1. HABERLER

  2. SAĞLIK

  3. ÇOCUĞUN OTİSTİK OLDUĞU NASIL ANLAŞILIR?
ÇOCUĞUN OTİSTİK OLDUĞU NASIL ANLAŞILIR?

ÇOCUĞUN OTİSTİK OLDUĞU NASIL ANLAŞILIR?

Anne babalar çocuklarında hangi davranışları gözlemlediklerinde otizmden şüphelenmeliler? Çocuğuna otizm teşhisi konulan ebeveynler ne yapmalı?

A+A-

Otizm tanısı artık 18 aylıkken konulabilse de kesin teşhis 3 yaşından itibaren yapılabiliyor. Teşhiste, anne babaların çocukları üzerindeki gözlemlerinin büyük önemi var. Peki, otizmin belirtileri nelerdir? Anne babalar çocuklarında hangi davranışları gözlemlediklerinde otizmden şüphelenmeliler? Otizm teşhisi konulduktan sonra aile nasıl bir yol izlemeli, çocuğuna nasıl yaklaşmalı?

Otizm nedir, neden olur?

Otizm sosyal etkileşim, dilin gelişimi ve kullanımı, sembolik ya da hayali oyun kurmadaki sorunlar ve tekrarlayıcı davranışlar ile kısıtlı ilgi alanı ile kendisini ortaya koyan ve tanım olarak 3 yaşından önce başlayan ağır bir merkezi sinir sistemi bozukluğudur. Yaygın Gelişimsel Bozukluklar tanı grubunda yer almakla birlikte günümüzde bu gruptaki hastalıklar için “Otistik Spektrum Bozuklukları” terimi kullanılır. Bu grupta otizm dışında Dezintegratif Bozukluk, Rett Sendromu, Asperger Sendromu ve Başka Türlü Adlandırılamayan Yaygın Gelişimsel Bozukluk yer alır. 

Otizmin tespit edilmiş tek bir nedeni yoktur. Genetik faktörler, gebelikte annenin geçirdiği enfeksiyonlar (örneğin kızamıkçık), çevresel etkiler gibi pek çok faktörün bir araya gelmesiyle ortaya çıktığı düşünülüyor.

Otizmin belirtileri nelerdir?

Otizmde aşağıdaki belirtilerin en az yarısı hafif ya da şiddetli şekilde sergilenir. Her bir semptomun etkisi de diğerinden farklı olabilir. 
■ Göz kontağı kısıtlıdır ya da yoktur. 
■ Otistik çocuklar çevreye ilgisizdirler. 
■ Adı çağrıldığında tepki vermezler. 
■ Aşırı hareketli ya da hareketsiz olabilirler. 
■ Bazıları fiziksel temasa (öpülme, sarılma vs.) izin vermez ya da hoşlanmaz.

■ Bir ortama girdiklerinde çoğunlukla insanları değil cansız varlıkları tercih ederler. 
■ Sosyal ve duygusal açıdan kendilerini izole ederler. 
■ İşaret etmez, ihtiyaçlarını yetişkinin elini kullanarak ifade ederler. 
■ Taklit becerileri yoktur ya da sınırlıdır.
■ Konuşma birçoğunda gelişmemiştir. 
■ Konuşma gelişse bile bunu iletişim aracı olarak kullanmazlar. 
■ Ekolaliktirler, söylenenleri papağan gibi tekrarlarlar. 
■ Zamirleri ters kullanırlar. 

■ Uygun olmayan vurgulamalar, kalıp cümlelerle konuşurlar. 
■ Mekanik ve tek düze ses tonu kullanırlar. 
■ Uygunsuz gülme ve kıkırdamalar vardır. 
■ Düzen takıntıları vardır. 
■ Nesne takıntıları vardır. Objelere gereksiz yere bağlanmaları olabilir. 
■ Rutinlerindeki değişikliklere tepkilidirler. 
■ Tekrarlayan davranışları (stereotipiler) vardır. (Nesneleri çevirme, el çırpma, kanat çırpma, zıplama, kendi etrafında dönme, parmak ucunda yürüme…) 
■ Oyuncaklarla gerektiği gibi oynamazlar (arabaları dizerler, topu çevirirler…)

■ Hayali oyun oynamazlar. 
■ Sürekli aynı oyunları oynamayı tercih ederler. 
■ Bazıları çok inatçıdır. 
■ Bazıları ses, acı, koku, ışık ve dokunuşa aşırı hassastırlar. 
■ Bazıları soğuk, sıcak, acıya duyarsız olabilir. 
■ Bazıları tehlikeye karşı duyarsız olabilir. 
■ Yemek yeme bozuklukları vardır. 
■ Bazıları kendine, çevresindekilere ve eşyalara zarar verebilir. 
■ Beklemeye ya da isteklerini ertelemeye pek tahammüllü değillerdir.

Otizm teşhisi nasıl konulur?

Otizm tanısı gözleme dayanarak ve aileden alınan bilgilere göre konulur. Belirtilerin tamamının bir çocukta görülmesi şart değildir. Otistik çocuklar bu davranışları hafiften ağıra değişen ölçülerde ve değişik kombinasyonlarda sergileyebilirler. Belirtilerin bazıları zaman içinde kaybolup, bazıları da yine zaman içinde ortaya çıkabilir. Bu işaretlerden biri ya da birkaçının ortaya çıkması çocuğun çocuk psikiyatristleri ve çocuk nörologları tarafından değerlendirilmesini gerektirir.

Otistik çocuklarda zeka geriliği söz konusu mudur?

Yaklaşık yüzde 70’inde zeka geriliği görülebilir. Yüksek işlevli (IQ>80) olan olgularda erkeklerin kızlara oranı daha yüksekken düşük işlevli olgularda kız erkek oranı birbirine daha yakındır.

Anne babalar kaç yaşından itibaren diğer çocuklardan farklılık sezebilirler?

Otizm tanısı genelde 3 yaşından itibaren kesin olarak konulur. Fakat yapılan çalışmalar otizmin 18 aydan itibaren tanınmasını olası kılıyor. Otizmin uyarıcı işaretlerinden birinin bile ortaya çıkması çocuğun bu alanda uzman kişilerce değerlendirilmesini gerektirir. Bu belirtiler şunlardır: 

■ İkinci ayda hiçbir dinleme ve göz temasının olmaması 
■ 4-5. aylarda anne-babaya neşeli ses ya da gülücükle karşılık vermemek 
■ 8-9. aylarda karşılıklı iletişim kuramamak 
■ İşaret etmek yerine yetişkinin elini kullanarak göstermek, işaret edilen yere bakmamak 
■ 12. ayda en az iki kelime ile iletişim kuramamak, anne-babanın yüz ifadelerini ya da sesini taklit edememek 
■ 16. ayda problem çözmeye yönelik karmaşık işlemler yapamamak 
■ İki yaşında taklit oyunu oynamamak 
■ 36-48. ay arasında kim, nerede, niçin sorularına cevap verememek 
■ Kazanılmış becerilerin kaybedilmesi

Çocuğuna otizm teşhisi konulan anne babalar nasıl bir yol izlemeliler?

Otizmin bilinen bir tedavisi yoktur. Erken yaşta başlanan, çocuğun yetenekleri ve gereksinimleri dikkate alınarak, bireysel özel eğitim programları hazırlanması ve uzman kişilerce uygulanması, günümüzde bilinen tek “tedavi” yöntemidir. Uygulanacak olan ilaç tedavisi otizme eşlik eden problemlerin tedavisine yöneliktir. Özel eğitim, bir ekip çalışmasını gerektirir. Bu ekipte çocuğun kendi doktoru, özel eğitimcisi, konuşma terapisti, çocuk psikiyatrı ve/veya çocuk nöroloğu mutlaka bulunmalıdır. Ailelerin eğitim sürecine katılmaları ve desteklemeleri çok önemlidir.

Otistik çocuklara nasıl bir eğitim verilir?

Otistik çocuklarda uygulanan özel eğitimin amacı, çocuğun ihtiyaçlarına yönelik olarak planlanmış programlarla, çocuğun gelişimsel olarak mümkün olduğunca akranları düzeyine ulaşmasını sağlamaktır. Özel eğitimdeki yaklaşımlar şunlardır: 

1. Eğitsel terapiler (davranış terapisi), duyusal- devinsel terapiler, etkileşimsel oyun terapisi uygulamalı davranış analizi 

2. Konuşma sorunlarına yönelik terapi: Alıcı (konuşulan dili anlama) ve ifade edici (kendi istek ve düşüncelerini anlatma) dil becerilerinin öğretimine yönelik; göz teması kurma, bakma, dinleme, karşılıklı oturma, dikkat, ilişki kurma gibi ön becerilerin kazandırılması için yapılan çalışmaları kapsar. Dil bilgisini doğru kullanma (doğru zamir ve zaman kullanımı), artikülasyon (doğru telaffuz) çalışması ve konuşma organlarını çalıştıracak egzersizler yapılır.

Anne ve babanın otistik çocukla iletişimi nasıl olmalıdır?

Otistik bir çocuğa hem özel hem de normal davranılması gerekir. Onun dünyayı algılama biçimi, diğer çocuklarınkinden farklıdır ve bu nedenle farklı bir yaklaşım bekler. Ancak göz ardı edilmemesi gereken bir unsur da, ona normal davranışların gösterilmesinin de ihmal edilmemesi gerekliliğidir. “Aferin” diyerek, duygusal ve fiziksel ödüller vermeyi ya da “hayır” deyip kızmayı, yüzün asılması gibi tepkileri algılayabilir. O konuşmasa da aile onunla konuşmalı, o oynamasa da onunla oyun oynamalıdır. Belki hemen o an tepki alınmaz, ama belli bir süre sonra tepki alınabilir.

Kaynak: pudra.com

Bu haber toplam 193912 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
9 Yorum