1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. “CAMİLERİN ELEKTRİĞİNİ NİYE KESTİNİZ”
“CAMİLERİN ELEKTRİĞİNİ NİYE KESTİNİZ”

“CAMİLERİN ELEKTRİĞİNİ NİYE KESTİNİZ”

Kârının yüzde 51’nin Din İşleri Başkanlığı ve Vakıflar İdaresi arasında bölüştürmesi gereken Vakıflar Bankası’nın Kıb-Tek’e 55 milyon TL borç verdiğini hatırlatan Öğdü ve Çakır sordu:

A+A-

Camilerin elektriğinin kesilmesine Din Görevlileri Birliği ve Din-Gör-Sen’den yanıt geldi. Kamu kurum ve kuruluşlarının Kıb-Tek’e 575 milyon borcu olduğunu anımsatan sendika başkanları, 6 milyon 800 TL borcu olan camilerin elektriğinin kesilmesini manidar olarak nitelendirdiler.

Camilerin en yüksek dereceden ücretlendirildiğini kaydeden Din-Gör-Sen ve Din Görevlileri Birliği, sokak aydınlatma ücretlerinin de faturaya eklenmesinin anlaşılmaz olduğunu ifade ettiler. Vakıflar Bankası’nın kârının yüzde 51’inin Din İşleri ve Vakıfların olduğunu ancak Din İşleri’nin bundan pay almadığını ifade eden KKTC Din Görevlileri Başkanı Fahrettin Öğdü ve Din-Gör-Sen Başkanı Süleyman Çakır “Bu paranın ortak bölünmesi lazım. Ayrıca Kıb-Tek’in Vakıflar Bankası’na 55 milyon lira borcu var. Camilerin parasıyla kurulmuş bu bankanın en fazla borç verdiği yer Kıb-Tek. Ve bu kurum camilerin elektriğini kesti!” şeklinde konuştu.

Din İşleri Başkanı Talip Atalay’ı yıpratmaya yönelik çalışmalar yaptıklarını da ifade eden Öğdü ve Çakır, Din İşlerinin, kuruluşundan bu yana ilk kez atılım yaparak itibar kazandığını, bunların bazı kişileri rahatsız ettiğini, Talip Atalay’ın bazı şeyleri sorgulamasından rahatsız olan kişiler olduğunu söyledi.

Camilerinin elektriğinin kesilmesi üzerine konuşan KKTC Din Görevlileri Başkanı Fahrettin Öğdü ve Din-Gör-Sen Başkanı Süleyman Çakır, mabetlerin elektriğinin kesilmesinin kabul edilemez olduğunu belirtti. Diğer kamu kurum ve kuruluşların Kıb-Tek’e 575 milyon borcu olduğunu ifade eden Öğdü ve Çakır sözlerini şöyle sürdürdüler:

“BU BİR ŞANTAJDIR”
“Niçin başka yerlerin elektriği kesilmiyor da, camilerin kesiliyor? Elçilik ödesin diye yapıyorlar. Bu bir şantajdır. Din İşleri Başkanlığının bütçesinde böyle bir ödeme kalemi yok. Camilerle ilgili her iş Vakıflar İdaresi’ne bağlı. Bakımını, elektriğini Vakıflar İdaresi üstlenmişti. Oysa Anayasanın 6. Maddesi, F fıkrası gereği camilerin tadilatını Din İşleri’nin yapması gerekir. Bunlar Din İşleri Başkanlığı’nca yapılsaydı, bunlar yaşanmazdı.

“VAKIFLARLA İKİ EŞİT KURULUŞUZ AMA…”
Vakıflar İdaresi paramız yok diyor ama 40 dükkan yaptılar. Soruyoruz bu dükkanlar kime verilecek? Kime kiralanacak? Vakıfların geliri var. Bakın bir kuruş elektrik borcu var mı Vakıfların? 65 personeli var, sıkıntı yok. Orada her şey tamam. Oysa biz iki eşit kuruluşuz. Vakıflar Bankası’nın kârının yüzde 51’i Din İşleri ve Vakıflarındır. Bu paranın ortak bölünmesi lazım. Bundan hiç verildi mi? Bunları sorgulayınca “istenmeyen adam” ilan ediliyorsunuz.

“KIB-TEK’İN VAKIFLAR BANKASI’NA 55 TRİLTON LİRA BORCU VAR”
Kıb-Tek’in Vakıflar Bankası’na 55 trilyon lira borcu var. Camilerin parasıyla kurulmuş bu bankanın en fazla borç verdiği yer Kıb-Tek. Ve bu kurum camilerin elektriğini kesti!.

“SARAY OTEL’İN PARASI NEREDE”
Saray otel 33 milyon TL’ye özelleştirildi. Parası nerede? Parayı bloke etmişler, çalışanların maaşını garantiye almak için! Ayrıca cami tadilatlarında da birçok sıkıntı var. 30 caminin dokusunu bozup, tahtalarını sökmüşler. Kimse bir şey sormuyor. Kaybolanlar, denetimsiz ihaleler…

“BENTER DE KUCAĞINDA BULDU”
Ancak bu durumda yeni başkan İbrahim Benter beyi suçlayamayız. Onlar da bu sorunu kucaklarında buldu.

“DİN İŞLERİ BAŞKANI’NA YÖNELİK İDDİALAR MAKSATLI”
Ayrıca, Din İşleri Başkanı bunu sorgulamaya kalkınca bazı çevreler rahatsız oldu ve karalama kampanyası başlattılar. Din İşleri’nin ilerlemesini ve istikrarlı bir kurum haline gelmesini hazmedemeyen bazı çevreler, asılsız iddialar ve karalama kampanyalarıyla saldırılar yapmaktadırlar. Kurum, Sayın Talip Atalay’la itibar kazanmıştır. 2011 yılına gelene kadar yazık ki Din İşleri Başkanlığı’nda kayda değer bir gelişme yaşanmamıştır.

“KURUMA TSE KALİTESİ GETİRDİ”
Ana hatlarıyla sıralayacak olursak; Atalay, Din İşleri Başkanı olarak tarihinde ilk defa tüm camileri ziyaret edip, din görevlileriyle görüşmüştür. İhtiyaç duyulan araçlar Sayın Atalay’ın girişimiyle Türkiye’deki resmi kurumların katkılarıyla alınmıştır. Din Hizmetlerinin kalitesini yükseltmek için, 30 personelimiz dünyada ilk defa (dini bir kurum olarak) TSE Kalite Yönetim Sistemi Eğitimi almış, TSE ve Başkanlığımız arasında sözleşme imzalanmış ve uygulamaya konmuştur. Kurumda eğitim seferberliği başlatılmış, yok denecek kadar az olan (sadece üç kişi) ilahiyat mezunu sayısı bugün 50’ye yaklaşmıştır. Sivil toplum örgütleriyle kurulan yapıcı ilişkilerin dışında, BM yetkilileri ve Güney Kıbrıs’taki dini liderlerle yaptığı görüşmeler BM raporunda olumlu övgüler almış, Cenevre görüşmelerine katılmış, barış sürecinde önemli görevler üstlenmiştir. Tüm bunlardan başka birçok hizmet ve icraatı vardır Başkanımızın. Dolayısıyla aleyhine çıkan tüm haberler maksatlıdır.

“93 YILINDAN BERİ YASAMIZI DEĞİŞTİREMEDİK”
Din İşleri Başkanlığı’nda 10 kadrolu, 250 kişi kadrosuz çalışıyor. 10 yıldır yasa götürüyoruz, Sihirli bir el geri çekiyor. Geylerin yasasının bile geçtiği Meclis’ten, Din İşleri’nin yasası geçmedi. Yanlış anlaşılmasın, o yasalar da çıksın ama bizim yasamız da çok önemli.

Star Kıbrıs

Bu haber toplam 552 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.