1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. “EN MANTIKLI HÜKÜMET MODELİ CTP-UBP KOALİSYONU”
“EN MANTIKLI HÜKÜMET MODELİ CTP-UBP KOALİSYONU”

“EN MANTIKLI HÜKÜMET MODELİ CTP-UBP KOALİSYONU”

İkinci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, “En mantıklı hükümet modeli Cumhuriyetçi Türk Partisi Birleşik Güçler (CTP-BG)-Ulusal Birlik Partisi (UBP) koalisyonudur” dedi. Talat, UBP’nin “arınma yaşadığını”, onun yerini bugün Demokrat Parti Ulusal Güçler’in (D

A+A-

TALAT, KATILDIĞI BİR TELEVİZYON PROGRAMINDA GÜNDEMDEKİ KONULARI DEĞERLENDİRDİ

İkinci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, “En mantıklı hükümet modeli Cumhuriyetçi Türk Partisi Birleşik Güçler (CTP-BG)-Ulusal Birlik Partisi (UBP) koalisyonudur” dedi. Talat, UBP’nin “arınma yaşadığını”, onun yerini bugün Demokrat Parti Ulusal Güçler’in (DP-UG) aldığını ileri sürdü.

İkinci Cumhurbaşkanı’nın ofisinden yapılan açıklamaya göre, katıldığı bir televizyon programında çeşitli konuları değerlendiren Talat, DP-UG’nin Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’nun kanatları altında, eklektik bir parti olduğunu iddia etti.

“ETİK DIŞI”

Cumhurbaşkanlığı makamında yapılan konuşmaların, ele geçirilip basında yayınlanmasıyla ilgili soru üzerine Talat, “Basın, etik dışı bu olayı elinin tersi ile reddetmeliydi. Yasalarda boşluklar var” dedi.

Talat, bu olayı aydınlatıp halka da açıklamak istediğini söyledi.

“SEÇMEN SAYISI NET DEĞİL”

Talat, bir soru üzerine gerçek seçmen sayısının net olmadığını söyledi.

Bir sanatçının Türkiye’den gelerek oy kullandığını, daimi ikametgahı Kıbrıs’ta olmayan bir kişinin, vatandaş olsa da, seçmen olamayacağını belirten Talat, gerçek seçmenlerin kesin olarak bilinmesi için e-devletin hayata geçmesi gerektiğini düşündüğünü kaydetti.

Talat, halkın erken genel seçimlerde UBP’yi cezalandırdığını söyleyerek, UBP’nin bundan ders çıkartması gerektiğini olduğunu söyledi.

“EKLEKTİK BİR PARTİ”

Demokrat Parti Ulusal Güçler’in (DP-UG) Eroğlu’nun kanatları altında, eklektik bir parti olduğunu iddia eden Talat, en mantıklı hükümet modelinin CTP-BG ve UBP olacağını, CTP-BG ve UBP’nin hükümet olması halinde, Eroğlu’nun hükümetten uzaklaştırılmış olacağını savundu.

Olası bir CTP-UBP koalisyonunun birtakım dezavantajları olacağını savunan Talat, UBP’nin halk tarafından iktidardan uzaklaştırılmış olduğunu, UBP’de muhatap bulma güçlüğü yaşandığını ve CTP-BG tabanının UBP ile hükümete karşı olduğunu belirtti.

Talat, “Bunu anlamakla birlikte, CTP-BG’lilerin, DP-UG’nin elini güçlendirecek hezeyanlardan uzak durması gerekiyor” dedi.

CTP-DP koalisyonunun da olası olduğunu savunan Talat, verilen sözlerin yerine getirilebilmesi için söyleneceklerin “ince elenip sık dokunması” gerektiğini ifade ederek, “Unutulmamalıdır ki DP-UG ile hükümet kurmak, Sayın Eroğlu’nu da hükümete almak demektir ve rahmetli Denktaş’tan farklı olarak Eroğlu’nun ilgi alanı Kıbrıs sorunu değil, iç konulardır” dedi.

“KURUCU MECLİS HÜKÜMETİ ÖNERİSİ”

DP-UG’nin önerdiği hükümet modelini Kurucu Meclis hükümeti modeline benzeten Talat, “Memlekette olağanüstü durum yok” dedi. Dünyada uygulanan birçok koalisyon modeli olduğuna dikkat çeken Talat, DP-UG’nin kendi önerisini açması gerektiğini söyledi.

Kendisinin uzun süredir başkanlık sistemi önerdiğini belirten Talat, bu sisteme geçilebileceğini söyledi.

“ÇÖZÜM KAÇINILMAZ”

Kıbrıs sorunundaki gelişmelere de değinen Talat, Birleşmiş Milletlerin Kıbrıs ile ilgili bir kararında Talat ve Hristofyas arasında varılan mutabakata atıfta bulunulduğunu ancak Rum tarafının buna itiraz ettiğini ve o bölümün karardan çıktığını hatırlatarak, bundan sevinç duyulmasını anlayamadığını ifade etti.

Talat, Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik umudunu yitirmediğini ve çözümün “kaçınılmaz olduğunu” söyledi.

Görevde olduğu dönemde Hristofyas ile ilişkilerinin sorulması üzerine Talat, Hristofyas’ın muhaliflerinden yana çekinceleri olduğunu, onları ikna ederken çözümün sürüncemede kaldığını kaydetti.

Kendisinin Hristofyas’a, ciddi bir ilerleme olmazsa kuzeyde durumun değişeceğini söylediğini belirten Talat, Rum liderin bunları göremediğini söyledi.

“ENGELLEME ANLAŞILMAZ”

Bir soru üzerine uluslararası oyunlara katılmayı, uluslararası kurumların engellemesinin 1984 ve 85’te alınan Güvenlik Konseyi kararları ile olduğunu hatırlatan Talat, ancak Türkiye’de uluslararası boyutu olmayan oyunlara katılmanın engellenmesinin “anlaşılmaz olduğunu” savundu.

Bu konularda “uyanık olmak gerektiğini” söyleyen Talat, devletteki gerekli birimlerin, spor kurumlarının, hükümet ve Cumhurbaşkanlığının duyarlılık göstermesi gerektiğini belirtti.

Bu haber toplam 493 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.