1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. “GEREKSİZ GÜRÜLTÜ”
“GEREKSİZ GÜRÜLTÜ”

“GEREKSİZ GÜRÜLTÜ”

Rum tarafının Türkiye’nin politikası ile ilgiliyaklaşımı...

A+A-

 

Cumhurbaşkanı Sözcüsü Osman Ertuğ, Rum tarafının Türkiye’nin politikası ile ilgili
yaklaşımını değerlendirdi

Cumhurbaşkanı Sözcüsü Osman Ertuğ, geçtiğimiz günlerde ilk ziyaretini Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne gerçekleştiren Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıklamalarını ve Kıbrıs müzakerelerinde gelinen son durumu değerlendirdi. Erdoğan’ın Kıbrıs sorununa yönelik önemli mesajlar verdiğini söyleyen Ertuğ, bu mesajların KKTC’de büyük memnuniyet yarattığına vurgu yaptı. Güney’in bu ziyaretten rahatsızlık duymasına şaşırmadıklarını söyleyen Ertuğ, bunun sadece Rum tarafının kamuoyuna karşı uyguladığı taktik olduğunu kaydetti. “Güney Kıbrıs kendi kendine gelin güvey oldu” diyen Ertuğ, Rum tarafının, Türkiye’nin politikası ile ilgili kopardığı gürültünün gereksiz olduğunu belirtti. Kudret Özersay’ın Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde olası adaylığından, Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu veya başka herhangi bir kişinin rahatsızlık duymasının söz konusu olmadığını söyleyen Ertuğ, “Bu herkesin demokratik hakkıdır. Eğer bir rahatsızlık duyarsa da kendileri bunu ifade edecek samimiyete sahiptirler. Şuana kadar kendisinden böyle bir şey işitmiş değiliz” dedi.

“ERDOĞAN ÖNEMLİ MESAJLAR VERDİ”

ADA TV’de Mert Özdeş’in sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanı Sözcüsü Osman Ertuğ’un açıklamalarından öne çıkan detaylar şu şekilde; “Erdoğan’ın ziyareti şüphesiz ki çok önemlidir. Her zaman gelenek olduğu şekilde Türkiye’nin seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı ziyaretini bize yaptı. Bu bizim için çok önemliydi. Onların nasıl algıladığını tepkilerinden anlıyoruz. Biz onları bu ziyaretin esasına yönelmeleri konusunda uyardık. Ve diyoruz ki, Erdoğan, Kıbrıs sorununa yönelik mesajlar vermiştir. Bunun yanında KKTC’nin arkasında duracağının mesajını vermiştir. KKTC’nin geliştirilmesi gerektiğini söylemiştir. Türkiye’den su ve elektrik geleceğini söylemiştir. Bu konuda Anavatan Türkiye’nin desteğinin süreceği mesajını da hiç şüphesiz herkes almıştır.”

“HAYALPERESTLİK HAYAL KIRIKLIĞINA SEBEP OLUR”

“Beklentileri yükseltir ve hayalperest olursanız sonunda sizi bekleyen hayal kırıklığı olur. Kıbrıs Rum tarafı bunu strateji olarak kullanmaktadır. Bu algı yönetimi şeklinde algılayabileceğimiz bir yaklaşımdır. Belirli beklentiler yaratıyorlar bu beklentiler kendi tezlerine yardımcı olacak tarzda beklentilerdir. Bu sürekli olarak taktikle karşı karşıya kalıyoruz. Biz bunun böyle olacağını bekliyorduk. Erdoğan gider gitmez tepkilerini ortaya koymaya başladılar. Bunun bir algı yönetimi olduğunu Rum tarafının bunu sadece kamuoyuna karşı uyguladığı taktikler olduğunu söyledim. Kıbrıs lisanında biz buna kendi kendine gelin güvey oldu diyoruz”

“İKİ DEVLİLİĞİ İNŞA ETMEK GEREKİYOR”

“Eğer bir federasyon oluşacaksa Kıbrıs’ta ne vardır ona bakmamız lazım. Biri tanınıyor ötürü tanınmıyor olabilir ancak gerçek şudur ki, şuanda iki devlet var. İki tarafın siyasi yapıları arasında oluşacak bir anlaşmayla meydana gelecektir bu. İki devletliliği kabul edip onun üzerine inşa etmek lazım Kıbrıs’ı. İki kurucu devlet oluşacak ve bunda herhangi bir çelişki veya tutarsızlık aramak oldukça yanlış olur. İki devlet üzerine bina edilecek ve bu devletler kendi aralarında oluşturacakları anlaşmayla iki devletli, iki kesimli federal Kıbrıs’ı oluşturacaklardır. Erdoğan’ın da söyledikleri bundan ibarettir. Türkiye’nin politikası yıllardır değişmemiştir. Kıbrıs Rum tarafının bundan kopardığı gürültü son derece gereksizdir. Onlar mevcut Kıbrıs devletinin federasyona dönüşmesini bekliyor. Böyle bir şey olamaz.”

“DOWNER, RUM BASKISINDAN GİTTİ”

“Bizim BM’den beklentilerimizi karşıladıklarını söyleyemem. Biz onlardan aktif rol bekliyoruz. BM iki tarafa da eşit mesafede bulunmakla görevlidir. Nötr kaldığını görse bile Rum tarafı taraf tutuyorsun diye söyleniyor kendilerine. Downer, Rumların baskısıyla gitti. Anastasiadis, Genel Sekreter’e mektup yazıp güvenimizi kaybetmiştir dedi. Böyle bir durumda özel danışmanın görevine devam etmedi. Şuanda ülkesinin yüksek komiseridir kendisi. Bir diplomattır, çıkıp her şeyi açıklıkla ortaya koymasını da bekleyemeyiz. BM’in buradaki görevi esnek bir görevdir. İyi niyet görevi deniliyor buna. İşine gelmediği zamanlarda karışamazsın diyor Rum tarafı. Onlar da bu baskılar karşısında açıklıkla yapmıyorlar bazı şeyleri. Kıbrıs Türk tarafını desteklemelerini değil sadece kendilerinin gözetiminde oluşan yakınlaşmalar olsun istiyoruz. BM Parametreleri var. Bunlar onlarca yıl içerisinde çok büyük mücadele ile oluşturulmuş uzlaşı noktalarıdır. Bunların tek yanlı değiştirilmesine müsaade ederseniz o zaman bu süreç hiçbir zaman sonuca ulaşmayacaktır.”

“RUM TARAFI KIBRIS TÜRKÜ’NÜ KENARA İTMEYE ÇALIŞIYOR”

“Sürekli olarak Anastasiadis ve Rum tarafı Türkiye’yi muhatap alıp Kıbrıs Türkü’nü kenara itme konusunda davranış gösteriyor. Ben Mavroyannis’e bu konuda uyarıda da bulundum. Kıbrıs Türk tarafını hiçe sayıyorsunuz dedim. Özür diledi. Her söylediklerinde Kıbrıs Türkü’nü yok farz ediyorlar. Belki bir strateji, belki bir taktik olarak bunu ortaya koyuyorlar. Ankara kendilerine ben sizinle konuşmam da demedi. Siz eğer Ankara ile konuşmak istiyorsanız, Kıbrıs Türk tarafı da Yunanistan ile görüşmek istiyor demiştir. Yunanistan’ın da destek vermesi gerekiyor. İngiltere’ye de mesaj var. Ancak ilk önce garantörlerin ilgilenmesi gerekiyor. Garantörlükten de öte anavatan statüleri var. Yunanistan da görevini yapmalıdır.”

“TÜRK TARAFI MAĞDUR EDİLİYOR”

“Kıbrıs Türk tarafı mağdur ediliyor. Üzerimizdeki birçok ambargoyu Türkiye yardımıyla aşmaya çalışıyoruz. Aştıkça başka engeller çıkıyor önümüze. Çözümsüzlüğü ortadan kaldırmamız lazım şöyle ya da böyle. İki kesimli iki toplumlu federasyondan bahsediliyor. Ancak gereği olan uygulamalardan kaçıyorlar. Önümüzdeki A planı, bu meselenin iki tarafın müzarekeresi ile bu meselenin sonuçlandırılmasıdır. Bu şekilde devam ederse günü geldiğinde diğer konular da gündeme gelecektir.”

“RUM TARAFININ NİYETİ ÇÖZÜM MÜ?”

“Rum tarafının niyeti ne? Çözmek mi? Bu işi kimin çözmediğini Erdoğan, Annan Planı’nı örnek vererek söyledi. İlk elden ele alan kişi olarak bunu hatırlattı. Bunlar gerçekler, bundan daha açık bir durum söz konusu olamaz. Öncesinde başka planlar da vardı. Rum yetkililer kendileri söylüyor. Planları kabul edenlerin bizim olduğumuzu söylüyor Rum yetkililer. Bunda herhangi bir şüpheye mahal bırakmayacak bir durum vardır ortada. Rumlar meyvelerini toplarken, Kıbrıs Türk tarafı hala ambargolar altında. Bu adaletli değil. Statükonun çekilecek bir acısı varsa bunu iki tarafın da çekmesi lazım. Bakıyoruz Rumların hiç acelesi yok.”

“ÖZERSAY’IN ADAYLIĞINDAN CUMHURBAŞKANI RAHATSIZ DEĞİL”

“Kudret Özersay adaylığı ile ilgili, ihtimal dışı değildir dedi. Cumhurbaşkanımızın veya herhangi bir kişinin bundan rahatsızlık duyması söz konusu değil. Bu herkesin demokratik hakkıdır. Eğer bir rahatsızlık duyarsa da kendileri bunu ifade edecek samimiyete sahiptirler. Şuana kadar kendisinden böyle bir şey işitmiş değiliz. Cumhurbaşkanımız rahatsızlık hissettiği konuları halkımızla her zaman paylaşmıştır. Yine de paylaşmaktan çekinmez.”

 

Star Kıbrıs

 

Bu haber toplam 487 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.