1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. DİNİ LİDERLER ÇOK ŞEY BAŞARABİLİR
DİNİ LİDERLER ÇOK ŞEY BAŞARABİLİR

DİNİ LİDERLER ÇOK ŞEY BAŞARABİLİR

DİNİ LİDERLER ÇOK ŞEY BAŞARABİLİR

A+A-

Adada yürütülen dini liderler diyaloğunun mimarı olan İsveç Dindar Sosyal Demokratlar Başkanı Peter Weiderud, başlatılan iyi ilişkilerin çözüme katkı yapacağını söyledi.

Kıbrıs barış süreci çerçevesinde sürdürülen dini liderler diyalogunun mimarı olan İsveç Dindar Sosyal Demokratlar Başkanı Peter Weiderud, dini liderlerin 2011 yılından bu yana devam eden diyalogları sonucunda, birlikte çalışarak, pek çok şeyin başarılabileceğinin farkına vardıklarını söyledi. Peter Weiderud, başlatılan iyi ilişkilerin çözüme katkı yapacağını vurguladı.
Weiderud, 2011 yılından bu yana devam eden diyalogla dini liderlerin birbirlerini yavaş yavaş daha iyi tanıyarak, birbirlerine karşı güven duymaya başladıklarını belirtti.
Siyasi liderler arasında anlaşmazlığın olduğu durumlarda, bunu yürütmenin güçlüğünü aktaran Weiderud, sürecin siyasi bacağı ve din bacağı dışında, başka ayakları da olduğunu ifade etti.
Weiderud, bir ayak çalışmadığında diğer ayağın olması gerektiğini kaydederek, “Aksi takdirde insanlar umutlarını kaybeder. Dini liderler bacağının olumlu şeyler başarabilmesi için siyasi liderlerin konuşmasına ihtiyaç var” dedi.
Dini liderler arasındaki diyalog, İsveç Büyükelçiliği himayelerindeki, Kıbrıs Barış Süreci Din İşleri Ofisi tarafından yürütülüyor. Ofis, 2009 yılında Weiderud tarafından İsveç Dışişleri Bakanlığı desteğiyle kurulmuştu.



Kilisenin duruşu diyalogla ilerledi


   Weiderud, Kıbrıs Kilisesi’nin Annan Planı döneminde sergilediği olumsuz tutumun, kendisini şaştırmış ve üzmüş olduğunu söyleyerek, bu durumun, Kıbrıs barış sürecinde kilisenin ve dinin rolüne bakmaya başlamasına neden olduğunu anlattı.
Dini liderler arasındaki diyalogunun önemine işaret eden Weiderud, Kıbrıs Kilisesi’nin ilerlediğini, kilisenin önceden müzakereli çözüme inanç taşıdığı yönünde bir duruş göstermezken, Başpiskopos Hrisostomos’un şimdi görüşmelere inandığını gösterdiğini kaydetti.
İsveç Dindar Sosyal Demokratlar Başkanı Peter Weiderud, yürütülen diyalogla ilgili açıklamalarda bulundu:

SORU: Kendinizi, Kıbrıs Barış Sürecinin Dini Boyutu içinde nasıl buldunuz?
WEIDERUD:
Pek çok neden var. Geçmişimde Dünya Kiliseler Konseyi Ulusal İlişkiler Direktörlüğü bulunuyor. Annan Planı döneminde burada çalışıyordum. Annan Planı sunulduğu zaman, planı dikkatlice inceledim ve oldukça ilgi çekici buldum. Ancak eksik birşeyler olduğunu fark ettim. Planda kültürel mirasa, kimlikle ilgili sembolik binalara referans yapılıyordu. Uzlaşıyla ilgili bakış açısı çok teknikti. Uzlaşı, süreç sonunda tüm yükümlülükler yerine getirilmesinin ardından elde edilecek bir sonuç olarak görülüyordu. Uzlaşı konusunda geçmişim ve düşüncem, bunun en başından başlayan ve büyüyen bir süreç olduğu yönündeydi. Plan mükemmel değildi ama çok iyiydi. Öte yandan, üyemiz olan Kıbrıs Kilisesi’nin Annan Planı’na karşı olumsuz tutum, beni şaşırtmış ve üzmüştü. Bu durum, kilisenin ve dinin, Kıbrıs barış sürecindeki rolüne bakmaya başlamama neden oldu. Ardından, Kıbrıs’ta daha uzun zaman geçirme imkânı budum. Dini liderlerin 1963 yılından sonra birbirleriyle konuşmadıklarını öğrendim. Bunun daha öncesinde ne kadar iletişimde olduklarını bilmiyorum ama Kıbrıs’ın tarihinde Hıristiyan ve Müslümanların birlikte yaşanmışlıkları var. Tüm bunların kombinasyonu, beni daha derine bakmam için cesaretlendirdi. Dini liderler, diğer toplumla etkileşim içine girmede isteksizdi. Din insanları her iki tarafta daha çok milliyetçi kesimdeydi; geçmişteki şiddette daha çok odaklanıyorlardı. Benim geldiğim yerde din insanları, daha çok etkileşimde bulunarak, barışın, mesajın bir parçası olduğunu görmek isterler. Dini liderleri nasıl bir araya getireceğimize baktık. 2009 yılında bu başladı.

SORU: 2009 yılında ilk yaptığınız iş ne oldu?
WEIDERUD:
2009’da dini liderler, dini liderler etrafındaki kişiler ile bu konuyla ilgilenen bazı akademisyenlerle konuşamaya ve görüşmeye başladım. Müftü ve Başpiskopos arasındaki ilk buluşmayı ayarladık. İlk toplantı biraz isteksiz geçti. Ancak 2010 yılında iki tarafın gençlerinin olacağı bir gençlik programı projesi yapılması konusunda anlaştılar. Ancak siyasi iklim nedeniyle bu yapılamadı ve bir sonraki yıla yani 2011’e ertelendi. Bu arada Müftü değişti. 2011 yılında gençlik projesine başladık. Kolay olmadı. Sonucu ise gençleri ve dini liderleri biraraya getirmesi açısından iyi oldu. Liderler daha sonra yavaş yavaş birbirlerini tanımaya ve birbirlerine güvenmeye başladı. Şu anda ulaştıkları noktada, birlikte çalışarak, çok şey başaracaklarının farkına vardılar. Siyasi liderler arasında anlaşamazlığın bulunduğu durumlarda bu çok kolay değil.

SORU: Müzakereler durmuş olmasına rağmen, şu anda tek işleyen ayak dini liderler diyalogu görünüyor…
WEIDERUD:
Hemen hemen öyle. Siyasi bacağın şu anda devam etmiyor olması üzücü. Sürecin sadece dini liderler bacağı yok, sanırım daha çok görünürde olan bacak dini liderler bacağı. İşadamlarının görüşmeleri de önemli. Bence bir yol çalışmadığında, ikinci bir ayak daha olmalı. Aksi takdirde insanlar umutlarını kaybeder. Dini liderler bacağının olumlu şeyler başarabilmesi için siyasi liderlerin konuşmasına ihtiyaç var. Bazı durumlarda yeni adımları atmak için siyasi liderlerin dahil olması gerekiyor. Öte yandan, diğerlerinin diyalogu devam ettirmesi önemli.

SORU: Yeni adımlar için siyasi liderlerin müzakere masasına dönmeleri mi bekleniyor? Yoksa devam eden projeler var mı?


WEIDERUD: Dini liderler görüşüyor. İhtiyaçlarını belirliyorlar. Bunların bazıları hemen uygulanabiliyor. Bazılarının ise siyasi liderler ve hükümetleri tarafından desteğe ihtiyacı var. Dini bacağın çökmesi yönünde bir risk görmüyorum. Buna çok yatırım yapıldı. Diyaloga inanıyorlar. Kıbrıs Kilisesi’nin ilerlemesi, özellikle çok önemli. Kıbrıs Kilisesi’nin, Annan Planı’na karşı güçlü bir duruşu vardı. Müzakereli çözüme inandıklarını göstermiyorlardı. Başpiskopos şimdi görüşmelere inandığını gösteriyor.

SORU: Bu diyalogun bir şekilde güven inşa edilmesine yardımcı olduğunu söyleyebilir miyiz?
WEIDERUD:
Tabii ki. Dini liderler çok önemli çünkü onları pek çok insan dinliyor ve izliyor. Din belki Kıbrıs Rum toplumunda tarihi nedenlerden dolayı, Kıbrıs Türk toplumuna nazaran daha güçlü. Ancak birbirilerine ihtiyaçları var.

Kıbrıs

Bu haber toplam 557 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.