1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. GÖZ DAĞI VERDİLER
GÖZ DAĞI VERDİLER

GÖZ DAĞI VERDİLER

Göz dağı verdiler

A+A-

AP seçimlerine katılan Tuğberk ile Birinci, Rum yetkililer tarafından kaba ve insanlık dışı davranışlara maruz kaldıklarını söyledi

Avrupa Parlamentosu (AP) seçimlerine “Drasi/Eylem” grubundan katılan Alev Tuğberk (Hatice Alev Necdet) ve Deniz Birinci dün yaşadıklarını anlattı. “40 bine yakın Kıbrıslı Türk’ün çok komik gerekçelerle oy kullanmaktan men edildiğini” söyleyen Tuğberk ve Birinci, AP seçimlerinin tekrar edilmesi gerektiğini belirtti. Tuğberk ve Birinci, Rum yetkililer tarafından kaba ve insanlık dışı davranışlara maruz kaldıklarını söyledi.

Tuğberk ve Birinci,  şu şekilde cevapladı:  

Soru: Hem aday hem gözlemciydiniz sizi  içeri almadılar gerekçeleri neydi size herhangi bir şey söylendi mi?

Tuğberk: İlk olarak almadılar ve çok kaba davranışlar içerisinde bulundular. Bana yaptıkları açıklamada şu anda içeriye girilmemesi gerektiği ve öğle yemeği vakti olduğu yönündeydi. Ama içeride başka birçok gözlemci vardı. Beni içeri almayacaklarsa onların da dışarıya çıkarılması yönünde istekte bulundum. Bunun üzerine bana içerdekilerin başka işi olduğu söylendi. Beni 12.30’dan 13.00’e kadar dışarda beklettiler. Ve bana iyiki sana saldırmadık çünkü seni tartıştığın kişi polis müdürüdür ve etrafındaki görevlilerde kara kuşaklı görevlilerdir diyerek göz dağı vermeye çalıştılar. İçişleri Bakanı daha sonra basın karşısında haksız olduğunu itiraf etti.

“Sesiniz çok çıkıyor”

Soru: İçişleri Bakanı’nın tavrını ve seçim merkezine çevik kuvvet çağrılmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Tuğberk: Bana ve burada oy kullanmak için gelen Kıbrıslı Türklere karşı tutum ve davranışları kabul edilebilir bir davranış şekli değildi. Her şeyden önce ben aday ve bir bayan olarak İçişleri Bakanı tarafından bağırılarak azarlandım. Bana göre derhal istifa etmelidir.  Bana tam olarak, ‘siz burada çok bağırdınız, sesiniz çok çıkıyor çok konuştunuz’ dedi. Derdimizi dinlemeden sigarasını yakıp içti. Bu tavrı kabul edilebilir değildir. Ben bu yaşanan olay nedeniyle Avrupa Birliği’ni de kınıyorum çünkü bu rezalete seyirci kalınmıştır. İçişleri Bakanı da yaşananlardan bire bir sorumludur.

Soru: Karşılaştığınız bu tavrı bekliyor muydunuz , neler hissettiniz ?

Tuğberk: Çok öfkelendim. Bu davranışlar beni sadece kamçıladı mücadele etmemiz gerektiğini daha da çok hissettim.

Soru: Bir daha aday olacak mısınız ?

Tuğberk: Elbette aday olacağım. İçişleri Bakanına da teşekkür ederim bizi daha çok kamçıladı. Fakat bu davranışının şahsi olduğunu söylemeliyim bunu buradaki bütün topluma mal etmemek gerekir.

Soru: Bu girişimler karşısında herhangi bir hukuki yol izleyecek misiniz ?

Tuğberk: İzleyeceğim kesinlikle.Yapılan bu seçimlerin iptali için gerekli girişimleri yapacağız. Antidemokratik bir uygulamayla karşı karşıya kaldık.

Birinci : Sokratis Hasikos haddini bilecek....

Soru: Hem aday hem gözlemciydiniz sizi  içeri almadılar gerekçeleri neydi size herhangi bir şey söylendi mi ?

Birinci: Bana o saate öğle yemeği var diye mazeret açıklaması yapıldı . Oysa gerçek sebep bakanın yanına yaklaştırılmamamızdı . Çünkü bizlere oy vermek için gelen binlerce Kıbrıslı Türk mağdur edildi. Bu durumu anlatmak için kendisiyle görüşmeye çalışınca da polis tarafından zorla dışarıya çıkarıldım. Bana söylenen 3 kişinin mağdur edildiği idi ama durum bu değil. Bu durumu protesto ettiğim için bakan bana bağırdı ve ben de ona bu yaptığının kadına yönelik şiddet olduğunu ve bunu yapmaya hakkı olmadığını net bir şekilde söyledim. Bunu söylerken polisler beni uzaklaştırdı ve dışarı çıkardı.Tekrar içeriye girmek istediğimde ise beni içeriye almadılar. Rum İçişleri Bakanı dışarıya çıktı sigara içme bahanesiyle ve o sırada basın önünde hatalı olduğunu söyledi.

Soru: İçişleri Bakanı’nın tavrını ve seçim merkezine çevik kuvvet çağrılmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

 Birinci: Son derece saygısız ve net olarak söylüyorum hemen istifa etmelidir. Burada yaşanan bütün skandalların sorumlusu kendisidir. Bugün buraya binlerce Kıbrıslı Türk bize inanarak oy kullanmaya geldi ve hepsi mağdur edildi. Hasta yatağından kalkan yatalak olan yaşlı bir teyze sırf bana inandığı için oy vermeye geldi ve onu dahi mağdur ettiler.

Soru:Karşılaştığınız bu tavrı bekliyor muydunuz, neler hissettiniz ?

Birinci: Bu derece saygısızca ve amatörce horgörürcesine ve aşağlayıcı olacağını beklemezdim. Duyardım Rum arkadaşlarımdan ne kadar kötü ve sevimsiz olduğunu ama  bunu birebir yaşadım. Fakat yaptığı bu davranış karşısında hiç korkmadım zaman zaman gözyaşlarıma hakim olamadığım doğrudur fakat bu üzüldüğümden değil sinirlerimin gerildiğinden... Gelen binlerce Kıbrıslı Türke ve hatta bana oy vermeye gelen birçok Ruma karşı yapılan davranıştan... Yoksa Rum İçişleri Bakanının davranışı karşısında kendimi daha da güçlü hissettim. Herkes haddini bilmelidir. Bu Rum İçişleri Bakanı olsa dahi haddini bilecek...

Soru:Bir daha aday olacak mısınız ?

Birinci: Evet olacağım. Seçilsemde seçilmesem de ben  burada toplumsal bir mücadele veriyorum ve burada gördüm ki bu mücadeleye daha da sımsıkı sarılmam gerekiyor.

Soru:Bu girişimler karşısında herhangi bir hukuki yol izleyecek misiniz ?

Birinci: Seçimin tekrarlanması için müracaat edeceğim.Aynı adaylar ve seçmenlerimizle...

Diğer adaylar da tepkili

Öte yandan Kıbrıs Sosyalist Parti’den Mehmet Birinci, 40 bine yakın Kıbrıslı Türk’ün seçimde “sudan sebeplerle” oy kullanamadığını söyledi. Birinci, “Bunun sebebi, Güney Kıbrıs yönetiminin ayrılıkçı bir yönetim olmasıdır” dedi. Yine Kıbrıs Sosyalist Parti’den Osman Zorba da, seçimlerin anti demokratik bir uygulama içinde yürütüldüğünü belirterek, eşi Fatma Hasan’ın (Zorba) da oy kullanamadığını söyledi. Zorba, bu duruma itiraz etmek için dilekçe hazırladıklarını ifade etti.

Levent: Herkesin adresi biliniyordu

AP seçimlerine bağımsız aday olarak katılan Şener Levent de, 30 bin Kıbrıslı Türk’ün oy hakkının “sudan bir neden ile gasp edildiğini” söyledi. “Kıbrıs Cumhuriyeti” kimliği alırken KKTC kimlik fotokopisi gösterme zorunluluğu olduğunu belirten Levent, herkesin adresinin bilindiğini kaydetti. Yapılanların kasıtlı olduğunu söyleyen Levent, “Bu, Kıbrıslı Türklere uygulanan ırkçılığın yeni bir davranışıdır. Biz bu seçimlerde barış köprüsü kurmaya çalışırken, onlar daha seçim olmadan köprüleri berhava etmeye çalışıyorlar” dedi. Levent, seçimden sonra mahkemeye başvurarak, yasal haklarını arayacaklarını da kaydetti.

Diyalog

Bu haber toplam 1968 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.