1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. KADINSIZ KABİNEYE TEPKİ
KADINSIZ KABİNEYE TEPKİ

KADINSIZ KABİNEYE TEPKİ

KABİNEDE KADINA YER VERİLMEMESİ TEPKİYE NEDEN OLDU

A+A-

CTP-BG-DP-UG kabinesinde kadına yer verilmemesi birçok tepkiye neden oldu. İkinci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ın, cinsiyet eşitliği temelli çalışmalarıyla öne çıkan eşi Oya Talat, sosyal medyadan konuyla ilgili eleştirilerde bulundu. “Bir değil en az kritik eşik dediğimiz yüzde 30 rakamına denk oluşumların toplumsal yaşamın her alanında ve karar alma mercilerinde bulunması için biraz daha hassas davranmayı DP den değil belki ama CTP den bekliyordum” diyen Talat, “Ne diyeyim? Yıllardır boşa giden eşitlik mücadelemize mi yanalım? Kadınların hala daha göstermelik yaşamların figüranı gibi algılandığı düşünceyi mi lanetleyelim?” diye sordu.

İsveç örneğini ortaya koyan Talat, haksızlığa maruz kalan Sosyal Demokrat Parti kadınlarının ‘Kadınlar Partisi'ni’ kurduğunu anımsatarak, “tehditleri işe yaramıştı. Görüyorsunuz. Dünyayı ilk kez biz keşfetmiyoruz. Kim bilir? Belki bir gün bizim de canımıza tak ederse?.. Ne olur bilinmez değil mi?” ifadelerini kullandı.

CTP-BG milletvekili Doğuş Derya ve bağımsız milletvekili adayı avukat Barış Mamalı da kadınsız kabineye tepki gösterenler arasında yer aldı.
Yeni kabine dün Cumhurbaşkanına sunulurken, kabinede kadın olmaması öncelikle kadınları kızdırdı. Sosyal medyadan kadınsız kabineyi eleştiren Oya Talat, erkek egemen Bakanlar Kurulu atama hazırlıkları yapıldığını kaydederek, “Ne diyeyim? Yıllardır boşa giden eşitlik mücadelemize mi yanalım? Kadınların hala daha göstermelik yaşamların figüranı gibi algılandığı düşünceyi mi lanetleyelim?” dedi.


“DP’DEN DEĞİL AMA CTP’DEN BEKLİYORDUM”
“Bir değil en az kritik eşik dediğimiz yüzde 30 rakamına denk oluşumların toplumsal yaşamın her alanında ve karar alma mercilerinde bulunması için biraz daha hassas davranmayı DP den değil belki ama CTP den bekliyordum. Bunca yıl sonra, haksızmıyım?” diyen Talat sözlerini şöyle sürdürdü: 'Kadınlar katılmazsa demokrasi mücadelemiz yarım kalır diyenlere, 'toplumsal cinsiyet eşitliğine uygun davranışlar ve perspektiflerle hayatın her alanını düzenleyeceklerini programlarına koyup buna uygun davranmayanlara naçizane ithafımdır.

“İSVEÇ’TE KADINLAR PARTİ KURMUŞTU, BİZDE DE…”
Bu uğurda ömür tüketen arkadaşlarım. Size çağrımdır! Belki henüz geç değil. Düzeltilmiş bir Bakanlar Kurulu gider onaya. Ama gitmezse de moral bozmak yok. Daha henüz vakit gelmedi diyordu şair değil mi? 'Derlenip dürülmesin bayraklar.'... Bu kavga 'erkek egemen' zihniyete karşı daha sert yükseltilmelidir diye ekleme yapalım biz de... Ve hatırlatalım. Ne olmuştu İsveç’te? Böyle bir haksızlığa maruz kalan Sosyal Demokrat Parti kadınları ‘Kadınlar Partisi'ni’ kurmuştu. Ve tehditleri işe yaramıştı. Görüyorsunuz. Dünyayı ilk kez biz keşfetmiyoruz. Kim bilir? Belki bir gün bizim de canımıza tak ederse?.. Ne olur bilinmez değil mi?”

“GÜZEL SÖZLERLE DEMOKRASİ OLMAZ”

CTP milletvekili Doğuş Derya da sosyal medyadan, “demokrasiyi kurumsallaştırabilmenin önkoşulu, önce onu içselleştirmektir” dedi. Toplumsal cinsiyet eşitliği ile ilgili güzel sözler söylemekle demokrasinin gelmeyeceğini ifade eden Derya, önemli olanın söylem ve eylem tutarlılığını sağlayabilmek olduğunu belirtti.
“CTP DE, DP DE KADINLARI GÖRMEZDEN GELDİ”
Yeni oluşan kabineye başarılar dileyen Derya şunları söyledi: “lakin hem CTP'nin hem de DP'nin kabineyi oluştururken kadınları görmezden geldiğini üzülerek gördük. Biz kadınlar yapılacak her türlü icraatın yakın takipçisi olacağız ve kabinenin toplumsal cinsiyet eşitliği ile ilgili hükümet programında bulunan güçlü projeleri hayata geçirmesi için birfiil inisiyatif koyacağız.”
***
“KADIN BAŞBAKAN OY AVLAMAYA YÖNELİK OLDUĞU ORTAYA ÇIKTI”

Avukat Barış Mamalı da yeni kabineyi eleştirdi. Kabinenin yüzde 50'sinin doktorlardan oluştuğunu ifade eden Mamalı, meclise girmeyi başaran hiçbir hukukçuya görev verilmediğini söyledi.

“Kabinenin yüzde 100'ü erkek, yani yürütme erkinde kadınlara ‘yer yok’ denildi” diyen Mamalı Sibel Siber’in başbakan yapılmasının oy avlamaya yönelik olduğunu savunarak şöyle dedi: “seçim öncesi geçici hükümetin başına bir kadının getirilmesinin tamamen oy avlamaya yönelik politika olduğu ve aslında samimiyet taşımadığı ortaya çıktı. Kabinenin büyük çoğunluğunun ise hep eski yüzler olduğunu ise söylemeye hiç gerek yok.”

Star Kıbrıs

Bu haber toplam 388 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.