1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. İTHAL ETE DİKKAT!
İTHAL ETE DİKKAT!

İTHAL ETE DİKKAT!

Lefkoşa Devlet Hastanesi’nde deli dana ön tanısı konulan Fatiş Ulaş (59) isimli hasta yaşamını yitirirken uzmanlardan açıklama;

A+A-

Panik yok ithal ete dikkat!

Kıbrıs Postası’na konuşan uzmanlar, ülkede deli dana hastalığı ile ilgili panik yaratılmaması gerektiğini belirtirken, ithal ve işlenmiş ete dikkat edilmesi uyarısında bulundu.

Lefkoşa Devlet Hastanesi’nde deli dana ön tanısı konulan Fatiş Ulaş (59) isimli hasta yaşamını yitirirken, tedavi gören diğer hastanın ise durumunun kritik olduğu öğrenildi.

Dr. Burhan Nalbantoğlu Başhekimi Ramadan Kamiloğlu Kıbrıs Postası’na yaptığı açıklamada, kesin sonucun alınan doku örneklerinden iki hafta içinde gelecek neticeye göre belli olacağını belirterek, hastane içinde gerekli önlemleri aldıklarını söyledi.

Tropik Hastalıklar Uzmanı Veteriner Hekim Feridun Adahan, deli dana hastalığının ülkedeki hayvanlardan bulaşma olasılığının düşük olduğunu, panik yaratmanın gereği olmadığını belirtirken, Veteriner Hekimler Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Umut Sayılı ise ülkedeki hayvanlarda böyle bir bulguya rastlanmadığını kaydetti.

“Ülkede gereksiz bir panik yaşanıyor”diyen Prof. Dr. Nedim Çakır, deli dana olarak bilinen Creutzfeldt-Jacob hastalığının ülkede olduğunu söylemenin klinik bulgularla mümkün olmadığını ifade etti.

Kıbrıs Postası'ndan Deniz ABİDİN'in haberine göre, uzmanlar, ülkede deli dana hastalığı ile ilgili panik yaratılmaması gerektiğini belirtirken, ithal ve işlenmiş ete dikkat edilmesi uyarısında bulundu.

Lefkoşa Devlet Hastanesi’nde deli dana ön tanısı konulan Fatiş Ulaş (59) isimli hasta yaşamını yitirirken, tedavi gören Gültekin Keskiner (60)’in ise durumunun kritik olduğu öğrenildi.

Dr. Burhan Nalbantoğlu Başhekimi Ramadan Kamiloğlu yaptığı açıklamada, kesin sonucun alınan doku örneklerinden iki hafta içinde gelecek neticeye göre belli olacağını belirterek, hastane içinde gerekli önlemleri aldıklarını söyledi.

Tropik Hastalıklar Uzmanı Veteriner Hekim Feridun Adahan, deli dana hastalığının ülkedeki hayvanlardan bulaşma olasılığının düşük olduğunu, panik yaratmanın gereği olmadığını belirtirken, Veteriner Hekimler Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Umut Sayılı ise ülkedeki büyük baş hayvanlarda böyle bir bulguya rastlanmadığını kaydetti.

Kamiloğlu: “Kesin sonuç iki hafta içinde açıklanacak”

Dr. Burhan Nalbantoğlu Başhekimi Ramadan Kamiloğlu Kıbrıs Postası’na yaptığı açıklamada, hastanenin nöroloji kliniğine başvuran hastalardan iki tanesinde deli dana (Creutzfeldt-Jacob) hastalığı bulgularının rastlandığını, kesin sonucun hastalardan alınan beyin omurilik sıvılarının sonuçlarına göre kesinlik kazanacağını belirtti. Sonuçların iki hafta içinde açıklanacağını ifade eden Kamiloğlu, hastane olarak bir takım önlemler aldıklarını kaydetti. Kamiloğlu, deli dana hastalığının hastalara bulaşmaması için parça alınırken kullanılan tüm araç gereçlerde gerekli önlemin alındığını belirtti.

“Pastırma, sucuk gibi yiyeceklerden geçtiği kanısındayız”

Kamiloğlu, hastalığın insandan insana geçmediğini, büyük ihtimalle dışardan gelen pastırma , sucuk, salam gibi yiyeceklerin tüketilmesi ile geçtiği kanısında olduklarını söyledi. Başhekim Kamiloğlu, söz konusu hastaların yurt dışında bulunup bulunmadığının da araştırıldığını ifade etti.

“Hastane içinde gerekli önlemi aldık”

Kamiloğlu, “Kesin tanı için beyin dokularından alınan doku örneklerini ilgili merkeze gönderdik. Kesin sonucu iki hafta içinde alacağız. Biz hastane olarak hastane içinde gerekli önlemi aldık. Sonuçların pozitif çıkması durumunda önlemler bizi aşar. Yurt dışından mı yoksa başka bir şekilde mi hastalığın bulaştığı araştırılmalıdır. Buna göre alınması gereken önlemler değişir” şeklinde konuştu.

Adahan: “Ülkedeki hayvanlardan geçme olasılığı düşük”

Tropik Hastalıklar Uzmanı Veteriner Hekim Feridun Adahan, Kıbrıs Postası’na yaptığı açıklamada, deli dana hastalığının ülkedeki hayvanlardan geçme olasılığının düşük olduğunu, panik yaratmanın gereği olmadığını belirtti. Adahan, geçmişte bu hastalığın, kesilen sığırların kemiklerinin ve organlarının un haline getirildiğini, bazı yiyeceklerde kullanıldığını ve bu yiyeceklerin

Tüketilmesi ile yayıldığını belirtti. Adahan, hastalığın daha önce İngiltere’de salgın halinde baş gösterdiğini söyledi. Adahan, o yıllarda sağlık bakanlığının bir kurulunda görev aldığını ve İngiltere’den kan ürünü aldığını, deli dananın görülmesiyle kan alma işleminin halkta panik yaratmamak için durdurulduğunu anlattı. Adahan , birçok bilim adamına göre deli dana hastalığının etten geçmediğini ifade ederek, insanlarda görülenle hayvanlarda görülenin birbirine benzer olduğunu kaydetti. Adahan, virütik bir hastalık olarak kabul edilmediğini de ekledi. Adahan, deli dana hastalığının proteinlerden kaynaklı bir dejenerasyon olarak kabul edildiğini belirtti.

Adahan, deli dananın İngiltere’de görüldüğü dönem Lahey’de ciddi toplantılar yaptıklarını, kan ürünü alımı durdurulurken, Avrupa’nın kan almaya devam ettiğini açıkladı. Yıllar sonra bu hastalığın kendiliğinden kaybolduğunu ifade eden Adahan, literatüre bakıldığı zaman en çok görülmesi gereken ülkenin İngiltere olduğunu söyledi. Hastane doktorlarının bulguların yüzde 99.9 deli dana hastalığını işaret ettiği kararına varmalarını ilginç olarak nitelendiren Adahan, “LSD hastalığı için ülkeye aşı getirdiler, ne kadar büyük baş hayvan varsa aşıladılar. Ancak, birçok hayvan öldü. Bu şekilde canlı virüsü ülkeye soktular. Umarım bu durumda da aşısı vardır deyip, getirmeye kalkışmazlar” şeklinde konuştu.

Prof. Dr. Çakır: “Gereksiz bir panik yaşanıyor”

YDÜ Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nedim Çakır, deli dana olarak bilinen Creutzfeldt-Jacob hastalığının kuluçka döneminin çok uzun zaman alan bir hastalık olduğunu söyleyerek, ülkede gereksiz bir panik yaşandığını vurguladı. Çakır, daha önce İngiltere’de görülen bu hastalığın en büyük salgın olduğuna dikkat çekerek, 176 kişinin bundan etkilendiğini belirtti. Çakır, hastalığın doğal yolla değil, kemik unu kullanılan yiyeceklerle geçme ihtimalinin yüksek olduğunu kaydetti. Çakır, bu hastalığın ülkedeki hayvanlardan geçtiğini söylemenin çok zor olduğuna dikkat çekti. “Kesin vardır” diyebilmek için hastaların tüm tanı testlerinden geçmesi gerektiğini söyleyen Prof.Dr.Çakır, sonrasında da benzer olguların teşhis edilmesi gerektiğini belirtti. Klinik bulgulara bakmak için yüzlerce vaka olması gerektiğini vurgulayan Çakır, Sağlık Bakanlığı’nın “kesin bir bulgu yok” yönündeki açıklamasını doğru bulduğunu söyledi.

“Temkinli davranmak gerekiyor”

Çakır şunları kaydetti: “Paniklememek lazım. Hastalık tek tek de görülebilir. Hastaların ciddi laboratuar verilerinin ispatlanması gerekir. Bu tanıyı hemen koymak çok gerçekçi değil. Biraz temkinli davranmak gerekiyor. Sonuçların pozitif çıkması durumunda söz konusu hastaların dış seyahate gidip gitmediklerinin araştırılması gerekir. Bu noktada şuna da dikkat çekmek isterim. Hayvan beyni yemek çok da iyi birşey değil. Bu alışkanlığımızından vazgeçmemiz lazım. Hayvan kemik unuyla hazırlanan gıdalardan ve özellikle sakatattan uzak durmalıyız...”

Sayılı: “Hayvanlarda böyle bir bulguya rastlanmadı”

Veteriner Hekimler Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Umut Sayılı, henüz kesin bir tanı olmamakla birlikte gönderilen doku örneklerinin sonucu geldikten sonra sağlıklı bir açıklama yapmanın daha doğru olacağını söyledi. Ülkede bugüne kadar deli dana hastalığının görülmediğini ifade eden Sayılı, kayıtlara girmemiş olan koyunlarda görüldüğünü, ancak insanlara bulaştığına dair bir bulguya rastlanmadığını söyledi. Sayılı, veteriner hekimlerin LSD aşılamaları için ülke genelini gezdiğini, hayvanlarda böyle bir bulguya rastlanılmadığını kaydetti.

“Klinik sentromlarla bunu söylemek doğru değil”

Sayılı, ülkeye giren tüm etlerin sertifikalı olduğunu dile getirerek, insana bulaşma durumunun son nokta olduğunu belirtti. İlk önce teşhisin tam olarak konulması gerektiğini anlatan Sayılı, deli dana hastalığının beyinde olan bir rahatsızlık olduğunu ifade etti. Sayılı, klinik sentromlarla bunu söylemenin doğru olmayacağını belirtti. Sayılı, bu noktada ülkeye kaçak et girişiyle ilgili bir durum olma olasılığının da göz ardı edilmemesi gerektiğinin altını çizdi.

Bu haber toplam 689 defa okunmuştur
Etiketler : ,
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.