1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. 'HATALI SİCİL' HAYATINI KARARTTI
'HATALI SİCİL' HAYATINI KARARTTI

'HATALI SİCİL' HAYATINI KARARTTI

'Hatalı sicil' hayatını KARARTTI

A+A-

 Didem MENTEŞ

Polis Genel Müdürlüğü (PGM) tarafından 2013 yılında ‘sabıka belgesine’,hiçbir suçu olmamasına rağmen ‘ırza geçme’ suçu yazılarak, tüm hayatı karartılan Mehmet Ay isimli taksici, Mahkeme tarafından aklandı.

Rutin olarak ‘T’ izni uzatmak için polisten sabıka belgesi almaya giden ve kontrol etmeden belgeyi diğer evraklarının arasına koyarak İçişleri Bakanlığı’na teslim eden Ay, Ocak 2013 yılından beri ‘tecavüzcü’ suçlamasıyla karşı karşıya kaldı.

PGM tarafından ‘5 Şubat 1993 yılında 13-16 yaş arası bir kızın ırzına geçmek’ suçunu işlediğine dair ‘sicil belgesi’ verilen Mehmet Ay, belgenin basına sızdırılmasının ardından ailesini ve işini kaybetti.

Mehmet Ay, hatanın düzeltilmesi ve suçlu olmadığını ispatlamak için önce PGM’ye ardından da Başsavcılığa başvurmasına rağmen günlerce cevap alamadı. Bunun üzerine Lefkoşa Kaza Mahkemesi’nde dava açan Mehmet Ay, bir buçuk yıl sonra haklı bulunarak davayı kazandı. Mahkeme, Polis Genel Müdürlüğü’nü hatalı bularak, Mehmet Ay’ın sabıka kaydını düzeltmek için gerekli tekzibi kamuoyuna duyurması için emir verdi.

31 Temmuz 2015 tarihinde Lefkoşa Kaza Mahkemesi’nde Yargıç Fatma Şenol tarafından verilen karara rağmen Polis Genel Müdürlüğü halen tekzibi yayınlamadı.

Olay nedeniyle ailesini ve iş anlaşmalarını kaybederek büyük mağduriyete uğrayan Mehmet Ay, yaşadıklarını  anlattı; ‘Adalet yerini’ buldu dedi…

Ay: “Mağduriyetim çok büyük… Adalet yerini buldu”

‘25 yıldır taksi şoförlüğü yapan ve rutin olarak polisten ‘sabıka belgesi’ alan Mehmet Ay, ‘T’ izni için hazırladığı belgeleri arasına koyduğu sabıka belgesinde ‘ırza geçme’ suçu yazsını görmediğini söyledi.

T’ iznini uzatmak için hazırladığı belgeleri İçişleri Bakanlığı İzin Kurulu Komitesi’ne vermesi ardından belgenin basına sızdırıldığını iddia eden Ay, olayı ilk kez radyo ve gazetelerden duyduğunu söyledi. Mehmet Ay: “İlk duyduğumda elim ayağım titredi. Olamaz! dedim. Yoldan uçuyordum, yüzüme su döktüm.

Olmayan bir şey nasıl çıkar dedim. 3-4 kez haberleri dinledim, gazeteyi aldım okudum.  Doğrudan polise gittim o dönemki Adli Şube Amiri ile görüştüm. Olmayan bir suç varmış gibi gösterildi. ‘Ben şuanda her şeyi yapabilecek noktadayım’ dedim. Bana dilekçe yazmamı ve gereken incelemelerin yapılacağını söyledi. Oradaki bir polis memuru dava açmamı söyledi. Onun üzerine avukata başvurdum. Tabi bu arada eve gittiğimde, eşime başkaları zaten telefon edip söylemişti.

Eşim inandı, beni evden gönderdi. Gazeteler de yayın yapmaya devam etti. İşimi de kaybettim, çalıştığım oteller ve turizm şirketleri ilişkisini kesti. İş arkadaşlarım bana inanmadı. Yanımda kimse yoktu. Bu konuda aklanmadan ve gazeteler yazmadan inanmayacaklarını söylediler. İşini kaybettikten sonra para kazanamadığını, borçlandığını büyük bir üzüntü içinde anlatan Mehmet Ay, “Bu olay yüzünden arabamı ve plakamı değişmek zorunda kaldım” dedi. Polisin bu sürede hiçbir adım atmaması nedeniyle avukatlar aracılığıyla dava açtığını anlatan Ay, “polis bana ne yazılı ne de sözlü bir cevap verdi. Başsavcılığa gittim görüşmek için ama bana izin vermediler. Dava açmamı söylediler ben de açtım” dedi.

Ay, “Mahkeme tüm yoğunluğuna rağmen benim davamı hızlı şekilde gördü ve sonuçlandırdı. Avukatlarıma ve adalete güvendim ve kazandım”

Avukat: “Resmi bir evrak hata içeriyorsa düzeltilmelidir”

Mehmet Ay’ın Avukatı Akan Kürşat ise 24 Eylül 2013 tarihinde ‘Motorlu Araç İzin Makamı’na’, ‘İçişleri ve Yerel Yönetimler Bakanlığı’na’ ve ‘KKTC Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı, Polis Genel Müdürlüğü’ne dava açıldığını söyledi. Lefkoşa Kaza Mahkemesi’nde Yargıç Fatma Şenol’un baktığı davada, PGM aleyhine 7 tane iddia ortaya konduğunu ifade etti.

Kürşat, iddiaları aktardı; “PGM’nin hatalı veya yanlış adli-sabıka fişi düzenleyerek, Mehmet Ay’ın hiçbir zaman işlemediği veya mahkum olmadığı ’13-16 yaş arası bir kızın ırzına geçmek’ suçu diye bir suç işlemiş gibi göstermek. Sabıka kayıt belgesini ve sabıka bildirim fişini düzenlerken, kendi kayıtlarını veya mahkeme evraklarını veya karar ve hükümlerini incelememek ve doğru ve düzgün incelememek. Yanlış veya hatalı kayıt tutmak ve bunları düzeltmemek. Davacının hiç işlemediği suçu işlemiş gibi göstermek. Ülkede yasal olarak sabıka belgesi vermeye tek yetkili makam olmasına rağmen ciddiyetsiz, ihmalkar, basiretsiz bir şekilde sabıka kayıt belgesi vermek ve yasal görevlerini layıkıyla yerine getirememek ve davacıya zarar verecek şekilde kusurlu ve hatalı davranmak. Yapılan hatalı ve yanlış işi düzeltmemek ve talep edilmesine rağmen düzeltmemek ve gerekli duyuruyu ve düzeltmeyi kamuoyuna yapmamak. Gazetelerde ve birçok medyada hatalı sabıka belgesini yayınlanmasına ve davacının böyle bir suçtan mahkum olduğu imajının yaratılmasına sebep olmak”

Yenidüzen

 

Bu haber toplam 945 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.