1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. CİDDİYET YOK
CİDDİYET YOK

CİDDİYET YOK

Ülkenin tanınmış diş hekimlerinden, eski milletvekili Gülin Sayıner, Meclis’in verimli çalışmadığını,

A+A-

Gülün Sayıner, Diş hekimliğinde 50 yılını dolduran ve emekliye ayrılan, saygın bir isim. Uzun yıllar mesleği gereği toplumla iç içe oldu. UBP çatısı altında değişik görevlerde bulunan Sayıner, bir dönem de milletvekilliği yaptı.

Sayıner, şimdiki Meclis’in pek verimli olmadığını, ciddi çalışmaların görülmediğini söyledi.

Sayıner, kendisine yöneltilen soruları şöyle yanıtladı:

Soru: Siyasete ne zaman başladınız ne zaman ara verdiniz?...

Yanıt: Ben Ulusal Birlik Partisi’nin (UBP) kuruluşundan beri partinin her kademesinde görev yaptım. 1976 yılından itibaren UBP’nin  Merkez Yönetim Kurulu’nda  (MYK), Parti Meclisinde (PM) Kadın Kolları Başkanlığı , İlçe Başkanlığı gibi görevlerde bulundum. 1990 yılında seçime girdim,

O dönem partimde yaptığım çalışmalar Sayın Eroğlu’nun takdirini kazandı herhalde beni kontenjandan aday gösterdi ve kazandım. Bir dönem vekillik yaptım. Bence seçilenler de bir süre vekillik yapmaları lazım öyle hop diye Bakan olmamalılar.

1994 yılında seçimlere tekrar girdim ve kazanamadım. O zamanlar ikiye bölünmüş bir parti olarak seçimlere girmiştik ve seçmen bu tür olayları affetmez. Ben de liste dışı kalanlar arasında oldum insanlar tercihlerinde oy vermediler. Daha sonra UBP’de Kadın Kolları Başkanlığı görevime bir süre daha devam ettim ve kendimi emekliye çıkardım.

1998 yılında aktif politikayı bıraktım. Ama Demirel’in bir sözü vardır: Politikanın tek kapısı var girilir ama çıkılmaz.

Bu bizim ülkemiz için çok geçerli bir sözdür. Bizde toplumun her ferdi siyasetin içindedir bir şekilde. Ben de öyle.

Soru:Siyaset öncesinde ne iş yapıyordunuz, şimdi ne yapıyorsunuz?..         

Yanıt: Diş hekimiydim. 50 yıl kendi mesleğimi yaptım ama aktif siyasette iken biraz aksamalar durağanlık olmuştu.

Soru:Ekonomik durumunuz nasıl?

Yanıt: Geçinebiliyorum. Sosyal Sigortalardan emekli oldum. Üç buçuk  yıl vekillik yaptığım için  hizmetlerin birleştirilmesi yasası beni kapsamadı. Eğer beş yıl yapsaymışım kapsarmış enteresan bir uygulaması var.

Çocuklar Londra’da çalışıyor

Soru:Bakmakla yükümlü olduğunuz kimseler var mı?

Yanıt:Üç oğlum var fakat onlar kendilerini ekonomik olarak kurtardılar. Büyük oğlumu Londra’da trafik kazasında kaybettim. Diğeri Londra’da diş hekimidir. Üçüncüsü de yine Londra’da Avukatlık yapıyor. Eşim ve ben buradayız.

Soru:Son zamanlarda ciddi bir sağlık sorunu yaşadınız mı?

Yanıt: Yaşamadım. Bunu sağlıklı beslenmeye ve spor yapmama borçluyum bol yürüyüş yaparım ve ülkemizin yaz ayları daha uzun olduğu için diğer ülkelerden bol bol yüzerim. Tabi genetik faktörler de önemli.

Soru:Siyasetten ayrıldıktan sonra dostlarınızın size karşı ilgisi değişti mi?

Yanıt: Ben öyle dostluklarımda sıkıntı yaşamadım. Gerek 50 yıllık hekimlik yaşantımda gerekse de siyasetteki dostluklarım her zaman sürmüştür kimseyle bir kavgam olmadı.

Soru:Bugünkü siyaseti nasıl buluyorsunuz?.

Yanıt: Pek iç açıcı olduğunu söyleyemem. Bir kere meclis uzun süre toplanamıyor yasama görevini yerine getiremiyor getiremeyince de yürütmeyi tıkıyor bunlar hoş şeyler değil. Milletvekilleri görevlerini bizim dönemimize nazaran ciddiye almıyorlar. Sizler görevlerinizi ciddiye almazsanız hiç bir yanlışı veya eksiği düzeltemezsiniz. Dolayısıyla bir işe, görevi ciddiye almakla başlamak lazım.

Kıbrıs sorunu karmaşık hale geldi

Soru:Kıbrıs sorununun çözümü konusunda ne düşünüyorsunuz?..

Yanıt: Kıbrıs sorunu çok uzadı ve uzadıkça daha karmaşık hale geldi. Fakat iyi niyet olursa çözülebilir olmaz diye bir şey yoktur.Toplumların karşılıklı iyi niyeti çok önemlidir. Her iki toplum da karşılıklı birbirlerinin haklarına sahip çıkmalı ve saygı göstermelidir. Aksi halde çözümün önü tıkanır.   

Bugüne kadar bir çok görüşme oldu ve hiçbiri tamamlanmadı. Her gelen BM yetkilisi, her gelen yeni toplum lideri sıfırdan başladı ve bu süreç bu şekilde tıkandı.

Bugün de bakıldığında yine aynı şeyleri görüyoruz. Rum tarafı Anasdasiadis de sıfırdan başladı. Oysa Kıbrıs konusunun konuşulmadık müzakere edilmedik bir tarafı kalmadı. Dediğim gibi niyet lazım.

Soru:Sizce nasıl bir çözüm olmalı?

Yanıt: Bana göre hakkaniyetli bir çözüm olması gerekiyor. İki toplumlu , iki bölgeli bir federasyondan yanayım.

Türk tarafı hazır

Soru:Kıbrıs Türk tarafı çözüme hazır mı?.

Yanıt: Toplum hazırdır. Ama çözüm için iki tarafın da hazır olması gerekiyor. Bizler Kıbrıs Türk toplumu olarak Annan Planı’na evet dedik onlar hayır dedi. Biz üzerimize düşen görevi yaptık  çözüm uğruna her zaman adım atan taraf olduk ama biz yaklaştıkça Rumlar uzaklaştı. Artık Dünya kamuoyu ve Dünya devletleri bu yaşananları görmezden gelmemeli.

Soru:Müzakerelerde en önemli sorun ne olacak?

Yanıt: Mülk konusu en büyük sorundur ve tabi toprak konusu da çetrefilli görünüyor.Düşünün Rumlar hala 100 bin göçmenlerinin geri dönüp aramıza karışarak yaşamalarını istiyor. Zaten şu anda da aramızda dolaşıyorlar ama sorun bu değil sorun 100 bin Rum’un gelmesi halinde mevcut düzendeki 100 bin Kıbrıslı Türk’ün nereye aktarılacağıdır bu büyük bir sorundur.

Soru:Çözüm olursa siz ne yapacaksınız?..        

Yanıt: Normal hayatımı sürdürmeye devam edeceğim. Emekliyim bu saaten sonra siyasete aktif olarak girmeyeceğime göre şartlara göre yaşamımız da şekillenecek.

Diyalog

 

Bu haber toplam 647 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.