1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. ‘DEVLET VAZİFESİNİ YAPSIN’
‘DEVLET VAZİFESİNİ YAPSIN’

‘DEVLET VAZİFESİNİ YAPSIN’

Bakanların sürekli “santrallerden dolayı zehirleniyoruz” açıklaması

A+A-

SKMG Yönetim Kurulu Başkanı Safa, sıkıştırılmış gaz sisteminin 3 ayda bitirilip işletime geçmesinin mümkün olmayacağını söyledi

Ali Özmen Safa, Başbakan Yardımcısı ve Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı Serdar Denktaş’ın elektrik santralleriyle ilgili sıkıştırılmış gaz önerisiyle ilgili yorumda bulundu.

Gaz sisteminin 3 ayda bitebilecek bir sistem olmayacağına dikkat çeken Safa, Türkiye’de buhar tirübünlü santrallerin kullanıldığını ancak kesinlikle filtresiz hiçbir şekilde işletilmesine müsaade edilmeyeceğini belirtti. Bakanların sürekli “santrallerden dolayı zehirleniyoruz” açıklaması yaptığını da hatırlatan Safa, “Madem halkın zehirlendiğini görüyorlar, devletin ilk vazifesi halkına sağlıklı yaşam getirmektir. Seçiliyorlar mecliste yemin ediyorlar, ama halk zehirlenirken kimse sesini çıkarmıyor” dedi. ADA TV’de Erkan Eğmez’in sorularını yanıtlayan Safa, “Muz Cumhuriyeti” meselesine de açıklık getirdi. Programın diğer bir konuğu olan Ulusal Birlik Partisi (UBP) Milletvekili Ersin Tatar da üretilen elektriğin fazla olması ile rüzgar ve rüzgar enerjisi gibi üretim mekanizmalarının devreye girebileceğini aktardı. Gaz olayının fırsat verilebilirse mümkün olacağını belirten Tatar, ihtiyaç fazlasının satılabileceğini anlattı.

‘ÇEVRE FELAKETİ’
ADA TV’de Erkan Eğmez’in programına katılan Ali Özmen Safa şunları kaydetti:“Bakanlarımız çıkıyor zehirleniyoruz diyor, eski milletvekilimiz doktor çıkıyor zehirleniyoruz diyor, biz demiyoruz kendileri söylüyor. Bu yandan biz reklamlar yapıyoruz, çöpler toplansın, çevre felaketi önlensin diye. Dr. Tancer, dördüncü geliyoruz kanserde diyor. Madem halkın zehirlendiğini görüyorlar, devletin ilk vazifesi halkına sağlıklı yaşam getirmektir. Seçiliyorlar mecliste yemin ediyorlar, ama halk zehirlenirken kimse sesini çıkarmıyor. Çevre müdürünün dediği gibi 2003’ten beri ÇED raporuna uyulacağı söylendi, kimse bir şey yapmıyor gündeme getirmemize rağmen. 2023’e gelen garanti alım verildi.

‘MUZ CUMHURİYETİ Mİ?
1 ay önce Başbakan Erdoğan, twittermeselelerinde Avrupa ülkelerinde hükümetin dinlenmesi ve yayınlanması yasaktır, Türkiye’de neden bu oluyor Türkiye Muz Cumhuriyeti mi diye sormuştu. Niçin biz müsaade ediyoruz ki yasal olmayan bir şey oluyor? Ertesi gün de biz de aynı soruyu sorduk. AKSA diyor ki biz Kıbrıs’ta köklü bir şirketiz ve yasalara uyuyoruz. Peki Kıbrıs’ta neden uymuyorlar yasalara, Kıbrıs Muz Cumhuriyeti mi? Birilerinin çıkıp burasının Muz Cumhuriyeti’nin olmadığını hatırlatmalı. Ya yasalara uyacaksın, ya çıkıp gideceksin. Filtre koyacaksın başka çaresi yoktur.

‘ÜÇ AYDA BİTMEZ’
Bir restoran açacaksanız yasalara bakarsınız ve hesap kitap yaparsınız. AKSA’nın da baştan fizibilite yapması gerekirdi, ilk 5 senede yenilendi, kar yapmasaydı kendisi de uzatmayı istemeseydi. Demek ki ne kadar paraya mal olursa olsun halkın sağlığından daha mı pahalı? Değer mi? Değmez. Kar yapmayan şirket kalmaz burada. Türkiye’de de benim bildiğim aynı sistemi kullanıyorlar ve filtreli kullanıyorlar. Denktaş, dedi ki eğer biz AKSA’yı kapatacak olursak ve kendi Teknecik’i katmazsak o zaman Muz Cumhuriyeti oluruz. Tamam da, Denktaş hükümette de yer aldı, çevre bakanlığı da yaptı. Bu mevzu bütün siyasileri ilgilendirir. Denktaş, “bunun çaresi hemen sıkıştırılmış gaz sistemine dönelim, bu 3 ayda olur” dedi. Bu 3 ayda olabilecek bir şey değil. Hatta Türkiye’deki elektrik jeneratörü olan gemilerden bahsetti, bu gaz sistemi bu kadar kısa sürede olacak bir şey değildir.”

‘MEVDUATTA SIKINTI VAR’
Ulusal Birlik Partisi Milletvekili Ersin Tatar da, üretilen elektriğin fazla olması ile rüzgar ve rüzgar enerjisi gibi üretim mekanizmalarının devreye girebileceğini aktardı. Gaz olayının fırsat verilebilirse mümkün olacağını belirten Tatar, ihtiyaç fazlasının satılabileceğini anlattı. Tatar ayrıca bankaların kredi mevduatlarıyla ilgili sorunlara değindi.

Tatar programda şunları kaydetti; “Bankaların mevduat yapısına bakıldığında vade 1 ay belki 2 ay. Bu kadar kısa vadeliyken mevduatlar ki, esas finansman kaynağıdır. Krediler ya mevduatla ya da banka sermayesi ile. Bankaların toplam sermayesi bizim ülkede 1 milyar, mevduat 11 milyar. Demek ki mevduatla verilebilir, ama mevduatın vadesi 2 ayken nasıl verilecek? Yurtdışındaki bankalarda uzun vadeli krediler verilebiliyor. Kısa vadeli kredilerde de 10 15 yıllık yatırım yapılamaz. Bir de faizlerin daha makul olması gerekir. Türkiye kendisi bile aşamadı bu mevduat sorununu. Ama büyük bir ülke olduğu için büyük imkanları da olduğundan kredi imkanları daha fazla oluyor. Bizde bu noktada sıkıntı var.”

Star Kıbrıs

 

Bu haber toplam 573 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.