1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. BU YIL ÇÖZÜLEBİLİR...
BU YIL ÇÖZÜLEBİLİR...

BU YIL ÇÖZÜLEBİLİR...

Sendikalar, Kıbrıs sorununun bu yıl çözülebileceği görüşünde.

A+A-

Sendikalar, yarım asırdır süren Kıbrıs sorununun artık bitmesi gerektiğine işaret ederek, Türk ve Rum tarafının esnek davranarak, her iki toplumun da kabul edebileceği, yaşayabilir bir çözüme ulaşılması gerektiği görüşünde birleşiyor.

Sendika başkanları, Kıbrıslı Türklerin çözümsüzlüğe tahammülü kalmadığına dikkat çekerek, 2013 yılının Kıbrıs’ta barış yılı olabileceğini söyledi.

Güney Kıbrıs’ın 2013 yılının son çeyreğinde görüşmelerin başlamasını istediğine dikkat çeken sendikalar, iki liderin 29 Mayıs’taki buluşmasının, görüşmelerin daha erken başlayıp, çözüme ulaşmaya vesile olmasını diledi.

Sendika başkanları, Kıbrıs’taki çözüm sürecini değerlendirirken, dış güçlerin adanın kaynaklarını daha verimli kullanma gibi temel amaçları olduğunun da altını çizdi.

Başkanlar, Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rumların, barışa ve çözüme olan ihtiyacının, kapitalistlerin ve emperyalistlerin ihtiyacından daha önemli olduğuna da vurgu yaptı.

Bıçaklı: Arzumuz, 2013 yılı Kıbrıs’ta barış yılı olsun

Kıbrıs Türk İşçi Sendikaları Federasyonu (Türk-Sen) Genel Başkanı Arslan Bıçaklı, 50 yıldan beri süre gelen Kıbrıs sorununun artık bitme zamanının geldiğini belirterek, iki toplum liderinin yıllarca sürdürdüğü iki toplumlu görüşmeleri sonlandırmak için iki tarafın da esnek davranıp, her iki toplumun kabul edebileceği ve yaşayabilir bir çözüme ulaşılması gerektiğini kaydetti.

Bıçaklı, şunları kaydetti:

“Bu topluma yeniden herhangi bir savaş sürecine girebilecek pozisyonları yaşatmak doğru bir şey değildir. Kıbrıs adası, çok küçük bir adadır ama her iki toplumun da barış içerisinde yaşabileceği kadar da büyüktür. Türk-Sen olarak bizim yıllardan beri tavrımız hep barıştan yana oldu. Bundan sonra da barış sürecine katkı koyabileceğimiz herhangi bir nokta varsa, katkımızı koymaya devam edeceğiz. Arzumuz 2013 yılı Kıbrıs’ta barış yılı olsun”.

Elcil: Empoze çözüm kuvvetle muhtemel

Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) Genel Sekreteri Şener Elcil, Kıbrıs sorununun çözümü ile ilgili sürecin hızla devam ettiğini belirterek, iki toplumlu iki kesimli federal bir yapının kurulmasına dönük bir çözümün önümüzdeki dönemlerde dıştan empoze edilmesinin kuvvetle muhtemel olduğunu söyledi.
Kıbrıs sorununun varlığının Türkiye ile Yunanistan’ın bölge istikrarı ve NATO için potansiyel bir tehlike durumunda olduğuna işaret eden Elcil, “Bunu ortadan kaldırmak hem bölgemiz için, hem Türkiye-Yunanistan, hem de NATO için bir zorunluluktur. Burada temel mantık Kıbrıslıların yararı üzerine bir çözüm inşa etmek değildir. Kıbrıs sorununun temelde çözümünü isteyenler, bölgedeki hidrokarbon yataklarını sorunsuz bir şekilde Türkiye’ye ve Türkiye üzerinden Avrupa’ya pazarlamak isteyen çok uluslu şirketlerdir” dedi.
Şener Elcil, bölgede istikrarın talep edilmesinin altında yatan temel dürtünün, Avrupa’nın yüz yıllık ihtiyacını karşılamaya yeterli olacak kadar rezerve sahip hidrokarbon yatakları olduğunu belirtti.

Elcil, Türkiye, İngiltere, ABD ve Birleşmiş Milletler’in tüm güçleri ile Kıbrıs sorununu Annan Planı benzeri bir planla çözme peşinde olduklarını ifade ederek, şöyle devam etti:

“Gelecek olan çözüm, gevşek bir federasyon öngörmekte, garantörlüğü de NATO’nun şemsiyesine vermektedir. Türkiye’nin adanın kuzeyine sermaye ve nüfus aktarmasındaki acelecilik bunu göstermektedir. Mülkiyet meselesi, Mal Tazmin Komisyonu’nda ortaya konan tazminat, takas ve iade yöntemleriyle çözülecektir.

Türk ordusunun buradaki varlığı azaltılacak, İngiliz üstlerinden bir tanesinin NATO’ya devri ve burada bir miktar yabancı askerin bulunması öngörülmektedir. Bu plan, NATO’nun çok uluslu şirketlerin öngördüğü bir çözümdür.

Önemli olan Kıbrıslıların çözüm bulmasıdır, ama Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumlar bu konuda başarısız olmuşlardır. Özellikle Türkiye’nin temsilcisi durumunda olan bizim yöneticilerimiz, Kıbrıs Türk toplumunun siyasal iradesini çözüm masasına taşımaktan çok uzaktırlar.”

Gökçebel: Eksik olan tek nokta siyasi iradedir

Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS) Genel Sekreter Tahir Gökçebel, 1968 yılından beri toplumlararası görüşmelerde birçok konunun didik didik tartışılıp birçok konuda çözüm momentleri oluşturulduğunu belirterek, “Yeniden ABD’yi keşfetmek gerekmez. Eksik olan tek nokta siyasi iradedir” dedi.
Emperyalist yayılmanın ve paylaşımın arttığı Orta Doğu’da, Kıbrıs’ta bir uzlaşının aranacağı, özellikle NATO, AB ve Orta Doğu’nun şekillendirilmesinde rol alan güçlerin buna ihtiyaç duyduğunun görüldüğünü belirten Gökçebel, şöyle devam etti:
“Tabi, emperyalistlerin, kapitalistlerin çözüme olan ihtiyacı, ekonomik istikrar, bölge kaynaklarını daha verimli kullanma gibi temel amaçlar taşırken, bölgedeki halkların çözüm ve barışa ihtiyacı, daha az sömürünün olduğu, çatışmaların olmadığı normal bir duruma olan ihtiyacı kapitalistlerin ve emperyalistlerin ihtiyacından daha fazladır ve esas olan budur. Dolayısıyla oluşan konjonktürü, gerek Kıbrıs’taki hükümetler, gerekse çözümün partneri olan kesimler iyi değerlendirmelidir. Ufukta böyle bir zemin görülmektedir. Buna bağlı olarak atılması gereken adımlar bellidir. Halkların da buna ihtiyacı vardır”.

Gökçebel, bulunacak çözümle ilgili kuşkuları olduğuna da dikkat çekerek, “Ancak kuşkularımız, ihtiyaçlarımızı, halkların gerçek çıkarlarını ileriye taşımak için bizi adım atmaktan geri tutmamalıdır” dedi.

1960 Kıbrıs Cumhuriyeti’nin de NATO’nun ortaya çıkardığı bir çözüm modeli olduğunu hatırlatan Gökçebel, daha gerçekçi, daha uzlaşıcı bir zemin yaratılmış olsaydı Kıbrıslıların bugün kardeşçe, daha refah ve daha yaşanır bir adayı paylaşma fırsatı olacağına inanç belirtti.

Gökçebel, şöyle devam etti:

“En azından adamız bölünmüş olarak ve askerlerin kontrollerinde bir ada olmaktan çıkmış olacak. Bence halkların yaşadığı acıları ortak yaratacakları değerler ve çözüm anlayışları ile ortak çıkara dönüştürme şansları vardır. Ancak dediğim gibi olmayan ve bana göre halkları da temsil etmeyen maceraya sürükleyen siyasi isteksizlik ve iradesizlik değişmelidir. Bizim de örgüt olarak temel talebimiz, Kıbrıs sorununun ortadan kalkması, işbirliği, ortak çaba ve ortak vatan kavramlarının kalıcı bir şekilde barışa dönüşmesidir.”

Kaptan: Gençlerimizin ve halkımızın daha fazla tahammülü kalmamıştır

Kıbrıs Türk Amme Memurları Sendikası (KTAMS) Başkanı Ahmet Kaptan, çözümsüzlük sürecinde, Kuzey Kıbrıs’ta yaşanan ekonomik çöküntü ve yaşanan göçlerin Kıbrıs’ta yaşanan çözümsüzlükten kaynaklandığını belirtti.

Halkın çözümsüzlüğe tahammülü kalmadığına işaret eden Kaptan, şöyle devam etti:

“Maalesef Cumhurbaşkanımızın değişmesi ile birlikte siyasi duruşu ve Kıbrıs sorununa bakışı hepimiz tarafından bilinen mevcut durum için en iyi çözümdür diyen bir duruşu var. Bugünkü durumdan ötürü Kıbrıs Türkü’nün yaşadıkları orta yerde. Maalesef sayın cumhurbaşkanımız Kıbrıs sorununu çözme yönünde herhangi bir adım atmamakta ısrarlı, bir de karşısında şu anda adanın güneyinde değişen liderlikle Anastasiadis’in gelmesi ile birlikte bir bilinmeze doğru gitmekteyiz. Umarım öncelikle Kıbrıslıların dışındakilerin çıkarlarını değil, Kıbrıslıların çıkarını düşünen bir anlayış hakim olur ve görüşmeler başlar.”

Dilek: Bir uzlaşı noktasına geleceğimize inanıyorum

Kamu İşçileri Sendikası (KAMU-İŞ) Başkanı Sami Dilek, son dönemde Kıbrıs sorununun bir uzlaşı noktasına geleceğine inanç belirterek, Rum tarafındaki gelişen ekonomik krizin doğmasının ve Türk tarafındaki siyasi ve ekonomik gelişmelerin, ayrıca Türkiye’den su gelmesinin bir anlamda bazı mesajlar verdiğini anlattı.

Dilek, “Görüşmelerin son noktaya geldiğini görmekteyiz. Türkiye’nin de bu konuyla ilgili büyük çabası ve girişimleri barışın bir noktaya gelmesi konusunda büyük katkı yapıyor” dedi.

Dünyada gelişen ekonomik krizlerin dünyanın tekrar yeniden yapılanmaya ihtiyaç olduğunu gösterdiğini belirten Dilek, bu yapılanma içinde adada bir çözüm olacağı konusunda bir noktaya gelineceğine inandığını kaydetti.

Sami Dilek, şöyle devam etti:

“Bu yapılacak olan çözümün sürdürülebilir bir çözüm olması ve iki tarafın da memnun olabileceği ve bizim de kimliğimizin dünyaya tanıtılması ve dünyadaki yerimizi almamız adına çok önem arz etmekte. Temennimiz bu barışın ve çözümün gecikmiş dahi olsa bir an evvel olması ve artık Kıbrıs Türk’ünün de huzur bulması temennileriyle bekliyoruz. İnşallah, bir çözüm olur, tanınırız, güzel bir gelecek yapısı oluştururuz”

Latifoğlu: Kıbrıs sorununun çözüm zamanı gelmiştir

Hür İşçi Sendikaları Federasyonu (Hür-İş) Genel Başkanı Yakup Latifoğlu, Kıbrıs Türk tarafının 2013 yılının çözüm yılı olmasını talep ettiğine ve bu konuda adım atan bir duruş sergilediğine, ancak bir çözümün gerçekleşebilmesi için Güney Kıbrıs’ın da çözüm arzusu içinde olması gerektiğine işaret etti.

Latifoğlu, “Bazı açıklamalarına baktığımız zaman, güneydeki ekonomik sıkıntılara dayandırarak, çözümün hem güneyin yaşadığı sıkıntılara, hem de bizlerin dünyayla bütünleşmede yolumuzu açacağı ifade edilmekte. Güneyden yapılan açıklamalara baktığımız zaman, onlar 2013 yılının son çeyreğinde görüşmelerin başlamasını arzu etmekte” şeklinde konuştu.

Latifoğlu, 29 Mayıs’ta yapılacak olan iki liderin sosyal buluşmasının, görüşmelerin daha erken başlayıp erken çözüme ulaşmaya vesile olmasına dair inanç belirterek şunları söyledi:

“Çünkü Kıbrıs’ta yaşayan iki tarafın da çözümsüzlükten yararı değil, zararı söz konusudur. En büyük zararı da halklar görmektedir. Tam da bu aşama üzerinde Başbakan İrsen Küçük’ün yaptığı ziyaret bu konuda düşündürücüdür. ABD’de de Kıbrıs meselesine doğrudan taraf olma isteği şeklinde yorumlanmalıdır. Eğer Kıbrıs meselesiyle ilgili tarafların dışında dünyayı şekillendirmek isteyen ABD de doğrudan taraf oluyorsa artık Kıbrıs sorununun çözüm zamanı gelmiştir. Bu fırsatın Kıbrıs Türk ve Rumlar tarafından iyi değerlendirilmeli. Artık 50 yıla yakın süredir devam eden Kıbrıs sorununun çözümü için siyasi iradenin gösterilmesi gerekir.”

Özkardaş: Çözüme en fazla yaklaştığımız dönemdeyiz

Kıbrıs Türk Kamu Görevlileri Sendikası (Kamu-Sen) Genel Başkanı Mehmet Özkardaş,
Kıbrıs’ta, çözüme en yakın zaman diliminde olduğumuzu belirtti.

Özkardaş, “Gerek dünyadaki, gerek bölgemizdeki, gerekse Türkiye’nin konumu ve etkinliğinin artması, gerekse dünyadaki etkili devletlerin, Kıbrıs sorununun çözümsüzlüğünün çok uzun sürmesi ve sürekli Kıbrıs sorununun karşılarına çıkmasından bıktı” dedi.

Dünyadaki etkili devletlerin, Kıbrıs çevresinde bulunan petrol ve doğalgaz yataklarının kendi çıkarlarıyla da örtüşen bir pozisyona sokulması açısından çözüme daha istekli olduklarını belirten Özkardaş, Rum tarafına çok da tolerans gösterilmediğini kaydetti.

Mehmet Özkardaş, Kıbrıslı Türklerin çok kritik olan bu dönemde birlik beraberlik içinde olup yapısal sorunları en aza indirmesi gerektiğini söyleyerek, şöyle devam etti:

“Halkımızın ortak paydalarında Kıbrıs’ta siyasal eşitlik temelinde iki bölgeli ve iki kurucu devletten oluşacak ve egemenliğini iki kurucu devletten alacak Federal Birleşik bir Kıbrıs’ın çağdaş dünya içerisinde yer almasını sağlamak olmalıdır. Kıbrıslı Türkler türbünlerde oturup seyirci olmaktan çıkmalıdırlar. Biz umutluyuz. En fazla çözüme yaklaştığımız dönem budur.”

 

Kaynak: Kıbrıs

Bu haber toplam 427 defa okunmuştur
Etiketler : , ,
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.