1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. DOĞALGAZ ODAKLI “SİHİRLİ SENARYOLAR”
DOĞALGAZ ODAKLI “SİHİRLİ SENARYOLAR”

DOĞALGAZ ODAKLI “SİHİRLİ SENARYOLAR”

DOĞALGAZ ODAKLI “SİHİRLİ SENARYOLAR”

A+A-

ATİNA RUM TEZLERİNİ İLETTİĞİ, POZİSYON ALMADIĞI İÇİN TÜRK-YUNAN DİYALOĞUNDAN ENDİŞE ETMİYOR

BIDEN TÜRKİYE’NİN BAZI HAREKETLERDE BULUNACAĞI KANAATİNDE

 Ankara’nın Kıbrıs sorununda bundan sonra atılacak, doğalgaz görüntüsünü taşıyan çeşitli senaryolar şekillendirdiği, TC Dışişleri Bakanlığı’nda çalışılan bütün alternatif senaryoların ortak paydasının, Ankara’nın doğalgazın yönetilmesi ve değerlendirmesine katılımı olduğu öne sürüldü.

Fileleftheros, Türkiye’nin aslında, Doğu Akdeniz’deki doğalgazın boru hattı ile Türkiye üzerinden taşınmasını istediğini, ancak Rum yönetiminin tek yanlı ilan ettiği “Münhasır Ekonomi Bölge”deki (MEB) doğalgazın yeterli olmadığını, İsrail gazının da gerekli olduğunu yazdı.

Haberi “Ankara’nın 3 Sihirli Senaryosu... Kıbrıs Sorunu Çözülsün veya Çözülmesin Kıbrıs Hidrokarbonlarına Karışmalarına İlişkin Formüller” başlığıyla aktaran gazete, Türkiye’nin bu isteğinin, Kıbrıs sorunu çözülsün veya çözülmesin, Kıbrıslı Türkler aracılığıyla gerçekleşeceğini savundu.

Türk yetkililerin, uluslararası toplumu rahatsız eden Kıbrıs sorununun çözümü ile hidrokarbonların adilane paylaşımının paket şeklinde göğüslenebileceği argümanını ortaya koyduğunu yazan gazete, edindiği bilgilere dayanarak, Ankara’nın bu proje çerçevesinde, Yunanistan’ı ve bir dereceye kadar İngiltere’yi de karıştıracağı bir sahne kurmaya çalıştığını savundu. Gazete Ankara’nın Atina’ya yanaşma ve İngiltere ile istişare köprülerini de sürekli devam ettirmek istemesinin tesadüf olmadığı yorumunu yaptı.

“ÜÇ SİRLİ SENARYO”

Gazete, Türk Dışişleri Bakanlığı’nda çalışıldığını savunduğu senaryoları okurlarına şöyle aktardı:

“İlk senaryo Kıbrıs sorununun ‘yeni bir devlet’ kurulmasını, devamında da doğalgaz aramalarına geçilmesini öngörüyor.

İkinci senaryo Kıbrıs müzakerelerinin çözümle sonuçlanmaması halinde doğalgazın çıkarılması ve gelirlerinin yönetilmesi için ortak bir komisyon kurulmasıyla alakalıdır.

Üçüncü senaryo da, Türkiye ve Yunanistan tarafından, Kıbrıs MEB’indeki araştırmaları denetleyecek bir komite kurulmasını öngörüyor. Bu, Türk Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun Atina ziyareti sırasında ortaya koyduğu formüldür. Böyle bir komite kurulması aslında Kıbrıs Cumhuriyeti’ni tamamen bypass eder.

“KIBRIS GAZI YETERLİ DEĞİL, İSRAİL GAZI DA LAZIM”

Şimdilik Türkiye fikir sunma inisiyatifini hızlandırıyor görünüyor ama aslında acele etmiyor. Doğalgazın boru hattıyla Türkiye üzerinden Yunanistan’a, oradan da Avrupa’ya aktarılması Ankara’nın ana isteğidir.  Ancak bu isteğin, gerçekleştirilecek kadar önem kazanması için, büyük projelere yetecek kadar olmayan Kıbrıs doğalgazından fazlasına ihtiyaç var. İsrail gazı da gereklidir ve Türkiye-İsrail ilişkilerinin iyi olmaması nedeniyle, bugün hayal görünüyor. Ancak bu asla olmayacak anlamına gelmiyor. Konjonktürler de ilişkiler de sürekli değişiyor. Bu nedenle hidrokarbonların değerlendirilmesi konusunun askıda kalması, konjonktürün Ankara’nın stratejik planlarına uygun hale gelmesine kadar Lefkoşa’nın başka adım atmaması Türkiye’nin işine geliyor olabilir. Elbette Kıbrıs sorununa, Türkiye’yi Kıbrıs hidrokarbonlarının değerlendirilmesi prosedürünün katılımcısı haline getirecek bir çözüm bulunmazsa.”

EIDE GELİYOR AMA ANASTASİADİS OLMADIĞI İÇİN GELİŞME BEKLENMİYOR

Gazete, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide’nin Brüksel temaslarının ardından önümüzdeki Salı günü Ada’ya geleceğini ve iki gün kalacağını hatırlattı.

Eide’nin müzakerelerin yeniden başlamasına istediği desteği Brüksel’de zorlanmadan bulduğunu belirten gazete, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in New York’ta tedavi görüyor olması nedeniyle Eide’nin Ada’da olacağı süre içerisinde herhangi bir gelişme beklenmediğini belirtti.

Gazeteye göre, “Espen Barth Eide Ada’da, ivmenin canlı tutulmasını isteyecek ancak her halükarda, Eide’nin belirlediği gayrı resmi takvime uyulamayacak.”

ATİNA RUM TEZLERİNİ İLETTİĞİ, POZİSYON ALMADIĞI İÇİN TÜRK-YUNAN DİYALOĞUNDAN ENDİŞE ETMİYOR

Öte yandan haftalık Kathimerini, Rum yönetiminin, TC Başbakanı Ahmet Davutoğlu’nun Atina ziyaretinden umduğunu bulamadığını ancak Atina Ankara’ya Rum yönetiminin tezlerini iletmekle yetinip pozisyon almadığından Rum yönetiminin Türk-Yunan diyaloğunda kapana kısılma tehlikesinden endişe etmediğini yazdı.

TÜRKİYE’NİN TALEPLERİ

Gazete, Doğu Akdeniz’e Türk sondaj platformu kurma “tehdidinde” bulunan Türkiye’nin aslında şu 5 talebi olduğunu savundu:

“-Kıbrıs sorununun çözüm sürecinden bağımsız olarak hidrokarbonların Kıbrıslı Türkler ve Rumlar tarafından müştereken yönetilmesi,

-Doğalgazın boru hattı ile Yunanistan’a Türkiye üzerinden aktarılması,

-Kıbrıs’ın İsrail, Mısır ve Yunanistan arasındaki, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki çıkarlarına uymayan işbirliğini geliştirmeyi iptal etmesi,

-Rum tarafının hiçbir şart koşmadan müzakere masasına dönmesi ve masaya gazın değerlendirilmesi konusunun da konulması,

-Türkiye ve Yunanistan’ın enerji başta olmak üzere Kıbrıs meselelerinin yönetimine direkt müdahil olması.”

BIDEN TÜRKİYE’NİN BAZI HAREKETLERDE BULUNACAĞI KANAATİNDE

Gazete, ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden’in New York’ta tedavi görmekte olan Rum Yönetimi Başkanı Anastasiadis’e, Doğu Akdeniz’deki enerji konularında kritik çıkarlarından tehlikede olması yüzünden Türkiye’nin çıkmazın (Kıbrıs sorunundaki) aşılması için bazı hareketlerde bulunacağı kanaatini ilettiğini de yazdı.

TAK

Bu haber toplam 436 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.