1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. ÇÖZÜM KARŞITI CEPHEYE MESAJ: "YÜZÜNÜZDEN UTANIN"
ÇÖZÜM KARŞITI CEPHEYE MESAJ: "YÜZÜNÜZDEN UTANIN"

ÇÖZÜM KARŞITI CEPHEYE MESAJ: "YÜZÜNÜZDEN UTANIN"

çözüm karşıtı cepheye mesaj: "Yüzünüzden utanın"

A+A-

Charalambous'tan çözüm karşıtı cepheye mesaj: "Yüzünüzden utanın"

Kıbrıs Cumhuriyeti’nin ABD Büyükelçisi Kathleen Ann Doherty’nin KKTC’de Merit Otel’de verdiği resepsiyonun Rum tarafında neden olduğu tartışmalar devam ederken, Cyprus Mail gazetesi yazarlarından Lukas Charalambous hafta sonu yayımlanan makalesinde yine çözüm karşıtlarına yüklendi.

Kıbrıs Cumhuriyeti’nin ABD Büyükelçisi Kathleen Ann Doherty’nin KKTC’de Merit Otel’de verdiği resepsiyonun Rum tarafında neden olduğu tartışmalar devam ederken, Cyprus Mail gazetesi yazarlarından Lukas Charalambous hafta sonu yayımlanan makalesinde yine çözüm karşıtlarına yüklendi.

“Çözüm karşıtlarının içindeki hezeyanın ironisi” adlı makalesinde Charalambous, “ret cephesinin bu nefret çığlıklarını bayılıyorum. Özellikle de biz Rum toplumu böyle uluslararası aktörlerden kaynaklanan ‘soğuk duş’ aldığımız zamanlarda” diye sert ifadeler kullandı.

Charalambous, bu soğuk duşun sebeplerinin zaman zaman İngiltere, Amerika, AB gibi ülke ya da organizasyonlar veya Merkel, Juncker ya da Ban gibi önemli figürler olduğunu belirterek, bu duruma ‘mantıksız’ Rum siyaseti ve siyasetçilerinin neden olduğunu vurguladı.

Charalambous “herkes bize karşı. Herkes Türkçü. Herkes işgal rejiminin atadığı Akıncı’ya hayran ve herkes kokuşmuş. Her konuşan Türkiye’yi masum ilan ediyor…Bu arkadaşların argümanları bunlar. Herkesin bizim üzerimizden ‘sinsi’ bir hesabıvar. Bu arkadaşların tek derdi sabahtan akşama kadar Türkiye’nin biz -700bin Rum’u nasıl yok edeceğini konuşup bundan nasıl sakınacağımızı tanışmak” diye devam ettiği makalesinde çözüm karşıtı cephenin tek görevinin halka korku salmak olduğunu kaydediyor.

ABD’nin çiçeği burnunda yeni büyükelçisi Doherty’nin Merit Otel resepsiyonuna katılan Türk Subayların resmi üniforma giymesi konusunda söz konusu cephe ve diğer politik demagogların çılgına döndüğünü yazan Charalambous “aynı resepsiyonlara daha önce de Türk Subaylar katıldı ancak sivil kıyafetle. Belli ki bu kez işin içinde bir kurnazlık var” diye yazdı.

İlk tepkinin sağcı DİKO partisinden geldiğini belirten Rum yazar “arkadaşlar ‘Elçi Türkiye’yi suçlarından akladı’ diye hezeyan etmişler. Açıklamalarını her okuduğumda gülmekten kendimi alamıyorum. Bu arkadaşların bu derece hezeyanını dışardan birisi duysa, sanki de bir mahkeme kuruldu da Türkiye olduğu gibi aklandı sanacak” ifadelerini kullandı.

1974 yılından beri, 40 yıl geçtiğini ve bu zaman içerisinde ‘büyük dost’ Rusya da dahil hiçbir ülkenin Türkiye’ye ciddi bir suçlamada bulunmadığının açık olduğunu belirten Charalambous “ancak bizin politik palyaçolarımız fantezi dünyasında yaşadıklarından, bu olmayan suçlamalardan Türkiye’yi akladılar’ şeklinde atıp tutmaktadırlar” diye yazdı.

DİKO’nun açıklamasında Anastasiadis ve AKEL’i suçlamaktan geri durmadığını belirterek, yine aynı açıklamada Anastasiadis ile Hristofiyas’ı Akıncı ve devletini ‘yüceltmekle’ suçladığını yazan Charalambous aslında gerçeklerin bundan çok uzak olduğunu vurguladı.

Yazar “geçmişte, Papadopulos başkan, AB ve bütün dünya Annan Planının destekledi diye Türkiye’yi alkışlarken, ne KKTC’nin statüsü yükseldi ne de Türkiye aklandı” diye yazarken, çözüm karşıtı cephenin en keskin isimlerinden olan George Lilikas’ı da yerden yere vurdu.

“Aralarındaki en keskin adam olan Lilikas ‘işgal ordusunun komutanlarına verilen bu resepsiyon Anastasiadis Hükümeti için bir darbedir’ diyor. Ancak bu darbe Anastasiadis’e değil, Lilikas ve diğer retçi demagoglaradır” diyen Charalambous, Anastasiadis ve Klerides’in 2004 referandumunda Rum toplumunu “hayır çıkarsa, çözümsüzlük durumu ‘sahte devletin’ statüsünü yükseltecek” şeklinde uyardığını hatırlatıyor.

“Onların uyarıları, çözümsüzlüğün devamı halinde kuzeyde yeni bir Tayvan devleti ortaya çıkacak şeklindeydi. O zamanlar Lilikas ve saz arkadaşları, bu ikiliye sert tepki gösterip onları aşağıladılar. Bugün, ret cephesinin resmi yayın organı Fileleftheros Gazetesi kuzeyin ‘Tayvan olması’ tehlikesinden bahsediyor” diyen Charalambous, bu tehlikenin yaratıcılarının bizzat çözüm karşıtları olduğunu vurguluyor.

Charalambous’un makalesinin devamı ise şöyle;

“Bu darbe Anastasiadis’e değildir ve dahası onu suçlamak hiçte adil değildir. Bunun suçlusu Lilikas, Papadopoulos, Sizopoulos, Silluris ve Perdikis gibi 2004’te Annan Planına hayır diyenlerdir. Bu arkadaşlar 2004 yılında ‘Türk askerinin adadan gitmesine’ hayır demişlerdir. Hatta Türkiye Başbakanı Ahmet Davutoğlu’nun ‘Rumlar hayır diyerek bizim kalmamızı sağladılar’ demesi şaka gibidir. Eğer o plana evet denilseydi, bugün Bayan Doherty’nin resepsiyonunda Türk Subaylar olmazdı. Bu arkadaşlar o plana hayır diyerek Türk ordusunu adada tutmuşlardır ve bu yüzden utanmalıdırlar. Ama bunu yapmak yerine, utanmadan, zamanında evet oyu verip bu durumu engellemeye çalışanlara saldırıyorlar…”

Bu haber toplam 407 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.