1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. BİR ÖLÜYLE UYUR GİBİYİZ
BİR ÖLÜYLE UYUR GİBİYİZ

BİR ÖLÜYLE UYUR GİBİYİZ

Mağusa İnisiyatifi sözcülerinden Serdar Atai, Kıbrıs’ta evlilikte kırkıncı yıllarına giren çiftlerin, “Bir yastıkta 40 yıl” sloganıyla özel bir kutlama yaptığına değinirken Mağusalılar’ın 39 yıldır kucaklarında “Kapalı Maraş cesediyle” uyumak zorunda kal

A+A-

Serdar Atai Maraş’ın iadesini veya açılmasını bütünlüklü çözümün bir parçası olarak görenlerden yakınırken, Kıbrısın kuzeyinde binlerce yıllık tarihi geçmişe sahip olan bölgelerin isimlerinin değiştirilmesine de tepki gösterdi.

Mağusa İnisiyatifi sözcülerinden Serdar Atai, yaptığı açıklamada kapalı Maraş’la geçen 39 yılı değerlendirdi.

T-shirt mesajı

Üzerinde duran bir kuş resmi ile rakam ve yazıyla 39 yazılmış bir T-shirt giyen Serdar Atai, kuşun kanatlarının ikiye bölünmüş Mağusa kentini sembolize ettiğini, kanatlardan birinin yani Maraş kanadının kırık olmasından dolayı bu kuşun uçamadığını, 39’un ise kapalı Maraş’tan dolayı geleceği tutsak alınmış Mağusa kentinin 1974 yılından bu yana süregelen çilesini simgelediğini söyledi.

Kıbrıs’ta evlilikte kırkıncı yıllarına giren çiftlerin,  “Bir yastıkta 40 yıl” sloganıyla özel bir kutlama yaptığını belirten Atai, Mağusa halkının kucağında bir ceset olan Maraş’la 39 yıl boyunca zoraki yatıp kalkmaya mahkûm edildiğini ve bunun nesini kutlayabileceklerini sordu.

Serdar Atai, günümüzde gelinen noktada ancak Gazimağusa’nın kırkıncı mevlidini okutabileceklerini öne sürdü.

Karısının cesediyle uyuyan Vietnamlı

Vietnam’da Le Van isimli bir kişinin 10 yıl karısının cesediyle yatıp kalktığı için dünya medyasının ilgi odağı olduğunu ve halen akıl sağlığının sorgulanmakta olduğunu anlatan Serdar Atai, Japonya’da Dr. Chimezie Osuigwe isimli bir kişinin 2003 yılında annesini kayıp olarak bildirdiğini ancak 10 yıldan sonra annesinin cesedini yaşadığı yerde sakladığının anlaşıldığını söyledi.

Serdar Atai, yine Münih’te ölen annesinin yasını tutan bir genç kızın 8 ay boyunca aynı dairede annesinin cesediyle uyuduğunu, istisnasız tüm bu insanların psikopat olup olmadığının tartışıldığını ifade etti.

Atai, bu konuda rekorun muhtemelen Mağusa bölgesinde yaşayan biz Kıbrıslı Türklere ait olduğunu, çünkü 39 yıldır kapalı Maraş gibi bir cesetle üstelik de kendi rızamızla değil zorla yaşamaya mahkûm edildiğimizi öne sürdü.

Akıl ve ruh sağlığı

Verilen örneklerdeki insanların akıl ve ruh sağlığından şüphelenildiğini anlatan ve “Mağusa halkının akıl ve ruh sağlığı acaba ne durumdadır?” diye soran Serdar Atai, akıl ve ruh sağlığımızla yıllar boyunca sistematik bir biçimde oynanmasından kimin sorumlu olacağını, BM’nin mi, AB’nin mi yoksa garantör devletler olan İngiltere, Türkiye ve Yunanistan’ın mı olacağını düşünmemiz gerektiğini istedi.

Serdar Atai,“Maraş Bütünlüklü Çözümün bir parçasıdır” diyen siyasilerin ve buranın Osmanlı “vakıf malı” olduğuna dair iddia öne süren bölge dışındaki bazı derneklerin, Mağusa kentinin gerçekleriyle uzaktan yakından alakası olmadığın kaydetti.

Atai, bu siyasilerin Mağusa halkının görüşünü temsil etmediğini söyledi. Bu siyasilerin hem iç kamuoyuna hem de dış dünyaya yanlış mesajlar verdiklerini, bahse konu derneklerin ise Maraş’ı sağılacak bir inek gibi görerek, tek taraflı kazanım elde etme peşinde koştuklarını öne süren Atai, bu kişi ve derneklerin insan merkezli ve toplumlararası barış ile uzlaşma eksenli evrensel düşünceden yoksun olduklarını iddia etti.

Kamuoyu araştırması yapıldı

Mağusa bölge halkıyla, Mağusa İnsiyatifi adına yaptırdıkları kamuoyu araştırmasının sonuçlarını pek yakında medyayla ve halkla paylaşacaklarını belirten Serdar Atai, çıkan sonuçların bölge halkının beklentilerini net bir şekilde ortaya koyduğunu söyledi.
 

Maraş-Ağdam benzetmesi

Azerbaycan’dan ülkemize davet edilen Azeri milletvekillerine de seslenen Atai, “Maraş’a iyi bakın, size söylenenlere de çok inanmayın. Maraş’la, Yukarı Karabağ’da Ermenistan’ın 20 yıldır hayalet kente çevirdiği Ağdam’ın aynı kaderi paylaştığına şahit olacaksınız. Çünkü Türkiye’nin tutsak aldığı Maraş’la, Ermenistan’ın tutsak aldığı Ağdam’ın kaderi arasında hiçbir fark yoktur” şeklinde konuştu.

“İsimler değiştirilmemeliydi”

Mağusa İnisiyatifi sözcüsü Atai, Kıbrıs’ın kuzeyinde kabul edilmez bir diğer uygulamanın da binlerce yıllık tarihi geçmişe sahip yerleşim yerlerimizin isimlerinin, 1974 sonrasında bir çırpıda değiştirilerek kültürel kimliklerine ait izlerin yok edilmeye çalışılması olduğunu söyledi.

En çarpıcı örneklerinden birinin Galatya köyü olduğunu, Orta Avrupa kökenli Kelt kavmine mensup Galatların Antik Çağ’da Orta Anadolu’da yerleştikleri bölgeye Galatya adını verdiklerini bildiren Atai, Galatlar’ın MÖ 279 yılında İstanbul’a indiklerini Bizanslılarla yaptıkları pazarlık sonucu kış ayını orada geçirdikten sonra bir grubun kıştan sonra da orada kalarak yaşamlarını sürdürdüklerini kaydetti.

Serdar Atai, Galata bölgesi olarak bilinen bölgenin isminin Galatlardan geldiğinin söylendiğini, Galatlar’ın Kıbrıs adasına 1500’lü yıllarda göç ettiğini ve bugünkü Galatya bölgesine yerleştiklerinin düşünüldüğünü dile getirdi.

Kıbrıs’ta Galatya’nın adı Mehmetçik olarak değiştirilirken, İstanbul’daki Galata bölgesine neden Mehmetçik bölgesi denmediğini soran Serdar Atai, Galata Köprüsü ile Galata Kulesi’nin isimleri de Mehmetçik Köprüsü ve Mehmetçik Kulesi olarak niye düzeltilmediğini

Atai, “İlla ki bir yerlerin ismi değiştirilecekse önerim, Maraş’ın adının Kahraman-maraş olarak değiştirilmesidir. Çünkü Maraş 39 yıldır yağmalansa da, yıkılsa da, dökülse de herşeye rağmen ayakta kalmayı başarmış ve zulme karşı kahramanca halen direnmeye devam etmektedir” diye konuşarak sözlerine son verdi.

Kıbrıs

Bu haber toplam 756 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum