1. HABERLER

  2. Erkek Arkadaş Bulamıyor Diye Ölüyordu!
Erkek Arkadaş Bulamıyor Diye Ölüyordu!

Erkek Arkadaş Bulamıyor Diye Ölüyordu!

Erkek Arkadaş Bulamıyor Diye Ölüyordu!

A+A-

Emelle Lewis ince mankenlerin vücutları ile kendisini karşılaştırmaya başladıktan sonra zayıflık hastalığı anoreksiyaya yakalandığını belirtiyor.

Yeme bozuklukları, ergenlik döneminde ebeveynlerin kabusu olur. Özelikle kız çocukları, kilolu olmamalarına rağmen kilo vermek için yemek yemeyi reddedebilir. Bu da aileler için zorlu bir süreçtir. En yaygın yeme bozukluklarından biri anoreksiya nevrozudur. 

Anoreksiya nervoza, anormal derecede düşük vücut ağırlığı belirtisi ile görülen ve hayatı tehdit eden ciddi bir yeme bozukluğudur. Anoreksiya nevroza bozukluğu olan kişiler, ince kalmak konusunda aşırı takıntılıdır ve hepsi normal kilolarının çok altındadır.

Kilolu olmamalarına rağmen, kalori ve gram hesabı yaparlar. Bir kalori bile onlar için çok ama çok önemlidir. Bir salatalık dilimi yerken bile hesap ederler, Serum almak cinnet geçirmelerine sebep olabilir. Çünkü alacakları serumun kalorisini hesap ederler.

sasa-002.jpg

Kilo takıntısı işte böyle bir durum…

Genç kızları tehdit eden zayıflık hastalığı anoreksiya hastalığına kapılan ve bu hastalıktan kurtulmayı başaran Emelle Lewis hayatını anlattı…

Okuldaki tüm arkadaşlarının Instagram hesapları olduğunu belirten genç Lewis, “kızlar fotoğraflar koyarlardı, onların benden hep daha ince ve güzel olduklarını düşüyordum” diye konuştu.

Genç kadının son hali görenleri şaşkına çeviriyor.

22 yaşındaki Emelle Lewis,  ayrıca çocukluk döneminde aşırı kilolu olduğu için okulda sürekli kendisiyle alay edildiğini söyleyerek, ölümcül bir diyete girdiğini söylüyor.

Başından geçenleri şu cümlelerle aktarıyor;

Ve orta okul yıllarımda çok kilolu bir çocuktum. Bütün kız arkadaşlarımın bir sevgilisi vardı. Benimkinin olmayışını fazla bulduğum kilolarıma bağlıyordum. İlk önce spor salonuna yazıldım. Spor yapmama rağmen yeteri kadar kalori kaybedemiyordum. Hayatımdan zararlı diye tabir ettiğimiz ne kadar abur cubur varsa hepsini bir günde çıkartmıştım. Tüm bunlara rağmen istediğim kadar kilo kaybedemeyişime çözüm olarak günde sadece  sadece 100 kalori aldım onu da çoğu zaman kusarak çıkarttım ve 10 saat boyunca egzersiz yaptım. Görüntüm heralde bir tek beni rahatsız etmiyordu. Etrafımdaki herkes bana korkarak bakıyordu bense kendimi normal görüyordum. Taa ki bir gün sabah köpeğimi yürüyüşe çıkarttıktan sonra titreye titreye eve dönene kadar. Vücudum aşırı derecede zayıf olduğu için ısınamıyordu. Kendimi çok kötü hissettim. Anlatamam! Ölüyorum sandım… Korktum! Hastaneye kaldırıldım. Ve uzunca bir müddet hastanede kaldım. Kendi kendimle başbaşa kaldığımda düşündüm… Donma derecesinde üşüyordum… Mutsuzdum… Erkek arkadaşım hala yoktu. İstediğim hayatı yaşayamadığım halde zayıf kalmak için işkence çekiyordum. Bunu fark ettikten sonra doktorlara yalvardım. Kurtarın beni dedim.

Hastaneye yatırılarak tedavi edildim. Aylarca sürdü… Tedavide medikal ve psikolojik yaklaşım esastı. Uyumlu bir tedavi süreci başladıktan sonra beslenme uzmanları da tedaviye dahil oldular. Anoreksiya tedavim psikolog, psikiyatr, beslenme uzmanı yardımıyla yapıldığı için sağlığıma kavuşabildim.

Hastaneden çıktıktan sonra da düzenli aralıklarda doktorlarımı görmeye devam ettim. Spor salonuna yazıldım. Şimdi çok daha sağlıklı ve güzelim.

 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.