1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. ÇÖZÜMSÜZ, ANLAŞMASIZ BİR YIL DAHA GERİDE KALDI
ÇÖZÜMSÜZ, ANLAŞMASIZ BİR YIL DAHA GERİDE KALDI

ÇÖZÜMSÜZ, ANLAŞMASIZ BİR YIL DAHA GERİDE KALDI

Kıbrıs konusunda çözümsüz, anlaşmasız bir yıl daha geride kaldı.

A+A-

KIBRIS SORUNU... ÇÖZÜMSÜZ, ANLAŞMASIZ BİR YIL DAHA GERİDE KALDI

2012’DE ARA VERİLEN MÜZAKERELERE 2013’TE BAŞLANAMADI

RUM YÖNETİMİ BAŞKANLIĞI’NA ANASTASİADİS SEÇİLDİ... MÜZAKERELERİN BAŞLAMASI İÇİN ŞART KOŞULAN ORTAK AÇIKLAMA KRİZİ AŞILAMADI

Kıbrıs konusunda çözümsüz, anlaşmasız bir yıl daha geride kaldı.

Kıbrıs sorununa çözüm arayışları çerçevesinde yıllardır aralıklarla sürdürülen ve 2012 yılı ortalarında ara verilen müzakerelere, 2013’te bir türlü başlanamadı.

Güney Kıbrıs’ın AB dönem başkanlığı; ardından gelen Rum Başkanlık seçimleriyle yenilenen yönetimin müzakerelerin başlaması için ön şart olarak koştuğu ortak metin arayışları Kıbrıs konusunda yıla adeta damgasını vurdu.

YENİ RUM LİDERİ ANASTASİADİS

Şubat ayında Rum tarafında yapılan seçimler sonrasında Rum Yönetimi Başkanlığı’na Nikos Anastasiadis seçilerek göreve geldi.

Seçilmesinden önce uluslararası toplum, zamanında Annan Planı’na “evet” demiş olmasından hareketle, Anastasiadis’i uzlaşı yanlısı bir lider olarak takdim etmiş ve bunun müzakere sürecine olumlu yansıyacağı beklentisi içerisine girmişti.

Ancak Anastasiadis daha seçilmeden, çözüm karşıtı Rum siyasi partisi DİKO’yla “kabul edilemez unsurlardan” oluşan bir protokol imzalamıştı.

Kıbrıs Türk tarafının “masaya gel” çağrılarını, önceleri ekonomik zorlukları mazeret göstererek süre isteyen Anastasiadis, Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ile ilk kez 30 Mayıs’ta bir yemekte bir araya geldi. Eroğlu ve Anastasiadis müzakerelere Ekim ayında başlama kararı aldı.

MAVROYANNİS ÖZEL TEMSİLCİ OLARAK ATANDI

Güney Kıbrıs’ta çözüm karşıtı olarak bilinen DİKO partisiyle yakınlığıyla tanınan Andreas Mavroyannis, Özel Temsilci olarak atandı. Anastasiadis bu atamayı seçildikten 6 ay sonra yaptı.

MÜZAKERELERİN BAŞLAMASI İÇİN ORTAK METİN ÖN ŞART OLDU

Anastasiadis ilk olarak Maraş’ın kendilerine verilmemesi halinde masaya gelmeyeceğini; daha sonra Türkiye’yle doğrudan müzakere etmek istediğini söyledi. Ardından Liderler görüşmesi yapılabilmesi için bir ortak açıklama üzerinde anlaşılması gerektiğini, bunun ön şartları olduğu ileri sürdü.

Eylül ayından beri, Liderler görüşmesini mümkün kılabilmek için üzerinde çalışılan bu ortak açıklama konusunda çözüm üretilemedi.

NEW YORK’TA EROĞLU-BAN GÖRÜŞMESİ...

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, eylül ayında BM Genel Kurulu çalışmalarına katılmak için gittiği New York’ta Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-Moon ile de görüştü.

Görüşmede, Kıbrıs sorunuyla ilgili yoğunluklu müzakerelere Ekim ayında başlanması ve kısa sürede sonuç alınması önerisini götürerek, en kısa zamanda çözüm beklentisini dile getiren Cumhurbaşkanı Eroğlu, müzakerelerin yılsonuna kadar tamamlanarak, bir anlaşmaya varılabileceğini, bunu çok taraflı konferansın izleyebileceğini, bulunacak anlaşmanın Mart ayında eşzamanlı referanduma sunulabileceğini Ban’a aktardı.

ANKARA VE ATİNA ZİYARETİ GÜNDEME GELDİ ANCAK...

Kıbrıs müzakere sürecinde Rum tarafının önerisiyle ilk kez iki tarafın Özel Temsilcilerinin eş zamanlı olarak Atina ve Ankara’yı ziyareti gündeme geldi ancak bu da liderler görüşmesi ön koşuluna bağlandı.

14 ARALIK’TA SON ÖNERİ YAPILDI

Kıbrıs Rum tarafının ön şart olarak koyduğu ortak metin konusunda uzlaşı arayışları, tarafların karşılıklı önerileri ve BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Aleksander Downer’ın aralık başlarında Ada’ya gerçekleştirdiği son ziyaretinde ortaya koyduğu çabalara rağmen sonuçsuz kaldı.

Kıbrıs Türk tarafı, ilgili tüm çevrelerin de dahil olduğu bir diplomasi trafiğiyle 14 Aralık tarihinde son bir öneri yaptı.

Bu belgede önerilen egemenlik anlayışı, dış dünyaya karşı bir olgu olarak, BM şartındaki üye ülkelerin egemen eşitliği çerçevesinde ele alınırken;bu egemenliğin Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum halklarından kaynaklandığı, bir tarafın diğer üzerinde egemenlik, otorite ve yetki iddia edemeyeceği net şekilde ifade edildi.

Ayrıca kurucu devletlerin tüm yetkilerini federal hükümetin müdahalesi olmadan kullanabilecekleri yer alırken, birleşik Kıbrıs vatandaşlığı alan kişilerin ait oldukları kurucu devletin vatandaşlığını da alacağı; bu iç vatandaşlığın herhangi bir şekilde birleşik Kıbrıs vatandaşlığının yerini alamayacağı da metne yazıldı.

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, bu önerilerinin hem içte hem de dışta ilgili tüm taraflarla paylaşıldığı ve tümünün olumlu tepkilerine sahip olduğu; ilgili tarafların bu öneriyle tam teşekküllü görüşmelerin başlamasını öngördüklerini kendilerine ilettiklerini belirtmiş; bu öneriye olumlu bir yanıt beklerken Rum lider Anastasiadis’in yanıt yerine yeni bir kağıt göndererek, sağlanan tüm ilerlemeleri hiçe sayıp en baştaki kabul edilemez pozisyonuna döndüğünü ifade etmişti.

2008’DEN BERİ MÜZAKERE SÜRECİ...

2008’de başlayan müzakere sürecinde yapılan görüşmeler ise şöyle:

“Talat Hristofyas’la 3 Eylül 2008-30 Mart 2010 tarihleri arasında 73 kez görüştü. Eroğlu  Hristofyas’la 26 Mayıs 2010-29 Mart 2012 tarihleri arasında 76 kez bir araya geldi. Özel Temsilciler, Talat zamanında 12 Mart 2008-11 Mart 2010 tarihleri arasında 74 görüşme gerçekleştirirken, Eroğlu zamanında 31 Mayıs 2010 tarihinden 20 Kasım 2013 tarihine kadar 92 kez biraraya geldi”.

TAK

 

Bu haber toplam 462 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.