1. HABERLER

  2. YAŞAM

  3. KARDEŞLERİN DOĞUM SIRASI KARAKTERLERİNİ NASIL ETKİLİYOR?
KARDEŞLERİN DOĞUM SIRASI KARAKTERLERİNİ NASIL ETKİLİYOR?

KARDEŞLERİN DOĞUM SIRASI KARAKTERLERİNİ NASIL ETKİLİYOR?

Doğum Sırası ve Kardeşler Arası İlişkiler:

A+A-

Alfred Adler’ e Göre Doğum Sırası ve Kardeşler Arası İlişkiler

Adler, Freud’un temel teorilerini altüst etmiştir. Çünkü Freud’un önemle üzerinde durduğu biyolojik ve içgüdüsel belirleyicileri aşırı derecede sınırlayıcı buluyordu. Bununla birlikte Adler de, Freud gibi bireylerin hayatlarında ki ilk altı yılın kişilik gelişiminde önemli olduğuna inanıyordu (Corey, 2008).

Doğum Sırası ve Kardeşler Arası İlişkiler:

Küçük yaşların açık kıskançlığı, yaş ilerledikçe üstü örtülü olarak, çekişme ve anlaşmazlıklar biçiminde sürer gider. Ana ve babanın, kıskançlığı en uygun yollardan ele aldığı, ayırım gözetmediği evlerde bile, belli ölçüde yarışma ve çekişme vardır. Kıskançlık gibi, kaba ve yıkıcı olabilen bir duygunun yarışmaya dönüşmesi, önemli bir gelişmedir. Bunu sağlayabilen ana ve baba başarılı sayılmalıdır. Bununla birlikte, kardeşler arasındaki çekişmenin, ara sıra alevlenmesi de olağandır. Çünkü kardeşler hem birbirine bağlıdırlar, hem de karşıdırlar. Özellikle ana baba yanında birbirinden yakınmaları ya da çekişmeleri en üst düzeye varır. Oysa yalnızken daha az çekişirler. Hele dışarıda birbirlerinin koruyucusu kesilirler (Yörükoğlu, 2003).
Çocuğun hayat tarzının gelişiminde kardeşleri ile mücadeleye girmesinde (aşağılık/üstünlük kompleksleri nedeniyle) kendisine ait sıcak aile ortamının artık kaybedildiği zannı başrolü oynar ve ilişki ile birlikte mevcut ruhsal yapı farklı bir yapıya döner. Bu durumda her kardeşin doğum sırası ve hatta cinsiyeti bu mücadele için farklılık yaratır. Tespit edilen önemli doğum sıraları şunlardır: 1. Oldest (En büyük kardes), 2. Second of only two (İki kardeşten küçüğü), 3.Middle (Ortanca Kardes), 4. Youngest (En küçük kardeş), 5. Only (Tek çocuk). Mücadele kendinden önceki ve/veya sonraki kardeşle olmakla beraber, üstünlük için yarış mantığı temel öğedir. Özellikle toplumsal ilgi gelişiminin en zayıf oluştuğunun tespit edildiği çocuklar en küçük kardeş ve tek çocuklardır (Adler, 1930).

En Büyük Kardeş:

Genellikle ilginin odağında olmuştur. Ailenin ilk göz ağrısıdır ve en fazla ilgi ona gösterilmiştir. Fakat bu durum yeni bir kardeşin doğumu ile son bulur. Artık ilgi yeni bebeğe yönelmiş ve o tek olma özelliğini yitirmiştir. Yeni gelen bebek onun alışmış olduğu sevgiyi çalmıştır ve paylaşmaya alışmalıdır. İlk çocuğun gelişi eşlerin toyluk dönemine rastlar. İlk gebelik ve ilk doğum eşler için en heyecanlı olaydır. Evliliğin bu ilk ürünü, en yüksek beklentilerle karşılanır. Eşler en çok ilk çocuklarını kendilerinin bir örneği gibi görmek eğilimindedirler. Bu sakınca yanında, ilk çocuğa verilen önem ve ana babanın gösterdiği yakın ilgi toyluklardan doğan yanılgıları önemsiz kılabilir (Yörükoğlu, 2003).

Bağımlı olmaya, çok fazla çalışmaya ve hep önde olmak için çaba göstermeye eğilimlidir. Sahneye bir kardeş çıktığında, kendini ilgi odağının dışında bulur. Artık tek veya örnek değildir. Yeni gelenin, adeta davetsiz misafir olarak, alışık olduğu sevgiyi elinden aldığına inanmaya hazırdır (Corey, 2008)

İki Kardeşten Küçüğü:

Doğdu günden beri ilgiyi öbür çocuk ile paylaşmaktadır. En tipik özelliği büyük çocuk ile sürekli bir yarış içinde olması ve genel olarak her zaman tetikte olmasıdır (Corey, 2008). Onu geçmeye çalışır ve bunu iyi öğrenir. İkinci çocuğun mücadele etmesi gereken başka bir durum daha vardır: kendisinden büyük ve güçlü olan kardeşiyle ve kendinden sonra gelen kardeşin yarattığı sorunla bas etmek zorundadır. Bu nedenle ikinci çocuk diğer kardeşleri kadar yetenekli olmadığı inancı geliştirebilir. Bunun için yaşıtlarıyla da sürekli yarış halinde hissedebilir. İkinci çocuktaki yeteneklerine karsı oluşmuş şüpheleri, onun ilerideki yaşamında tepkici, başkaldırıcı ve kendisini aşma içinde olmasına sebep olabilir ya da tam tersi bir durum söz konusu olabilir. Yenilgileri kabul eden, ezik ve karamsar bir kişilik geliştirmesine sebep olabilir. İkinci kardeşin aileye katılışı, daha az heyecanlı, daha olağan sayılan bir olaydır. Karıkoca, ana ve baba rollerini daha iyi öğrenmiş, toyluk ve tedirginliklerinden sıyrılmışlardır. İkinci çocuğun sorunları, ilk çocuğunki gibi abartılmaz. Daha hoşgörülü, daha az kaygılı bir tutumla ele alınır. Beklentiler ve bunun sonucu, ilk çocuğa yapılan baskılar azalmıştır. Daha az kollanan çocuk da kendi doğrultusunda gelişme olanağını daha kolay bulur. Oynayacak bir abla ya da bir ağabeyi vardır. Çevreye daha kolay uyar, daha çabuk arkadaş edinir. Ablanın ya da ağabeyin kıskançlığını çekerek büyüdüğü için, daha girgin ve girişken olur. Kendinden büyük ve kendinden sonra doğan kardeş arasında sıkışıp kalabilir (Yörükoğlu, 2003).

Ortanca Kardeş :

Kendisini her zaman iki kardeş arasında sıkışmış hisseder. Yasamın üzüntülü ve kendisinin aldatılmış olduğunu düşünür. Hep ‘‘Yazık bana, zavallı ben’’ durumundadır. Adler bu tür çocukları problem çocuklar olarak görür (Yörükoğlu, 2003).

En Küçük Kardeş :

Her zaman ailenin bebeğidir, hiç büyümez. Aile de onu gözünde büyütmez. Ailenin ilgisini diğerleri ile paylaşmak zorunda değildir. Ailenin hep oyuncak bebeğidir ve devamlı şımartılabilir. Çevre onunla hep sevimli küçük çocuk olarak ilgilenir. Bu durum küçük çocuğun benmerkezci tutumlar geliştirmesine sebep olabilir. Büyüdüğü zaman da hep çevresinin kendisine ilgi göstermesi gerektiğini düşünür. En küçük çocuğa genellikle her evde “bebek” gözüyle bakılır. Ana baba yaslandıkça tutumlarında gevşeklik ölçüsüne varabilen bir yumuşama olur. Çoğunlukla tasarlanmadan doğan bu son çocuğun uzun bir süre çocuk kalması istenir. Disiplin daha gevşemiştir. Çocuk evin en küçüğü olmanın bütün önceliklerinden, üstünlüklerinden yararlanır; isteklerinin hepsini elde eder. Abla ve ağabeylere karsı “O daha küçük!” diye korunur. Yaramazlıkları daha hoşgörüyle karşılanır. Kısacası, bencil ve şımarık büyütülmesi için iyi bir ortam bulmuştur. Delikanlılık çağına gelse de evin “koca bebeği”dir. Durumunu kendi çıkarına kullanmaması için de bir neden yoktur (Yörükoğlu, 2003).

Tek Çocuk:

Adler dikkat edilmesi gerektiğini vurgular. En büyük kardeşlerde görülen karakteristik özellikler görülebilir. Kendisi ile ilgili problemleri vardır. Toplumsal davranışların kazanıldığı alışveriş ortamından yoksundur. Hep anne-baba tarafından korunuyorsa ileride de bu tür davranışları çevresinden bekler. Tek çocuğun karsılaşabileceği en büyük tehlike; ailenin istemediği bir zamanda dünyaya gelmişse, bu tür duyguların hedefi olabilir, çünkü ebeveynin olumsuz duygularını yönelttiği tek nesnedir (Yörükoğlu, 2003).


 

Bu haber toplam 1247 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.