1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. KAMU-SEN'DEN AFRİKA'YA YANIT
KAMU-SEN'DEN AFRİKA'YA YANIT

KAMU-SEN'DEN AFRİKA'YA YANIT

"Talat'ta çözüm istemiyor, Talat'ta Denktaşlaştı...." diyerek, Rum tarafının uzlaşmaz tutumlarını dahi Sn.Talat'a yüklememişmiydiler?

A+A-

Sn.Mehmet Levent

Afrika Gazetesi

Lefkoşa,

Kamu-Sen, hiçbir siyasi partinin arka bahçesi olmadığı gibi, Kamu-Sen'e üye olan binlerce çalışanımızda tek bir siyasi parti ideolojisine bağlı, güdülenecek kadar ön görüsüz değillerdir.

Kamu-Sen olarak, Kıbrıs'ta iki bölgeli iki Kurucu Devletten oluşan ve siyasal eşitliğini de bu iki kurucu devletten alacak olan Federal bir çözümü savunduk ve savunmaya da devam edeceğiz.

Sendikal platform içerisinde yaptığımız onlarca toplantıda yaptığımız öneriler hep şu yanda olmuştu; "Gelin, Göç Yasası'nı Meclisten geçirenleri de, yürürlüğe koyanlara da şu anda hükümette olup, yürürlükten kaldırmayanlara da oy verilmemesi yönünde halka çağrıda bulunalım." Ancak defalarca yaptığımız bu öneri, KTÖS ve bir iki sendika dışındaki sendikalarca, "Seçim öncesi böyle bir açıklama yapılması kamuoyunda tepki toplar, sendikalar taraf oluyorlar algısı yaratır..." gibi gerekçelerle red edilmişti.

Kıbrıs'ta bir çözümün tek taraflı olmayacağını herkes bilmektedir. Olsaydı, 24 Nisan 2004'deki Referanduma evet dememiz yeterli olurdu.

Sn.Talat'ta Cumhurbaşkanlığına aday olduğunda, Kıbrıs'ta çözümü ancak Talat gerçekleştirebilir deniliyordu. Ayrıca Güneyde de yoldaş Hristofyas vardı değil mi? Sonuçta ne oldu? Kıbrıs'lı Türklerin eşitliğini ve Federal Cumhuriyetteki egemenliğini kabul etmeyen, Talat'ın önerilerine dahi ayak sürüten anlayışa Sn.Talat isyan edip, "Rumlar, ellerinden gelse, Kıbrıs'lı Türklerin aldıkları havayı dahi kesecekler, Rum tarafı anlaşma istemiyorsa ben ne yapayım, anlaşma olsun diye kendimi Saray önünde asayım mı yani?" dememişmiydi.

Talat seçilirse Kıbrıs'ta çözümün önü açılır diyenlerde dönüp Sn.Talat'ı, "Talat'ta çözüm istemiyor, Talat'ta Denktaşlaştı...." diyerek, Rum tarafının uzlaşmaz tutumlarını dahi Sn.Talat'a yüklememişmiydiler?

Bakın Sn.Levent Bey, çözüm kimsenin tekelinde değildir. Elbette çözüm iradesi önemlidir ve bu irade Kıbrıs Türk tarafında vardır. Olmasaydı 2004 Referandumuna "Evet" denilmez, iki liderin imzaladığı ortak mutabakat metni ortada olmazdı.

Son Cumhurbaşkanlığı seçiminde göstermiştir ki halkımız Kıbrıs konusunda bir çözümün tek taraflı olmayacağının farkındadır ve oylarını da ona göre kullanmıştır.

Kamu-Sen, bu güne kadar olduğu gibi bundan sonra da, Temiz siyaset, temiz toplum için ve Kıbrıs'ta iki halkında kabul edebileceği, siyasal eşitlik temelinde kalıcı bir Federal çözüm için katkı ve mücadelesini sürdürecektir.

Ama halkımıza modası geçmiş ve korku siyaseti güdülerek yapılan; "bunlar statükocudurlar, bunlar çözüm karşıtıdırlar", veya "bunlar Rumcudurlar, bunlar bizi satacaklar" gibi halkımızı kamplara ayırıp çatıştırarak, Rumların yaptığı ve kilise destekli uzlaşmaz çözüm karşıtı şımarık tavırlarını görmezden gelip, onların bu uzlaşmazlıklarını dahi kendi liderlerimize mal edip, kendimizi dünyaya uzlaşmaz ilan edenlere de itibar etmeyeceğiz.

Gazeteniz daha düne kadar CTP'ye olmadık eleştiriler, hatta hakaretler yaparken, bugün ateşkes ilan etmiştir. Ama yarın ne olur bilinmez.

Yarın belki de Sn.Akıncı olurda Cumhurbaşkanı seçilir ve Rum uzlaşmalığı karşısında Sn.Talat gibi isyan ederse Sn.Akıncı'yı da "Denktaşlaştı, çözümü engelliyor, statükocu, Türkiye'den talimat alıyor..." gibi yakıştırmalar dahi yapabilirsiniz.

Onun için lütfen başka Kurumlar üzerinde mahalle baskısı yapmaktan vazgeçin.

Halkımız ekmeğin derdindedir. Sterlin dört lirayı geçti. İşsizlik insanları bunalıma götürüyor.

Yapılan onlarca, yüzlerce yolsuzlukların üzerine gidilmesi bir yana, her gelen hükümetce üzeri örtülüyor. Rüşvet ve hırsızlıklar meşrulaştı. Bankalar Devlet eliyle tefecilik yapıyor. Partizanlık kanıksandı. Vergi kaçakçıları af edilip, taltif ediliyorlar.

Vekiller ellerinde çanta, "Her türlü teklife açığım" mesajı vererek partilerden partilere transfer oluyorlar. Göç Yasası altında çalışanlar isyan ediyor, özel sektördeki emekciler sömürülüyor...

İşte halkın en büyük sorunları ve tepkileri bunlardır. Son on yıldır halkın gündeminin geçim olduğunu, yolsuzluklar ve hukuksuzluk olduğunu siz de biliyorsunuz, ve Kıbrıs konusunda da gündemin son sıralarında olduğunu da biliyorsunuz.

Tüm bunlara rağmen; 24 Nisan 2015 tarihli Afrika Gazetesinde yazdığınız köşe yazınızda, "........Kamu-Sen Başkanı Mehmet Özkardaş sonunda ağzından baklayı çıkardı... Herkes giderken Mersin'e...... O da gitti tersine! ve statükonun devamından, yani bugünkü baş statükocu Eroğlu'ndan yana olduğunu ima eden bir açıklama yaptı. Çözümsüzlüğün suçunu hep bizim liderlere yükleyemezmişiz....

Ben Kamu-Sen üyesi olsam, statükonun yıkılmasından yana tavır koymayan bu sendika da bir dakika bile durmaz derhal istifa ederdim." diyerek, Kamu-Sen de bir çok değişik görüşe sahip olan binlerce çalışana sürü psikolojisine uyması yönünde mahalle baskısı kurmaya çalışıyorsunuz.

Sn. Levent, biz kimseye ne Eroğlu'na, ne de Akıncı'ya oy verin deme hakkına sahip değiliz. Desek bile, herkes kendi vicdanı ve görüşüne göre oyunu kullanacaktır.

Artık, çözüm ve çözümsüzlük üzerinden de, vatan, bayrak, anavatancı, Rumcu, söylemleri üzerinden de politika yapmaktan ve halkı ötekileştirmekten vazgeçilmelidir. 

Mehmet Özkardaş

Genel Başkan

 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.