1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. “GENÇLERİMİZ GURBETTE PERİŞAN”
“GENÇLERİMİZ GURBETTE PERİŞAN”

“GENÇLERİMİZ GURBETTE PERİŞAN”

yurtdışında yaşayan KKTC’li öğrencilerin çektikleri sıkıntılar

A+A-

Yurtdışında okuyan KKTC’li öğrencilerin çok zorluklar yaşadığını anlatan Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Milletvekili Zeki Çeler, gençlerin burslarını alamamalarından dolayı gurbette perişanlık çektiğini vurguladı. Bir yıldır burs alamamış çocuklar olduğunun altını çizen Çeler, “bu öğrenciler yurtdışında bizim gururumuz. Onları bu durumda yaşatmaya hiç kimsenin hakkı yok” dedi. Toplum arasında tüm siyasi partilerin aynı görülmesinden rahatsızlık duyduğunu belirten Çeler, “Umutsuzluğa kapılmamak için denenmemişleri denemek gerekiyor. Aynısınız deniliyor. Değiliz yahu! Biz hükümet olmadan, iktidara gelmeden, yeteri kadar vekil sahibi olmadan, mecliste çoğunluk söz sahibi olmadan kimse bize aynısınız demesin” şeklinde konuştu. ADA TV’de yayımlanan Gündeme Bakış Programı’na katılan Çeler, ülke siyaseti ile ilgili de çok çarpıcı açıklamalarda bulundu. Çeler programda şu ifadelere yer verdi:

“SADAKA GİBİ…”


“Hiçbir partinin iç siyasetine karışma niyetim yoktur ancak bazen zoraki el kaldırmalar oluyor evet- hayır şıklarına. Bunu hissedebiliyorum. Kendi içlerinde bile anlaşamadıkları konular oluyor. Arkadaşlar bundan tedirgin oluyorlar ama maalesef hükümetin devamı açısından parti disiplini işliyor. Yurtdışında yaşayan öğrencilerden mail aldım, burslarımız yatmıyor diye. Sadaka gibi, bir veriyorlar, bir vermiyorlar burslarımızı dediler. Kendi imkanlarımla gittim, görüştüm, birinin evinde buluştuk. Çünkü organizasyon yapabilecekleri bir yer yok. Öğrencilik yıllarımı hatırladım, burs almayanlardan biriydim ben de. Bir yıldır hiç burs almayanlar da var. Yazın burs verilmeme kararı alınabilirmiş. Olay burslardan çok bu ülkenin sorununa geldi. Gelecek kaygısına döndü. Ve dediler ki ‘şimdiden bu sorunları yaşıyorsak gelecekte ne yapacağız?’ Almanca bölümünde okul birincisi olanlar var ancak burs alamıyor. Okulun gururu bu öğrenci. Üzücüdür bu çocuklar artık 7-8 kişi bir evde kalmaya başladılar. Herkesin ailesi devlet memuru değil, nasıl okuyacaklar bu insanlar? Oradaki çocukların durumları çok vahimdir.

Ülkede nerededir planlama? Birileri çıkıp diyecek ki bunları düzeltin diye size oy verdik. Ancak Zeki sadece sunu ve öneride bulunabilir. Bazen karıştırırlar yasama yürütme ve yargıyı. Biz yasamacılarız, bazen yasamalarımızı bize engellerle. Hükümette olmayan milletvekilinin önerisini alırsak parti disiplinine aykırıdır. Bu adamları kahraman mı yapacağız? Umutsuzluğa kapıldığım nokta budur. Bütçe görüşmelerinde konuşmaya çıktığımda durumları anlattım, bütçe artırılsın diye bütçeyi onaylamıyoruz deyin dedim. Bu gençler de anlasınlar ki tarihte bir ilk oldu ve bazı sıkıntılar ortadan kalkınca çünkü herkes komitede dinlemedi. İnsanlara belki güven verirler bu şekilde dedim, yüzüme baktılar ‘kolaydır zannedersin’ dediler. O kadar zordur işte! Heyecanla beklerim ki hep birlikte bir şey yapalım, düzeltilmesi gereken bir şey olduğunda meclisin sağ tarafındaki koltuklardan da bir uyarı beklerim. Ama maalesef bu yönde bir eğilim yok. Parti disiplini, hükümetin devamlılığı bu ülkenin geleceğinden daha önemli onlara göre.

 

‘GİDEN GELMEYECEK’

Gün gelecek bir tane genç bulamayacağız bu adada. Ve giden gelmeyecek. Önüne geçmek için henüz gereken inanç ve intiba gösterilmedi. Yurtdışında okuyan gençlerimiz evde ısınma problemi çekiyorlar. Bir odanın klimasını yakıyorlar ki ekonomi sağlasınlar. Sosyal aktivitelerde de bulunamıyorlar, çünkü maddi imkanları yok. En büyük sıkıntının yurtdışında yaşayan halkımızı bütünleştirememe olduğuna inanıyorum. Avusturalya’ya gittiğimde her şehirde bir Cyprus Club görürdüm Kıbrıs Cumhuriyeti Bayrağı’yla birlikte. Paskalları, bayramları, tüm etkinlikleri orada kutluyorlar. Hepsi birbirinden haberdardır. Böyle bir organizasyon, bırakın İngiltere’yi Türkiye’de bile yoktur. Bu gençler nasıl dönüp bu ülkede huzurla yaşayacaklar? O güven ve motivasyonu vermek çok önemlidir. Çocuklar direkt isyandadırlar bu konudan dolayı.

“HALK DENENMEMİŞLERİ DENEMELİ”

Zammı sanki hükümeti değil de Meclis yapmış gibi algılanıyor. Ve bu konudaki yargılama da bu şekilde oluyor. Halk haklıdır, orada ne işiniz var düzeltemeyeceksiniz diye düşünüyor. Hükümet edenlerin yaptığını hatırlatmak gerekiyor, bir gün hükümete geçersek bunların yapılmaması için gerekli adımları atmalıyız, yaparsak da halk bizi cezalandırır zaten. Bugünün farkını halk yaratacaktı.

Bir şans vermek istediler CTP’ye. Denenmişi tekrar denemeyi istedi halkımız. Olası sonuçlar önünüzdedir. Ya yine aynısını yapacak ya da göz korkutma neticesinde değişecekti. Belli ki değişim olmadı. Denenmemişi denemekten korkmamalı insanlar bence. Halk oy verirken düşünmeli. Denediklerini tekrar ‘bir defa daha yahu’ diye değil, bu defa yeni bir tarafa demeli. Parti içi düzenlemeler ve parti görevlendirmelerine baktığınızda yenilenmiş gençleşmiş ve halkın karşısına her an çıkabilecek parti durumundayız biz. Umarım bir sonraki seçimler erken veya geç veya zamanında olur ve halk her şeyi değerlendirir.

“SANDIĞA GİTMEMEK VAROLANIN DEVAMLILIĞINI SAĞLAR”

Sandığa gitmemek varolanın devamlılığını sağlamaktır. Erken seçime gitmek umut verici hükümetin bu ülkede olabileceğini düşündürdü. Erken seçime gidene kadar ve hükümet kurulana kadar varolan geçici hükümet, neler yaptı ve nasıl umutlandı bu halk, nasıl bu ülkede kendisini bu ülkenin vatandaşı gibi hissetti, öylesi düşüncelerin tekrardan varolabilmesi için öylesi hükümetlerin gelmesi gerekir.

Umutsuzluğa kapılmamak için denenmemişleri denemek gerekiyor. Aynısınız, aynısınız deniliyor. Değilik yahu! Biz hükümet olmadan, biz iktidara gelmeden, biz yeteri kadar vekil sahibi olmadan, mecliste çoğunluk söz sahibi olmadan kimse bize aynısınız demesin.

“BU SOYGUNDUR”

Bildiğiniz yolsuzluklar varsa ve dost ahbap ilişkisi ile sessiz kalıyorsanız, bunun hesabını halk sorar. Bizim seçim propagandasına ‘hesap sorma zamanı’ geldi demiştik. Medyada da çok yayınlanan 15 milyonluk vergi, TDP olarak meclise araştırma önerisi sunacağız. Ersin Tatar da konuyla ilgili destek sundu. Türkiye kökenli şirketin vergisini ödediği için, burada 15 milyonluk stopaj vergisini ödememek için mahkemeye başvurdu. Mahkeme kendi aralarında anlaşın dediği için kendi aralarında anlaştılar. Tamamen çelişkili bir durum çünkü Ağustos’tan itibaren de ödemesi gerekir anlaşmasına vardılar. Bizim yasalaramıza göre meclisin karar vermesi gerekir. Az bir miktar da değildir. Yolsuzluk dosyaları savcılıkta siyasetin içindedir. Bu soygundur.”

Star Kıbrıs

Bu haber toplam 479 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.