1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. DRUSİOTİS : “’EŞEKLER UÇMAZ’I SIK SIK İSPAT ETMEK ZORUNDASINIZ...”
DRUSİOTİS : “’EŞEKLER UÇMAZ’I SIK SIK İSPAT ETMEK ZORUNDASINIZ...”

DRUSİOTİS : “’EŞEKLER UÇMAZ’I SIK SIK İSPAT ETMEK ZORUNDASINIZ...”

Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in danışmanlığı görevine getirilen Rum Gazeteci-Yazar Makarios Drusiotis Rum Yönetimi eski Başkanı Dimitris Hristofyas’ın 2010’da eline fırsat geçmesine karşın TC Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ı test etmekten korkt

A+A-

“ERDOĞAN ASKERLERİ ÇEKECEĞİNDEN BİLE SÖZ ETTİ, ANCAK HRİSTOFYAS NİYETİNİ TEST ETMEKTEN KORKTU”

“NATO VE ABD KOMPLOSU YOK, BİZ KENDİ ELİMİZLE KENDİ GÖZÜMÜZÜ ÇIKARDIK”

Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in danışmanlığı görevine getirilen Rum Gazeteci-Yazar Makarios Drusiotis Rum Yönetimi eski Başkanı Dimitris Hristofyas’ın 2010’da eline fırsat geçmesine karşın TC Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ı test etmekten korktuğunu söyledi.

Simerini Drusiotis’le yaptığı geniş söyleşiyi okurlarına “Makarios Drusiotis: Çalışmak İçin Başkanlıktayım ve Faydalı Olmak İstiyorum... Yerleşmeye Gitmedim” başlığıyla okurlarına aktardı.

TC Başbakanı ile 2010’da görüşen Kıbrıslı Rum gazeteciler arasında bulunan Drusiotis Erdoğan’ın o zaman ilk kez Kıbrıslı Rum gazetecilerle görüştüğünü ve sorularını yanıtladığını belirterek şunları söyledi:

ERDOĞAN ASKERLERİ ÇEKECEĞİNDEN BİLE SÖZ ETTİ, ANCAK HRİSTOFYAS NİYETİNİ TEST ETMEKTEN KORKTU

“Erdoğan o zaman bir açılım, Kıbrıslı Rumlara bir dostluk atağında bulundu ve çözüm iradesi belirterek Kıbrıs’taki bütün askerleri çekebileceğinden bile söz etti. Bizim liderliğin yapması gereken en azından Erdoğan’ın niyetini test etmekti ancak Hristofyas korktu. Biz o zamanlar onula görüştüğümüz için güya propagandasına alet olduğumuz saldırılarına uğradık.”

Anastasiadis’in danışmanlığına atanmasının, Kıbrıs’ın yakın tarihiyle ilgili kitaplarının içeriği nedeniyle EOKA’cıların ve neredeyse bütün siyasi partilerin yoğun tepkisine yol açtığı hatırlatılan Drusiotis özetle şunları söyledi:

“Yazdıklarıma itiraz etme hakları vardır, ama iyi niyetime inanılmasını isterdim. 25 yıldır durmadan aradım ve okudum. Araştırma yapmak için ABD’ye ve İngiltere’ye çok sayıda seyahatte bulundum, Kıbrıs sorunuyla ilgili bir konteynır dolusu belgem var. Tarihle ilgilenmeye başladığımda yaklaşımım tamamen gazeteci gibiydi. Zamanla, deneyim ve bilgi edindikçe doğru bildiğim birçok şeyin yanlış olduğunu saptadım.

“NATO VE ABD KOMPLOSU YOK, BİZ KENDİ ELİMİZLE KENDİ GÖZÜMÜZÜ ÇIKARDIK”

Örneğin ilk kitabım Makarios’un ikonografisiydi (azizlerin hayat öyküsü). Arşivleri araştırmaya başladığımda hiçbir aziz bulmadım. Bana göre yazarlığımın araştırmaya dayalı olgunlaşma döneminin 2005’te yayınlanan “İlk Taksim” kitabımla başladığına inanıyorum. Araştırmalarda derinleşmeden önce ben de istilada NATO ve ABD komplosuna inananlardandım, ancak şu anda kendi gözümüzü kendi elimizle çıkardığımıza inanıyorum. Son zamanlarda yayımlanan belgeleri gördüm, üzgünüm ama bunlar uydurma belgeler. Bugün photoshop ile istediğiniz belgeyi düzenleyebilirsiniz. Devlet Televizyonu gibi devlet kurumlarının sahte belgeler kullanarak ABD ile ilişkilerimizi zehirlemeye devam etmesi korkunç.

“KIBRIS’TA ‘EŞEKLER UÇMAZ’I SIK SIK İSPAT ETMEK ZORUNDASINIZ...”

Kıbrıs’ta sık sık ‘eşekler uçmaz’ı ispat etmek zorundasınız. ABD Ulusal Arşivi’ne ziyaretlerimden birinde bu belgelerin içeriğini inceledim.

Belgelerden birinde Sisco 12 Temmuz 1974’te Brüksel’de NATO Genel Sekreteri ile darbeyi görüşmüş konumlandırılıyor.  Sisco’nun şahsi arşivine girdim ve seyahat programını buldum. Ortadoğu ziyaretinden döndüğü 30 Mayıs’tan Atina ve Ankara’ya gittiği 17 Temmuz 1974’e kadar Washington’dan ayrılmamış. Bunu, bahse konu belgenin ciddiyeti olmadığını göstermek için bir dostuma söyledim. Şeytanın avukatlığını yaparak bana ‘gezisi gizliydi ve gizli tutuldu!’ dedi. Seyahatini gizli tuttular ancak darbe ‘kararını’ gizli tutmadılar ve kötü ve neredeyse argo bir İngilizceyle bir kağıda yazdılar. Tarihi olaylar ancak itibarlı kaynaklarla delillendirilir. Yaptığım araştırmalar, istilada ABD parmağı olduğu teorisini doğrulamıyor.

Öncelikle, Kıbrıs’ın Rum çoğunluğunun Enosis konusunda haklı bir talebi olduğunu kabul etmemiz gerekir. EOKA silahlı mücadelesinin o zamanki konjonktürde akıllı bir karar olmadığı görüşündeyim.  Mücadele arzu edilen sonucu tam da bu nedenle vermedi. Eleştirdiğim, bu mücadeleye katılanlar değil siyasi kararları alanlardır. EOKA ile ilgili kitabım nedeniyle aldığım eleştirileri anlayışla karşılıyorum. Size dediğim gibi beni, son üç kitabım ifade ediyor. Şu anda yazdığım kitabı bitirir bitirmez EOKA’yla ilgili kitabımı yeniden yazacağım.”

Rum Başkanlık Köşkü’nde kendini yabancı hissetmediğini, sol ile bağlantısını da koparmadığını anlatan Drusiotis, AKEL’le ilişkisinin 2004 referandumunda Annan planına “hayır” demesi değil tavrını sergileme yöntemi olduğunu, kendisini Anastasiadis’e yaklaştıran şeyin ise “evet” demesi değil, o zamanki akıma karşı duruşu olduğunu kaydetti.

Drusiotis Annan Planı’nın 10 yıl önce, o zamanın şartlarına göre hazırlanan bir plan olduğunu, dolayısıyla mazide kaldığını, şu anda geçerli olmadığını, referandumda “evet” demiş olmaktan pişmanlık duymadığını söyledi.

TAK

Bu haber toplam 594 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.