1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. ''KATİL HALEN DAHA DIŞARIDA''
''KATİL HALEN DAHA DIŞARIDA''

''KATİL HALEN DAHA DIŞARIDA''

''Babamın bu aşamada serbest bırakılacağı beklenirken ...''

A+A-

 

Vechi ailesinden PGM'ye cevap!

Polis Müfettişi Mehmet Bayraktar cinayeti ile ilgili poliste tutuklu bulunduğu sırada intihar eden zanlı Mehmet Vechi'nin kızı Aycın Vechi, basına açıklama yaparak Polis Genel Müdürlüğü'ne cevap verdi.

İşte Mehmet Vechi'nin  ailesinden gelen açıklama şöyle:

PGM tarafından yapılan basın açıklamasına cevap.

Babam müteveffa Mehmet Vechi’nin ölümü ile ilgili başlatılan tahkikatın  ve keza KKTC Meclisinin Dilekçe ve Ombudsman Komitesine babamın  ölümünden önce yapılan kötü muamele ve işkence iddialarını içeren müracaatın  sonuçlanması beklenmeden bir suçluluk psikolojisi içerisinde kendi suçlarını örtbas etmek gayesi güden ve babamı katil ilan eden PGM’nin açıklamasını esefle kınıyorum.

Yine 71 yaşında by-pass ameliyatı geçiren, şeker hastası olan, prostat kanseri tedavisi gören, tam adım yerine yarım adımla yürüyen babamın biri tekvando eğitimi, diğeri ise judo eğitimi almış ve/veya bu konuda uzman olmuş iki polisi, birini iterek, diğerine ise dirsek atarak bertaraf edip koşup balıklama olarak  üçüncü kattan aşağıya atladığı iddiasındaki inanırlığınızı ise kamuoyunun  vicdanına bırakmaktayım.

Babamın tutuklandığı 19.06.2014 tarihinden 28.06.2014 tarihine kadar babam  aleyhinde olan delilin sadece aracı içerisinde yapılan araştırma neticesinde  kana benzer leke olduğu tahkikat memuru tarafından belirtilmiştir. Söz konusu  lekeler ile babamın evinden alınan silah ve sair emarelerin sonuçları 28.06.2014  tarihinde çıkmış ve tümünün temiz olduğu belirlenmiştir.

Babamın bu aşamada serbest bırakılacağı beklenirken neticelerin hemen ertesi  günü şapkadan tavşan çıkarır gibi polis yol kenarında ayakkabı, eşofman,  iç çamaşırı, çorap ve gömlek bulduğunu ve bunların babama ait olduğuna  inandıklarını ve yine babamın motorlu araçlarına 19.06.2014 tarihinde el koymalarına rağmen konu araçları yeniden incelediklerini ve bagaj ile araç  içerisinde başka kan izine benzeyen lekeler bulduklarını iddia etmişlerdir.  Ve yine söz konusu emareleri tahlil için Türkiye’ye gönderdiklerini belirtmişlerdir. İlgili basın açıklamasında eşofman altı, kahverengi kareli uzun kollu gömlek ve  siyah renk çorap üzerinde kan lekelerinin Mehmet Bayraktar’a ait olduğu iddia  edilmektedir. İlgili eşofman altından, kahverengi kareli uzun kollu gömlekten  e siyah renk çoraptan KKTC dahil dünyanın her yerinde binlerce ve/veya  milyonlarca adet bulunmakta ve bunların babama ait olduğu iddiası ise faraziden  öteye gitmemekte ve delil olarak da herhangi bir kıymeti bulunmamaktadır.

Yine basın açıklamasında emare olarak bulunan eşofman altı ile Mehmet  Vechi’nin evinde bulunan eşofman üstünün kimyasal incelemesinde bire bir  aynı olduğu saptandığı iddiasına gelince konu eşofmanların binlercesinin ve/veya milyonlarcasının piyasada olduğunu ve tümünün de kimyasal incelenmesi  yapıldığında bire bir aynı çıkacağı ortadayken bunun suçlunun babamın  olduğunu gösterdiğini iddia etmek abesle iştigal olup hukuk önünde herhangi bir  kıymeti ve/veya değeri bulunmamaktadır.

Yine basın açıklamasında son olarak iddia edilen ve eşofman cebinde bir tuvalet  kağıdının bulunduğu ve bu tuvalet kağıdındaki DNA örneklerinin Mehmet Vechi’ye ait olduğu iddiasına gelince böyle bir tuvalet kağıdının bulunduğu ve

DNA’ya gönderildiği hususunda tahkikat memuru Aslan Coşkun 30.06.2014  tarihinde Mahkemede verdiği şahadette Mahkemeye en ufak bir ibarede dahi  bulunmamıştır. Ancak yine şapkadan tavşan çıkarırcasına şimdi ilgili eşofmanın cebinde tuvalet kağıdı bulunduğu iddia edilmektedir. Babamı suça bağlamak için en son çare olarak mı bu tuvalet kağıdı emare olarak ortaya çıkarılmıştır? Acaba ilgili tuvalet kağıdı eşofmanın cebinde miydi? Yoksa defalarca gerek arama izinli gerekse arama izni olmaksızın babamın evine girilip alınmış olamaz mı? Yine babamın hastanede yatılı olarak olduğu süreçte ve polis tarafından devamlı kontrol altında bulunduğu esnada alınmış olamaz mı? Yine babamın hunharca sorgulama aşamasında babamın kullanmış olabileceği tuvalet kağıdı olamaz mı? Mahkeme kararı olmadan bir kişiyi katil ilan etmek bu kadar kolay mı?
Dolayısıyla polisin elinde babamı bu suça bağlayıcı herhangi bir geçerli ve/veya kayda değer delil olmaması, Müteveffa Mehmet Bayraktar’ın gerçek katilinin ortaya çıkarılamama paniği ve kendilerini baskıdan kurtarma amacı ile suçu babama yükleme çabası tutuklandığı ilk günden son nefesini verdiği ana kadar bu suçu işlemediğini haykıran babamın ölümüne sebep olmuştur. Bu polis
teşkilatı üzerine yapışmış ve hiçbir zaman temizlenemeyecek kara bir lekedir.

En acı tarafın ise gerçek katilin halen daha dışarıda dolaşmasıdır.

Yine basın açıklamasında 3/7/2014 tarihinde babamın evlatlarını görmek istediği ve bizim bu yapılan davete icabet etmediğimiz iddiası çirkin bir iftira olup böyle bir davet olmuş olsa idi koşa koşa bu davete icabet edeceğimizin kamuoyunca bilinmesini isteriz.

Dolayısıyla KKTC Başsavcılığından, KKTC Meclisi’niden ve keza  Başbakanımızdan babamı ölüme götüren tüm sürecin tahkikatı yapılması ve babamın gerçek ölüm sebebini ortaya çıkarılması için bağımsız bir kişi ve/veya kurum tayin edilip titizlikle tahkikat yapılmasını müteveffa Mehmet Vechi’nin ailesi olarak talep ederiz.

Saygılarımla

Aycın Vechi

Bu haber toplam 749 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.