1. HABERLER

  2. SAĞLIK

  3. ÇİĞ ET VE YEŞİLLİKTEKİ PARAZİT GEBELİKTE TEHDİT
ÇİĞ ET VE YEŞİLLİKTEKİ PARAZİT GEBELİKTE TEHDİT

ÇİĞ ET VE YEŞİLLİKTEKİ PARAZİT GEBELİKTE TEHDİT

Çiğ et ve yeşillikteki parazit gebelikte tehdit

A+A-

Özellikle kedi dışkısında bulunan parazitlerin, topraktan sebzeye ve oradan da hayvanlara geçmesi nedeniyle, anneadaylarının bu hayvanların etlerini tüketmesi bebekte beyin hasarı ve körlüğe neden olabiliyor.

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Ali Ergün, gebelik sırasında anne adaylarının geçirdikleri bazı
enfeksiyon hastalıklarının belirti vermeden, önce bebeğin eşine, oradan da bebeğe geçtiğini söyledi. Bu durumun, anne karnındaki bebeğe ağır hasar verebildiğini ifade eden Ergün, "Bunlardan biri de toksoplazma dediğimiz hastalıktır" dedi. Hastalığa yol açan parazitin, kedileri konak olarak kullandığını anlatan Ergün, şunları ifade etti:

"Senede 2-3 hafta boyunca kedi dışkısı ile çevreye saçılan parazitler, toprak yolu ile salata ve sebzelere geçerken, buralardan otlanan hayvanların da vücuduna yerleşerek etlerinde döngülerini sürdürürler. Bu parazitler sindirim sistemine geçtiğinde, genellikle belirti vermeksizin önce anne adayında hastalık yapar ve sonra bebeğin eşini enfekte eder. Daha sonraki hedef bebek olup, özellikle bebekte ağır beyin hasarı ve körlük yapabilir.

1-448.jpg

"Beyin hasarı, körlük ve büyüme geriliği"

Toksoplazma gebeliğin başlarında bebeğe daha yüksek oranda geçerken ilerleyen dönemlerde bu geçiş daha az olur. Ancak bebekte hasarlanma riski başlarda daha azken gebelik ilerledikçe geçiş oranı azalmakla beraber, eğer bebek enfekte olursa daha ağır hasar bırakır. Yaygın olarak bilinenin aksine, düşükten
ziyade bebekte beyin hasarı, körlük ve büyüme geriliği gibi, daha geç dönemde ortaya çıkan kalıcı hasarlanmalara yol açar." Ergün, bu nedenle gebeliğin başında hastalık belirlendiğinde tedavinin gerçekleştirildiğini dile getirerek, "Ülkemizde anne adaylarının yaklaşık yarısı bu hastalığı önceden geçirmiş olup, hastalığa karşı bağışıklıdır" diye konuştu.

"Kan testi ile bağışıklık olup olmadığı belirlenebiliyor"

Bu kişilerin, tekrar enfeksiyon riskine maruz kalmadıklarını vurgulayan Ergün, gebeliğin başında yapılacak kan testi ile anne adayında bağışıklık olup olmadığının tespit edilebildiğini söyledi. Ergün, bağışık olmayan annelerde alınacak en önemli tedbirin el hijyeni olduğunun altını çizdi. Özellikle toprak, sebze, salata ve et ile temas sonrası ellerin iyi yıkanması gerektiğini belirten Ergün, şöyle dedi:

2-263.jpg

"Tabii ki sebze salataların iyi yıkanması, etlerin mutlaka pişirilerek tüketilmesi halinde hastalığı alma riski ortadan kalkar. Bunun dışında parazitin asıl kaynağı olan kedilerle temastan da uzak durulmalı. Evde beslenen kedilerin aşılı olduğu ve risk olmadığı fikri yanlıştır, çünkü toksoplazmanın aşısı yoktur. Buna rağmen, kediler yılda sadece 2-3 hafta parazit saçtıklarından, parazite maruz kalma riski evdeki kediden ziyade çevreden olduğu da bir gerçektir. Gebelerde bu testlerin yaygın olarak yapılmasına ve halkımızın bu duruma karşı genellikle bilgi sahibi olmalarına rağmen, hastalığın tespiti halinde gebeliğin sonlandırılması gerektiği fikri tamamen yanlıştır. Çünkü hastalığın sadece annede mi olduğu yoksa bebeğe de geçip geçmediği yapılacak ileri düzey testlerle anlaşılabilir ve gebelik sonlandırılmadan tedavi edilebilir."

3-144.jpg

Böylesi bir durum karşında anne adayının sorunlu gebelik uzmanı bir perinatolog tarafından izlenmesi gerektiği uyarısında bulunan Ergün, "Uygun takip ve tedavi ile gebeliği sonlandırma oranı binde bire kadar indirilebilir" diye konuştu. Prof. Dr. Ergün, Kurban Bayramı'nda anne adaylarının etle temas sonrası ellerini bolca sabunlamaları ve etleri mutlaka tam pişirerek yemeleri gerektiğinin altını çizdi.

 

Bu haber toplam 600 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.