1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. HELLİM KARIŞIKLIĞI: TESCİL, TARTIŞMAYI DA BERABERİNDE GETİRDİ
HELLİM KARIŞIKLIĞI: TESCİL, TARTIŞMAYI DA BERABERİNDE GETİRDİ

HELLİM KARIŞIKLIĞI: TESCİL, TARTIŞMAYI DA BERABERİNDE GETİRDİ

Hellim karışıklığı: Tescil, tartışmayı da beraberinde getirdi

A+A-

Hellim tescili konusu birçok tartışmayı da beraberinde getirdi…

Tescil kararından sonra Türk tarafında üretilecek olan hellimin hangi yolla piyasaya sürüleceği en çok sorulan soru olurken, Yeşil Hat Tüzüğüne (YHT) göre, KKTC’deki süt ürünlerin AB’ye ihraç edilmesi mümkün değil.

Bu durumda hellim ürünlerinin Limasol’dan başka bir limandan ihraç edilemeyeceği şeklindeki tez çökerken, hellimin Mağusa limanından AB hariç dünyanın birçok ülkesine ihraç edilebileceği belirtildi

Öte yandan YHT’de yapılacak olan değişiklikle Bureau Veritas adlı kuruma kuzeyde kontrol yapma yetkisi tanınacağı ve bu yolla Kıbrıs Cumhuriyetine yasal bir kontrol mekanizması yaratılacağı öğrenildi. Ancak bu konuda resmi bir açıklama yapılmadı

Kıbrıs Postası - Ulaş Barış

AB Komisyonu’nun aldığı tescil kararına 3 ay itiraz süresi ve eğer itiraz gelirse incelenmesi için 2 ay ek süre alınacağı bildirildi. Karar hem Rum hem de Türk tarafında kafa karışıklığına yol açtı.

Dün, Avrupa Komisyonu’nun açıkladığı hellim tüm Kıbrıs adası üzerinden tescili konusundan sonra ortaya çıkan tartışmalar gündemi meşgul etmeye devam ediyor.

Komisyonun dün yayımladığı kararda hellim-halloumi isminin tüm ada üzerinde tescil edilmesi başvurusunun 17 Temmuz itibarıyla yapıldığı bildirilmiş ve konu AB Komisyonu resmi gazetesinde yayımlanmıştı.

Komisyonun aldığı 5 maddelik kararda;

“1-Bureau Veritas (AB’nin gıda denetimlerini yapan akredite edilmiş uluslararası kurum/mekanizma) söz konusu hellim tescili düzenlemesiyle iliği AB tarafından yetkili kontrol mekanizması olarak atanmıştır;

2-Komisyon söz konusu yetkilendirmeyi bir mektupla onaylayıp Bureau Veritas’a bildirecek;

3-Bureau Veritas’ın söz konusu hellim denetimleri sonucu elde edeceği raporlamalar, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin yetkili organlarına ve AB komisyonuna gönderilecek;

4-Kıbrıs adasında iki taraf arasında uygulanmakta olan Yeşil Hat Tüzüğü (YHT) yeniden düzenlenip, söz konusu ürünün ticareti yönünde yeniden düzenlenecektir. Bu konuda bir düzenleme önerisi yapılmıştır;

5-AB komisyonu söz konusu konuyla ilgili yapılacak olan düzenlemelerin AB hukukuna tamamen uygunluğunu gözetecek” demişti.

AB prosedürüne göre, taslak kararın resmi gazetede yayınlaması hellim tescilinin ufak bir iki detay dışında resmen tescillendiği şeklinde yorumlanıyor.

Şimdi prosedüre göre 3 ay kişilerden veya kurumlardan gelecek olan itirazlar beklenecek. Eğer itiraz olursa 3 ay sonunda, 2 ay da bu itirazların incelenmesi sürecek. Toplamda 5 ay sonunda konuyla ilgili pürüzler giderilecek ve hellim ismi hem Rumca hem de Türkçe olarak resmen ilan edilecek, PDO kapsamına alınacak.

Öte yandan YHT’de yapılacak olan değişiklikle Bureau Veritas adlı kuruma kuzeyde kontrol yapma yetkisi tanınacağı ve bu yolla Kıbrıs Cumhuriyetine yasal bir kontrol mekanizması yaratılacağı öğrenildi. Ancak bu konudaki tam değişiklik konusunda resmi bir açıklama henüz yapılmadı.

Kıbrıs Postası’na konuşan güvenilir bir kaynak hellim konusunun bazı ‘şehir efsanelerini’ de beraberinde getirdiği söyleyerek, sayısız spekülasyon yapıldığına dikkat çekti.

Kaynak “en başından söylemek gerekirse bizim AB’ye süt ürünleri satma gibi bir durumumuz zaten yok. Bu Yeşil Hat Tüzüğü’nde (YHT) açıkça yazılıdır. Dolayısıyla hellim üretiminin hangi limandan yapılacağı yönündeki tartışmalar gereksiz ve yersizdir çünkü biz AB ülkelerine süt ürünü satamayız. Bu durumda hellim de satamayız. Ancak Arap ülkelerine gibi dünyanın diğer ülkelerine satabiliriz ve buna AB hiçbir şekilde karışamaz” dedi.

Kaynak “Ancak bu durum ilerde bazı komplikasyonlar ortaya çıkarabilir o da şudur; düşünelim ki, Kıbrıs sorunu çözülmedi, taraflar uzlaşamadı. Biz de AB dışındaki ülkelere hellimi satmaya devam ettik. Bir gün AB ülkelerinden birisinin bir bakanı gidip o ülkeye ‘siz bize üye bir ülkenin tescilinde olan bir ürünü satıyorsunuz. Bu durum ikili ilişkilerimizi kötü etkiler derse, o zaman sorun yaşanabilir” diye konuştu.

Ayni kaynak “işin önemli tarafı hellimin Protected Designation Of Origin (PDO) (Coğrafi Tescilli Ürün) olarak kaydedilecek olmasıdır. Bu bir prestij meselesidir. İki taraf arasında sorun yaratan bir durum olmaktan çıkması da başka bir olumlu durumdur” diye konuştu.

“Hellimin tescil edilmesi Rum tarafında da tartışma yarattı. Orada ‘Türkler bize boyun eğdi, kurumlarımızı tanıdı’ derken, bizim tarafta da ‘bizi Rum boyunduruğuna soktu’ şeklinde tartışmalar vardır” diyen kaynak “bunlar bilgisizlikten ileri gelen konuşmalardır, her iki teori de geçersizdir” diye konuştu.

Öte yandan Kıbrıs Postası’na konuşan ve isminin açıklanmasını istemeyen bir başka kaynak ise hellim tescili konusunun çok enteresan bir hal aldığını belirtti.

“Bir kere AB bu konularda muhatap olarak Kıbrıs Cumhuriyetini almıştır. Aldığı kararın 3.maddesinde resmi kontrol mekanizması olarak atanan Bureau Veritas’ın denetim raporlarını AB ile birlikte Kıbrıs Cumhuriyeti resmi makamlarına yollayacağı yazmaktadır. Bu resmi makam Rum Tarım Bakanlığıdır” diyen kaynak “bu birçok sorunu beraberinde getirebilir” diye konuştu.

Ayni kaynak “öte yandan, geçtiğimiz Nisan ayında Rum Tarım Bakanlığı söz konusu Bureau Veritas adlı kurumu zaten resmi denetçi olarak kendisine atamıştı. Yani bu kurum AB normlarına göre bakanlıkta denetimler yapmaktadır. Öyle yazıldığı gibi Rum Tarım Bakanlığı yetki devri filan yapmamıştır” dedi.

Bu haber toplam 468 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.