1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. ''DEĞİŞİM ŞART''
''DEĞİŞİM ŞART''

''DEĞİŞİM ŞART''

‘Değişim şart’

A+A-

Kuzey Kıbrıs’ta eğitimin sürekli gerilediğini ve mevcut sistemle ileriye doğru adımların atılamayacağı belirtiliyor. Bu görüşü sadece öğrenciler ve aileler değil, öğretmenler de doğruluyor.

Öğretmenlerin hemen hepsi, eğitimde ciddi sorunların yaşandığını belirterek, değişimin şart olduğuna dikkat çekti.

Öğretmenlerin görüşleri şöyle:

 

Sınıflar çok kalabalık

Olcan Taşmaz (öğretmen)

“Eğitim sistemi pekçok şeyde olduğu gibi dinamizim içinde olmalıdır ve bunu yakalayabilmek için de bu değişimi yaşamamız gerekir ve buna da ihtiyacımız vardır. Mevcut eğitim sisteminde birçok konuda sıkıntılar mevcuttur ve bunların değiştirilmesi için de adımlar atılması gerekiyor.

Şu anda birçok okulumuzda alt yapı problemleri var, bazı okullarda sınıflar oldukça kalabalıktır. Bu durum da eğitim kalitesini azaltmaktadır. Yine okulların özellikle mali açıdan sıkıntıları var ve bu sıkıntılar nedeniyle hedeflenen şekilde eğitim verilemiyor, bu da kaliteyi etkiliyor.

Okullardaki sınıfların kalabalık olması özellikle motivasyonu direkt olarak etkiliyor. Şu anki gençlerin iletişim yöntemleri oldukça farklıdır, burada önemli olan onların seviyesine inebilmektir, eğer bunu başarırsak bir sıkıntı yaşamayız görüşündeyim, tabi bu seviyeye inemeyen meslektaşlarımız sıkıntı yaşayabilirler. İlgi alanları daha dağılmıştır, günümüz gençlerinin ilgi duyacakları alanlar çok fazladır, eskisi gibi kısıtlı değil. Bu yüzden bunları toparlamak çocuklarla iletişimi kolaylaştırabilir. Artık günümüzde öğretmenler de kendilerini geliştirmek zorundadır yoksa öğrencilerle iletişim konusunda sıkıntı yaşayabilirler”

 

Ezberci sistem hemen terkedilmeli

Vedat Tek (öğretmen)

“Eğitim uzun yıllardan beridir ezberci bir sisteme dayalı olduğu için kendi kendini yok eden bir sisteme dönüştü. Dolayısı ile eğitimde gerekli reformların bir an önce yapılması gerekiyor. Bu sınavcı, elemeci sistemin kalkması lazım, çocukların yeteneklerini ortaya koyacakları bir sistem kurulması lazım. Aksi takdirde bu nesilleri kaybedeceğiz. Meslek okullarına gereken önem verilmiyor, bu gün ayni çağ çocukların % 30’u meslek okullarına geriye kalan % 70 de klasik ve kolej okullara gidiyor. Bunun ters çevrilmesi gerekir, YGS denen sistemi de kaldırmamız gerekir. Eğer meslek okulları ile diğer okullara gidenleri sayısını ters çevirebilirsek eğitimdeki problemler büyük oranda çözülür görüşündeyim.

Okullarda alt yapı sıkıntıları var, bütçesinin olmaması nedeniyle okul aile birlikleri adeta dilenci durumuna düşürüldü. Yine parasal sıkıntılar nedeniyle okuldaki idareciler eğitime harcamaları gereken eforu para bulmak için harcıyor.

Okullardaki öğrencilerin öğretmenleriyle iletişiminde herhangi bir sıkıntı yok, ancak geleceklerini görebilme açısından sıkıntıları olduğu için motivasyonlarında eksiklikler yaşıyorlar”

 

Sadece milli duyguları gelişmiş bireyler değil

Nuray Özgeçen (Öğretmen)

“Şu anki eğitim sistemi tek tek bireyler yetiştirmeye, daha edilgen bireyler yetiştirmeye uygun bir sistem olarak görüyorum. Aslında hep öğrenci merkezli diyoruz, ama hem öğrenci hem de öğretmen merkezli, öğretmenin de eğitimi yapılandırmada söz sahibi olacağı bir eğitim sisteminin olması gerektiği düşüncesindeyim. Sadece milli duyguları gelişmiş bireyler değil, Dünya çapında bireyler yetiştirmeyi hedefleyecek bir eğitim sistemini uygulamamız lazım. Şu anki sistem bunları yapmak için uygun bir sistem değildir.

Okullardaki en temel sıkıntılar fiziki yapıdaki sıkıntılardır, alt yapı sıkıntıları var, laboratuvarlar donanımlı değil bu da okullarda yeteri kadar etkinlik yapmayı zorlaştırır ve en büyük sıkıntı devletin, devlet okullarına gerekli yatırımı yapmamasıdır.

Diyalok açısından şu anki öğrencilerin eskiye oranla çok daha iyi olduğu kanatindeyim. Yani şu anki çocuklarla iletişim konusunda bir sıkıntı yaşamıyorum diyebilirim. Aslında çocukların bu sistemde ilgisi de bölünür, kimisi CSI kimisi de YGS’ye yönlendiği için kültür derslerine olan ilgileri çok azdır. Yani bir ilgisizlik varsa o da çocukların değil mevcut eğitim sisteminin hatalı olmasından kaynaklanıyor”

 

Kamusal nitelikli eğitim desteklenmeli

Fatoş Özgürsel (öğretmen)

“Şu anki eğitim sisteminde düzeltmemiz gereken birçok aksaklık vardır. Aksaklıklar olmasına rağmen biz nitelikli kamusal eğitimi savunuyoruz, bunu savunmaya da devam edeceğiz. Şu anda özel okullara çok talep var ama biz dediğimiz gibi şu anda eksiklikleri olmasına rağmen ısrarla kamusal nitelikli eğitimi istenen seviyeye yükseltebilmek için çalışacağız.

Okullarımızda öğretmen eksikliği, alt yapı eksikliği, bazı okulların yapılarının demokratik olmamasını şu andaki sıkıntılar olarak sayabilirim.

Son 10 yıl içerisinde değişen bir öğrenci profili var, önümüzde daha teknolojik bir öğrenci topluluğu bulunuyor. Teknolojinin gelişmesi ile öğrenciler artık bilgiye daha kolay ulaştığı için bizim de teknolojik açıdan kendimizi geliştirmemiz gerekiyor. Zaten bunu yapmazsak özellikle iletişim konusunda öğrencilerimizle sıkıntı yaşama olasılığımız yüksektir. Yine de öğrencilerimle iletişim konusunda bir sıkıntı yaşamıyorum, öğrencilerin de derslere ilgisi oldukça iyi seviyededir”

 

Öğretmen eksikliği en büyük sorun

Selma Eylem (öğretmen)

“Eğitim sisteminde birçok aksaklık vardır, birçok okulda hem öğretmen hem de yönetici kadrolarda eksiklik bulunuyor, ilgili bakanlığın devlet okulları için ayırdığı kaynaklar son derece yetersizdir. Ayrıca sınav geçme, disiplin tüzüklerinin yenilenmesi lazımdır, yine okullardaki sınıfların kalabalık olması eğitim kalitesine etki ediyor. Özellikle Girne Bölgesinde bir ortaokulun yapılması gerekiyor. Yine yeni başlayan öğretmenlerin aldıkları maaşlar askari ücretin biraz üzerindedir ve bu rakam da açlık sınırının biraz üzerindedir. Kısacası eğitim sistemi çok kötü durumdadır.

Okulların alt yapı ve donanımlarını vahim olarak niteleyebilirim, bazı okullarda öğretmenlerin oturacak sandalyesi bile yoktur. Birçok malzeme ve araç gereç eksikliği var ve bu eksiklikler de uzun zamandır bulunmaktadır.

Günümüzdeki öğretmen modeli değişmiştir, öğretmenler artık bilgiyi veren değil bilgiye nasıl ulaşılacağını yönlendiren kişi konumundadır, çünkü internet vardır. Maalesef sürekli değişen nüfus yapımızdan dolayı öğrencilerin sürekli değişmesi, özellikle okullardaki öğrenciden öğrenciye olan şiddet olaylarını artırdı ve bana göre bu olay yakın bir gelecekte öğrenciden öğretmene de olabilecektir.

Ben tüm bun sıkıntılarla mücadele edebilmek için de aday oldum. Son dönemde özellikle geliştirilen Neo Liberal politikalar ile öğretmenin elindeki birçok haklar alınmaya çalışıyor, bu sebeple de gerekli mücadelenin verilmesi kanısındayım”

 

Öğrenciler yarış atı değildir...

Ahmet Karaoğulları

“Ben 12 yıllık bir öğretmen olarak şunu söyleyebilirim, devlet yönetimlerinin eğitim konusundaki hassasiyetlerini yetersiz görüyorum, nihayetinde eğitim gelecek kuşakları oluşturacak olan gençlere veriliyor, her ne kadar bu gençlerin gelecekte bu ülkeyi ileriye taşıyacak nesiller olduğu söylense de uygulamada malesef bunları göremiyoruz. Şu anda okulların alt yapısal poroblemleri ya da öğrencilerin sürekli olarak bir sınav ortamına hazırlanan yarış atı pozisyonunda alt yapısı hazırlanan bir sistemimiz var. Özellikle son dönemlerde mezun olan öğretmenlerimiz katılımcı eğitim sistemi yada öğrenci merkezli eğitim dediğimiz sistemleri uygulamaya çalışıyorlar.

Eğitimin değişmeyen temelleri olan uluslararası normlara uygun bir seviyeye getirilebilmesi için belli politikalar oluşturulmalı ve iktidarlar bile değişse ayni sistemin devam ettirilmesi daha yararlı olacaktır kanaatindeyim. Şimdiki gibi her gelen iktidarın eğitim sistemine müdahale etmesi sıkıntılar yaratmaktadır.

Öğretmenler topluma sadece birey yetiştiriyor ama ailelerin ahlaki anlamda, yada adalet duygusu, eşitlik duygusunun aşılanması konusunda büyük görev düşüyor.

Yine 1974 yılından sonraki aşamalarda oluşturulan toplumsal yapının sağlıklı olmaması nedeniyle öğrencilerin duyarsızlığının giderek arttığını söyleyebilirim”

Diyalog

 

Bu haber toplam 616 defa okunmuştur
Etiketler : , , ,
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.