1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. KADINLARIN GÖZÜ MÜZAKERE HEYETİNDE
KADINLARIN GÖZÜ MÜZAKERE HEYETİNDE

KADINLARIN GÖZÜ MÜZAKERE HEYETİNDE

Kadınların gözü müzakere heyetinde

A+A-

 

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın açıkladığı müzakere heyetinin erkeklerden oluşması, çatışmaların önlenmesi, yönetilmesi ve çözülmesiyle ilgili ulusal, bölgesel ve uluslararası kurum ve mekanizmalarda kadınların tüm karar alma düzeylerinde daha fazla temsil edilmeleri talebini içeren Milletler Güvenlik Konseyi’nin 1325 sayılı kararının hayat bulmasını talep eden birçok kesimin eleştirisine neden oldu.

Kıbrıs Postası - Meryem Ekinci

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın Kıbrıs’ta çözüm müzakerelerini yürütecek olan heyeti açıklamasının ardından, heyette, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) 1325 sayılı kararı uyarınca kadınların da yer alması beklentisine rağmen, heyetin erkeklerden oluşması, tepki topladı. CTP-BG Milletvekili Doğuş Derya’nın sosyal medyadan yaptığı eleştiriye, sivil toplum örgütlerinde aktif olan birçok kadın da destek belirtti.

Derya: “Tutarlılık bekliyoruz”

CTP-BG Milletvekili Doğuş Derya, sosyal paylaşım sitesi facebook’taki hesabından şu açıklamayı yaptı:

“Sayın Akıncı'nın müzakere ekibine toplumsal cinsiyet bakışına sahip kadınları dahil etmesi şarttır. Toplumsal cinsiyet eşitliğinin ve BMGK 1325 kararının müzakere sürecine dahil edilmesi ile ilgili kendisinin seçim döneminde söylediği sözler bir yana, federal Kıbrıs'ın adil olarak inşa edilebilmesi için kadınların masada olması elzemdir. Erkek egemen siyaset yapma biçimlerinden sıkıldık. Tutarlılık bekliyoruz.”

Başta KTÖS Başkanı Semen Yönsel Saygun ile YKP-fem aktivisti Mine Kanol da Derya’nın açıklamasını paylaşarak, destek belirtti.

Saygun, “Katılıyorum” ifadesiyle Derya’nın açıklamasını paylaşırken, Kanol da paylaşımında “ben altına imzamı atıyorum” dedi.

Burcu: “Böyle bir eleştiri yapmak için çok erken”

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü ve müzakere heyeti üyelerinden Barış Burcu ise, Kıbrıs Postası’nın müzakere heyetinde BMGK’nin 1325 sayılı kararına ve Cumhurbaşkanı Akıncı’nın seçim sürecinde toplumsal cinsiyet konusunda ortaya koyduğu açıklamalara rağmen, kadınlara yer verilmemesi konusundaki eleştirilerin anımsatılması ve müzakere heyetinde kadın temsiliyetinin ne olacağının sorulması üzerine, müzakere heyetinde Cumhurbaşkanı Akıncıi Müzakereci Özdil Nami, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Erhan Erçin ve kendisinin değişmez olduğunu vurgulayarak, şöyle konuştu:

“Müzakere heyetinde 4 kişi değişmez. Özdil Nami, Erhan Erçin, ben ve Sayın Başkan. Geriye kalan üyeler, ihtiyaca göre zaman içinde, uzmanlık alanlarına göre takviye edilebilirler ve yine ihtiyaca göre görüşme sürecini destekleyen başka özel komiteler kurulabilir. Başkan kendi tasarrufunu, kendi vizyonuna sadık kalacak şekilde elbette ortaya çıkacak tüm fırsatları değerlendirerek, kullanacaktır. Böyle bir kanıya varmak ve böyle bir eleştiri yapmak için çok erken.”

Bunun böyle olacağını önceden kestirmek mümkündür”

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Burcu, Cumhurbaşkanı’nın vizyonu dikkate alındığında, müzakere heyetinde kadınların mutlaka yer alacağının anlaşılıp anlaşılmayacağının sorulması üzerine ise, şöyle dedi:

“Sayın Cumhurbaşkanımızın seçilmesi sadece Kıbrıs Türk toplumunda değil Rum toplumunda, Türkiye’de ve tüm dünyada önemli bir gelişme olarak adledildi. Sayın Cumhurbaşkanımızın tutarlılığı, vizyonu ve politik cesareti dikkate alındığında, bunun böyle olacağını önceden kestirmek mümkündür.”

Akıncı GAT önerilerine vurgu yapmıştı

Cumhurbaşkanı Akıncı, Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde Kıbrıs Postası Muhabiri Firuzan Nalbantoğlu’na yaptığı açıklamada, kadınların müzakere sürecine dahil edilmesi ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Danışma Kurulu’nun (GAT) önerilerinin uygulanması konusundaki düşüncelerini açıklamıştı.

Akıncı, şu açıklamayı yapmıştı:

“Kadınların sadece müzakere süreçlerinde değil, hayatın tüm alanlarında etkili biçimde yerini alması gerektiği inancındayım. Çözüm ve barış süreçlerine kadınların katılımını öngören BM Güvenlik Konseyi’nin 1325 sayılı kararı doğru ve yerinde bir karardır. Çatışma ve savaş alanlarında en büyük mağduriyeti yaşayanlar çocuklar ve kadınlardır. Bu nedenle de savaş ve çatışmaların bir daha yaşanmaması için barış koşullarının yaratılmasında etkin rol almaları önemlidir. Dahası, dünyanın yarı nüfusunu da oluşturan kadınların tüm süreçlerde yer almaları gerekir. Müzakere sürecinde de kadınların yanında, sivil toplum ve gençlerin de yer alması gerektiğini de ayrıca belirtmek istiyorum. Kuşkusuz bu, bilgi ve niteliğe bağlı olarak, müzakere masasına daha yakın bir çerçevede olabileceği gibi, sivil toplum platformu çerçevesinde sürekli etkileşim ve karşılıklı iletişim sağlanmalıdır…

Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Danışma Kurulu’nun bu konuya ilişkin hazırladığı, somut öneriler içeren 45 sayfalık raporundan elbette yararlanmanın yolunu bulacağız. Bu raporda yer alan önerileri hazırlayan arkadaşların bazıları da, zaten gönüllü ekibimizde yer almaktadır.”

GAT’ın önerileri

GAT’ın BMGK 1325 sayılı kararının uygulanması konusundaki önerileri ise şöyle:

“GAT (Toplumsal Cinsiyet Danışma Kurulu), devlet dokümanları başta olmak üzere, resmi dokümanlarda telaffuz edilen ‘tarafsızlık ve objektiflik’ ifadelerinin esasen erkek merkezli bir yaklaşımı işaret ettiğini düşünür.

İster bir barış antlaşması isterse yeni bir yasa olsun, bu dokümanlarda yer alan içerik ve dilde kadınların kendi gereksinim, görüş ve bakış açılarını dile getirme olanağından yoksun bırakıldıklarına inanır. Bu duruma bir çare olarak kadın, barış ve güvenlik konusundaki Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 1325 sayılı kararı [BMGK 1325 (2000)], üye ülkelere gerek barış sürecine gerekse çatışma çözümlemesine kadınların bakış açılarını ve katkılarını dâhil etmeleri için çağrıda bulunur.

Bu bağlamda GAT, Kıbrıs’ta barış müzakerelerinde tartışılan dört temel alanla ilişkili olarak toplumsal cinsiyet eşitliğinin ana ilkelerini temel alan öneriler sunmuştur. Bu alanlar, idare ve güç paylaşımı, vatandaşlık, mülkiyet ve ekonomidir.

Yapılan öneriler kadınların müzakere masasında etkili bir şekilde temsil edilmelerini ve müzakere sonucunda ortaya çıkacak olan barış antlaşmasının gerçekten kadınların ihtiyaçlarına uygun olmasını sağlamayı hedefler.”

 

Bu haber toplam 405 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.