1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. “GEMİ BATIYOR VE HEPİMİZ İÇİNDEYİZ”
“GEMİ BATIYOR VE HEPİMİZ İÇİNDEYİZ”

“GEMİ BATIYOR VE HEPİMİZ İÇİNDEYİZ”

Gemi batıyor ve hepimiz içindeyiz...

A+A-

Genç İşadamları Derneği Başkanı Tunalı, Akademisyen Gözügüzelli ve Sivil Toplum Örgütü temsilcisi Öztürk Söz Sizde programında önemli açıklamalarda bulundu…

Genç İşadamları Derneği Başkanı Ceyhun Tunalı, ülke gündemini değerlendirirken, özel sektörün çözüm sonrasına hazır olduğunu kaydederek, kırk yılda çok daha iyi bir yere gelinebileceğinin altını çizdi.

Akademisyen Emete Gözügüzelli ise KKTC’nin tanınma girişiminde bulunmadığını dile getirirken, Sivil Toplum Örgüt temsilcisi Münür Öztürk, ülkede en önemli sorunun adaletsizlik olduğuna vurgu yaptı.


Her hafta farklı konuların tartışıldığı “SÖZ SİZDE” programında bu hafta ülke gündemindeki konular konuşuldu. ADA TV de yayınlanan ve Erçin Şahmaran’ın hazırladığı programa bu hafta, Genç İşadamları Derneği Başkanı Ceyhun Tunalı, Akademisyen Emete Gözügüzelli ve Sivil Toplum Örgüt temsilcisi Münür Öztürk katıldı.

Genç İşadamları Derneği Başkanı Ceyhun Tunalı “Kırk yılda çok daha iyi olabilirdik”
“Bugüne kadar bir yerlere gelmeye çalıştık. Kırk yıldır hep ambargolara sığındık. Hiç sorgulamadık. Belli başlı iş insanlarımız ürünlerini yurt dışına yollamaya başladılar. İhracat yapmak demek, sadece Avrupa’ya mal satmak değildir.

Bizim pazarımız Avrupa olamıyorsa, neden kırk yıldır doğu ülkelerine yönelmedik. Ürettiğiniz ürüne güveniyorsanız bunlar neden olmasın. Devlet katkısı, profesyonel çalışma, kurumsallaşma, bunlar yapılsa neden olmasın. Kırk yıl Avrupa’ya mal gönderme çabasında olduk. Popülizm ve kötü yönetimler birçok şeye engel oldu.”

“ÖZEL SEKTÖR, ÇÖZÜM SONRASINA DAHA HAZIR”


“Özel sektör, kamuya göre daha hareketlidir. Özel sektör, Kıbrıs sorununun çözülmesi halinde kamudan daha hazırdır. Biz hep Türkiye çözer mantığında olduk. Bir anda büyük bir ekonomiye entegre olma durumuna düşeceğiz.

Sıkıntı yaşayacak sektörler mutlaka olacak. Ama bunlar yaşanacak diye biz de boş duramayız. GİAD olarak bazı yansımalarını görüyoruz. Eskiye oranla, dışa bireysel olsa da açılmanın, ülkemize katkılarını görüyoruz. Devlet, çözüm durumunda ekonomik, gerçekçi politikaları hızlı bir şekilde hayata geçirmeli. Bunları biz yapacağız, birileri gelip bizim için yapmayacak. Merak etmeyin birileri her şeyi, her zaman çözer diye bir alışkanlığa itildik.”

“ANAYASA DEĞİŞİKLİKLERİ SAHİPLENİLSİN”

“Anayasa gibi bir konuda yapılacak değişimler göz ardı edilemez. Çok önemli konularda ilerlemeler yapılacak. Ticaret mahkemeleri, iş insanları için çok önemli. Ciddi sıkıntılar yaşanıyor bu konularda.

Çevre konusunda güzel bir çalışma var. Bunlar elbette yeterli değil ama bunlarda ilk adımlar için önemlidir. Hamaset politikası artık bırakılmalı, toplum bilinci geliştirilerek, kucaklayıcı olarak, bu çalışmaların sahiplenilmesi gerek. Anayasa referandumunda ret çıkarsa bu da dünyanın sonu değil ama yaptığımız bir çalışmayı bu şekilde silip atmak ta doğru bir düşünce olmaz.”

AKADEMİSYEN EMETE GÖZÜGÜZELLİ “KKTC’NİN BİR TANINMA GİRİŞİMİ OLMADI”

“KKTC ilen edildikten sonra geçen zamanda, dış politikada etkin olamadığımızı görüyoruz. Hep tanınmadan çok, müzakere sürecinin sonucunu beklemek durumunda olduk. Hep bir daha, bir daha diye düşündük.

Bunda Türkiye’nin de payı ve hatası var. Hatta bazı yazarlar geçmişe ışık tutarak, KKTC ilan edildiğinde, o dönemin büyük elçisi, BM de, KKTC’nin tanınması yönünde, girişimde bulunan kişilere “biz tanınma istemiyoruz bunu blöf olsun diye yaptık” açıklamasının çok önemli olduğunu yazdılar.

KKTC’nin bir tanınma girişimi olmadı. Olsaydı belki farklı noktalar gelmiş olabilirdik. İlk dönemlerde bazı gelişmeler yaşandığı için tanınma mümkün değildi. Fakat 2004 yılındaki, ANNAN planı sonrasında bir imkân ortaya çıktı. Sözler verildi. Fakat adım atılmadı.”

“HAKLI OLDUĞUMUZU İSPATLAYAMADIK”

“Çok hatalar yapıldı. 1960’lı yıllarda adanın %3’lük bir kısmına hapsedildik ve kahramanca mücadele ettik, soy kırıma uğradık ki bu BM’de de kanıtlandı. Hakkımızı aramadık. Rumlar yıllardır bunları kovalıyor. Bizim en büyük eksikliğimiz hassasiyet göstermedik, dava yolunu gitmedik. Çok şey yapılabilirdi.

Ama üzücüdür yapılmadı. Türkiye’yi de ikna etmeli ve çaba göstermeliyiz. Öncelikle biz haklı olduğumuza inanmalıyız.”

“TOPLUM REFAHI SİYASETÇİLERİN ÖNCELİĞİ HİÇ OLMADI”

“Var olan düzen yetersiz. Yasalar, kanunlar, siyaset kurumu eksik. Bunları evvela düşünmeli ve özeleştiri yaparak kendimizi sorgulamalıyız. Yani Rumlarla birleşelim, hukuk gelsin, adalet gelsin, peki biz neden yapmıyoruz? Bu eksiklikleri neden biz kendimiz için yapmıyoruz, çaba göstermiyoruz? Kendimize güvenmeliyiz. Yurt dışında yaşayan çok önemli insanlarımız var. Ülkeye gelmelerini sağlamalıyız. Bugüne kadar gidenlerin çoğu gelmedi, gelende pişman oldu. Toplum refahı siyasetçilerin önceliği hiç olmadı.”

SİVİL TOPLUM ÖRGÜT TEMSİLCİSİ MÜNÜR ÖZTÜRK “EN ÖNEMLİ SORUN ADALETSİZLİK”

“ Maalesef bir anlaşma olsun da nasıl olursa olsun noktasına geldik. Eskiyi öğrenip de bir kıyaslama yapmalıyız. Eski dönemlerde atalarımız çok daha zor günlerde yaşadılar. Ama dayanışma vardı. Tok olan aç olanı zorda bırakmazdı, komşusunu da düşünürdü insanlar. 1974 sonrası dayanışmayı kaybettik.

Bu bana göre bilinçli olarak, bir toplum mühendisliği olarak yapıldı. Bizden geçtik, ben odaklı yaşamaya başladık. Bir ülkeyi ayakta tutan adalet mekanizmasıdır. Partili değilseniz, hiçbir haktan yararlanamazsınız. Anayasa da olmasına rağmen, bu ülkede adalet olduğuna inanıyor musunuz? Ben inanmıyorum. Kötü olansa, adaletsizliğin günden güne artması.”

“GENÇLER BİRLİK OLMALI”


“Gençlerin önemli sorunları var. İşsizlik, uyuşturucu, göç ve gelecek kaygısı en fazla bilinenler. Ülkenin geleceğidir gençler. Toplumdan dışlanmış, çökmüş, ilgilenilmeyen bir kesim. Gençler de sorgulamalı. Neden ben sadece seçim zamanları düşünülüp, kandırılıyorum. Ortak sorunlarda gençler birlik olabilmeli. Haklarını ortak noktalarda arayabilmeli.”


“GEMİ BATIYOR VE HEPİMİZ İÇİNDEYİZ”

“Kıbrıs sorunu önemlidir. Ama hayat devam ediyor. Ve bu hayata gelmek için ikinci bir şansımız yok. O yüzden kendi iç sorun ve sıkıntılarımız öncelikli olmalı. Gençler olarak yarınlar için bir araya gelmeliyiz. Gemi batıyor ve hepimiz içindeyiz. Bu sistemin geldiği nokta ortada. Politika ve planlama yok. Ülkeye yatırımcı gelmiyor, yerli işadamlarına gerekli destek verilmiyor.”

“TOPLUM YABANCI YATIRIMCIYA GÜVENMİYOR”
“Toplum yabancı yatırımcıya güvenmiyor, kuşkuyla bakıyor. Altyapısı oluşturulmayan yatırımlar bize hep zarar verdi.

AKSA mesela; bizi sadece zehirliyor. Ekonomimize katkı koyacaksa, gençler iş bulacaksa, yabancı yatırımcının, başımızın üstünde yeri var. Ama olmuyor. Devletin bunları denetleyip, düzenleyecek, iradesi yok. ERCAN konusunda, hala tartışmalar var. Ödenmeyen bir KDV var. Devlet sessiz. Alacağını, alamıyor. Tüm bunları da düşününce, toplumun yabancı yatırımcıya güvenmemekte haksız sayılmaz.”

Star Kıbrıs

 

Bu haber toplam 608 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.