Tüm bunların yanında olumlu gelişme olarak gördüğüm noktalara gelince bir kaç tane sayabilirim; devletin kendi projelerine ÇED Raporu istemeye başlamasını olumlu olarak söyleyebilirim. Ercan Havaalanı için ÇED Raporu hazırlanması gerektiğini uzun zamandır dillendiriyorduk. Her ne kadar da bölgedeki dere için her şey olup bittikten sonra bu rapor hazırlanmaya başlasa da bundan sonra atılacak adımların daha fazla denetim altında yürütülmesine olanak sağlayacaktır. Hazırlanmakta olan rapor, halkın bilgilendirmesine getirildiğinde bizler de eksik gördüğümüz noktaları söyleme hakkına sahip olabileceğiz. Benzer çalışmayı diğer projeler için de bekliyoruz. Çevre Yasası altında çıkarılması öngörülen tüzük çalışmalarına da hız verilmiş olması önemlidir. Söz konusu tüzüklerin Bakanlar Kurulu onayına sunulmadan yasa gereği ilgili paydaşlarla paylaşılarak çalışmaların devam etmesi gerekmektedir.

Önceki Hükümet döneminde de Ülkesel Fiziki Planın onaylanıp hayat bulması son derece önemlidir. Planın ön gördüğü çalışmaların da bir an önce başlaması gerekmektedir”

Tüm kurumlar uyumlu olmak zorunda aksi halde…

“Çevre sorunları uzun yıllardır o kadar kronik ve çözülemez hale gelmiştir ki tüm sorunların bir anda çözülmesini beklemek hayalcilikten öteye geçmez, ancak bu sorunlar toplum sağlığını o denli bozmuştur ki çevre sorunları bana göre ülkedeki en önemli sorunlar haline gelmiştir. Yıllardır güdülen yanlış politikalar, yasa tanımaz icraatlar, ekonomik kaygılarla verilen yanlış kararlar, günü kurtarmaya yönelik yapılan hatalar sorunları sürekli olarak tetiklemiştir.

Tüm bu keşmekeş arasında sürekli olarak gözden kaçan bir husus vardır; o da sorunların çözümünün tüm kurumların sorumluluğunda olduğudur. Çevre, hiç bir zaman tek bir kurumun üstlenmesi ve çözmesi gereken bir konu olarak görülmemelidir. Dikkat edilecek olursa programda taahhüt edilen konuların yerine getirilmesi için ayrı ayrı birçok kuruma görev düştüğü görülmektedir. Hükümet başarılı bir dönem geçirmek istiyorsa tüm kurumların uyum içinde çalışmasını sağlamak zorundadır. Kurumlar da buna uymak zorundadır. Bu kurumların başında da yerel yönetimler gelmektedir. Yerel yönetimler, kendilerini bu Hükümet programından ayrı tutmamalı, üzerine düşen tüm sorumlulukları layıkıyla yerine getirmelidir. Hükümet de sürekli olarak ‘denetleyici’ görevini yerine getirmelidir…”

Belediyeler özerklik diyerek yasa tanımıyor”

Belediyelerin yasa-tanımazlığına değinen Bektaş, “Hal böyle iken bizdeki Belediyeler ‘Özerklik’ kavramını farklı yorumlamakta, maalesef birçok konuda yasa tanımazlığa kadar varan icraatlarını sürdürmektedir. Örneğin Esentepe’de yaşanan olaylar bunun en bariz örneği olmuştur. Çevre örgütlerinin uyarması ile durum fark edilmiş ve hemen müdahale edilmiştir, ancak bu denetim mekanizmasının kendi içinde yürümesi ve bizlerin uyarmasına gerek kalmaması gerekmektedir.

Ben, Ülkedeki hemen hemen tüm Belediyelerde bu sorunun yaşandığını söyleyebilirim, güzel çalışmalar yapan Belediyeler de vardır ancak, örnek bir Belediye gösterin deseniz bunu maalesef gösteremem” dedi.

Teknik personel ve donanım gerek…”

Bektaş, hedeflere ulaşabilmek için gerekli teknik personel ve donanıma da işaret etti.

Bektaş sözlerini şöyle tamamladı; “Programda yer alan maddelerin yerine getirilmesi için tüm kurumların üzerine düşen görevleri eksiksiz yerine getirmesi gerekmektedir. Her zaman söylediğimiz gibi de tüm bu çalışmaların yürütülmesi, bahsedilen politikaların ve denetimlerin oluşturabilmesi için yeterli teknik personel ve donanım sağlanması gerekmektedir. Ayrıca bir kez daha hatırlatmak isteriz ki teknik bilgiye yeterli düzeyde sahip olan Çevre Mühendislerinden daha çok faydalanılması, gerek merkezi hükümette gerekse yerel yönetimlerde Çevre Mühendislerinin istihdamının sağlanması gerekmektedir.

Tüm bu çalışmaların en iyi şekilde yapılması için çevreye bütçe ayrılması da olmazsa olmazlar arasındadır. Bütçe çalışmalarının başlayacağı döneme yakın olduğumuz bu günlerde ciddi çalışmalar yapılması gerekmektedir. Programın uygulanmasına olan inancımızın artması için buna ihtiyaç olduğu gözden kaçmamalıdır. Sürecin hızla işlediği unutulmamalı, çalışmalara hız verilmelidir. Bizler çevre konusunda her noktada bildiğimizi söylemeye, denetlemeye ve üzerimize düşen her görevi yapmaya devam edeceğiz”

Kıbrıs Postası

 

Bu haber toplam 615 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.