1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. “KADINA YÖNELİK ŞİDDETİ ÖNLEMEK, DEVLET POLİTİKASI OLMALI”
“KADINA YÖNELİK ŞİDDETİ ÖNLEMEK, DEVLET POLİTİKASI OLMALI”

“KADINA YÖNELİK ŞİDDETİ ÖNLEMEK, DEVLET POLİTİKASI OLMALI”

Kadına yönelik şiddet, cinsiyete dayalı nefret suçu;

A+A-

Sosyal Hizmet Uzmanı Barış Başel, ülkede artan kadına yönelik şiddet ve intihar vakalarıyla ilgili özel açıklamada bulundu. Kadına yönelik şiddetin cinsiyete dayalı nefret suçu olduğunu ifade eden Başel, bu konuda devletin önleyici politikası olması gerektiğinin altını çizerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kadına karşı her türlü şiddetin ve ayrımcılığın önlenmesine ilişkin kabul ettiğimiz sözleşmenin ülke ve devlet politikası olması lazım. Önleyici çalışmaları yürütmediğimiz için en acı sonuçlarla karşılaşıyoruz. Toplumsal cinsiyet eşitliği mekanizması, ülkede kültür haline dönüşmediği için kadınlar, cinsiyetinden dolayı ayrımcılığa uğruyorlar. Ülkede, nefret suçunun bedelini hayatıyla ödeyen kadınları görüyoruz.”

“KADINLAR, KENDİLERİNE BİÇİLEN ROLLER KARŞISINDA EZİLİYOR”

Kadınların kendilerine biçilen roller karşısında ezildiğini belirten Başel, toplumun geneline bakıldığı zaman bu durumun göz ardı edildiğini aktardı:

“Kadınların üzerine kat kat ceketler giydiriyoruz ve ezilmek zorunda kalıyorlar. Toplumun geneline baktığımız zaman, kadına biçilen bu roller tartışılmıyor. Kadınlara olan bakış açısını değiştirmedikten sonra eşitliği gerçekleştirmemiz çok zor.”

“KIZ ÇOCUKLARINA EŞYA GİBİ DAVRANMAK SON DERECE YANLIŞ”

Başel, çocukların da cinsiyetçi ve ayırımcı şekilde yetiştirildiğini savundu:
“Kız çocuklarını yetiştirirken bir eşya ve korunması gereken varlık gibi davranıyoruz. Çocuklara iyisiyle ve kötüsüyle yaşama hazırlamayı, kendi beden ve duygusal bütünlüğünü korumayı öğretmek zorundayız. Çocukları evde kapalı tutarak, aman herkes ne söyleyecek diye akvaryumda büyütmeye çalışıyoruz. Ondan sonra ilk sevgiyi buldukları inandığı adama yapışıyorlar ve attan düşmüşe dönebiliyorlar.”

“VATANDAŞ OLMAYAN BİREYLERİN HİÇBİR HAKKI YOK”

Ülkede gelir dağılımında ciddi adaletsizlikler yaşandığını aktaran Başel, vatandaş olmayan bireylerin hiçbir hakkı olmadığını ifade etti:
“Bu ülkede gelir dağılımında ciddi derecede adaletsizlik var. Vatandaş olmayanın hiçbir hakkı yok. Bu ülkede vatandaş değilseniz, sigortanız da yoksa, çocuğa gidip özelde MR çekmek zorundasınız. Hazırlanan bütçede çocuklarınızı içeri koymuyoruz. Vatandaşlığa şiddete uğramış kadınları elçiliğe gönderiyoruz. Devlet olarak bu insanlardan da sorumlu değil miyiz?”

“KORUYUCU VE ÖNLEYİCİ RUH SAĞLIĞI İLE İLGİLİ POLİTİKAYA SAHİP DEĞİLİZ”

Sosyal Hizmet Uzmanı Barış Başel, ülkede yaşanan intihar vakalarıyla ilgili de değerlendirmelerde bulundu:

“İntiharların nedeni sürekli baskı altında hissetmek ve ekonomik sıkıntılarla ilgili belirsizliktir. Daha önce çek yasakları vardı. Yasal düzenlemeden sonra insanlar kimsenin borcu olmadığını sanıyor fakat bütün bunlar aslında hazırlayıcı etkenlerdir. Bir de tetikleyici etken dediğimiz noktada koruyucu ve önleyici ruh sağlığı ile ilgili politikaya sahip olmadığımız için intiharlar ortaya çıktıktan sonra üzülüyoruz. Medyanın intihar konusuyla ilgili etik anlayışının özel olması lazım…”

Star Kıbrıs

 

Bu haber toplam 361 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.