1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. CENNETTEN BİR PARÇA
CENNETTEN BİR PARÇA

CENNETTEN BİR PARÇA

Cennetten bir parça

A+A-

Kıbrıs’ın baharı en güzel Girne Lapta’da yaşanıyor. Bahar aylarının müjdeleyicisi, birbirinden özel ve güzel çiçekler, renkleriyle baharı karşılıyor.

Lapta Başpınar’da turizme kazandırılmayı bekleyen muhteşem bir bahçe var.

Kıbrıs’a özgü Medoş Lalesi olarak bilinen Kıbrıs lalesi (Tulipa cypria), Kıbrıs Kazteresi (Arabis Cypria), Sent Hilarion Lahanası (Brassica Hilarionis), Kıbrıs Karanfili (Dianthus Cyprius) ve Lapta Damkoruğu (Sedum Lampusae) gibi endemik bitkiler bu bahçede koruma altına alındı.

Bu bahçenin mimarı Sanatçı, Öğretim Görevlisi Hikmet Uluçam, tam bir doğa sevdalısı. Grafik tasarım alanında uğraş veren Uluçam, soranlara “bahçeciyim” diyor.

1980’li yıllarda Lapta Başpınar bölgesindeki harabe halindeki evi keşfeden Hikmet Uluçam, şimdilerde o evi cennetten bir parça haline getirdi.

Doğada yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalan, ülkemize özgü endemik bitkiler Hikmet Uluçam gibi değerli isimler tarafından koruma altına alınıyor.

Bahçe, Hikmet Uluçam’ın tabiriyle ‘Kaktüs Bahçesi’ olarak biliniyor.

Bahçeye ilk girişte uzun bir yol boyunca Kıbrıs’a özgü endemik bitkilerden ‘Tavşan Kulağı’ ve ‘Sıklamenler’ karşınıza çıkıyor, muhteşemliğiyle göz kamaştırıyor.

Bu bahçedeki endemik bitkilerin hikayesini Hikmet Uluçam’a sorduk.

“Medoş Lalesi tohumlarını topluyorum”
Hikmet Uluçam, ekim- kasım aylarında çıkan ve sıcakların başlamasıyla solmaya başlayan Kıbrıs’a özgü endemik bitkilerin tohumunu topladığını ve bir sonraki yıl yeniden ektiğini anlattı.

Kıbrıs Türk halkı arasında ‘Medoş Lalesi’ olarak bilinen Kıbrıs lalesi (Tulipa Cypria), zambakgiller (Liliaceae) familyasından Kıbrıs adasına özgü endemik bir lale türü olan ve adanın kuzeyinde Tepebaşı köyü ve Avtepe köyü civarında, güneyinde ise Akama yöresinde yetişen lale de Hikmet Uluçam’ın bahçesinde yer alıyor.

Medoş Lalesi üretimi yapan Uluçam, tohumların filizlenmesi ile yeniden hayat bulduğunu söyledi.

Endemik bitkilerin yanı sıra tam bir kaktüs koleksiyoncusu olan Uluçam, yurt dışına her çıktığında çeşitli kaktüsleri de beraberinde getirdiğini anlattı.

Kaktüs bahçesinin turizme kazandırılmasını isteyen Uluçam, birçok turistin araştırma yaparak bahçeyi gelip gördüğünü belirtti.
 
“Doğa katlediliyor”
Ülkemizde endemik bitkilerin önemine değinen Uluçam, endemikler konusunda bilinçli olunmadığını ve her geçen gün yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalındığını vurguladı.

Çevreye karşı duyarlılığın yetersiz olduğunu ifade eden Hikmet Uluçam, ormanların içine moloz yığınları döküldüğünü, 100 yaşındaki zeytin ağaçlarını yakmak için kesildiklerini ve doğada katliam yaşandığını dile getirdi.

Turistlerin ve yerli halkın bahçesini tanıması için bir projesi olduğundan bahseden Uluçam, “Gençler, öğrenciler, yerli halk ve turistler endemik bitkilerle birlikte olmanın keyfini yaşayacak” dedi.

 “Büyüleyici bir güzellik, hayran kaldım”
Diğer yandan Hikmet Uluçam ile söyleşimizi gerçekleştirdiğimiz sırada kaktüs bahçesinin bir de ziyaretçisi vardı.

Latince bahçe anlamına gelen Hortus dergisinin Editörü İngiliz David Wheleer da Hikmet Uluçam’ın kaktüs bahçesini ziyaret etmek için gelen isimlerden biriydi. Bahçeye hayran kaldığını belirten Wheleer, bahçenin fotoğraflarını çekerek dergisinde yer vereceğini söyledi.



 

Kıbrıs

 
Bu haber toplam 698 defa okunmuştur
Etiketler : , , , ,
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.