1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. İMAMLARDA DURUMDAN RAHATSIZ
İMAMLARDA DURUMDAN RAHATSIZ

İMAMLARDA DURUMDAN RAHATSIZ

Doğanköy’deki caminin avlusuna yapılan ve ibadethanenin güzelliğini gölgelediği savunulan lojmana bölge sakinleri tepki gösteriyor

A+A-

Camii avlusu içine, cami hocası veya müezzinin kalması için lojman yapılmasını değerlendiren Din Görevlileri Birliği Başkanı Fahrettin Öğdü, camilerin belli bir plan proje içinde yapılması gerektiğini ancak cami yapımında doğru projelerle çalışılmadığını kaydetti. Cami yapımının yasal olarak Din İşleri Başkanlığının yetkisinde olduğunu ifade eden Öğdü, Vakıflar İdaresi’nin bu hakkı gasp ettiğini savundu.

Din Görevlileri Sendikası Genel Sekreteri Şükrü Aydın da, cami avlusuna lojman yapmanın dinen bir sakıncası olmasa bile sosyal açıdan, estetik bakımından doğru olmadığını kaydederek,“birçok açıdan sakıncalı bile denilebilir” dedi.

Doğanköy Camii içine yapılan lojman yoldan geçenlerin tepkisine neden oldu. Cami avlusuna yapılan ve caminin tüm güzelliğini gölgeleyen lojmana tepki gösteren bölge sakinleri, “cami avlusuna lojman yapılmasına itirazımız yok ama en azından caminin arka kısmına yapılsaydı ve bu çirkin görüntüye sebebiyet verilmeseydi” ifadesini kullandı.

Bu lojmanda ikamet edecek kişilerin ev yaşamının gerektirdiği çerçevede hareket edeceklerini, çocukların cami bahçesinde oynayabileceğini, lojmana çamaşır asılabileceğini anımsatan vatandaşlar, cami projelerinin şahsi değil, dini hassasiyetler gözetilerek yapılması gerektiğine dikkat çektiler.

Konuyla ilgili olarak Star Kıbrıs’a konuşan Din Görevlileri Birliği Başkanı Fahrettin Öğdü, yasaya göre, cami ve lojmanın Din İşleri Başkanlığı tarafından yapılabileceğini ancak bugün bu hakkın Vakıflar İdaresi tarafından gasp edildiğini söyledi. Cami projelerinde bu tür yanlışlıklar yapıldığının altını çizen Öğdü, yapılan camilerin projelerinden memnun olmadıklarını vurguladı.

“DİN İŞLERİ BAŞKANLIĞININ ÜZERİNE YIKIYORLAR AMA…”
Cami yapımının yasal olarak Din İşlerinin uhdesinde olduğunu ancak Vakıflar İdaresinin bunu usulsüz bir şekilde üstlendiğini ifade eden Öğdü sözlerini şöyle sürdürdü: “Cami yapmak Din İşlerinin sorumluluğunda olduğu için projelerdeki bu tür olumsuzluklar Din İşlerinin üzerine yıkılıyor. Oysa cami yapılırken arsa planlamasının yapılması lazım. Lojman nereye yapılabilir, minare nerede olmalı gibi unsurlara dikkat edilmesi lazım.

“CAMİLER ÇOK KÜÇÜK YAPILIYOR”
Birçok cami projesinde de sorunlar var. 25-80 metrekare arası cami yapılıyor. Neredeyse iki sıra bile olmayacak! Kadınlar bölümü yapılıyor, küçücük. Şayet bizim elimizde olsa bir plan proje çerçevesinde hareket ederiz. Tadilatlarda da yine aynı sorunu yaşıyoruz. Görevli arkadaşlar bu yüzden müteahhitle çatışıyor. Bafra’ya, Sınırüstü’ne gelin, bakın.”

“GEREKİRSE VAKIFLAR İDARESİ’Nİ MAHKEMEYE VERECEĞİZ”
Fahrettin Öğdü, yeni hükümet işbaşına geldiğinde bu konuyu konuşacaklarını, şayet bir sonuç alamazlarsa Vakıflar İdaresi’ni mahkemeye vereceklerini açıkladı. “Din İşleri Başkanlığı yasal hakkını korumak zorunda” diyen Öğdü, bu hakkını kullanmadığı takdirde Din İşleri Başkanlığı’nı da mahkemeye vereceklerini ifade etti.

“BİR DOKUN BİN AH İŞİT”
Sınırüstünde ki camide de arsa katliamı yapıldığını savunan Öğdü, “Plan proje nasıl yapılıyor bilmiyoruz. Minareyi ortaya koydular, şadırvanı kenara. Bir cenaze gelse konacak yer yok, bahçeyi katlettiler. Müteahhitle karşı karşıya kaldık. Gördüğünüz gibi, bir dokundunuz, bin ah işittiniz” dedi.

“DİN İŞLERİNİN BU YAPIYLA BAŞ EDECEK GÜCÜ YOK”
“Vakıflar İdaresi, Din İşlerinin yetkisini gasp etti” iddiasını yineleyen Öğdü sözlerini şöyle tamamladı: “Vakıflar İdaresi Din İşleri Başkanlığı’nın yasal hakkını kullanıyor. Din İşleri Başkanlığı buna müdahale edemiyor. Çünkü Din İşleri Başkanlığının bu yapıyla mücadele edecek gücü yok. Din görevlileri olarak 10-15 arkadaşla ortak karara vardık. Yeni hükümetle bu konuyu konuşacağız. Dikkate alınmadığı takdirde kavgalarımız olacak. Din İşleri Başkanı’nı bu konuyla ilgili olarak zorlayacağız.”

“CAMİLERE SOSYAL İÇERİK…”
Din Görevlileri Sendikası Genel Sekreteri Şükrü Aydın ise, Cami bahçesine lojman yapımıyla ilgili şunları söyledi:“Ülkemizde Camilerin mimarisi yeni bir anlayışla sil baştan ele alınmalıdır. Türkiye’de de klasik anlamda inşa edilen cami anlayışı terkedilmeye başlanmış, engellileri, yaşlıları, çocukları, kadınları da içerisine alan daha sosyal içerikli Camiler yapılmaya başlanmıştır.

“CAMİ BAHÇESİNE LOJMAN BİRÇOK AÇIDAN SAKINCALI”
Ülkemiz de de Cami yapımı yeni bir anlayışla ele alınmalıdır. Doğru olan imam lojmanlarının Camii bahçesinde değil de köyün yâda mahallenin içerisine inşa edilmesidir. Bu şekilde din görevlisi köyden kopmaz, caminin bahçesinde tecrit edilmiş gibi hayat sürmez. Camiler ve lojmanlarla ilgili rahatsızlıklar zaman zaman bizlere de şikâyet olarak geliyor. Kanaatimce hem cami hem çevresiyle ilgili Kıbrıs’a özgü mimariyi ön planda tutan yeni mimari çalışmalara, bu mekânların bulunduğu bölgedeki rolüne ilişkin yeni bakış açısına ve bu çerçevede bir dizayna ihtiyaç var. Din Görevlileri Sendikası olarak beklentimiz ve talebimiz bu yönde. Önümüzdeki dönemde bu konuda yeni yaklaşımların hayata geçtiğini görmeyi umut ediyorum.

“SAKINCALI”
Sorunuza gelecek olursak. Cami bahçesinde imam lojmanı yapmak doğrumu? Dinen bir sakıncası olmasa bile sosyal açıdan, estetik bakımından doğru değil. Birçok açıdan sakıncaları vardır bile denilebilir. Her şeyden önce din görevlisini ve ailesini yaşadığı çevreden koparıyor. Bu konuda çalışmalarımız ve taleplerimiz var. Daha Kıbrıslı mimariyi, daha sosyal içerikli cami örneklerini, her vatandaş gibi bizlerde ülkemizde görmek istiyoruz ve sendika olarak buna yönelik çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Star Kıbrıs

Bu haber toplam 454 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.