1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. BU TAZMİNATLARI KİM ÖDEYECEK?
BU TAZMİNATLARI KİM ÖDEYECEK?

BU TAZMİNATLARI KİM ÖDEYECEK?

Her konuda anlaşılsa da, 30 milyar doları aşan tazminatın kaynağı büyük merak konusu;

A+A-


Kıbrıs’ta, çözüm için en kritik maddelerden biri olan “mülkiyet” gündemde. KKTC’deki Türkler ‘Ev benim, geri vermem’ diyor. Güneyde, hak talep eden her 10kişiden 8’i ise evini ve toprağını değil, tazminat istiyor. Her konuda anlaşılsa da, 30 milyar doları aşan tazminatın kaynağı büyük merak konusu.

Milliyet, Kıbrıs’ta okuyucusuna daha hızlı ulaşmak için Lefkoşa’da basılarak dağıtılmaya başladı. Kıbrıs’ta Milliyet’in gücünü artırmak adına başlatılan bu hamlenin devamı, Ada Temsilcimiz Sefa Karahasan yönetiminde hazırlanacak olan günlük Kıbrıs sayfalarıyla gelecek.

Bu proje için önceki gün Kıbrıs’taydık. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) Başkenti Lefkoşa’da düzenlediğimiz davette siyaset ve iş dünyasının önde gelen temsilcileriyle bir araya geldik.

Türkiye’de Gündem patlayan bombalar ve seçim hazırlıkları... KKTC’nin gündeminde ise Rum tarafıyla yürütülen görüşmeler bulunuyor. Başta KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı olmak üzere tüm yetkili isimlerden, sokaktaki vatandaşa herkesin dilinde bu konu var.

Türk ve Rum tarafları arasında yapılan son anlaşmalarla, önceden belirlenen maddeler üzerinden “birleşme” adına çalışmalar yürütülüyor. Kıbrıs’ın çözüm süreci olarak adlandırılan bu konuda önemli aşamalar da kaydediliyor.

Bununla birlikte ilgili maddeler arasında bulunan ve Cumhurbaşkanı Akıncı’nın “en zorlusu” dediği “mülkiyet” konusuna sıra geldi. Büyük bir tartışma konusu...

‘Evi, araziyi vermem’

Kuzey Kıbrıs’ta yaşayan kimse arazisini, evini Rumlara bırakmak istemiyor. Başka bir yer gösterilse veya bunun karşılığı para olarak tazmin edilse bile... Üstelik geçmişte güneyden gelirken bırakılan topraklar ve mülkler için Rum tarafıyla pazarlık masasına oturulmaması da eleştiri konusu.
“Birleşelim, biz de AB’ye girelim fikri güzel ama, iş vatandaşın kesesine dokunduğunda, evi, arazisi konu edildiğinde çalışmalar rafa kalkar, referandum yapılırsa ‘Evet’ çıkmaz” cümlesi, Kıbrıs’ın şu sıralar en favori tezi!

30 milyar $’lık yük

Tazminatlar denildiğinde, KKTC’nin önüne bu iş için 30 milyar doları aşacak bir faturanın çıkacak olması taşınacak yükün hiç de hafif olmadığını ortaya koyuyor. Kaynak noktasında “Türkiye ne diyecek?” merak konusu. Kaynak için Amerika, Avrupa ya da IMF fon sağlarsa durum değişir mi, bilinmez. Tabi tüm bunlar aşılsa bile Türkiye’nin askeri ve stratejik fikirleri nasıl aşılacak, işte o da ayrı tez konusu...

Konu ekonomi noktasında kritik eşiğe dayanmış gibi dursa da, adadaki çözüm sürecinin uzun ve tartışmalı bir dönemi beraberinde getireceği kesin gibi görünüyor. Bekleyip, ne olacak göreceğiz.
Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, geçmiş belediye başkanlığı tecrübesinden olsa gerek icraatçı bir isim. Birleşme olacağına da inanıyor. Akılcı davranmanın ve masayı deviren taraf olmamanın hesabını yapıyor.

‘Su’dan sebeplerle iş!

Hatta iki taraf arasında birleşmeyi beklemeden, günlük hayata etki eden birçok konunun çözümleneceğini düşünüyor. Türk tarafının güneye, Rumların kuzeye geldiğinde çalışmayan cep telefonu sorununun çözümü için çalışmaları başlatmış bile  bile...

Ortak projeler yapılacağı fikrini, Türk ve Rum müteahhitleri bir araya getirerek anlatıyor. İki tarafın müteahhitlerinin sadece Kıbrıs’ta değil, güçlerini birleştirerek Ortadoğu bölgesinde de iddialı projeler yapacağı günlerin yakın olduğunu ifade ediyor. Bu konuda somut adımların atıldığının müjdesini veriyor.

Rum tarafına, Türkiye’den gelen suyu bile ortak projeler için kullanabileceklerini, deniz açıklarında çıkması muhtemel doğalgaz işinde birlikte hareket edilebileceğini anlatıyor.


Yan gelip yatmıyorlar

Kıbrıs’ta hiç şüphesiz birleşme, AB’ye girme konusu önemli fakat bu dönem pek kısa sürecek gibi durmuyor. Bu yüzden hükümet de yan gelip yatmak, bunu beklemek yerine büyümek için iddialı projelere hazırlanıyor. İşte bu çalışmalardan biri de turizm alanında yapılıyor.

2016’nın Türkiye’de “Kıbrıs Yılı” ilan edilmesi için çalışmalar yürütülüyor. Kültür, turizm ve gastronomi alanında yapılacak tanıtımla KKTC’nin “keyif ve tatil adası” olarak anılması için çaba harcanacak. Böylece KKTC’nin “kumar adası” damgasını üzerinden atması hedefleniyor.

Milliyet

 

Bu haber toplam 690 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.