1. HABERLER

  2. MAGAZİN

  3. 'Dali’yim, Aziz Nesin’im, Zeki Müren’im, Ben ‘Varolmanın Dayanılmaz Yılmaz Morgülü’yüm'
'Dali’yim, Aziz Nesin’im, Zeki Müren’im, Ben ‘Varolmanın Dayanılmaz Yılmaz Morgülü’yüm'

'Dali’yim, Aziz Nesin’im, Zeki Müren’im, Ben ‘Varolmanın Dayanılmaz Yılmaz Morgülü’yüm'

Peruksuz, makyajsız Yılmaz Morgül...

A+A-

Herkes onu konuşuyor: Yılmaz Morgül, Survivor’da rakipleriyle nasıl mücadele edecek? Açlığa nasıl dayanacak? Akrep, fare ve böceklerle arası nasıl? Makyaj yapıyor mu, saçı peruk mu? Morgül, hakkındaki iddialarla ilgili ilk ve son kez konuştu.

Türk sanat musikisinin en beyefendi adamıyken Dominik’te yaşayacağınız acımasız hayat sizi korkutmuyor mu?
Ben nerede doğdum? Beykoz Abraham Paşa Korusu’nda. Ben küçük bir gecekonduda dünyaya geldim beyefendi!

Dominik kadar vahşi değildir herhalde?
Vallahi ormanın içinden okula gidiyordum. Koruluklarda açıldı nefeslerim beyefendi! Bu yüzden korkmuyorum. Ama aslında Survivor’ı hiç düşünmemiştim. Bir gün Acun Ilıcalı beni görüşmeye çağırdı. “Hoşgeldiniz İstanbul beyefendisi” diye karşıladı. Teklifi kutsal amacım için kabul ettim.

1-721.jpg

Nedir kutsal amacınız?
200’ün üzerinde sağlık sosyal yardım vakfıyla çalışıp konserler veriyorum. Ama ilk kez açıklıyorum, yarışmada birinci olursam ödüle el sürmeden hayır kurumlarına bağışlayacağım.

Parayı bağışladığınıza göre, sizin yatlar, katlar tamam olsa gerek...
Hiç öyle hırslarım olmadı. Hâlâ kirada oturuyorum.

Peki geleceğiniz?
Şu an bana bu soruyu soran Hakan Gence değil...

Anlamadım...
Sen Fatma Morgül’sün ve Fatma olarak karşımdasın. Annemin “Geleceğini düşünmüyor musun”, “Senin bir şeye sahip olduğunu görmeden mi gideceğim” gibi lafları vardır.

Peki... Açlıkla nasıl mücadele edeceksiniz?
Beykoz çayırından topladığım otları, bir kilo süt versin diye ev sahibinin ahırındaki hayvanların altlarına yerleştiriyordum. Bu yüzden açlıkla mücadele edebilirim. Korkum yok. Benim annem akrepleri eliyle ezip öldüren bir kadın. Ben de ona çekmişim. Uyurken fare mi geldi? Konuşurum onunla. Severim!

2-434.jpg

BENDEKİ BEYİN AZİZ SANCAR KADAR

Oradaki dedikodular sizi İstanbul beyefendisi çizginizden çıkarmaz mı?
Asla haksızlığa, arkadan konuşmaya gelemem. Hiçbir lafın altında kalmam. İnce zekâm ve kara mizahi düşünce yapımla gereken cevapları veririm. Kafaları kuma gömmeyi çok iyi bilirim. Bir daha o kumdan kafalarını çıkaramazlar. Ben adama serap bile göstermem! Saygım ve donanımımla terbiye ederim. Bunları yapanların karşısında Türkiye Cumhuriyeti öyle bir Yılmaz Morgül görecek ki herkes ters köşe olacak. Survivor dünyanın beni değil, benim dünyayı değiştireceğim bir mücadele olacak!

Çok iddialısınız ama zorlu yarış parkurlarını unutuyorsunuz...
Benim sportmen kişiliğim var beyefendi. Bugün yarışma için check-up’a girdim, yağ oranım yüzde 4 çıktı.

Peki “Orada peruğu düşer, keli görünür” diyenlere cevabınız ne?
Ne zaman benim saçlarım peruk olmuş? Saçlarımı ektirdim. Allah aşkına siz insanın saçıyla başıyla, kılıyla uğraşıncaya kadar karakterini anlatıp sorun.

Cilt kanserine yakalandınız. Kemoterapi ve tedavi gördünüz. Dominik’te güneş, deniz ve kumla kendinizi nasıl bir tehlikeye atıyorsunuz?
Hastalığımı yendim ama orada çok dikkatli davranacağım. Gölgede durup bandana ve şapka takacağım. Palmiyeden kendime şemsiye yapmayı düşünüyorum. Ve “Dominik’e giderken bir mendil buldum” gibi şarkılar söyleyeceğim. Zaten sinirlenince şarkı söylerim. Beni sinirlendirdiklerinde siz de muhteşem şarkılar dinleyeceksiniz.

Karşınızdaki iyice delirir...
Delirsinler! Ben sinirlerimi yıllar önce aldırdım. Bazı yarışmacılar fragmanlarda “Orada beyin ameliyatı yapacağım” diyor. Yavrum benim olacak ameliyatım yok. Bir ameliyat olacaksa ben izin verirsem gerçekleşir. Onu gerçekleştirmek için de siz bir profesör beynine sahip olmalısınız.

Siz o beyne sahip misiniz?
Bendeki beyin Nobel Kimya Ödülü kazanan Aziz Sancar kadar. IQ’um ‘164.7’. İki bilim adamı, dört doktor beynine sahibim.

3-246.jpg

AŞKIMA ‘ARISÜTÜM’ DİYORUM

Makyajsız ne yapacağınız merak ediliyor...
Makyajla mı sokağa çıkıyorum? Ne münasebet! Ben dünyanın en güzel cildine sahibim. Karadeniz ve Rus genleri taşıyorum. Vücudumun her noktası deri olarak çok kaliteli. Annem 80 yaşında ama ne bir kırışığı ne de bir selüliti yok.

Gelelim aşka... Issız ada, iletişim yok... Tam aşk havası...
Zaten âşığım. Yedi senedir hayatımda biri var. Amerika’da yaşıyor. Ona ‘arısütüm’ diyorum. Çünkü çok saf bir kişiliği var.

Peki, adada seks yapmak imkânsız... Kendinize nasıl hâkim olacaksınız?
Seks yapmayabilirim. Sevdiğim New York’ta yaşıyor. Zaten 2-3 ayda ancak bir araya geliyoruz. Benim için aşk cinsellik değil ki.

4-122.jpg

ATA DEMİRER SES SANATÇISI DEĞİL, ONUN DA HADDİNE DEĞİL

Instagram paylaşımlarınız fenomen oldu. Kimi takdir ediyor, kimi bu adam deli mi diyor...
Dünyada deli olmayan gerçek bir sanatçı yok ki. Gerçek sanatçılar dâhidir, delidir. Ben de yeri geldiğinde Dali, yeri geldiğinde Aziz Nesin’im... Yeri geldiğinde Nejat Uygur’um ya da Cem Yılmaz Morgül’üm. Zeki insanlar espri kabiliyetine sahiptir. Ve nüktedandır. Ayrıca ben Cem Yılmaz gibi metne bağlı değil doğaçlama, aralarına şarkılarımı da katacağım bir stand-up yapabilirim. Mesela Ata Demirer... ‘Ata Demirer Gazinosu’ diye bir stand-up yapıyor. Neyi sergiliyor? 

Siz daha iyisini mi yaparsınız?
Pardooon! Beyefendi ben bir ses sanatkârıyım, şarkı, yorum benim işim. O bir ses sanatçısı değil ve onun da haddine değil. Bu yetenek bende var. Hodri meydan.

Sanat camiasından çok çektiniz mi?
Çok. En büyük şöhretlerin saldırısına uğradım. Adnan Şenses, Bülent Ersoy, Ahmet Özhan... Zeki Müren şarkıları okuduğum için de tepkiler aldım. Ama ben aynı zamanda Zeki Müren’im. Ruhumda Zeki Müren var.

Hepsi birbiriyle iyi anlaşıyor ama...
Öyle sanıyorsun ama oyunun kuralı bu. Bu düzenin insanı olmadım. Mesela Etiler’de bir kuaför salonunun önünden geçiyorum, bir baktım Bülent Ersoy. Selam vermek için gittim. Boy aynasının önüne geçtim: “Bugüne kadar benim hakkımda hiçbir şey demediniz. Ama bu aynada Türkiye’nin yetiştirdiği en dürüst sanatçıyı görüyorsunuz” dedim. “E çocuğum ona ne şüphe. Eğer anne olsaydım seni doğururdum” dedi. Yani o da kendine özeleştiri yaptı.

5-068.jpg

HAYATIMI MILAN KUNDERA YAZABİLİR

Siz gerçek bir Survivor mısınız?
Evet. Ben Yılmaz’ım. İsmimin karakteristik özelliklerini taşıyorum. Benim hayatım hep mücadele. Okulun tatil dönemlerinde çalıştım, Beykoz çayırında simit sattım. Motorlarda muavinlik yaptım. Hiç oyuncaklarım olmadı. Şöhret olduktan sonra evimi oyuncaklarla doldurdum. Bir gün hepsini kamyonla kimsesiz çocuklar yuvasına götürdüm. Yalnız ilk aldığım oyuncağım, küçük kahverengi ayım hâlâ koynumda, onunla yatıyorum. Adı Kutkuli.

Kutkuli mi?
Evet. Karadeniz’de bebeksi, saf insanlara denir. Seyahatlerime hep benimle gelir. Survivor’a da götürmek istiyorum.

Hayat hikâyenizi biri yazsa bu kim olurdu?
Milan Kundera’yı çok severim. O yazabilir ‘Varolmanın Dayanılmaz Morgül’üyüm ben. Yaşar Kemal de olabilir.

6-054.jpg

Bu haber toplam 1205 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.