1. HABERLER

  2. TÜRKİYE

  3. İçimde erkek gibi bir kadın var
İçimde erkek gibi bir kadın var

İçimde erkek gibi bir kadın var

İçimde erkek gibi bir kadın var

A+A-

Demet Özdemir Formsante dergisinin sorularını yanıtladı Samimi, içten ve doğal... Tıpkı “Çilek Kokusu”nda canlandırdığı Aslı karakteri gibi. Dans kariyerinin ardından oyunculuğa odaklanan Demet Özdemir, hakkında merak edilenleri Formsante’nin yeni sayısına anlattı.

“Çilek Kokusu” dizisinin en sevilen oyuncularından birisiniz. Siz bunu neye bağlıyorsunuz? 

- Canlandırdığım her karakteri gerçekten yaşayarak, anlayarak ve benimseyerek oynamaya çalışıyorum. Halk beni en son “Kurt Seyit ve Şura”da duygusal ama intikamını da almasını bilen, güçlü ama naif bir Rus kızı olarak görmüştü. Şimdi ise kendimi çok daha yakın hissettiğim bir başrolü oynuyorum. Aslı karakteriyle gerçekten çok sevildim. Çünkü halktan birini canlandırıyorum. Kendime has, akılda kalıcı, karakteristik vücut hareketlerim, surat mimiklerim var. Yetenekliyim ama mükemmel değilim. Dürüst ve gerçek bir ilk aşkı aktarmaya çalıştığımız için de sevildiğimi düşünüyorum.

Bir de dans geçmişiniz var. Dansa nasıl başladınız?

- Profesyonel dans ederken, sahneye her çıktığımda kendimi çok iyi hissettim. Bana kalsa belki de hâlâ bugün dans ediyordum. Ama yakınlarım benim tiyatro yeteneğimden dolayı, kazandığım bütün parayı oyunculuk derslerine zorla yatırmamı sağlayınca, kendime yepyeni bir tutku buldum. Umarım bir gün dansçı bir kızın hayatını canlandırabilirim.

1-504.jpg

SPOR YAPMAYA VAKTİM YOK

Size dans etmek mi rol yapmak mı daha cazip geliyor? 

- Dansta eğer koreografi varsa vücudun kendini ritme bırakışı, ruhunuzun özgürlüğünü ilan ettiği hissini uyandırıyor. Dansta iliklerinize kadar ne yaptığınızı hissediyor ve her hareketinizle rahatlıyor, adrenalinle vücudunuza mutluluk hormonu salgılıyorsunuz. Diğer taraftan oyunculuk, bambaşka hissettiriyor. Öncelikle oyunculukta oynayacağınız role günler öncesinden hazırlanıyorsunuz. Kendinizi başka bir yaşanana inandırıyorsunuz, onu hissediyorsunuz. Sonra hislerinizi karşınızdaki anlayacak şekilde aktarmanız gerekiyor. Üstelik bunu yaparken size nasıl aktarmanız gerektiğini söyleyen yönetmenler, senaristler var. Onların hayaliyle, kendinize yaşattığınız gerçeği seyirciye geçirmeye çalışıyorsunuz. En büyük haz anı, evde herkes gibi tüm montajı izleyip bu duyguları verip vermediğinizi görmek oluyor tabii.

Dans haricinde başka bir sporla da ilgileniyor musunuz? 

- Dizi varken spor hayatım tamamen bitti. Bu konu bana şu aralar sorulduğu zaman, sadece bir spor salonuna gidip, tüm stresimi atana kadar koşmak ve terlemek istediğimi söylüyorum. Ama maalesef kendime ayırdığım saat o kadar az ki, genelde aciliyeti olan ihtiyaçlarımla geçiyor. 

KEŞKELERİ HİÇ SEVMEM

Nasıl bir çocukluk dönemi geçirdiniz? “Keşke şunu da yapabilseydim” dediğiniz bir şey var mı?

- Ailevi nedenlerden ötürü çok erken yaşta kendi hayatımı kazanmaya başladım. Ama yanımda hep ablam ve annem vardı. Hobilerimi işe çevirdiğim için çok şanslı olduğumu ve çocukluğumdan bir şey kaybetmediğimi düşünüyorum. Ama içimde hâlâ büyümeyen bir çocuk olması belki de yaramazlıklara doymamışlıktan olabilir (gülüyor)! Keşkeleri hiç sevmem, hep önüme bakıp yaşananları deneyim olarak kabul edip, beni ben yapan her şeye saygı duymayı tercih ederim. Olsa olsa tek keşkem İngilizce’yi çok daha erken yaşta öğrenmek olabilir. Yaş ilerledikçe yabancı dil öğrenmek zor oluyor. 

İÇİMDE ERKEK GİBİ BİR KADIN VAR

Henüz deneme fırsatınızın olmadığı ama yapmayı çok istediğiniz bir spor dalı var mı? 

- Kick boks yapmayı çok istiyorum. Zaten bazı noktalarda içimde erkek gibi bir kadın vardır. Kendimi korumak için, içimdeki gücü fiziksel olarak sergilemeyi çok istiyorum. Müsait zaman bulursam çok zıplamalı ve kasları genişleten spor yaptığım için kaslarımı uzatmak adına pilatese de başlamak istiyorum.

2-301.jpg

 

Oldukça geniş bir hayran kitleniz var. Onlara karşı hem gerçek hem de sanal hayatta bir sorumluluğunuz olduğunu düşünüyor musunuz? 

- Beni sevenlere sonsuz müteşekkirim. Beni ben olarak kabul etmelerini istiyorum. Tabii ki kendi doğrularımı, inançlarımı, Türkiye sevgimi olabildiğince herkese geçirmeye çalışacağım. Birçok olaya tepkimi verirken arkamda milyonlarca kişinin olduğu bilincindeyim ama yine de hepsini samimiyetimle, arkadaşlarımla özelimi paylaşır gibi ve içimden geldiğince yapmak istiyorum.

HERKES OYUNCULUK YAPAMAZ

Sizce oyuncu olmanın avantajları ve dezavantajları neler? 

Oyuncu olmak çok özveri istiyor. Setiniz varsa, öncelikli hayatınız o oluyor ve siz ona göre bir yaşam sürüyorsunuz. Herkesin yapabileceği bir meslek değil. Biz uykumuzda yatağımızdan çıkarılıp, evlerden alınıp günlerce karavanda yaşayabiliyoruz. Soğukta denize girebiliyoruz. İçinde yaşadığımız, kendimize ait bir dünya var. Her karakterle bir süre başka bir insan oluyoruz. Bazen gerçekle canlandırdığımız karakter bile karışabiliyor. Şahsen ben bu ara gitgide Aslı olduğumu düşünüyorum. Aslı yürüyüşüne kendimi çok alıştırmıştım, şu anda normalde de galiba böyle yürüyorum (gülüyor). Bipolar, şizofreni ne derseniz uygundur, bu iş zor iş. Ben oyuncu olmaktan çok memnunum.

3-167.jpg

Bu haber toplam 1245 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.