1. HABERLER

  2. DÜNYA

  3. FİLM GERÇEK OLDU!
FİLM GERÇEK OLDU!

FİLM GERÇEK OLDU!

Amerikalı bilim adamları, hiç yaşanmamış bir anıyı beyine yerleştirmeyi başardı.

A+A-

Doğa Bilimleri Derneği Genel Sekreteri Müge Kanay, Amerika'da bilim adamlarının gerçekte yaşanmamış bir anıyı beyne yerleştirmeyi başardığını bildirdi.

Kanay, yaptığı yazılı açıklamada, Science dergisinde yayınlanan bir habere göre, Leonardo Di Caprio'nun başrolünde oynadığı Başlangıç (Inception) filminin gerçeğe döndüğünü, Amerika'daki Massachusetts Teknoloji Enstitüsü'nden (MIT) bilim adamlarının gerçekte yaşanmamış bir anıyı, beyne yerleştirmeyi başardığını kaydetti.

FARE ÜZERİNDE DENEY

Bilim adamlarının önce, fare beyninde var olan bir anıyı aldıklarını ve bu anıyla ilişkili beyin hücrelerini işaretleyip buradaki nöronları tetiklediklerini, böylece, önceden yaşanmış bir anı ile şu an yaşanan bir tecrübe arasında bir iletişim köprüsü kurularak sahte bir anı oluşturduklarını belirten Kanay, deneyin, mavi ve kırmızı olmak üzere 2 oda kullanılarak yapıldığını aktardı.

KIRMIZI ODA KORKUTTU

Farenin mavi bir odada elektriğe maruz kalırken, beynindeki kırmızı odayla ilgili anıların bulunduğu kısmın tetiklendiğini, böylece mavi odada yaşadıklarını kırmızı odada yaşadığını sandığı için kırmızı odaya girince korkmaya başladığını kaydeden Kanay, hayvanların bu deneyler esnasında korku yaşamasının çok hoş olmasa da MIT'li bilim adamlarının yaptığı bu çalışmanın beyinde sahte anı oluşturmanın mümkün olduğunu kanıtladığını anlattı.

İŞTE O FİLM

Kanay, bu bulgunun "Görülen, yaşanılan, etkilenilen bir çok anının aslında hiç yaşanmamış olabileceği, yani beynin hiç yaşamadığı ve tecrübe etmediği olayları sanki yaşamış gibi kişiye hissettirebileceği" açısından önemli olduğunu kaydederek, koku, ses, tat, görme ve dokunma hislerinin tamamının beynin içerisinde, ufacık bir noktada meydana geldiğini, oda, renk, ses, güzel anı ve kötü olayların tamamının beynin içerisindeki görme, dokunma, koklama, işitme ve tatma merkezlerinde meydana geldiğini bildirdi.

Karanlık, ışık ve ses olmayan beynin içerisinde, rengarenk bir dünya seyredildiğini aktaran Kanay, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

RÜYA GİBİ SAHTE ANILAR

"Beynimizin içinde, adeta bize herşeyi gösteren HD kalitede bir televizyon vardır. Bu, rüyalarla daha iyi anlaşılabilir. Rüyalarımızda da tadabilir, görebilir, koklayabilir ve dokunabiliriz. Ancak tüm bunları yaparken, aslen yatağımızda uzanmış öylece uyuyoruzdur. Aynı rüyalarımızdaki bu sahte anlar gibi, yaşantımızda da buna benzer sahte anılar vardır. Örneğin; anahtarımızı çantamıza koyduğumuzu sanarız. Bundan o kadar emin oluruz ki, çantamızda bulamayınca anahtarlarımızı kaybettiğimizi düşünür, telaşla aramaya başlarız. Sonradan çantamızda değil de masanın üzerinde bulduğumuzdaysa gerçek ortaya çıkar. O kadar emin olmamıza rağmen, onları aslında hiç çantamıza koymamışızdır. İşte bu, beynimizin günlük hayatta bize gösterdiği sahte bir anıdır. Bu anlamda, yapılan keşif, bilhassa ruh ve sinir hastalıklarının tedavisinde çok önemli bir rol oynayacaktır.

Örneğin; çeşitli travmalar sonucu stres bozukluğu yaşayan ve bu nedenle de psikolojisi bozulan bir çok kişiyi bu yolla tedavi etmek mümkün olacaktır. Çok kanlı savaşlara ya da travma yaşatacak kadar şiddetli trajik olaylara tanık olan ve bu durumla psikolojik olarak sağlıklı bir şekilde başa çıkamayan bir çok kişinin beyninde, sahte anılar oluşturarak yaşadıkları travmayı geri almak mümkün olacak, bu sayede sağlıklarına kavuşabileceklerdir."

AA

Bu haber toplam 804 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.