1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. "EROĞLU NEDEN SUSUYOR?"
"EROĞLU NEDEN SUSUYOR?"

"EROĞLU NEDEN SUSUYOR?"

Talat, Anastasiades’in görüşmelere kaldığı yerden başlanmayacağı yönündeki açıklamasına cumhurbaşkanının ses vermemesini eleştirdi:

A+A-

İkinci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, BM’nin dün akşam liderleri bir araya getirdiği yemekle ilgili olarak, “Yemeğin Kıbrıs sorununa yönelik olmadığı, eşlerin de katılacağı sosyal bir etkinlik olduğu ısrarla ilan edildi. BM, işi gücü bıraktı meseleyi eğlence haline getirdi” dedi.

Yemekli toplantıda yol haritasının çizileceğinin beklendiğini kaydeden Talat “Böyle şey olmaz” dedi.

Anastasiades’in, müzakerelerin kaldığı yerden devam etmeyeceğini söylediğini,  77 sayfalık mutabakat metninin görüşmelere zemin teşkil etmeyeceğini açıkladığını anımsatan Talat, “Bunun karşısında Eroğlu suspus oldu; zevkten bidda oldu. Bunun nedeni de her şeye baştan başlanacağını ummasıdır” ifadelerini kullandı.

Mehmet Ali Talat, müzakerelerin kaldığı yerden devam etmeyeceği yönündeki açıklamalarının tantana yaratılması gereken bir konu olduğunu ve bununla ilgili Cumhurbaşkanı Eroğlu’ndan da bir görüş beklediğini söyledi.

Talat, Kıbrıs Türk tarafının dünyayı ayağa kaldırması gerektiğini söyleyerek, her seçim döneminden sonra meseleye baştan başlanamayacağını anlattı.

Mehmet Ali Talat, Kıbrıs TV’de “Kıbrıs’ta Bugün” programına katılarak Kıbrıs Haber Müdürü Yardımcısı Serhat İncirli’nin sorularını yanıtladı.

Talat, BM’nin “treni sallayarak içindekilerin trenin gittiğini zannetmelerini sağlamak” gibi bir çaba içinde olduğuna dikkat çekti.

Türkiye’nin büyük bir diplomatik kapasiteye sahip olduğunu belirten Talat, ancak Kıbrıslı Türklerin durumu çözüm yönüne taşıması halinde bu kapasitenin kullanılabileceğini ve sürecin ilerleyebileceğini anlattı.

Başkanlık sistemi

Son yaptığı köy ziyaretlerinde başkanlık sistemi üzerinde durduğunun sorulması üzerine Talat, bu sistemi uygun bulduklarını belirterek, bu sistemle iki başlılığın da kalkacağı; yürütme ile yasamanın ayrılacağı ve bölgeciliğin azalacağı inancını ifade etti. Talat, “UBP içindeki kaos ve Başbakan ile Cumhurbaşkanı’nın çatışmaları ülkeyi bu hale getirdi, başkanlık sistemi ile bu çirkinlikler de ortadan kalkacak” iddiasında bulundu.

Seçim tarihinin belirlendiğine, bu şartlarda bile üçlü kararname ile müdür atandığına dikkat çeken Talat, “böyle bir çirkinlik olamaz” ifadesini kullandı.

Yürütmenin de, devletin de başının tek olması gerektiğini; yasama ile yürütmenin ise tamamen ayrılması gerektiğini söyleyen Talat, “O zaman yasama otonom olarak çalışıp yurttaşın bir türlü elde edemediği yasal düzenlemeleri gerçekleştirebilecektir” diye konuştu.

Güney Kıbrıs’ta da başkanlık sistemi olduğunu, ama Amerika gibi başarılı olamadığını anlatan Talat, kendisinin kontrol ve dengeleriyle birlikte ABD’deki sistemin daha uygun olacağını düşündüğünü kaydetti.

“Tek bölge seçim sistemi…”

Başka bir soru üzerine seçim sisteminin de tek bölge seçim sistemi olması gerektiğini kaydeden Talat, adanın küçük olmasının buna uygun zemini oluşturduğunu belirtti.

UBP’den ayrılanların DP’ye katılımlarıyla ilgili gelişmeleri değerlendirmesi istenen Talat, “bu konuları yorumlamak istemediğini, partilerin konu ile ilgili tartışmalarının normal olduğunu, ancak Cumhurbaşkanının bu konuda Anayasanın gereklerine aykırı davranarak siyasi sistemde ciddi yaraların açılmasına neden olduğunu” ileri sürdü.

“Kolasiyon mümkün ama zor”

Başka bir soru üzerine, seçimlerde birinci partinin CTP olacağının göründüğünü, UBP ile bir koalisyonun da mümkün olabileceğini savunan Talat, geçmişte tabanlarının barışık olmadığı için kendilerinin bunu yapmadığını hatırlattı, “şu anda istihdam, vatandaşlık dağıtımı ve buna benzer icraatların makul olmadığını ve bu kötü etkiler altında böylesi bir koalisyonun hala zor olduğunu” anlattı.

Koalisyonlar konusunda TDP’nin de unutulmaması gerektiğini söyleyen Talat, şimdiden bunları değerlendirmenin zor olduğunu ancak bütün seçeneklerin mümkün olması gerektiğini kaydetti.

“Başrolde Eroğlu”

Talat, bir başka soru üzerine, UBP’den ayrılanlarla ortaya çıkan siyasi kaosun organizasyonunda Eroğlu’nun imzası olduğu görüşünü savunan; yine bir soru üzerine “ülke çok kötü yönetiliyor, uluslararası açıdan da durum kötüye gidiyor” dedi.

Başka bir soru üzerine, Eroğlu’nu “kendine yar olmayan UBP’yi bölmekle” suçlayan Talat, “Türkiye’nin UBP’nin bölünmesini istemediği ancak Eroğlu’nun entrikalarla bunu başardığını” iddia ederek, bu olayın, bir kez daha, “Türkiye ne isterse Kıbrıs’ta o olur” gibi söylemlerin yanlış olduğunu gösterdiğini söyledi.

Talat, “seçim uğruna KTHY’nin kapanmasını dahi göze alan bir kişinin entrikalarla UBP’yi bölmesi de aslında normal karşılanmalı” görüşünü ileri sürdü.

Uluslararası ilgi

Bir başka soru üzerine Talat, uzun zaman içerisinde AB’nin Kıbrıs yorgunu haline geldiğini kaydederek, son dönemde ABD’de hareketlenme başlangıcı gözlemlendiğini dile getirdi. Talat, bu çerçevede Türk tarafınca Türkiye’nin kapasitesi de değerlendirilerek, Kıbrıs sorununda sürecin hızlandırılabileceğini ve Anastasiades’in gardının düşürülebileceğini söyledi.

Hidrokarbon gelirlerinin paylaşımı konusunda görüşleri sorulan Talat, Hristofyas ile bu konuların konuşulduğunu ve doğal kaynakların federal devletin yetki alanında olacağında anlaşıldığını, doğallıkla bu gelirlerin bölüşümünün de federal gelirlerin bölüşülmesi çerçevesinde olacağını anlattı.

Türkiye’deki çözüm sürecinde akil adamlar formülünün düşünüldüğünü, Kıbrıs’ta da böyle bir şeyin olup olamayacağı şeklindeki soruları değerlendiren Talat, Kıbrıs sorununun siyasi bir sorun olduğunu, iki toplumun çatışmasının önlenmesi hedefinden çoktan uzaklaşıldığını belirterek, akil insanların bir anlaşmanın ortaya çıkması veya bir anlaşmanın uygulanması konusunda devreye sokulabileceğini söyledi.

 

Kaynak: Kıbrıs

Bu haber toplam 365 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.