1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. BU NE YAMAN ÇELİŞKİ!
BU NE YAMAN ÇELİŞKİ!

BU NE YAMAN ÇELİŞKİ!

2. Cumhurbaşkanı Talat, Türkiye’deki olumlu veya olumsuz her gelişmenin adada da hayat bulduğunu söyleyerek bunun “taklitçilik” olduğunu vurguladı.

A+A-

“Ülkedeki Türkiye taklitçiliğinden usandım” diyen 2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Türkiye’de ne olursa aynısının adada gerçekleştirilme çabalarını anlayamadığını belirtti. Dünyanın diğer ülkelerinde yaşananların hiçbirinin ülkemizde gündem oluşturmadığını ancak olumlu veya olumsuz Türkiye’deki her gelişmenin adada da hayat bulduğunu kaydeden Talat, “hem bağımsızız diyoruz hem taklitçilik yapıyoruz, bu ne yaman çelişki” dedi. ADA TV’de Erçin Şahmaran’ın Gündeme Bakış Programı’na katılan Talat, gündeme bomba gibi düşecek konular hakkında açıklamalarda bulundu.

‘RUM BASINI ÇÖZÜME ENGEL OLUYOR’
Türkiye ile ilişkiler başta olmak üzere, Kıbrıs sorununda Rum tarafının tutumu ile ilgili açıklamalarda bulunan 2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, ülkemizde askerliğin kısaltılmaması gerektiği düşüncelerine yer verdi. Bağımsızlık sözleriyle Türkiye taklitçiliğinin yapıldığını ifade eden Talat, ayrıca halkın çelişkiler içerisinde kaldığını anlattı. Kıbrıs sorununda herhangi bir umut ışığı görmediğini de aktaran Talat, Rum basınını ise çözüme engel olmakla suçladı. Talat’ın konuşmasından satır başları şu şekilde…

BU NE YAMAN ÇELİŞKİ!
“Türkiye taklitçiliğinden usandım bıktım. Türkiye’de ne olsa aynen burada o konuşulur. Öğrenci yurtları ile ilgili bir mesele çıktı ben ne olduğunu bile anlamadım bütün gün bu konuşuluyor basında. Sendikalar bildiri yayınlıyor. Banane yahu. Ben Türkiyeli miyim? Kusura bakmayın ben Türkiyeli miyim? Almanya’da, Yunanistan’da, İran’da bir şey olur Amerika’da bir şey olur bağırmazlar Türkiye’de oldu mu Türkiyeli rolüne bürünür herkes. Sonra da biz bağımsızız derler. Sen onun işine neden karışıyorsun o zaman? Ne kadar çelişkiler içinde bir halk olduk biz! Neden Türkiye’de olanlar bizi bu kadar ilgilendiriyor sebep ne? Hele sol demokratları hiç anlamıyorum.

‘KAYNAK GÖSTERİN’
“Bir şeyin yapılmasını isterseniz kaynağını göstermeniz gerekiyor. Bazıları kaynağını gösteriyor, daha çok vatandaş yapalım diyor. İlan edelim Türkiye’ye gelin vatandaş olun askerliğinizi burada yapın diyorlar. Bu söylediklerimle askerliğin kısaltılmasına karşı çıkıyorum anlamıyla bir sürü eleştirilerle karşılaşıyorum. Laf değil bunlar. Ben slogan atacak yaşı çoktan geçtim. Ben gerçekçi olmak zorundayım. Askerliğin tamamen kaldırılması ve profesyonel askerliğe geçişe çeşitli sakıncalara rağmen karşılığım yoktur. Memur maaşlarını bile öderken para istemek zor iken profesyonel askerliğin de mi maaşını isteyeceğiz? Askerliği kısaltırsak daha fazla nöbet daha fazla eziyet kalanlara süre içerisinde veya bunu yapmayacaksak zaten her yeri barış kuvvetlerine verdik sonra da bağımsızız biz diyelim”

‘KIBRIS SORUNUNDA SOMUT BİR ADIM YOK’
“Henüz somut bir umut ışığı ortaya çıkmış değil. Vatandaşın günlük ekonomik yaşamını da sosyal durumunu da, psikolojik durumunu da etkileyen en önemli sorun Kıbrıs sorunudur. Bu sorunda tıkanıklık var. Bu ne kadar devam edecek bilemiyorum. Nasıl bir umut var, ben öyle bir umut da göremiyorum. En büyük umudum Kıbrıs sorununda umut görmektir ama yok. Rum tarafı ortak deklarasyon üzerinde duruyor, laf ola görüşme yapmayız diyor. Bu konu çok vatandaş tarafından belki yutulacak hap gibi görülür ama biz bunları çok yaşadık. Bugün bir çerçevede anlaşırsınız ama sizin niyetiniz var mı anlaşmaya? Varsa bir ortak metin birkaç metinlik bir iştir. Farzedin ki anlaştınız, ne olacak? Defalarca ortak metin yayınladık. Benim Hristofyas ile 3-4 tane ortak metnim var. Çözümün parametreleri bellidir. Ortak metin dedikleri metin aslında sorunun çözümünün parametrelerle ifade edileceği bir şey olacaktır. Zaman kazanma bir de mümkünse pozisyonla görüşmelere başlama. Ortakları tatmin etme. DİKO’yu tatmin etme çok önemli bir şeydir. Peki sonrasında görüşmeler? Atalarımız ‘şeytan ayrıntıda gizlidir’ demiş.”

‘EŞİTLİK KABUL EDİLMELİ’
“Egemen eşitliğimizin kabul edileceği bir çözüm istiyoruz deniliyor. Böyle bir şey yok literatürde. Kıbrıs sorununun müzakere literatüründe yok. Fikirlerle öngörülen Kıbrıs Cumhuriyeti tek egemenliğe sahip bir devlettir, egemenlik iki toplumdan eşit mi kaynaklanır deniliyor? Literatürde olan bir şey olsun ki birileri tepki göstermesin boşu boşuna. Kıbrıs’ta federasyon federal bir çözüm daha öngörülmeden ya da yeni yeni tartışılırken ortaya çıkmış anlaşmalardır. Ne var ki onların içinde? Doruk anlaşmalarını fersah fersah aşmış durumdayız.”

‘HRİSTOFYAS’IN DESTEĞE İHTİYACI VAR’
“Hristofyas’ın ortaklarının desteğine ihtiyacı var. O ortakları iç konularda yanında tutmaya devam etmek içiçn tavır ortaya koyuyor olabilir. Anastasiadis’in yaklaşımları son derece risklidir. Uluslararası tanınmışlığını kullanarak Kıbrıs Türk tarafını baskı altına almaya çalışmaktadır. Bizim Anastasiadis ile bir telefon görüşmemiz olmuştu, 5 ay önce bir yemek organizasyonu önerdi kendisi, daha sonra ertelendi. Yakın bir zamanda kendisiyle görüşmedik.”

‘TELKİNLER’
“Rum basınını takip etmeyin yanılırsınız. Kimisi iktidarın yönlendirmesiyle, kimisi başka güçlerin yönlendirmesiyle yazar. Hristofyas, Talat anlaşması da bize yetmiyor, yetersizdir demek için iktidar belki de basına sızdırmıştır. Telkin etmiş ve yazdırmıştır. Futbol kulüpleri bile siyasetin içindedir Rum tarafında. Rum basını ise Kıbrıs sorununun çözümünü engeller genelde. Kıbrıs Türk basını böyle değildir. Kıbrıs Türk basını çözümden yanadır, ezici çoğunluk ve satılan gazeteler olarak düşündüğünüzde birçok kişi çözümden yanadır. Rum basınında bu öyle değildir, çoğunluğu çözüm istemez.”

‘SORUN ÇÖZÜLMEDEN ÖNÜMÜZ AÇILMAZ’
“Kıbrıs sorunu çözülünceye kadar bizim önümüz açılmaz. Zaman zaman propaganda olması için söyleriz bir şeyler. Ne kadar bekleyeceğiz de dedim. Ama oturup şapkayı koyduğunuzda görürsünüz ki bu işin içinden çıkış çok zordur. Biz izolasyonların kaldırılmasını istedik. Çünkü Kıbrıs Rum tarafı önününe konulan planı kabul etmedi. Onlar kabul etmedi diye biz neden izole olmayı kabul edeceğiz dedik. Bu işin bir haddi hududu var dedik. İzolasyonların bir miktar zayıfladığını gördük yaşadık ama o kadar. Arkası gelmedi orda durdu her şey. Hele cicim ayları geçtikten sonra hayatın gerçeği bunlar demeye başladı diplomatlar. Hayat bu diyorlar, gerçek bu diyorlar. Bu gerçekleri doğru yorumlamak doğru değerlendirmek ve her zaman için gerçeklerden hareketle elde edileceğin en iyisini elde etmeye çalışmak hedef olmalı. Siyasi kişiler buna özen göstermelidir. Sıradan yurttaşlarımız değişik değerlendirmeler yapabilirler. Bu tamamen yanlıştır bu tamamen doğrudur noktasına gelebilirler. Tanınma noktasına çıkmalıyız diyebilirler. Bu başarılabilir mi siyasetçiler düşünür.”

Star Kıbrıs

Bu haber toplam 772 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.