1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. HASTA ANNESİNE BAKIYORDU!
HASTA ANNESİNE BAKIYORDU!

HASTA ANNESİNE BAKIYORDU!

Ağlayıp kalmak istediğini söylediği anlatıldı...

A+A-

 

Harem gece kulübünde meydana gelen cinayetin perde gerisi aralanıyor. Sevgilisi tarafından öldürülen Konsomatris Benchargui’nin hasta annesine bakmak ve ona para göndermek için çalıştığı, geri gönderilmek istenince de ağlayıp kalmak istediğini söylediği anlatıldı

Harem gece kulübünde meydana gelen çifte cinayet ile ilgili yargı süreci devam ederken, cinayetin perde gerisindeki gerçekler de ortaya çıkıyor. Sevgilisi tarafından öldürülen Konsomatris Fas uyruklu Siham Benchargui’nin hasta annesine bakmak için çalışmak zorunda olduğu, her ay ailesine para gönderdiği anlatıldı.

Lefkoşa Kaza Mahkemesi’nde devam eden ön duruşmalarda dün tanık kürsüsüne çıkan Harem Gece Kulübü Patronu Ahmet Oral, Kubilay Güler’in davranışları nedeni ile tehlike sezdiğini, bu nedenle Benchargui’yi ülkesine göndermeye karar verdiğini ancak gönderemeden cinayetin işlendiğini ifade etti. Oral, geri gönderilmek istenen Benchargui’nin ağlayarak çalışmak zorunda olduğunu söylediğini ve gitmeyi istemediğini mahkemeye anlattı.

DURUŞMALAR DEVAM EDİYOR

Lefkoşa - Güzelyurt anayolu üzerinde faaliyet gösteren Harem isimli gece kulübünde 11 Eylül 2014 tarihinde meydana gelen çifte cinayetin duruşmaları devam ediyor. Nadya kod adını kullanan Konsomatris Siham Benchargui ile gece kulübünde güvenlik görevlisi olarak çalışan Hüseyin Demiri’yi kurşunlayarak öldüren sanık Kubilay Güler dün yeniden mahkemeye çıkarıldı. Lefkoşa Kaza Mahkemesi’nde gerçekleştirilen ön duruşmalarda dün de Harem Gece Kulübü işletmecisi Ahmet Oral ve salon sorumlusu Ergün Özer tanık olarak dinlendi.

ALDI, GERİ GETİRMEDİ

Tanık kürsüsüne ilk olarak çıkan Ahmet Oral, sanığın sürekli kulübe gidip geldiğini ifade ederek şunları anlattı: “Sanık haftada bir-iki defa gidip geliyordu. Sadece Nadya ile görüşüyordu. Son olarak 5 Eylül tarihinde Nadya’yı aldı ancak gece getirmedi. Sanık bize mesaj atıp sabah Nadya’yı getireceğini söyledi. Fakat sabahta getirmedi. Sanık Nadya’yı 8 Eylül tarihinde geri getirdi. Bu üç günlük süre içerisinde sanığı aradık ancak telefonları açmadı. Sadece bize, ‘geliyorum’ diye mesaj attı. Sanık Nadya’yı 8 Eylül’de getirince karşıma alıp konuştum. Bir sorun olup olmadığını sordum. Sanık sorun olmadığını söyledi. Sanık gittikten sonra Nadya’nın yanına gidip neden üç gündür gelmediğini sordum. Nadya bana, ‘Kubilay sizden izin aldığını söyledi. Ben sizi arayamadım. Çünkü telefonumu bloke etti’ dedi.”

GİTMESİNİ İSTİYORDU

Sanık Güler’in kendisini telefonla arayarak istifa etmeye karar verdiğini söylediğini belirten Oral sözlerini şöyle sürdürdü: “9 Eylül tarihinde ise sanık beni telefonla arayıp istifa dilekçesi hazırladığını, işten ayrılacağını söyledi. Ben de nedeni Nadya mı diye sordum. Sanık bana Nadya yüzünden istifa edeceğini söyledi. Ben de sanığa Nadya’yı ülkesine göndermem halinde bu kararından vaz geçip geçmeyeceğini sordum. Sanık bana, ‘abi bunu yapar mısın, gönderirsen istifa etmekten vaz geçerim” dedi. Ben de sanığa Nadya’yı göndereceğimi, 10 Eylül tarihinde Türkiye’ye gideceğimi, geri gelir gelmez bu işi halledeceğimi söyledim.”

TEHLİKEYİ FARK ETTİM

Tehlike olacağını fark ettiği için Nadya’yı göndermeye karar verdiklerini ifade eden Oral şunları ifade etti: “Sanık ise Nadya’yı arayıp onu göndereceğimizi söylemiş. Kulüpte salon sorumlusu olarak çalışan Ergün Özer Nadya’yı ağlarken görüp beni çağırdı. Nadya’nın yanına gittim ve neden ağladığını sordum. Bana, ‘beni gönderecek misiniz? Ben gitmek istemiyorum. Paraya ihtiyacım var’ dedi. Daha sonra Ergün Özer, Nadya’nın çok üzüldüğünü söyleyerek ‘göndermeyelim’ dedi. Türkiye’den döndükten sonra ilk uçakla onu göndereceğimizi söyledim. Bu kararı sanığın cinayet işleyeceğini tahmin ettiğim için değil, istifa etmeyi düşündüğü, firarda olduğu ve tehlikeli bir durum olarak gördüğüm için aldım. Çünkü sanığın böyle bir suç işleyeceği aklıma gelmedi. Sakin ve sessiz biriydi. Bu olanlardan sonra 10 Eylül tarihinde Türkiye’ye gittim.11 Eylül tarihinde de bu cinayet meydana geldi. Telefonla haber gelince aynı gün geri döndüm. Daha önce sanığın üzerinde silah görmedim veya herhangi bir tartışmaya tanık olmadım.”

HERKES SEVERDİ

Oral’ın ardından tanık kürsüsüne çıkan Harem Gece Kulübü salon sorumlusu Ergün Özer ise sanığın sessiz ve sakin biri olduğunu, herkes tarafından sevildiğini, böyle bir suç işlemesini beklemediklerini, kulüpteki herkes ile arasının iyi olduğunu söyledi. Özer, sanığın daha önceleri haftada bir veya iki gün gelip gittiğini, son zamanlarda ise sık sık gelip gitmeye başladığını belirterek, olay günü silah sesleri ile uyandığını, üstünü giyinip dışarı çıktığında Nadya ile Hüseyin Demiri’yi kanlar içerisinde yerde gördüğünü anlattı.

hastas.jpg

ÇALIŞMA ARKADAŞLARI DİNLENECEK

Tanıkların dinlenmesinin ardından Yargıç Meltem Dündar duruşmayı yeni tanıklar dinlenmesi için 22 Aralık yani bugüne erteledi. Bugünkü duruşmada Nadya’nın çalışma arkadaşları olan iki konsomatrisin tanıklık edeceği belirtildi.

Star Kıbrıs

 

Bu haber toplam 3179 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.