1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. KIBRIS SORUNU İLE İLGİLİ ÇARPICI AÇIKLAMALAR
KIBRIS SORUNU İLE İLGİLİ ÇARPICI AÇIKLAMALAR

KIBRIS SORUNU İLE İLGİLİ ÇARPICI AÇIKLAMALAR

“Kıbrıs sorununu çözmek istiyorsak...”

A+A-

“NATO’YLA BİR SORUNUMUZ YOK, AKEL’İN KIRMIZIÇİZGİSİDİR. ÇÖZÜME ÇOĞUNLUĞUN ONAYINI NASIL SAĞLARIZ”

“AKINCI RUM TARAFININ DEĞİL, KIBRIS TÜRK TARAFININ TEZİNİ KOYMAK İÇİN MASADADIR”

“ÇÖZÜMDEN SONRA MECBUREN VE HASBELKADER KIBRIS TÜRK PARTİSİYLE İŞBİRLİĞİ YAPARSAK NE OLACAK?”

Lefkoşa, 11 Ekim 15 (T.A.K.): DİSİ Başkanı Averof Neofitu’nun, partisinin NATO garantilerinde ısrar ettiğini ancak AKEL’in kırmızıçizgisi olması hasebiyle “büyük bir gerçekçilik göstererek” olası bir çözümde NATO garantilerinden geri adım attığını söylediği haber verildi.

Haravgi “NATO Garantilerinde Israr Ediyor Ama AKEL’in Tepkisini Ölçüyor” başlıklı manşet haberinde Neofitu ile yaptığı Kıbrıs sorunundaki son gelişmeler, Talat-Hristofyas yakınlaşmaları ve NATO garantileri, AKEL’le işbirliğine dair eleştiriler, v.b. konulu söyleşiye yer verdi.

“NATO’YA ÜYELİĞİ İSTİYORUZ AMA...”

DİSİ’nin NATO garantileriyle çözümü ve Kıbrıs’ın Barış İçin Ortaklığa Katılımını savunup savunmadığı sorulan Neofitu “Samimi olmak istiyorum. NATO ile bir sorunumuz yok. DİSİ, Barış İçin Ortaklığa katılımın ötesinde, Kıbrıs’ın NATO’ya üye olmasını tercih eder. Bunu gevelemeden, direkt söylüyoruz” dedi, şunları da ekledi:

“Bütün partiler ve DİSİ, Avrupai Kıbrıs yabancı garantiler ve yabancı asker istemediğine göre, başkalarını getirmeyi neden tartışalım tezinde birleşiyor. Bir başka siyasi gücün doğru ve sürdürülebilir bir çözümü destekleyebileceğini ancak NATO’dan garantileri hiçbir şekilde kabul etmeyeceğini de gerçekçilikle hesaba katmalıyız. Kıbrıs sorununu çözmek için anlaşmaya çoğunluğun onayını nasıl sağlayacağız? Bu meseleye kırmızıçizgi koyan da sadece AKEL’dir. Kıbrıs sorununu çözmek istiyorsak bunu da hesap etmemiz gerekir. Bunu büyük bir gerçekçilikle söylüyorum.”
 
“AKINCI RUM TARAFININ DEĞİL, KIBRIS TÜRK TARAFININ TEZİNİ KOYMAK İÇİN MASADADIR”

Gazetenin “Sayın Akıncı’nın altını oyma çabası var mı? Bu çabanın arkasında maksat görüyor musunuz” sorusuna karşılık Averof Neofitu şunları söyledi:

“Sayın Akıncı Kıbrıs Türk toplumunun lideridir. Akıncı, Kıbrıs Rum tarafının değil Kıbrıs Türk tarafının tezlerini koymak için masadadır.  Bu, nihai sonucun kabulü anlamına gelmez, müzakere ediyoruz.

Akıncı’nın Denktaş veya Eroğlu gibi olduğu da söylenemez, Akıncı var diye Kıbrıs sorunu çözüldü de denemez. Gerçekçi olalım ve müzakereler aracılığıyla adaleti isteyelim.” 

DAVUTOĞLU’NUN ÖNERİSİNİN YARISI KABUL, ÖTEKİ YARISI KABUL EDİLEMEZ”

Gazete Neofitu’ya “Davutoğlu’nun Çipras’a yaptığı; Larnaka Havaalanı’ndan Kıbrıs’a gelip Anastasiadis ve Akıncı ile görüşme önerisi kulağa nasıl geliyor? Böyle bir görüşme yardımcı olur mu?” sorusunu da yöneltti.

Neofitu “böyle bir görüşme elbette yardımı olur ancak bu önerinin, tamamının kabulünü engelleyen kuyruğu da var. Larnaka Havaalanı’na gelmelerine kadarki kısmı kabul, ancak dörtlü görüşme yapmak üzere işgal bölgelerine de gitmeleri öneriliyor ki bunu kabul edemeyiz” dedi.

Mustafa Akıncı’nın KKTC Cumhurbaşkanlığı’na seçilmesiyle yeni bir süreç başladığını, bölgesel ve diğer konjonktürlerin de çözüm çabalarında ümit penceresi açtığını söyleyen Neofitu “Başkan tarafından ciddi bir çaba harcanıyor. Bu çabanın, toplumun ezici çoğunluğu tarafından desteklenmesi olumludur. Muhalefet partilerinin tavrını da olumlu ve destekçi buluyoruz” dedi.

“DERİN SULARA GİRDİK VE DERİN SULAR ÇOK SOĞUKTUR”

Rum tarafındaki, aşırı bir iyimserlik yaratıldığı görüşü sorulan Neofitu, aşırı iyimserlik yaratılmasının da aşırı kötümserlik yaratılmasının da gerçek görüntüyü yansıtmadığına dikkat çekerek, özetle şunları söyledi:

“Zor bir çabadayız. Başpiskopos III. Makarios’un ölümünden sonra Kıbrıs’ın peş peşe 5 başkanı oldu, Anastasiadis 6’ncısıdır. Müteveffa Spiros Kiprianu ve Tasos Papadopulos katı, Yorgos Vasiliu, Glafkos Klerides ve Dimitris Hristofyas daha ılımlı çizgideydi. Her iki akım da Kıbrıs sorununu neden çözemedi? Ana sebep Türk işgali ve Türkiye’nin gerçek müzakere iradesi olmamasıydı. Bugün müzakerelerde ekonomi, AB, yönetim konularında iyi bir ilerleme var.  Müzakere masasındaki iyi hamur olan Talat-Hristofyas yakınlaşmaları da var. Şimdi mülkiyeti görüşüyoruz ve derin sulara girdik, derin sular da çok soğuktur.”

“TALAT-HRİSTOFYAS YAKINLAŞMALARI ÇÖPE ATILAMAZ”

Neofitu DİSİ’nin Talat-Hristofyas yakınlaşmalarını destekleyip desteklemediği sorusuna “gerçekçiyiz” diyerek başladığı cevabında şunlara işaret etti:

“Sunulan bütün çözüm planlarında, her şeyde anlaşılana kadar hiçbir şeyde anlaşılmış sayılmayacağı maddesi var. Önceki bütün başkanların da dediği gibi, yeni bir çaba başladığında on yıllardır üretilen bütün belge ve müzakere verileri, her şey masada olur. Ancak bu, her şeyin kabul edildiği anlamına gelmez. Talat-Hristofyas ve Eroğlu-Hristofyas arasında bazı yakınlaşmalar sağlandı. DİSİ’den ve diğer siyasi partilerden itirazlar olduğu biliniyor. Ancak DİSİ’nin ve Ulusal Konsey’in tamamının Talat-Hristofyas yakınlaşmalarında kabul ettiği meseleler var. Bunları kimse çöpe atamaz. Oradadırlar, özellikle de uzlaştıklarımızla ilgili görüş birlikleri söz konusuysa.”

“MECBUREN VE HASBELKADER KIBRIS TÜRK PARTİSİYLE İŞBİRLİĞİ YAPARSAK...”

“Talat-Hristofyas yakınlaşmalarını kabul ederek AKEL’le işbirliği yaptığınız için yapılan eleştirilere ne diyeceksiniz” sorusuna karşılık “Soru basit. Çözüm istiyor muyuz, istemiyor muyuz?” vurgusunu yapan Neofitu “Çözmek istiyorsak ve iki Rum partisinin çözüm çabasında işbirliği yapması kir (leke) ise o zaman Kıbrıs Türk partisiyle işbirliğimiz ihanet mi olur?  Bu hale mi geldik? Kıbrıs Rum partisiyle işbirliği yapmak lanet mi? Çözümden sonra mecburen ve hasbelkader Kıbrıs Türk partileriyle işbirliği yaparsak ne diyecekler? Federal modelde bir ülkeyi nasıl idare edeceğiz?” dedi.

“MUHALEFETİN ELEŞTİRİLERİNE TAHAMMÜL GÖSTERİYORUZ, PARTİDEN BİRİNE AYNI TAVRI GÖSTERMEMEK OLMAZ”

Neofitu, DİSİ’li Avrupa Milletvekili Eleni Theoharus’un kendi partisini Kıbrıs sorununda farklı sürece girmekle suçladığı hatırlatıldığında ise “çok sesli ve çoğulcu bir partiyiz” dedi ancak şunları ekledi:

“Olguları isimleriyle söylemeliyiz. Sayın Theoharus’un bazı tezleri, Başkan Anastasiadis’in ve DİSİ’nin istemekte olduğu iki bölgeli iki toplumlu çözüm çizgisinde olmadığı biliniyor. Parti başkanı olarak muhalefetin sert eleştirilerine tahammül gösteriyorken, partimden birinin görüşlerine aynı tahammül ve saygıyı göstermemem olmaz.”

Öte yandan haftalık Kathimerini “Kıbrıs Sorununun İletişim Yönetimi Savaşı” başlıklı haberinde Averof Neofitu’nun, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’e DİSİ’nin herhangi bir çözümü kabul etmeyeceği net mesajını verdiğini yazdı.

“HERHANGİ BİR ÇÖZÜME DİKO’NUN OYU DA KESİN DEĞİL”

“Averof Satranç Oyunu Kuruyor” yorumunu yapan gazete özetle şunları yazdı:

“Averof  Neofitu ‘herhangi bir anlaşmaya DİSİ’nin oyu de kesin değil’ diyerek hükümetin icraatlarını endişeyle izleyen parti tabanını yatıştırırken Başkan Anastasiadis’i uyardı. İktidar partisi başkanı, kendi liderliğinde, hükümetin pervasız hareketleri yüzünden 2004 fiyaskosunun yeniden yaşanmasını istemiyor. Dengeleri korumaya çalışıyor. Ne ‘ret’ cephesine ne de ‘kabul’ cephesine dahil oluyor. Seçmenin büyük bölümünün henüz bu iki cepheden birine girmediğini fark etti.

Vatandaşların dörtte birinin herhangi bir çözümü kabule hazır olduğunu, dörtte birinin çözümü reddedeceğini, geriye kalanının ise soğukkanlılıkla izlemekte olduğunu gösteren araştırma sonucunu bir sonraki Siyasi Büro toplantısında gündeme getirmeye hazırlanıyor. Kritik seçim öncesi dönemde parti-içi anlaşmazlıklardan ve tepkilerden bu şekilde kaçınmaya çalışıyor.”

Bu haber toplam 618 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.